Pitbull'ların Toplatılması - İmza Kampanyasi Linki

Pitbullar için yayınlanan genelgenin, onları koruma altına alacak, sağlıklı alanlar yapılana kadar geri çekilmesi adına açılan imza sayfası.

http://www.change.org/petitions/view/please_tell_turkey_to_stop_killing_pitbulls

Lütfen unutmayın, BİR İMZA,BİR CAN DEMEKTİR! Ve esas günahkarlar onları vahşice yetiştiren insan müsvettelerinin iken günahsız birçok köpeğin katledilmesine DUR DEYİN!

Not: Linki tıkladığınızda açılan sayfanın sağ kısmında yer alan kutucukları istenilen bilgilerle doldurduktan sonra sign butonuna basmanız yeterli olacaktır. Ve lütfen sağ taraftaki kutucukların yanında yer alan mavi ile yazılmış " Non - U.S." kısmına tıklayarak bilgileriniz öyle girin!



Pitbull'ların Toplatılması Hakkında

Herhangi bir şekilde sahibinden köpeğinin sorgusuz sualsiz, hiç bilmeksizin alınmasına karşıyım. Unutmamak gerekir ki eğitim ile bir Golden'dan bir Pitbull yaratabilirsiniz, bir Pitbull'dan da Golden. 8-10 senedir Pitbull'ları olan arkadaşlarım var ve senelerdir hergün Golden'larla oynuyor bu Pitbull'lar. Hiç sorunsuz..


Her şekilde köpeği sahibinden almak, evladını ailesinden koparmak demektir. Tabii ki bunun da yapılacağı durumlar olabilir, sahibinin köpeğe bakamadığı, yanlış eğittiği ya da dövüştürdüğü ispatlanmak kaydıyla. Ek olarak gideceği yer sahibinin ona sağladığından daha iyi olmalı ve gerekli eğitim şartları sağlanmalı ki alınmasının anlamı olsun.


Bu konu 2 günde gündeme oturmuşken ben de kişisel görüşümü belirtmek istedim. Aşağıda ise konuyla ilgili gazete haberini bulabilirsiniz;




Pitbull’lar toplatılıyor


Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye genelindeki Pitbull cinsi köpeklerin saldırgan oldukları gerekçesiyle toplatılacağını açıkladı. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, saldırganlıklarıyla gündeme gelen Pitbull köpekleriyle ilgili açıklama yaptı. Eroğlu, şöyle konuştu: "Çocukları parçalıyor, insanları ısırıyorlar; hatta mafya türü insanlar bu köpekleri kullanarak insanları tehdit edebiliyorlar. Biz hayvanların, sağlıklı ortamlarda yaşamasını destekliyoruz ve hayvan haklarına saygılıyız. Bu nedenle bir çok şehirde hayvan barınakları yaptık. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak bu çalışmada ilk etapta Türkiye’deki sayılarının belirlenmesini gerekiyor. Bir tespit yaptıktan sonra gerekli çalışmaları yapacağız."

BAKANLIK TALİMAT VERDİ

İçişleri Bakanlığı’nın, valiliklere gönderdiği genelgeyle Pittbull başta olmak üzere, kanunen üretilmesi ve sahiplendirilmesi yasak olan hayvanların toplatılması, bulunduranlara ceza kesilmesi ve bu tür hayvanların internet üzerinden satışı ve dövüştürülmelerinin engellenmesi talimatı verildi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ise Türk Veteriner Hekimleri Birliğine bağlı 51 oda başkanlığı ile Tarım İl müdürlüklerine genelge göndererek tüm muayenehane, poliklinik ve hayvan hastanelerinin TBMM'nin kararı doğrultusunda bilgilendirilmesi uyarısında bulunduğu, bu hayvanların üretilip beslenemeyeceğine ilişkin uyarıların, veteriner hekimler ile petshop sahipleri ve hayvan üretim çiftliklerine tebliğ edildiği, yasağa aykırı davrananların cezalandırılacaklarını bildirdiği belirtildi.

KİMLİK VE ADRES BİLGİLERİ BELİRLENİYOR

Çevre ve Orman Bakanlığının ise üniversiteler ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği'yle temasa geçerek, klinik ve hastanelere getirilen tehlikeli köpeklerin kimlik ve adres bilgilerinin kendilerine bildirilmesini istediği, valiliklere de yazı gönderen bakanlığın yırtıcı hayvanlara el konularak barınaklara teslim edilmesi, bu tür hayvan sahiplerine 3 bin 434 lira para cezası kesilmesi talimatı verdiği kaydedildi.

"PEK ÇOK ÜLKEDE YASAKLANDI"

Bakanlığına bağlı birimlerin koordinasyon kurulu toplantısına katılmak üzere Erzurum'a gelen Eroğlu Bir gazetecinin “Türkiye'de pitbull köpeklerinin toplanması yönünde bir çalışma yapıyorsunuz. Hayvan severler buna tepki veriyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz” sözleri üzerine, şöyle konuştu: “Bu köpekler son derece saldırgan. Bunların pek çok ülkede beslenmesi ve dışarı salınması yasaklandı. Burada da bazı şehirlerde çocukları parçaladığı, insanları ısırdığını, hatta bazı mafya türü insanların bu köpeklerle insanları korkutarak, onlardan para sızdırdığını dahi biliyoruz. Bunu için de Türkiye'de bu köpeklerin toplatılması için bir çalışma yaptık. Türkiye'de hayvan haklarını korumak için Milli Parklar Müdürlüğü bünyesinde hayvan haklarını için bir birim dahi var. İlgili vatandaşların bu konuda hassas olması lazım.”



Jessie'nin Harap ve Bitap ama Mutlu Halleri

Dünden beri Jessie ile birlikte çok gezdik. Dün sabah 4 saat kadar dışardaydık, inanılmaz oyuncu bir Rott ile oynadılar. Akşam da yine 3-4 saat gezdik, parkta arkadaşlarımızın Golden, Labrador ve Pitt Bull cinsi köpekleriyle oynayıp bol bol enerji attı. Nişantaşı One Stop'ta ve  Pasta Presto'da oturduk, oğlum normalde eve girer girmez ayak yıkamaya banyoya giderken bu kez yere serildi..:)

Sabah hala yorgun argın hallerdeydi. 7:30 civarı tuvalet için çıktığımızda zar zor yürüyordu..:) Normalde sabah 6'da kalkar tuvalete çıkarız, gelip beni 7:30'da kaldırması bile ne derece yorulduğunun işareti. Gezmek için ise saat 13:30 gibi çıktık, yine çok koştu, hopladı zıpladı. Şimdi fosur fosur uyuyor, yorgun ama mutlu..:) Ben de annelik görevimi yerine getirmenin huzuru içerisindeyim..:) 









Jessie havlama numarasını Maçka Parkı'nda bir arkadaşımızın yardımıyla öğrenmişti. Ben daha önce evde denemeler yapmama rağmen öğretememiştim, parkta 3 dakikada öğrendi..:)

Komutu doğru şekilde öğretmeye çalışmak, eğer bir şekilde olmuyorsa neden olmadığının sebeplerini bulup onları gidermeye çalışmak veya yöntem değiştirmek çok önemli. Aynı yöntemde takılıp kalmak çoğu zaman zaman kaybından başka bir sonuç getirmiyor çünkü.

Havlama Komutu Nasıl Öğretilir?
1- Köpeğinizin havlamasını sağlayacak bir uyarıcı bulun
Örnek; çoğu köpek kapı ziline havlar. Eğer köpeğiniz zile havlıyorsa kapının önünde zili çalarak eğitim yapabilirsiniz)

2- Köpeğinize havla komutunu verin ve havlamasını sağlamak için uyarıcıyı kullanın.

3- Köpeğiniz havlar havlamaz clicker kullanıyorsanız hemen clicker'a basın ve ödülünü verin.

4- Bir süre tekrar ettikten sonra uyarıcıyı kullanmadan sadece komutu verin.

5- Komutu farklı mekanlarda tekrar ederek refleks haline gelmesini sağlayın.

Dikkat!!!
Köpeğiniz siz komut vermeden havladığı zamanlarda onu ödüllendirerek teşvik etmeyin, bu şekilde yaparsanız birşey istediğinde sürekli havlamaya başlayabilir.

***
Havlama sorunu olan köpeklerde havla komutunun öğretilmesi köpeğin yalnızca istenildiği zaman havlamasını sağlamada yardımcı olabilir. 




Jessie'nin Havlama Komutu Videosu

Bu aralar video pek çekemediğimi farkeder farketmez bu gidişe bir dur dedim ve yine yeni yeniden çekimlere koyuldum..:) 


Sonra yeni çektiklerimi eskileriyle yan yana koyup izledim ve Jessie'nin ne kadar büyümüş olduğuna inanamadım. İşte 2-3 gün önce çektiğim havlama komutunu içeren kısacık videomuz. Ne kadar büyümüş görmek için daha önce paylaştığımız 3 aylık videolarımızdan birine göz atmak ister misiniz?..:)


jessie havlama komutu golden retriever izlesene.com



Köpeklerle İlgili Özlü Söz

Aşağıdaki özlü sözü bugün aldığım bir kitapta okudum ve çok beğendiğim için paylaşmak istedim. Sevgiyle kalın..

"O sizin dostunuz, koruyucunuz, köpeğiniz. Siz onun hayatı, sevgi odağı ve liderisiniz. O size ait olacak; son nefesine kadar size bağlı ve sadık... Böyle bir sadakate layık olmayi ona borclusunuz".



Bir nazar durumumuz mu var bilemiyorum. Jessie hastalıklardan bir türlü kurtulamadı. Tam "Kennel Cough'ı atlattık, yaşasın artık dışardayız" derken şimdi de ağzının içinde, dilinin kenarındaki bölgede (oraya papilla deniyormuş sanırım, tat alma kabarcıkları buradaymış) küçük küçük beyaz kabarcıklar çıktı. Aslında birkaç gündür dikkatimi çekiyordu ama normalde olması gereken birşey sandım. Son günlerde ilaç vermekten ağzıyla baya haşır neşir olduğum için ancak dikkatimi çekiyor olduğunu düşündüm. 


Değilmiş malesef, virütik bir oluşummuş. İnsanların dilinin üzerinde çıkan uçuklar gibi beyaz görünümleri var. Kennel Cough hastalığını gibi genellikle salya yoluyla diğer köpeklerden bulaşıyormuş. Virüs vücuda girdiği an etkisini göstermeyebiliyormuş. Ne zaman ki bağışıklığın düştüğü bir an yakaladı, o zaman ortaya çıkıyormuş. Bu yanıyla da insanlardaki uçuk virüsü gibi aslında.


Tam iğnelerden kurtulduk derken bugün yine iğne olduk, bir de immunex kullanmaya başladık. Ek olarak ağız içine sürmek için başka bir ilaç daha. Nedir bu oğlumun çektiği, nazara mı geldi anlamadım..:( 
Nazar boncuklu tasma resmimizi koyalım bari de bitsin bu hastalıklar..:) 


Dışarı çıkarıp köpeklerle oynatmaya korkar oldum, sokak süpürgesi gibiydi, ev kuşu olacak bu gidişle..:(
Hemen iyi ol fıstığım tamam mı? 



Köpek ailenin parçasıdır!

Sabahın saat 6'sı, 10 dakika önce çıktığımız apartmandan içeri giriyoruz Jes'le, o an karşımızda bir amca..! Hayatımda ilk kez görüyorum, keşke dış kapıyı açık bırakmasaydım diyorum.

Amca Jes'i görünce korkudan ölüyor, ben de siz çıkın biz sonra gireriz diyip geri çıkıyorum. Dışarı çıkınca ilk sözleri: "Ben apartmanın yeni sahibiyim, köpek sizin mi, havlıyor".
70 yaşlarında enteresan karakter! Evimiz bizim üzerimize, apartmanın sahibi oluşu hikaye yani. "Evet köpektir havlar, ama sebepsiz değil, zarar vereceğini düşündüklerine" demiyorum sabah sabah; zira bence bu amca evsiz ve benim açık bıraktığım kapıdan girdi diye düşünüyorum.

Üsteledikçe üsteliyor; "vermeyi düşünmüyor musunuz, bir an önce elden çıkarmaya bakın". 

O dakika beynim dönüyor, elden çıkarmak ne demek? Eski kanepe ya da masadan falan bahsediyor sanki??

Dayanamıyorum, şöyle diyorum: "Anlatamadım galiba, çocuğunuz ağladığında dışarı mı atarsınız? O aile bireylerinden biri, ailemizin bir parçası, hem de çok önemli bir parçası, aile ne demek bilir misiniz?"




Clicker Eğitimi: Clicker Nedir, Neden ve Nasıl Kullanılır?

Ülkemizde köpek eğitiminde henüz yeni kullanılmakta olan clicker yurt dışında birçok hayvan üzerinde kullanılıp geçerliliğini kanıtlamıştır. Atlar, fareler, yunusbalıkları, kuşlar, lamalar, tavuklar, kediler, hamamböcekleri üzerinde kullanılmış olan bu yöntem bütün köpekler için de geçerlidir.


Köpeğinize Clicker yüklenmesi
Clicker ödül maması ile kolaylıkla ilişkilendirilebilir. Bu ilişkilendirme mamanın köpeğe verilmesi ve klik sesinin aynı anda çıkarılması şeklinde yapılır. Köpek klik sesini ödül ile ilişkilendirdikten sonra gerçek kullanıma geçilebilir. 


Zamanlama
Clickerın eğitimdeki kullanım amacı istenilen davranışın işaretlenmesidir. Köpek istenilen bir davranışı sergilediğinde arkasından gelecek ödülün hemen ve kesin bir şekilde gelmesi gerekir. Birkaç saniyelik bir gecikme bile köpeğin yanlış yorumlamasına sebebiyet verebilir.

Neden Clicker, yalnızca ödül değil?

Ödül mamasının köpeğe anında verilmesi çoğu durumda mümkün değildir veya mamanın yalnızca ödül amaçlı kullanılmadığı durumlar olabilir (yolda köpeğinize birinin yemek vermesi gibi). Bu yüzden mama kullanımı kafa karıştırıcı olabilir. 
İşte bu gibi durumlarda clicker devreye girer. İstenilen davranış elde edildiğinde kliklenir ve arkasından ödül gelir. Böylece köpek hangi davranış için ödülü aldığını bilir.

Clicker'ın çıkardığı ses

Clicker yerine kullanılabilecek başka kelimeler, sesler vardır. Fakat kelimeler ve sesler kişinin duygusundan, moralinden ve hatta sağlık durumundan etkilenir. Clickerın ise sesi farklıdır, son derece kesindir ve kısadır, ayrıca duygulardan etkilenmez. Bu sebeple köpeğe kesin ve doğru enformasyonun aktarımını sağlar. Klikler kullanımı sırasında zamanlama çok önemlidir. Yanlış bir klik veya gereksiz klikler köpeğe tamamen yanlış bilgi aktarımına sebebiyet verir.


Clicker bulabileceğiniz birkaç internet sitesi
Ben her ikisinden de sipariş vermiştim ve herhangi bir sorunla karşılaşmadım. 
İyi eğitim seansları..:)


http://www.pozitifenik.com/store/clicker-e%C4%9Fitim
http://www.juenpetmarket.com/urun_detay.aspx?kat=0&urn=4164



Christian The Lion - Gerçek Sevgi ve Sadakat

Çok etkileyici ve gerçek bir hikaye. 


Nasıl büyük bir sevgi ve bağlılık duygusudur ki bir aslan kendisini yetiştiren 2 insanı aradan uzun zaman geçmesine ve doğa hayatına adapte olup sürü reisi olmasına rağmen unutmuyor. 


İnsanoğlunun gerçek sevgi, bağlılık ve sadakat adına alması gereken çok ders var..



Watch more Christian the Lion videos on AOL Video



Köpek Beslenmesi - Önemli Ayrıntılar

Beslenme Notları:  


  • Çoğu köpek (ve hatta kedi) oldukça oburdur ve çok hızlı bir şekilde beslenir. Yanlarında başka bir köpeğin olması ya da dışarıda olmaları gibi durumlarda almaları gerekenden çok daha fazla miktarda besin alabilirler. 
  • Özellikle büyük ırklarda çeşitli obezite ve kilo kaynaklı rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için alınan besin miktarına çok dikkat edilmelidir. Golden'larda görülen en sık karşılaşılan problemlerden biri kalça çıkığıdır ve fazla kilo genetik olarak yatkın olan köpeklerde bu sorunu tetikleyebilmektedir. (Beslenme ve obezite ile ilgili eski bir gönderimiz)
  •  Jessie küçükken mamasını hep çiğnemeden yutardı, hatta bu yüzden mamasını birkaç parçaya bölecek şekilde ve ıslatarak vermeye başlamıştım. Daha yeni yeni çiğnemeye başladığını söyleyebilirim. Büyük ırk köpek maması yani Large Breed mama kullanılması bu sorunu azaltıyor, taneler daha büyük olduğu için çiğneyerek yeme ihtimali artıyor. 
  • Hızlı yeme sorunumuz ise hala devam ediyor, gün içerisinde ara öğün verme şansım olmadığı için çok acıkıyor ve önüne konar konmaz silip süpürüyor. Dışarıda yerden birşey kaptığında ise ağzından hatta bazen boğazından çekip çıkardığımı bildiğinden çiğnemeden hemen yutma çabası devam ediyor malesef. Eğer köpeğiniz küçükse ve öğünleri bölme şansınız varsa günde 3 ya da 4 öğün vermenizi tavsiye ederim. 



3 Aylık Komik Hallerimiz

Bugün eski videoları açıp biraz göz attım. Jessie ne minikmiş ve o minik hallerinde yarı söz dinler yarı dinlemez halleri ne komikmiş..:)


jessie | izlesene.com



Köpekler ve İnsan Psikolojisi

Norveçli hayvan uzmanı Erik Slethold, "yabani ve evcil" adlı kitabında kedi ve köpeklerde telepatinin çok geliştiğini yazmaktadır. bu hayvanlar, özellikle kendilerini ilgilendiren konularda, sözlerle hareketler arasında ilişki kurmaktadır. 


Sanıldığının tersine, bu hayvanlar kendilerine verilen bazı emirleri ezberlemez; fakat sahiplerinin kaşlarının çatılması ile birlikte "hayır" diye bağrılması, derhal hayvanın telepatik mesaj merkezine ulaşır. Bazı duygular insan ve hayvanlarda ortaktır: sevgi, sempati, ağrı, üzüntü ve analık iç güdüsü. Hayvanlar, insanlarda bu duygular belirince hemen anlarlar. 


Yine hayvanlar korku, antipati, nefret ve aldatmacayı sezerler. Sletholt, genellikle inanılan kanıyı bir kez daha doğrulamaktadır: 
"kedinizde veya köpeğinizde antipati veya kuşku uyandıran kimselere, siz de asla    
güvenmeyiniz. Kedi ve köpekler, tatlı sözler, gülücükler ve nazik tavırlar maskesi   arkasında yatanı tanımakta çok ustadırlar. akıllı bir köpeğin, bir insanın karakteri hakkında yanıldığına hiç rastlamadım"



Nutella Arkadaşlarımız Sayfası'nda!

İşte tam yemelik bir fıstık daha! Bir köşede sıkıştırıp evire çevire sevesim geldi..:)
Nutella'yı Arkadaşlarımız Sayfamıza ekledik..

Alper Ksm'ın kaleminden Nutella;

Nasıl bir kişi başka bir kişinin hayatına girebilir ve tamamiyle 
değiştirebilirse Nutella da benim hayatıma tüm tabuları yıkmak ve tüm 
zorlukları aşmak için girdi bir daha çıkmamak üzere.



İstanbul Sokakları'ndaki Golden'lar Global Arenada

Ülkemizde hiç araştırmadan, bakımını bilmeden, çocuklara karne hediyesi ya da bir süre zaman geçirme amacı olarak alınıp bir süre sonra kendini sokakta bulan birçok köpek bulunuyor. Bu bilinçsizliğin önüne malesef geçilemiyor ve sokaklar köpeklerle, en çok da en iyi aile köpeği olan Golden Retriever'larla doluyor.

Bugün facebook'ta Global olarak pet sahiplendirme için çalışan Let's Adopt'ta bu rezaletimizi gördüm. Bunu bir gönderi olarak yayınlayıp 38 beğeni ve 23 yorum almışlar kısa sürede.



Bir grup kurup hayvanlarını sokağa atanların isimlerini yayınlamayı düşünüyorlarmış, nasıl emin olacaklar bilemiyorum tabii ama İstanbul'da sokaklardaki köpekleri sahiplendirmek için çalışan kişi ve kuruluşlara daha çok yardım etseler daha mantıklı olmaz mıydı?

http://www.facebook.com/photo.php?pid=253904&id=111324518892054#!/photo.php?pid=253904&id=111324518892054



4 aylık eğitim videomuz

Jessie'nin küçükken çok videosunu çekiyordum ama son zamanlarda pek çekemedim. Çektiklerimi de bilgisayara aktardığımda sesi yoktu nedense ve kodek falan her şeyi denedim beceremedim ses olayını..:(( 

Fıstığımın en şebek numarası takla atmaktı o zamanlar, minicik halleriyle attığı süper taklaların hayranı çoktu..:) Bildiği komutların sayısı şu an baya çok olmakla birlikle bir süredir onları sadece dışarıda uygulama üzerine çalışıyoruz. Zira dışarıdayken sadece işine geldiği zaman yapıyor, bu yüzden üzerine yenisini koyup kafasını fazla karıştırmıyorum. 

İşte Jessie 4 aylıkken, yani bundan 4 ay önce çektiğimiz videolardan bir tanesi, ne minikmiş yaa, unutmuşum bu hallerini..:)



golden retriever puppy_4 aylik



Lucky ve Serkan'ın Buluşması

Köpeklerimiz hayatımızı ne kadar değiştirebiliyor! Kendimizden hiç beklemediğimiz kararları alıp sonrasında bu karardan dolayı dünyanın en mutlu insanı haline gelebiliyoruz. Serkan ve LuckY'nin hikayesi aşağıda ve Arkadaşlarımız sayfasında;



zaman zaman baharın kendini gösterdiği zaman zamanda kışın ''heey ben buradayım daha gitmeye nyetim yok'' dermişçesine bastırdığı mart ayının başlarıydı...abdi ipekçi caddesinde çalıştığım mağazaya öğle tatilinden dönüyordum...saatime bktım ve daha 5 dkika zamanım olduğunu görerek kapıda bir sigara daha içmemin ne zararı olcağını kestirerek eylemimi gerçekleştirdiğim sırada 1-2 fırt çekmiştim ki yanıma bir golden retreiver cinsi köpek gelip oturuverdi....kendimi tutamadan sevmeye başladım...

derken 2 metre boylarında bir adam aniden beliriverdi...ben de bazı köpek sahiplerinin köpeğini kıskandığımı bildiğimden ''sizin sanırım sevdim ma çok tatlı'' deyiverdim...adam ''hayır biz onu yolda gördük sanırım evden kaçtı takip ediyorduk ,yerine bırakıcaz ''dedi..ve kucakladı yolun karşısına çektiği cipinin bagajına taşımay kalktı...köpek resmen allem edip kallem edip kıvrandı ve naptı ne ettiyse arabay girmedi ...arabanın bagajı rengarenk mama ve kemiklerle doluydu...etrafında dikkatıni çekti ve herkes biraz tepki gösterdi...o sırada öğle tatilimin bitmesine aldırmadan adama doğru gittim ve plakasını yazdım ...bana ne yapıyorsun sen diye bağırdı..bende''bu köpeği kaçırıp satmayacağın veya döner olarak insanlara yedirip yedirmeyeceğini nerden bileyim bu trafikte onu takip edip bir de buraya kadar gelip alıyorsun plakanı aldım ve senin kim olduğunu aratırıcam dedim...millette baya bi tepki gösterdikten sonra adam gaza bastı ve gitti...

karşımızdaki otopark görevlileri esnek kalın bir lastikle onu direğe bağladılar belki sahibi ararsa bulur diye..o arada bizimkiside yoldan geçenin sevgisini hemen kazanmaya başlamıştı bile...tabii çok kötü hırpalanmış bir haldeydi..mağazanın karşısında duran bu köpeğe baktıkça onun çok üzldüğünü tıldığını günlerce kendini bilmez bir çaresizlikle sokakta yaşam mücadelesi verdiğini keşfedebiliyordum...

bütün gün karşılıklı ben ona o bna baktık ...tbii işi düşünen kim ki o srada :)).....

akşam saat 19:00 da çıktığımda hala haber olmadığını otoparkçıların gündüz gelen o adamın kartın sahip olduklarını ve onu arayarak teslim edeceklerini öğrenir öğrenmez şiddetle karşı çıktım ve hemen orayı terk edip Petmania veteriner kliniğine giderek durumu anlatıp onu buraya getirmek için bir tasma aldım...

onlara''evde köpek beslenmesine her zaman karşı olduğumu bahçe olmazsa asla köpek benm hayatıma giremez diye düşündüğümü ama nedense bu köpekle aramızda ak tadında bir etkileşim olduğunu söyleyiverdim...LUcky bana büyük konuşmamam gerektiğini anladığım ilk dersini vermişti bile...

hemen geri dönüp otoparkçıdan köpeği alarak tasmasına taktım ve tekrar veterinere geldik..çok beğendiklerini dile getirerek muayenelerini yaptılar...hemen acil bir iç-dış ve kulakta tespit vettikleri mantarı tedavi ettikten sonra eve geldik...


bu arada bana karşıda hem sevgisi ama en çok ta haklı olarak güvensizliği olduğunu belli ettiğinden apartmana girmek istemedi..yanımda gelen can arkadaşım serdrla birlikte güvenlik açısından ağzına bağladığımız sargı bezini de hallettikten sonra eve kucaklayarak taşıdık...uykusuz ve havlamayla geçen 2 gecenin ardından onun bana ne kadar çok alışmaya ve güvenmeye başladığını görmeye başladım ve bunun mutluluğunu buraya anlatmam imkansız...beni sadece köpeği olan ve onu canından çok seven bir anne ve baba gibi hissedenler anlayabilir...

onun sayesinde buraya maceramızı anlatarak yazarak paylaşmaya varan çok güzel dostluklarda kurdum,daha sosyal ve sorumlu bir insan oldum,eve daha çok bağlandım,parka daha sık gider oldum :)) sonuç olarak ne diyebilirim ki herşey daha da güzelleşti...şimdi artık yatmadan dua ederken allah a bizi ayırmaması için de dua edyorum....çünkü o benim herşeyim...



Jessie'nin Pencere Önü Halleri

Jessie hala eve mahkum bir şekilde malesef, aslında dışarı çıkmıyor değil ama diğer köpeklerle oynayamadığı için enerjisini atamıyor ve bu da sürekli bir enerji patlaması yaşamasına neden oluyor. Top oynamayan hayvan evde top peşinde deli gibi koşar oldu..:)

Ona bir pencere önü kanepesi yaptım, gözümün önünden ayırmadan dışarı bakmasına izin veriyorum, işte bu hallerdeyiz..:)







Köpeklerin (ve kedilerin) insanlardaki gibi ter bezleri yoktur. Ter bezleri yalnızca patilerinin altında bulunur, bu da kendilerine has bir koku salgılamaya yarar. Bu yüzden vücut ısılarını dengelemekte zorlanırlar ve güneş çarpmasına maruz kalabilirler.

Köpekler vücut ısısını nasıl dengeler?

- Akciğerleri ile soluma yoluyla
- Ayaklarının yumuşak tabanları yoluyla 


Hangi ırklar sıcaktan daha çok etkilenir?
Husky gibi soğuk iklimde yaşamaya alışmış ırklar

Hangi ırklar sıcağa karşı daya dayanıklıdır?
Kısa burunlu köpekler sıcağa karşı daha dayanıklıdır (Bulldog gibi)


Sıcak havalardan köpeğimizi ne şekilde koruyabiliriz?

- Bulundukları yerin aşırı sıcak olmamasına dikkat edelim, köpeğimizi balkon ya da araba içinde bırakmayalım.
- Sıcak ve nemli havalarda köpeğimize aşırı egzersiz yaptırmayalım, dışarıdayken nefes alıp verişine dikkat edelim.
- Köpeğimizin barındığı yerde bol miktarda taze suyunun olduğuna emin olalım.
- Güneşin en tepede olduğu saatlerde köpeğimizi dışarı çıkarmayalım, sabah erken ya da akşamüzeri saatlerini tercih edelim.

Köpeklerde güneş çarpmasının belirtileri nelerdir?
Aşırı soluma veya soluma güçlüğü, yere devrilme, kanlı ishal ya da kusma, artmış kalp sayısı ve nabzı oranı, artmış soluk alma oranı, mukoza zarın renginin normalden daha kırmızı olması, salya akıtma, depresyon, sersemleme, felçler, komaya girme

Güneş çarpması halinde ne yapmak gerekir?
ilk 15 dakikada vücut sıcaklığını düşürmek ve normale indirmek çok önemlidir. Normale indirdiğiniz anda soğutmayı bırakmak ve köpeği acilen veterinere götürmek gerekir. 



Tarçın ve Paşa'nın Videosu

BURADA hikayelerini anlattığımız Tarçın ve Paşa kardeşlerin videosu seyirlerinize sunulur..:)
Teşekkürler Güldem, süper çalışma..:) 





Arkadaşımız Gofret

Hande'nin kaleminden Gofret'in eve geliş hikayesi Arkadaşlarımız Sayfası'ndadır. Teşekkürler Hande..:) 


Normalde yat dinlen günü olan cumartesilerden şubat ayının 6'sına denk geleninde, sıkıcı, yorucu, hafakan bastırıcı bir fuar debdebesi içinde; gün bitse, fuar iptal olsa gibi bilumum beyin baloncukları çıkarmakla meşguldüm. en sonunda gün bitti... en yakın arkadaşımla buluştuk ve yollara düştük.. zor da olsa günün sonunu getirmenin dayanılmaz hafifliği ve sevgilimin "sen hele bir gel eve ben seni çok eğlendiricem" cümlelerinin verdiği neşe beylikdüzü - mecidiyeköy arasını saatte 10 km ye düşen trafik sıkışıklığına rağmen 10 dk gibi algılamama neden olsa da ayaklarımdaki sızı, başımdaki zonklama "dur hele, hiç de eğlenceli değil, sen gayet eziyet çekiyosun kendini kandırma" diyordu. Adı nedeniyle daha minicik yaşımdan itibaren çakmaktaş ve moloztaşların komşumuz olduğuna inanmama neden olan sokağımıza girdiğimde aniden tüm kuvvetiyle esmeye başlayan ayaz, seri küfür komut mekanizmamın açılmasına ve sokakta önüme çıkıp hızımı kesen bir takım kendini bilmezlere potansiyel düşman gözüyle bakmaya başlamama neden olmuştu.

Tüm bu "dengesiz ikizler ruh hali"min cilveleri sivritaş sokak boyunca devam etti.
Sonunda evim evim güzel evime kavuşmuştuk. Zili çalarken kafamda bin tilki, "kesin ahmet arkadaşlarımızla içerde pes oynuyor, ya da garanti maç var"," karnım da aç, kim yemek yapıcak şimdi", "ama ben cok yorgun ve mutsuz bir fuar zedeyim" terennümleri eşliğinde dönüp dolaşıyordu. en nihayetinde kapı acıldı. herkesin yüzünde garip bir ifade, ki burdaki garipten kasıt daha çok bir hinlik, bir iş çevirme alameti olarak değerlendirilmeli. selim elinde telefon tuvalet kapısının önünde telefonu yeni görüyormuşçasına dikkatli bir yandan hoşgeldin diyor bir yandan telefonu kurcalamaya devam ediyor, kocam masanın önünde durmuş, komik bir ifade suratında, ki o an pek anlamlandıramamıştım ne yalan söyleyeyim, özge peşimde o da yorgun ve bitkin ama nedense hareketlerimi izliyor.. allah allah n'oluyo bunlara böyle? tamam çok normal değiliz hiç birimizi ama hangi ara hepbirlikte oynattınız yahu dercesine yüzlerine bakarken...

Önce masanın üzerinde duran ,ama aslında aylardan beridir mutfak dolabının kapağına yapıştırdığım, boğazında kırmızı kurdela olan yavru köpek resmini görüyorum.. " A-aa kim çıkardı bunu yerinden??" derkeeen, resmin yanındaki köpek mükafat bisküvileri dikkatimi çekiyor... ""A-aa bunlar neee?" ve o anda ayılıyorum.. evin içinde tımarhaneye yeni giriş yapmışçasına koşmaya başlıyorum.. "nerde o ? geldi miii? nereye sakladınız??? ama daha 3 hafta var doğmasına!! nerdeeee?" bir yatak odasına koşuyorum, bir salona, sanki kör oldum, deliricem... vik vik ağlama sesi geliyor kulağıma ama bulamıyorum.. etrafımdaki herkes ne yapacağımı merak eden gözler ve 32 diş eşliğinde bana bakıyor.. sağıma dönüyorum ve koltuğun minderleri arasından kafasını uzatmış, kuyruğunu deli gibi sallayıp bana doğru gelmeye çalışan, minik yaratığı görüyorum...

Büyük ihtimalle öldüm ve melekler ölümüm adına bana hayatta en çok istediğim anı yaşatıyor.. yoksa gerçek olamaz...

Ama oldu... sevgili dostum bıdık aramızdan ayrıldıktan sonra içine düştüğüm boşluktan beni sevimli gözleri ve her daim sağa sola sallanan kuyruğuyla çekip çıkartmaya ant içmiş gibi evimin salonunda dolaşan bu minik yavru kollarımda artık..



Arkadaşlarımız Tarçın ve Paşa

Guldem'in kaleminden Tarçın ve Paşa Arkadaşlarımız sayfasına eklenmiştir.


Tarçın henüz dört aylık bir sokak kedisi, Paşa ise 1 yaşında erkek İngiliz cocker’ı. Tarçın’ı yaklaşık 6 hafta önce sahiplendim. Çalıştığım şirketin laboratuvarında annesi tarafından terk edilmiş olarak bulunmuş. Benim uzun zamandır evcil hayvan sahiplenmek istediğimi bilen arkadaşlarım aracılığı ile bende bu minikten haberdar oldum ve kedi mi alsam köpek mi alsam çelişkilerini bir çırpıda unutup sahiplendim. Zaman zaman annesini aramadığım için vicdan azabı çeksem de pişman değilim onu kapıp eve getirdiğime Bulunduğu ilk gün çok ürkek ve korkmuş olduğundan bulan arkadaşım kendisine Nazlı ismini vermişti ama cinsiyeti belli olunca zorunlu bir isim değişikliğine gitmek zorunda kaldık… Bu sebeple hala Nazlı olarak anıldığı oluyor…


Tarçın’nın eve gelmesinden iki gün sonra sahibi olan arkadaşım şehir dışına çıktığından Paşa 1 hafta boyunca misafirimiz oldu. İnsan canlısı, sevgi delisi ve normalde korkusuz bir köpek Paşa… Ama ilk gün hepimiz biraz korktuk(Paşa’da dahil olmak üzere;)). Bu korku uzun sürmedi ve hemen ertesi gün yerini arkadaşlığa bıraktı.Tarçın ile Paşa beraber oyunlar kurup birbirlerini tırmıklayıp yalamaya başladılar.. Tabi bu arada küçük iki kardeş gibi zaman zaman birbirlerinin oyuncaklarını veya diğerine gösterilen ilgiyi kıskandılar!!! İçgüdülerini ne denli kontrol edebileceklerini bilemediğimden gündüzleri ayrı kaldılar ne yazık ki. Ve bir haftayı sorunsuz bir şekilde geçirdik. Şimdi haftada bir gün görüşmeye devam ediyorlar. Birbirlerini gördüklerinde hala sevinçli, mutlu ve bir o kadar da heyecanlılar…

Paşa’nın eve dönmesinden sonra Tarçın biraz üzülüp tuvalet alışkanlığını unuttu(neyse ki hızlı öğreniyor), Paşa ise daha uyumlu ve sakin oldu. Artık sanırım abi olduğunun bilincinde Paşa ve bizim minik Tarçın’da üzülmesine gerek olmadığının …

Düşmandır deseler de siz inanmayın, gerçekleri gözlerinizle görün ;)
 Huzurlarınızda Paşaaaa ve Tarçınnnnn………

Sevgilerimle..
G.K



Arkadaşlarımız Sayfası Açıldı!

Hep kendimizden bahsetmek istemiyoruz, biraz da siz içinizi dökün bakalım.:)

Arkadaşlarımız sayfası açılmıştır efendim, bana fotoğraf ve yazı yollayanlar burada yerlerini alacaklardır..:) Bu sayfadaki tüm yazıları anasayfada gönderi olarak da paylaşıyor olacağız.

"Arkadaşlarımız" sayfasına üst menüdeki linklerden erişebilirsiniz.  

ARKADAŞLARIMIZ SAYFASI: 
http://goldenjessie.blogspot.com/p/fotograf.html



Kedi Tırmalaması - Önlemler

- Köpeğimizi kedi tırmalarsa bir an önce kedinin tırmaladığı bölgeyi temizlememiz önem taşımaktadır. Dışarıdaysak kolonyalı bir mendil bulup onunla temizleyebiliriz, önemli olan o bölgedeki miktopları etkisiz hale getirmek ve yayılmalarını engellemek. 

- Köpeğimizin gözleri hassasiyet taşıdığı için önce gözlerinde bir hasar olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Köpeklerde sık şekillenen ve korneanın doku bütünlüğünün bozulmasına neden olan yaralanmaların oluşum nedenlerinin arasında kedi tırmalamaları gelmektedir.

- Kanama durumunda bir an önce veterinere danışılmasında fayda vardır. 

Anneleri tarafından terkedilen kaplanları evlat edinen Golden Retriever, aferin sana İsabella;






Kedi Tırmalaması

Jessie grip olduğu için dışarı çıkamıyor, sadece sabah ve akşam parkta diğer köpeklerin olmadığı saatlerde gidip biraz dolaşıyoruz ve tuvaletini yaptırıyorum. Bu sabah saat 8'de kalktık ve Backhaus'un ardındaki parka doğru yola koyulduk. Oradaki çimlik alanlarda kedi kulübeleri ve kediler bulunuyor. Normalde hergün gördüğümüz ve kendi elimizle defalarca beslediğimiz bu kediler bu sabah oğluma saldırdı. 

Biz onları daha görmeden 3 kediyi birden Jessie'nin üzerine atlamış bir şekilde gördüm. Resmen panter edasında saldırıyorlardı. Jessie o kadar sevecendir ki bu tip durumlarda pek nadir tepki gösterir, tepkiyi bırakın bir süre onlarla oynamaya çalışır. Bu yüzden ben hemen kedileri engellemeye çalıştım, üstlerine gittim, bağırdım, vs... Fakat  3 kedi hiç durmadan Jes'in yüzüne atlamaya devam ediyorlardı, resmen çember içinde kalmıştık ve çıkamıyorduk. Jessie'yi zorla kucağıma aldım o an, çünkü kediler hiçbir şekilde uzaklaşmıyorlardı. Jessie artık 22 kg olduğu için ilk an çok dengeli alamadım, ama ikinci hamlede tam anlamıyla kucakladım. Kediler peşimden gelmediler çok şükür ve biz biraz daha ilerideki çimlere gittik. O an farkettim ki Jes'in burnu kan revan içerisinde kalmış. Hergün beslediğimiz, Jessie'nin defalarca kez mamasını paylaştığı ve yavrularını koruduğu kedilerin bu hareketi bir kez daha neden kedi beslemediğimi hatırlattı bana. 

Kedileri korurum kollarım, hatta yavrularını çok severim ama oldum olası gönülden bağlılığım yoktur onlara karşı. Çünkü benim hayatta en önem verdiğim şeylerin başında güven ve sadakat gelir ve bunlar köpekler için geçerli duygulardır. Kediyi bugün beslersin, ama yarın bu şekilde saldırısına uğrayabilirsin. Ama benim oğlum benim onu cezalandırdığım
ve odama almadığım gecelerde bile sabaha kadar kapımın dibinde bekler, dışarıdan en ufak ses duyduğunda bana bir şey yapacaklar diye korkusundan bir dış kapıya bir benim kapıma koşar.
Kıssadan hisse: Ben neyleyim sadece iyi günümde yanımda olup, kötü günümde sırtını döneni?



Yüzme Yarışında İnsanları Geçen Golden Retriever

Bu habere çok güldüm. Jessie hasta olduğu için dışarı pek çıkamıyor ve haliyle çok sevdiği yüzmeden de geri kalıyor. İşte Golden'lar nasıl iyi yüzerlermiş ispatı..:)


Golden Retriever cinsi Jake, fişek gibi yüzen bir köpek. Hatta öyle iyi bir yüzücü ki, San Francisco Körfezi’nde düzenlenen bir yarışta yüzlerce insanı geçti!

Yarışa katılan Jake’in sahibi, köpeğini de yarışa dahil etmeye karar verdi. Eğitim döneminde haftada iki kez okyanusta antrenman yapan Jake, yarış günü de enerji toplamak için bir tabak sahanda yumurta yedi. Yüzücüler soğuk sular ve güçlü akıntılarla boğuşurken, Jake’in ne kadar rekabetçi olduğunu fark eden sahibi “En başarılı yüzücüler Jake’i geçmeye başlayınca şaha kalktı” diyor. "Onlar sayesinde motive oldu."

Jake 507 yüzücü arasında, 72. oldu. Peki insanlar bu yüzden kendilerini kötü hissetti mi? Yarış direktörü, “Herkes Jake’in yarışı ne kadar sürede bitirdiğini öğrenmek istedi. Ama bunu ona karşı kullanmazlar” diyor.



Köpeklerde Kennel Cough Hastalığı - Bilgiler

Kennel Cough (Infectious Tracheobronchitis)
Barınak Hastalığı olarak bilinmesinin sebebi, köpeklerin toplu olarak bulundukları yerlerde sık görülmesidir. Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle aşılama çok önemlidir.

Hastalık etkeni nedir ?
Kennel Cough olarak adlandırılan ve özellikle köpeklerde alt solunum yollarında enfeksiyona neden olan viral bir hastalıkdır. ülkemizde oldukca sık rastlanılır.

Hastalık nasıl bulaşır ? 

Hastalığın bulaşması solunum yolu ile olduğundan, köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde sık görülmesine ve kolay yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık barınak hastalığı olarak tanımlanır.

Hastalık nasıl gelişir ?
Kennel cough hastalığının oluşmasında bir çok virus rol oynamaktadır. Ancak özellikle canine adenovirüs ve parainfluenza virüsünün hastalığın primer etkeni olduğu, ancak sekunder olarak bakterilerin de hastalığın oluşumunda rol aldığı kabul edilmektedir.

Hastalık aşılanmamış yavru köpeklerde üst ve alt solunum yollarınına yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Bu da özellikle yavrularda, ölümlere neden olabilmektedir.

Hastalığın belirtileri nelerdir ?
En karekteristik klinik belirti olarak öksürük ve hemen arkasından burun çevresinde iltihabik karakterli, yapışkan bir akıntı göze çarpar. Vücud ısısı yüksek veya normal olabilir. Yetişkin hastalarda genelde bunların dışında bir belirti görülmez.

Genç köpeklerde hastalık daha hızlı seyreder ve klinik belirtiler daha şiddetlidir. öksürük ile birlikte exudat çıkışı ve burun akıntısı görülür. Beden ısısı yüksektir. Halsizlik ve iştahsızlık ileri derecededir.

Nasıl önlem alabiliriz ?
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle hastalığın önlenmesinde en emin yol aşılamadır. özellikle yavrularda aşılama ve rutin tekrarlar önemlidir. Hasta köpek diğer köpeklerden ayrı olarak kontrol altına alınmalıdır.

Hastalık köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde daha çok görüldüğünden bu tür yerlere bırakılacak köpeklerin en az bir hafta önceden aşılanması kesinlikle gereklidir.

Sonuç;

İleri yaşlardaki köpekler hastalığa daha dirençlidir ve ölüm oranı yok denilecek kadar azdır. Yetişkin köpeklerde yapılacak tedaviler genellikle başarılıdır ve hiç bir araz kalmadan iyileşme sağlanabilir.

Yavru köpeklerde hastalık şiddetli ve komplikasyonlu olduğu için özellikle dikkatli olmak zorunluluğu vardır. Yavru köpekler aşılama periyodu bitmeden eğitim veya konaklama amaçlı olarak barınaklara bırakılmamalıdır.



Köpeklerde Kennel Cough Hastalığı - Tecrübelerimiz

Jessie’nin BİR ONCEKİ POST’da bahsetmiş olduğum hastalığı Kennel Cough. Küçük köpeklerde çok riskli olan bu hastalık Jessie 8 aylık olmak üzere olduğu için aynı oranda riskli değil.
 Umarım en kısa sürece atlatır ve ben de derin bir nefes alırım. Onu bu şekilde böğürür ve öksürürken gördükçe içim parçalanıyor çünkü.  
Kennel Cough ile ilgili benim ilk tecrübelerim ve öğrendiklerim neler öncelikle onları paylaşmak istiyorum
Kennel Cough – Gözlemlerim ve Öğrendiklerim
    Kennel Cough Barınak Hastalığı anlamına geliyor. Zira barınaklar gibi köpeklerin bir arada bulunduğu ortamlarda sık görülüyor ve hızlı yayılıyor.
  Köpeğimizi hastayken onu fazla dışarı  çıkarmamalıyız. Çünkü başka köpeklerle oynaması ya da dışarı salgı bırakması özellikle de yavru köpekler için çok tehlikeli.
   Enfeksiyonun klinik belirtileri etkeni aldıktan 3 ya da 4 gün sonra ortaya çıkıyor, ve eğer başka bir virüs ya da hastalık yoksa yaklaşık 10 gün sürüyor.
   Enfeksiyonun geçmesinden sonra ise 6-14 hafta arası bakteri etraftaki diğer köpeklere bulaşabiliyor.
  Bebeklik aşıları tamamlanmış köpeklerde hastalık oluşma sebebi insanlardaki ile aynı. Yani hastalık virüsü sürekli değişen ve gelişen birçok çeşide sahip. Aşılar içinde tabii ki tüm virüsler bulunamıyor. Yurt dışından gelmiş bir köpekle iletişim ya da aşı içerisinde bulunmayan bir virüsle irtibat köpeğinizin aşıları tam olmasına rağmen hastalığa neden olabiliyor.

  Yavruyken Kennel Cough geçirmiş köpeklerin akciğerleri çok fazla gelişemeyebilir. Tabii insanlarda olduğu gibi köpeklerde de performansı etkileyen birçok faktör bulunur (gen haritası, bakım, beslenme, vs.)  ve söz konusu durum her zaman geçerli olmayabilir.
    Köpeğiniz Kennel Cough ise ve onu dışarı çıkarırsanız ona boyun tasması takmayın, zira boyun tasması boynunun daha da tahriş olmasına, öksürmesine ya da kusmasına neden olabilir.

    Bebek köpeğiniz Kennel Cough ise onu veteriner gözetiminde bırakmanız çok daha iyi olacaktır.

!!! ÖNEMLİ:
Aşıları tamamlanmamış yavru köpekleri dışarı çıkarmamamız ve banyo yaptırmamamız gerektiğini biliyoruz. Ancak az döneminde dışarıda çok fazla ufaklık görüyorum, Hastalık bu aralar nüksetmiş ve çok sık görülmekteymiş: Lütfen miniklerimizi dışarı çıkmak için biraz daha sabredelim, o günlerin hiç olmaması gibi bir risk almayalım!



Jessie dunden onceki gece 1 gibi kusma, bogurme ve oksurme nobetiyle baslayan bir hastaliga yakalandi. Yavru kusum kusarken benden utanir, gostermek istemez. Kustugunu duydugum ses uzerine onu aradigimda ve gizli sakli bir kosede buldugumda farkettim. Gozler nasil mahsun ve utangacti, yuzume bakamiyordu. Korkmamasi icin bol bol sevdim, oksadim, sevgi sozcukleri soyledim ve hemen onu kustugu odadan cikardim. Sonrasinda gegirme gibi yuksek seste bogurmeler basladi ve sabaha kadar da devam etti.


Ben yine disarida benden gizli yedigi birseyler dokunmustur diye dusundum, cunku kusmugunda cim de vardi. Ancak oglen 12'ye dogru kardesim aradiginda kardesimin panik sesinin yanisira arkadan oglumun boguren sesi cok net gelmekteydi. Kardesime zaman kaybetmeden onu veterinere goturmesini soyledim, tum gun toplantim vardi ve ben cikamiyordum cunku. Allahtan kardesim o gun gunduz evdeydi ve o an isi yoktu, yoksa aksama kadar hali ne olurdu hic bilmiyorum. Erkut Bey Nisantasi'nda bize cok yakin bir veteriner, cok da ilgili ve isinde iyi. Hemen kendisini arayip bilgi verdim ve yolda olduklarini soyledim. Muayene sonrasinda ise hem kardesim hem de Meltem ile konustugumda kisaca sunlari ogrendim;


Bu aralar grip salgini varmis malesef ve baska kopeklerle oynarken ya da parklarda diger kopeklerin salyasini koklarken bulasiyormus. Bu aralar bircok kopekte gorulmekteymis. Hastaligi daha sonra detaylica yazacagim, simdilik tedavi surecinde igne oldugunu ve oksuruk surubu kullandigini yazacagim. Ek olarak diger kopeklerle temas etmesi, fazla disari cikmasi da yasak. Parklar salya birakabilecegi ya da kapabilecegi icin su an bize kapali yani, zaten tuvalet ihtiyaci icin cikariyorum sadece ve sonra birazcik yuruyup eve geliyoruz.

Sabah yine boguruyordu ama surubunu verince biraz rahatladi. Haftasonu da oglumu Bebek Senligi'ne goturecektim, tabii yalan oldu. Bir an once iyi olsun yeter ki ben her zaman gotururum..:(

Lutfen dikkat edin, ben detaylari sonra yazacagim.




Burun 
Ne zaman ve nasıl girer? Etrafı koklarken pisi pisi otu köpeğin burun deliklerinden içeri girer, farenkse açılan kıvrımlı kısma ilerler ve orada saplanıp kalır.
Nasıl gözlemleriz? Burun mukozasında irkilti yaratmasından dolayı köpek şiddetle hapşurma başlar. Hapşurmaları burun kanaması takip eder.
Hangi ırklarda yaygındır? Pegingeese, Boxer, Bulldog  gibi basık burunlu köpeklerin burunlarına anatomilerinden dolayı daha kolay pisi pisi otu kaçar.
Ne yapmak gerekir? Otluk bir bölgede gezdikten sonra köpeğiniz aniden hapşırmaya, patileri ile burnunu kaşımaya başlarsa vakit kaybetmeden veterinerinize gidin.


Kulak
Ne zaman ve nasıl girer? Kulağa yapışan pisi pisi otu köpeğinizin başının hareketiyle kulaktan içeri girer.
Nasıl gözlemleriz? Kulağın içinden kokulu irinli bir sıvı gelir. Köpeğiniz ağrıyan kulağını elletmek istemez. Geç kalınmış vakalarda kulak enfeksiyonlarına sebep olur.  Pisi pisi otundan dolayı kulak zarı yırtılan köpekler vardır.
Hangi ırklarda yaygındır? Cocker, Cavalier King Charles, Setter gibi uzun kulaklı hayvanlarda daha sık görülür.
Ne yapmak gerekir? Gezintiden döndüğünüzde köpeğiniz kulağını kaşımaya çalışıyor, kafasını yan tutuyor ve sallıyorsa pisi pisi otundan şüphelenmelisiniz.

Parmak araları
Ne zaman ve nasıl girer? Pisi pisi otları köpeğinizin patilerine tutunur ve parmak aralarından girerek ileriye doğru ilerler.
Nasıl gözlemleriz?  Gezintiden döndüğünüzde köpeğiniz parmak aralarını yalıyor,ağzıyla ısırarak kaşıyorsa pisi pisi otu girmiş olabilir.
Hangi ırklarda yaygındır? Labrador, Alman kurt köpeği gibi büyük ırklar ve tüylü köpekler daha büyük risk altındadır.
Ne yapmak gerekir? Dikkatlice baktığınızda parmak aralarında otu göremiyorsanız fakat bir şişlik ve kızarıklık mevcutsa, bölgeyi kurcalamadan veterinerinize gidin. Parmak arasından giren ot bacağın içerisinde ilerler,kapanmayan fistüller oluşturur.

Göz  
Ne zaman ve nasıl girer? Pisi pisi otları  gözden içeri girebilir.
Nasıl gözlemleriz?  Gözde kızarıklık, kanlanma ve akıntıya sebep olurlar. Köpeğiniz patisiyle gözünü kaşımaya çalışır. Gözünü rahat açıp kapatamaz.
Hangi ırklarda yaygındır? Irklar arasında risk ayrımı bulunmuyor.
Ne yapmak gerekir? Hemen veterinere başvurmak gerekir, geç kalırsanız köpeğiniz gözünü kaybedebilir. 

Ağız & Dil & Boğaz
Ne zaman ve nasıl girer? Pisi pisi otları  ağız bölgesinden boğaza doğru ilerleyebilir.
Nasıl gözlemleriz?  Gezintiden geldiğinizde köpeğiniz aşırı salya salgılıyorsa, kusmaya çalışıyorsa,sert ve şiddetli öksürüyorsa,  durmadan su içiyorsa pisi pisi otu ihtimalini düşünmelisiniz
Hangi ırklarda yaygındır? Irklar arasında risk ayrımı bulunmuyor.
Ne yapmak gerekir? Acilen veterinere başvurmak gerekir


Anüs & Genital organlar
Ne zaman ve nasıl girer? Pisi pisi otları  gezinti esnasında anüs bölgesine girebilir.
Nasıl gözlemleriz?  Bu organlara giren pisi pisi otunu gözle görmeniz hemen hemen imkansızdır. Otluk bir alandan geldiğinizde köpeğiniz anüs bölgesini veya genital organlarını ısrarla yalıyorsa pisi pisi otundan şüphelenmelisiz. 
Hangi ırklarda yaygındır? Irklar arasında risk ayrımı bulunmuyor.
Ne yapmak gerekir? Acilen veterinere başvurmak gerekir



Pisi Otlarına Dikkat!

Daha önce özellikle de bahar ve yaz aylarında parklarda bol miktarda bulunan "Pisi Pisi Otları" 'na dikkat etmek gerektiği ile ilgili yazılar okumuştum. Jessie'nin her park dönüşü ayaklarını yıkamama, onu güzelce taramama ve kulaklarının içlerine kadar temizlememe rağmen hiçbir ot göremediğim için açıkçası biraz da yüzeysel bir şekilde bildiğim bu sorunun nadiren oluştuğunu düşünmüştüm. Ta ki pisi otlarını dün akşam Jes'in minik paticiklerinden zar zor sökene kadar!

Dün akşam her zamanki gibi Jessie'nin ayaklarını yıkadım. Daha sonra otururken patilerinin üzerindeki incecik siyah şeritler dikkatimi çekti. Temizlemeye çalıştım olmadı, işte o zaman farkettim ki bunlar pislik değil, derinlere kadar ilerlemiş, ama komple batmamış pisi otları. 
Önce pisi otunun şekline, şemaline bir göz atalım. Evet, ta kendisi! Bunlar çocukken oyun amaçlı birbirimizin üzerine atıp kıyafetlerine  yapıştırmaya çalıştığımız otlar..:) Ne hainlermiş..:)

Dün Jessie'nin patisinden çıkardığım ilk ot kuruyup gitmişti. Çok dikkatli bakılmadıkça da görülmesi oldukça zordu. Öyle sinsi ve incecik bir şekilde tüylerin arasına girmiş ki çıkarırken ufak bir cımbızdan faydalandım. Otu çıkardığımda çıktığı yerde hafif bir kızarıklık ve ince bir yarık kaldı. İlk ottan sonra pati ve bacaklardaki tüylerin altlarını dikkatlice inceledim ve 2-3 tane daha ufak ve yine aynı şekilde yarısı batmış ot çıkardım. 







Benim dikkatimi çekenler; 

*** Golden'ların tüyleri uzun olduğu için bu otları görmek gerçekten kolay değil! 

*** Otlar hemen kuruduğu ya da kuru olarak girdiği için deride yeşilden ziyade kahverengilik ya da siyahlık aramak gerekli! 

Genel olarak bilinmesi gerekenler; 

*** Pisi pisi otları yapısı gereği daima ileri doğru hareket eder. Bu yüzden 1-2 gün önce batmış bir otu görme şansı pek kalmıyor. 

*** Patileri uzun tüylü veya bu problemi sık sık yaşayan köpeklerin pati tüyleri mevsim başında kısaltılması pisi otu riskini azaltacaktır.

*** Otlar tamamen batıksa acilen veterinere gidip çıkarttırmak gerekiyor, kesinlikle kendimiz uğraşmıyoruz.
Pisi otunun deride ilerlemiş olması, yahut girmiş olduğu bölgenin kapalı olması nedeniyle pisi otlarını görmemiz mümkün olamayabilir. Bu durumda sorunu otun bulunduğu bölgeye göre nasıl gözlemlemek gerekir ve ne gibi önlemler almak gerekir konularını da aydınlatmaya çalışacağım.



Daha önce BU POST'da gözlerdeki kanlanma ve çapak probleminden bahsetmiştim. Düzenli olarak çay pansumanı yapmaya başladıktan sonra bu durumu tekrar gözlemlemedim. Şimdilik seyrek aralıklarla gerçekleşen bu sorun ileride ciddi bir rahatsızlığa yol açmaz umarım. 

Golden'larda özellikle ilerleyen yaşlarda gözlerde ciddi akıntılar olabiliyor, öyle ki bundan dolayı gözlerin altında siyahımsı bir iz oluşabiliyor. İleride böyle bir sorunla karşılaşma ihtimalini minimumda tutmak için için göz temizliği ve hijyeni oldukça önemli. Bunun yanısıra alerjik köpekler de alerjilerini tetikleyici ortamlardan uzak tutulmalı.

!!! Gözleri silerken her iki gözü sildiğimiz pamukların ayrı olmasına dikkat etmek gerekiyor. Bir gözden diğerine mikrop taşımamak için bu konuya özen gösterelim lütfen.

Puffy'nin güzel gözleri.



Golden ve Labrador'lar belli türlerin bilinçli bir şekilde çiftleştirilmesi ile oluşmuşlardır. Daha önce BU POST'da atalarının yüzücü özelliklerine değinmiş ve 2 cins hakkında kısaca özet geçmiştik. 
Günümüzün en popüler aile köpeğinin 4 ana atasına ve onların en göze çarpan, aynı zamanda Golden'lara geçmiş özelliklerine toplu ve çok kısa birşekilde bakacak olursak;

  • Tweed Water SpanielMükemmel yüzücü (adı üzerinde), olağanüstü bir enerjiye sahip, yön kabiliyeti gelişmiş, hassas burunlu (Soyu tükenmiş).
  • Irish Setter: Mükemmel koku alma yeteneği, avcı ve iz sürücü. 
  • Newfoundland: Dışarıda ve özellikle de su içinde olmaya bayılır, arama-kurtarma için çok uygundur. 
  • Bloodhound: Bekçi ve iz sürücü. Bloodhound'un bulduğu izler mahkemelerde delil olarak kabul edilmektedir.



Ben yüzerim yane yane...

Laf yüzmekten açıldı bir kere, ama tam da sezonu ne yapalım..:) 
İşte benim bebek Golden'ım! Büyüdü ve gerçek kulaçlar atıyor..:) 
Burası boyunun 2 katı derinlikte.






Related Posts with Thumbnails