Hadi biraz eğlenelim..:) İyi pazar akşamları...

1. Evin içerine giremezsin, hadi bahçeye!

2. Peki, daha küçüksün, şimdilik eve gir bakalım; ama sadece bazı odalara!
3. Tamam tüm odalara girebilirsin ama mobilyalar kesinlikle yasak!
4.  Bazı mobilyalar eski zaten, sadece onlara çıkmana izin veriyorum!
5. Tamam tamam tüm mobilyalara çıkabilirsin, ama yatağıma gelmek yok! 
6. Peki tamam, ayakucumda yatabilirsin, ama yorganın altı kesinlikle olmaz!
7. Madem üşüyorsun soğuk gecelerde ben çağırdığım zaman yorganın altına gelebilirsin. 
8. Hava çok soğuk, bu havada yorgan altında yatmamana izin veremem, sokul yanıma!
9. Bu akşam seninle yatakta, yorganın altında yatabilir miyim lütfen?



Jessie'den Takipçilerine Bayram Hediyesi!

Bir süredir hediye vermek var aklımda ama bir türlü ne vereceğime karar veremediğimden kaldıkça kaldı. Kısmet bugüneymiş..:)

İlk hediyemiz köpek eğitimi ile ilgili bir hediye olsun istedim, bu yüzden clicker hediye etmeye karar verdim. Bu clicker bize hediye olarak yollanmıştı ve bizim 2 clicker'ımız daha olduğundan evde 3. bir clicker olarak duruyordu. Öylece durmasına gönlümüz razı olmadı ve Jessie sizlerden birine hediye etmeye karar verdi..:) Henüz minik poşetinden bile çıkarılmış değil ve kırmızı renkli. Daha sonra resmini çekip yollayacağım ama model olarak resimdeki modelin aynısı.

Çekilişe katılmak için
- Bloğumuzun sayfasında sağ yanda bulunan "Google ile İzle" başlıklı menüyü bulmak
- "Bu Siteye Katılın" 'a tıklamak ve Google hesabı bilgilerinizi girmek.

Kısa bir süre sonra üyelerimize düzenli aralıklarla çeşitli bültenler ve bilgiler yollamayı düşünüyoruz. Şimdiden üye olarak aynı zamanda hediye şansına da ortak olabilirsiniz.

Çekilişimizi Kurban Bayramının ilk günü, yani 16 Kasım'da yapıp kazananı duyuruyor olacağız.
Sevgilerimizle iyi pazarlar dileriz.



Birçok köpek gök gürültüsünden, havai fişeklerin sesinden, şimşekten korkar. Aslında ‘korku’ tehlikelere karşı normal bir reaksiyondur. Fakat bu durum bazı hayvanlarda fobiye dönüşür ve gürültünün başlamasıyla beraber köpek ve sahibi kendilerini çok çaresiz ve sıkıntılı bir durumun içinde bulurlar.

Fobiler köpeğin yavru döneminde görülmeyebilir, yaş ilerledikçe ortaya çıkabilir. Korkular / Fobiler genellikle daha kötüye gitme eğilimi gösteren davranış bozukluklarıdır. Önceleri sadece şimşekten korkan köpek zamanla havai fişeklerden, araba fren sesinden, silah sesinden de korkmaya başlayabilir. Collie, German Shepherd, Beagle ve Bassed Hound ırkı köpeklerin gürültüye karşı fobi geliştirmeye daha yatkın oldukları belirlenmiştir.

Fırtına, gök gürültüsü ve havai fişekler en sık rastlanan fobilerdendir. İlk gürültünün duyulmasıyla beraber köpek evin en karanlık ve kuytu köşesine saklanır. Korkuya bağlı olarak titreme, aşırı salya-tükürük üretimi, çiş-kaka yapma, göz bebeklerinde büyüme, sık nefes alma, havlama, saklanma, itaatsızlık görülebilir. Tuft’s Universitesinin bir araştırmasına göre köpekler fırtınayla beraber statik elektrik yüklenirler ve bu elektriği boşaltmak için geçirgen zeminlere yatma ihtiyacı duyarlar. Zeminleri taş kaplı banyo ve mutfaklar bu iş için ideal alanlardır.

Fırtına sadece gürültüden ibaret bir durum değildir. Hava basıncının değişmesi, havanın kararması, yağmur sesi, şimşeğin ışığı da korkuyu tetikler.

Böyle bir durumda ne yapmalıyız?

*köpeğinizin sakin ve korunaklı bir yer bulup saklanmasına müsaade edin. Köpeğiniz bahçede yaşıyorsa onu içeri alın.

* Evin perdelerini kapatın, ışıkları açın ki şimşeğin veya havai fişeklerin ışığı köpeğinizi rahatsız etmesin.

*radyo-televizyonu açarak dışarıdaki sesleri perdelemeye çalışın.

*gündelik hayatınıza devam edin. Köpeğinize aşırı ilgi göstermeyin; onu devamlı okşayarak teselli etmeye çalışmayın. Köpeğinizi teselli etmeye çalışırsanız köpeğiniz bir şeylerin yolunda gitmediğine daha çok inanacaktır ve korkusu artacaktır.

*arada onunla sakin bir ses tonuyla konuşun. İlgisini başka bir şeye çekmeye çalışın. Onu oyuna davet edin ama çok ısrarcı olmayın.

*eğer köpeğiniz saklandığı yerden çıkar ve yanınıza gelirse onunla neşeli bir ses tonuyla konuşun. Fırçayla tüylerini tarayın, masaj yapın; bunlar onu rahatlatacaktır. Fakat yanınıza gelmiyorsa siz yanına gidip bunları uygulamayın.

Yurt dışında gök gürültüsü-havai fişek sesi kasetleri/CD satılmaktadır. Bu seslere karşı fobisi olan köpeklere her gün 20 dakika bu sesleri dinletmek çok etkili bir tedavi yöntemidir. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu seslerin köpeği rahatsız etmeyeceği bir volümde dinletilmesidir. Birkaç günde bir volüm biraz arttırılarak köpeğin seslere alışması sağlanır. Bu yöntem genellikle işe yarasa da, bu tip fobiler bir süre sonra tekrar ortaya çıkabilir. Çok ağır seyreden vakalarda doktorunuz sakinleştirici ilaçlar önerebilir.



Animallia



   Mutluyum çok mutluyum..




   Ne güzel bir kapıymış yahuu..:) 


   Keh keh, burası pek manzaralıymış..:)

   Anneee, içerden sesler geliyorrr!!






Bu sabahki 2,5 saatlik harika Maçka Parkı gezimizden dönüşte parkımızda 2 arkadaşımızı görünce uğramadan edemedik. İşte 3 erkek köpeğin 1 metrekarelik alanda neler yaptığının videosu. Minik Rottweiler'ımız Paşa'yla da tanışın böylece..:)


uc erkek kopek bir metrekarede izlesene.com



Bu öğlene doğru Maçka Parkı'nda yaşadığımız bir olay "Köpekler Sahiplerinin Aynasıdır" sözünün güzel bir örneği oldu. Henüz parka yeni girmiştik ve yandaki patikadan yürüyorduk. Jessie tasmasız haliyle, zira parka gitmemizin sebebi tasmasız bir şekilde gezip, birikmiş enerjisini atabilmesi.

İleriden tasmasında sahibini inanılmaz derecede çekiştiren bir Rottweiler geliyordu, tasmayı tutan bir bey, yanında da bir bayan arkadaşı vardı. Henüz daha yaklaşmadan biraz panik ve rahatsız halleri dikkatimi çekti. Jessie her zamanki arkadaş canlılığı ile onlara doğru bir atılım yaptı; hem insanları hem de diğer köpekleri çok seviyor ve kim olursa olsun yanaşmaya çalışıyor. Hatta parktaki arkadaşlarımız biz gidince "Jessie yine sevinç ve neşe içinde geldi" derler. Köpek sahibinin ciyak ciyak bağırdığını duyunca Jessie'ye seslendim ama beni duymadı, önden gidip Rott'a yaklaşmaya devam etti.

Köpek sahibi "erkek mi, erkek mi?" diye bağırmaya başladı, yanındaki bayan da öne doğru koşup Jessie'nin yolunu kesmeye çalıştı. Jessie bu hareket karşısında daha da heyecanlanıp iyice koşmaya başladı haliyle. Ben de hızlı hızlı yürüyerek Jessie'ye yetişmeye çalıştım ve bayanın da yardımıyla yetişip Rott'a çok yanaşma fırsatı bulamadan tasmasını taktım. Köpek sahibi nasıl bağırıyordu anlatamam size; "Tasmasız köpek gezdirilir mi?", "Köpek bakmayı bilmiyorsunuz sonra da parka getiriyorsunuz?", "Köpeğini kontrol etmeyi öğren!", vs.

Şok içerisinde kaldım ve ben bağırmaksızın "Bence siz köpeğinize saldırmamayı öğretin" dedim. Bu arada köpek tasmasında sahibini deli gibi çekiştirip Jessie'ye saldırabilmek için tüm enerjisini harcıyor, ağzından salyaları akıyordu. Sahibi de gayet güçlü görünmesine rağmen neredeyse düşecek. O an ne dese beğenirsiniz "Benim köpeğim saldırmıyor!". Bu komik söz karşısında yanından geçip yürümeye devam ederek "Evet, baya belli oluyor saldırmadığı". Ben yürürken arkamdan "Senin ağzını burnunu dağıtırım" şeklinde bağırmaya devam ediyordu ama hem kendi enerjimi bozmamak, hem de köpeğimin etkilenmemesi için yanıt bile vermedim. Zaten verilecek bir yanıt da yoktu artık.

Rott'un bu derece saldırgan ve asabi olması ne kadar normal. Başkalarının ağzını burnunu kırmak gibi tehditler yağdıran bir sahibi varsa köpeğinden ne beklenebilir ki? Rott için üzülmemek elde değil.

"Hatalı köpek yoktur, köpek sahibi vardır"
"Köpekler sahiplerinin aynasıdır"


Bu sabahtan kareler.. Herkese sevgilerimizle!



Filmde Oynayacak Yorkshire Aranıyor!

Yorkshire köpeği olan var mııı? Bir film projesi için sosyal, kucakta durabilen, kucaktayken ısırmayan havlamayan ve az çok da olsa yönlendirilebilen bir köpek aranıyor. Çok acil bir iş olduğu için ilgilenenler bir an önce iletişime geçerlerse çok iyi olur. İletişim için buradan cevap yazabilir veya Bora Erbek ile iletişime geçebilirsiniz.

Bora Erbek Telefon Numarası
0532 559 85 95



Jessie'min tüyleri normalde neredeyse hiç dökülmez. Hatta üzerinden çekerim ve gelmez. Ama son 1 haftadır falan baya tüyü dökülüyor gibime geliyor. Bana mı öyle geliyor bilemiyorum, belki de çok abartı değildir ama normalde pek dökülmediği için çok gözüme batıyor. Yerlerden topak topak tüyler toplayıp duruyorum..:(

Bu durum beni pek üzdü. Köpeklerde tüy dökülmesini azaltan ürünler hakkında bir araştırma yapmaya başladım. Sonucunda bir ürün alacağım ve neden onu seçtiğimi sizlerle de paylaşacağım. Aslında bir ürün buldum ama Türkiye'de olup olmadığına emin değilim. Bu yüzden biraz daha araştırmam gerekli paylaşmadan önce.

Sizlerin köpeklerinin de bu ara çok tüyü dökülüyor mu? Acaba mevsimsel tüy dökülmesi zamanında mıyız?

Tüy ve deri sağlığı hakkında yazdığımız yazılardan sonuncuları aşağıya koyuyorum. Ben oturup tekrar bir okudum, siz de tekrar göz atmak isteyebilirsiniz.


    - Sağlıklı Tüyler: Dökülmeyi Neler Arttırır & Azaltmak İçin Öneriler
    - Jessie'nin Güzel ve Parlak Tüylerinin Sırlarını Paylaşıyoruz..:)
    - Tüy Dökülmesi Hakkında Kısa Notlar


Tüy sağlığı ile ilgili TÜM YAZILAR da BURADA!
Sevgiler!



Zaten şunun şurası arada bir tatil var, o zaman da yağmur yağmasa olmayacak sanki! Hem de yağmur deyip geçmemek lazım, resmen bardaktan boşanırcasına yağıyor dünden beri. 


Dün akşam Jessie de ben de sırılsıklam olduk. Üstelik o kadar gezmiş olmamıza rağmen Jessie kakasını yapmadı bir türlü. Haliyle sabah 7:30'da beni kaldırmayı kendine misyon edindi. Ben de kırk yılın başı 6'da uyanmama başarısı göstermişken yine de az uyumuş oldum haliyle. Ama kaka uykudan önce gelir deyip kalktım. Etraftaki hiçbir Petshop'ta Jessie'ye uyan bir yağmurluk bulamadığımız için ona ince, yağmurluk tarzı montlarımdan birini giydirdim. Sanırım iyice ölçüp biçerek internet üzerindeki yağmurluk modellerinden almak zorunda kalacağım. Halinden pek bir mutsuz olan oğluma bakar mısınız?..:)

                     



"Maçka Parkı'nda kaybolan köpekler" ve "köpeğimizin kaybolma ya da çalınma ihtimaline karşı alabileceğimiz önlemler" 'den sonra şimdi de kaybolan bir köpeği bulmak için yapılabileceklerden bahsetmek istiyorum. Aklıma gelenleri aşağıda maddeler halinde sıralıyorum, eklemeleriniz varsa yorum olarak yazın lütfen.

1) Afiş ve el ilanları (renkli) bastırılması ve köpeğin kaybolduğu civar ve evin etrafı olmak üzere pekçok yere asılıp dağıtılması. Yazması faydalı olacak bilgiler;

  •    köpeğin net ve büyük bir resmi, adı, ırkı, cinsiyeti, tasmasının tarifi
  •    ne zaman ve nerede kaybolduğu
  •    köpek sahibinin ismi ve iletişim bilgileri (24 saat aranabileceği belirtilerek)
  •    bir yakının ismi ve iletişim bilgileri
  •    eğer verilecekse bulana ödül olduğu
  •    köpeğin aç ya da üşüyor olabileceği gibi duygusal notlar bulunması insanların acıma duygularını arttırır. Bu şekilde bir not düşülebilir

2) İlanın civarda oynayan çocuklara dağıtılması, onlarla işbirliği yapılması. Afişlerin izin alarak okullara da asılması.

3) Köpeği bulana ödül verilmesi ve bunun ilanlarda belirtilmesi bulma şansını oldukça arttırır, ödül miktarının afişlerde belirtilmemesi daha iyi olur. Miktar dolgunsa yalnızca bundan bahsedilebilir.

4) İnternet üzerinde bulunan ve kayıp köpek ilanları yayınlayan mail listelerine, sitelere, facebook sayfalarına ilan verilmesi ve ilanların sürekli güncel tutulması. Bu ilanda da kayıp afişinde bulunan tüm bilgiler olabilir, aynı ilan da kullanılabilir.

5) Köpeğinizin çalındığı yerin yakınlarındaki park ve yeşillik alanlardaki güvenlik tarzı birimler ile esnafın haberdar edilmesi ve köpeğin kayıp ilanının oraya yağıştırılması. Böylece köpeğin resmi sürekli gözlerinin önünde olur.

6) Köpeğin sürekli gezdirildiği yerler ile kaybolduğu yerin yakınlarının sürekli dolaşılması. Kaybolduğu yerden uzak da olsa hep gittiği yerleri koklayarak bulabileceği unutulmamalıdır.

7) Arama sırasında köpeğin isminin söylenmesi ve sevdiği sesli bir oyuncağın sesinin çıkarılması.

8) İletişim telefonunun sürekli açık tutulması ve aramaların hemen cevaplanması.

9) Köpeğin mikroçipi varsa civar veterinerden başlayarak bilgilendirme yapılması. Benzer köpeklere çip kontrolü yapmalarının rica edilmesi.

10) Barınakların haberdar edilip, periyodik olarak ziyaret edilmesi.



Köpeğini kaybetmek ya da çaldırmak bir köpek sahibinin başına gelebilecek en üzücü olaylardan biri olsa gerek. Onun nerede olduğunu, ne yaptığını, aç olup olmadığını bilmemek insanın içini parçalar.

Bu aralar Maçka Parkı'nda kaybolan köpeklerden bahsetmiştim birkaç gün önce. Bugün de kayıp ya da çalınma ihtimalini göz önünde bulundurarak alabileceğimiz bazı önlemlerden bahsedelim.

 - Köpeğimizle yolda yürürken tasmasını açmamak.
Ne kadar eğitimli de olsa sebep sonuç ilişkisi yapamadıklarını ve anlık olarak ilgisini çeken bir şeye bir anda reflekssel olarak gidebileceğini unutmayalım.

 - Köpeğimiz parkta tasmasızken onu görüş açımızdan ayırmamak, uzaktan da olsa sürekli takip etmek.
Tabii ki bir şekilde enerjilerini de atmaları lazım. Ama onları görmediğimiz bir an olmamasına dikkat ederek.

 - Köpeğimiz bahçede yaşıyorsa dışarı çıkabileceği, atlayabileceği bir yer olmadığına emin olmak.
Ufak bir delikten çıkabileceğini ya da boyunun uzayıp yetişebileceğini farketmediğimiz yükseklikleki yerler olabileceğini göz önünde bulunduralım.

 - Köpeğimizin tasmasında ismimiz, telefon numaramız gibi iletişim bilgilerini bulundurmak.
Çalınırsa bu ihtimal işe yaramaz tabii ama kaybolursa sonuç alabiliriz.

- Köpeğimize çip taktırmak.
Çip bir nevi elektronik kimlik sistemidir. Veterinere gider de veteriner çipi olup olmadığını kontrol ederse bilgilerimize ulaşma ihtimali yüksektir. Çipi taktırdıktan sonra veterinerimize çip numaramız ve bilgilerimizi de kaydettirmemiz gerektiğini unutmayalım.

Bu tip üzücü olayların hiçbir köpek sahibinin başına gelmemesini dilerim.



Jessie'nin Evde İlk Haftasında Yediği Nane ve Veterinerde Geçen Gece

Bugün facebook sayfamızda Aslı ve Zeynep ile konuşurken aklıma gelen bir anımı paylaşmak istiyorum izninizle.

Jessie'nin evde ilk haftası, henüz 2 ay ve birkaç günlük. Ama eve geldiği ilk andan itibaren "buralar eskiden bizimmiş" modunda takılan zıpırcanım üstelik de o zamanlar uyuz olmasına rağmen inanılmaz hareketli ve hiperaktif..:)

Yavru kuşum o zamanlar da gündüzleri yalnız kalıyor. Tecrübesizlik bu ya, ben de evin her bir tarafını açıyorum bu 3 gün önce sahiplenip huyunu suyunu bilmediğim çişli bıdığa..:) Yılbaşından kısa bir süre önce olduğu için evde yılbaşı ağacı ve kocaman bir yılbaşı geyiği var. Yılbaşı geyiği ayakta durabilen kocaman bir şey, dışı peluş, içinde de sert bir şeyler var. Geyiği Jessie belki altında falan kalır diye düşünerek salondaki pencerelerden birinin içine koyuyorum ki düşürüp altında kalmasın. Pencerenin biraz ilerisinde kanepe var. Kanepe ve pencere arasında kalan kısımda da puf koltuklardan. Hatta burada tek bir puf koltuk vardı; ama ben bir diğerini de üzerine koyuyorum Jessie'nin tek bir tanesinin üzerine çıkabileceğini düşünerek. Kaldı ki o zaman miniklikten tekinin üzerine bile çıkamıyor.:)

Akşam eve geliyorum ve salona giriyorum, o da ne; sürprizzz!! Salonda yerde benim peluş kumlar içerisinde uzanıyor. Tabi ben o ana kadar o koca geyik peluşun içinin kum dolu olduğunu bilmiyorum..:) Benim tek pufa bile çıkamayan deli oğlum bir şekilde kanepeye çıkmayı başarmış, oradan nasıl yaptıysa kanepenin en üst kısmına çıkıp 2 pufun en tepesine erişmiş, oradan da pencere kenarına uzanıp geyiği indirmeyi başarmış. Tabi görmediğim için tamamen hayal ediyorum, ama başka türlü olması pek mümkün değil. Bütün gün d o geğikle sıkıntı giderip ortalığı kum yığını yapmış. Ben geyik Jessie'nin üzerine düşer derken, geyikcik canından olmuş..:)

Bununla da kalmadı. O zamanlar bende bir kanlı ishal korkusu, sürekli Jessie'nin kakasını ve çişini en hassas noktasına kadar analiz eder hallerdeyim. O akşam da benimkinin çişinde bir parça kan görmez miyim? Hemen o zamanki veterinerimiz ve çok sevdiğim arkadaşım Vetdora'dan İbrahim Bey'i arıyorum. Baya uzun süre konuşuyorum, tam rahatladım derken Jessie o an kaka yapıyor ve biraz kan da kakada çıkıyor. Kaka kan dışında normal ama ufacık bir pıhtı kan var. Apar topar Nişantaşı'ndan taksiye atlayıp Göztepe'ye gidiyoruz ve gecenin çoğunu orada geçiriyoruz. Jessie gece orada 2 kez daha kaka yapıyor ve kakasından sırf kum çıkıyor, böylelikle benim kanlı ishal korkumun yenmiş geyik kumlarından başka birşey olmadığını rahatlayarak anlıyoruz. :) Sabaha karşı eve dönerken yavrum takside kucağımda huzur içerisinde uyuyor, ben de 1-2 saat sonra işe gidecek olmanın verdiği rahatsızlık ve stres altında, ama yine de sevgiyle yavruma bakıp esniyorum.



Jessie'nin Serseri Halleri Adlı Videomuz..:)

Bu videoyu geçtiğimiz haftasonu Maçka Parkı'nda çekmiştim. Şebekliğe bakar mısınız, tam serseri..:) Takla atmaktan ne beni dinliyor, ne topu görüyor gözü sıpanın.:)


golden retriever jessie_macka parki izlesene.com



Maçka'da Kaybolan Köpekler ve Burnuma Gelen Kötü Kokular

Bu hafta Maçka Parkı'nda pekçok köpek kayboldu. Uzun zamandır parka gitmeme rağmen kayıp olayı duymuyordum, yaz döneminde daha çok köpek olmasına rağmen bildiğim kadarıyla bir kayıp vakası olmamıştı.

Son 1 günde Facebook Hayvan Severler sayfasında 2 Maçka Parkı'nda kayıp köpeğimiz var. İkisi de inanılmaz güzeller ve kimbilir aileleri ne kadar perişan. Aynı zamanda artan bu kayıplar beni biraz kuşkulandırmadı diyemem; belki de ben kötü niyetliyim bilemiyorum.

Büyük konuşmayayım ama bana kalırsa Maçka Parkı çok geniş olmasına rağmen köpek kaybetmek çok da kolay değil. Neden derseniz ilk olarak aynı saatlerde giden insanlar birbirlerini ve birbirlerinin köpeklerini tanırlar. Bir şekilde diğer köpeği görüp de bırakmaları mümkün değildir. İkinci olarak ise parkın çoğu çıkışında güvenlikler var. Kapılardan güvenliklerin gözleri önünde çıkmaları gerekir ki güvenliklerin de bırakacağını pek sanmıyorum. Güvenlik olmayan çıkışlar da var tabii, bunu da göz ardı etmemek lazım ama öyle yoğun bir trafiğe çıkıyorlar ki parkın etrafından ayrılıp da uzaklara gitmeleri oldukça güç.

Tüm bunlara ek olarak bu iki kayıp köpeğin ikisi de küçük, kısa sürede sahiplerinden ne kadar uzaklaşmış olabilirler düşündürücü. Dolayısıyla bu kayıp durumlarından biraz işkillendim. Umarım ben kötü düşünüyorumdur ve bu sene kışın Nişantaşı'nın içinde olduğunu duyduğum köpek çetesi yeniden iş başında değildir.

Bu yavrucakların en kısa sürede ailelerine kavuşup hem kendilerinin hem de ailelerinin tekrar huzura kavuşmasını dilerim.


Picasso: http://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150109487149546&set=o.124373907612171

Klayd: http://www.facebook.com/photo.php?fbid=163497903674715&set=a.163427720348400.35626.111324518892054&ref=nf




Özellikle Golden ve Labrador'larda çok fazla görünen bir davranış problemi; insanların elinde top ya da yiyecek varsa sürekli üzerine atlayarak alana kadar rahat bırakmamak, hatta zaman zaman düşürmek suretiyle almak.

Köpeğinizin bu davranışı karşıdaki insanları ve hatta yeri gelince sizi bile çok rahatsız edebilir. Bu davranışını düzeltmek için asla çok geç olmadığını bilip önlem almaya çalışmanız kısa zamanda olumlu sonuçlarını gösterecektir.

Ana kural şu; Köpeğiniz kendisi için ödül olan hiçbir şeyi kesinlikle karşılıksız ve bedavadan elde etmemeli. 

 - Onunla top oynayacaksanız ona topu atmadan önce onu oturtun ve o oturmadıkça topu kesinlikle atmayın. 
 - Aynı durum yemek için de söz konusu. Eğer ona mama ya da ödül verecekseniz yine aynı şekilde onu oturtmadan kesinlikle vermeyin. 
Zaman içerisinde iyi şeyleri oturarak elde edebileceğini anlayacak ve sizin elinizde top ya da mama görür görmez kendiliğinden oturmaya başlayacaktır.

Jessie Maçka Parkı'ndaki piknikçileri bu şekilde rahatsız ediyor. Karşılarına geçip en şirin gülümsemesiyle oturarak..:)



Bu sabah 8:30 gibi çıktık Jessie'mle. Önce yakındaki parkımıza uğradık 5-10 dakika heyecan gidermek için. Sonra Starbucks'tan kahvemizi alıp Maçka Parkı yollarına koyulduk. Erkenden orada olmak güzeldi. Meteorolojinin anons ettiğinin aksine hava inanılmaz güzel ve açık güneşliydi. Normalde akşamları gelen arkadaşlarımızdan Yunus ile köpeği ile karşılaşınca şaşırdım. O bir işten dönüyormuş, bana da bu saatte ne işin var uyusana dedi hatta..:) Tabii benim hafta içi sonu farketmeksizin 6'da kalkıp sıkıntıdan patladığımı bilmiyordu, böylelikle öğrenmiş oldu..:)

Bugün Jessie çok mu yakışıklıydı bilemiyorum, çünkü parka giderken, parkta ve parktan dönüşte karşılaştığımız tüm erkek köpeklerin saldırısına maruz kaldı. En çok şaşırdığım ise ben Jessie'nin kanayan patisine bakarken arkadan saldıran Maçka parkı köpeklerinden biri oldu. Köpekler arkadan vurmaz genelde, ama hem benim hem de Jessie'nin arkamız dönük olmasına rağmen affetmedi. Jessie baya viyakladı ama sanırım korkudandı. Herhangi bir yara falan göremedim, nereyi ısırdığını bile göremedim gerçi, patisindeki yaranın nasıl olduğunu anlayamadığım gibi.

Dönüş yolunda da yine tasmalı birkaç köpek sahibi ile karşılaştık ve yine aynı senaryo. Ben köpeğimin böyle bir huyu olduğunu bilmeme rağmen yaklaştırır mıydım bilmiyorum. Bir yandan köpekkerinin sosyalleşmesini istiyorlar, anlıyorum ama ben köpeğimin her seferinde aynı senaryo ile karşılaşıp da boynunun bükük kalmasından dolayı üzülüyorum. Üstelik tasma olmasa ya da bir şekilde tasmadan kurtulsa yapacaklarının hiçbir garantisi yok. İnşallah Jessie hiçbir zaman hiçbir erkek köpeğe karşı saldırgan olmaz.

Geçen hafta çektiğim bir videoyu paylaşarak iyi pazarlar diliyorum..:)




Köpeğinizin tüyleri parıl parıl parlasın ister misiniz? Sağlıklı tüyler aynı zamanda sağlıklı deri yapısının da göstergesidir. Sağlıklı deri yapısı olan köpeklerde alerji sorunları minimuma iner, tüy dökülmesi azalır ve koku sorunu yaşamazsınız.

Sağlıklı deri ve güzel tüylere sahip olmanın temelinde doğru beslenme yatar. Jessie'nin tüyleri güzel ve gösterişli olsun diye pekçok şey yapıyorum ve beslenme yazılarımızda bunlardan sık sık bahsediyorum. Bu yazıda ise şimdiye kadar ayrı ayrı yazılarda bahsettiğim bu besinleri topluca yazacağım.


Öncelikle sağlıklı bir deri ve tüy yapısı için temel besin kaynaklarının neler olduğunu yazalım; Protein, Çinko, Bakır, Omega 6 ve Omega 3 yağ asitleri

Jessie'ye tüyleri ve derisi için verdiğim besinler;
- Keten Tohumu (veya yağı)
Keten tohumu ve yağı omega-3 yağ asitleri içerir. Bu da köpeğinizin derisi ve tüyleri için iyidir. Jessie'nin yemeklerine arada bir keten tohumu karıştırıyorum, özellikle light yoğurt ile karıştırarak verdiğimde bayılarak yiyor.


- Elma 

Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri içerir. Deri alerjilerini azaltmanın yanısıra sağlıklı deri yapısı ve gösterişli tüylere sahip olmaya yardımcı olur. Elmanın çekirdeklerinin köpekler için zehirli olabileceği unutulmamalı, elma bir bütün halinde kesinlikle verilmemelidir. Ben Jessie'ye haftada bir ya da maximum 2 elma veriyorum. 
Bu ürün Omega yağları içeriyor, BURADA detaylı olarak yazmıştık. 

- Sarımsak 
İç ve dış parazitlere karşı korur, solucan oluşumunu engeller. Aynı zamanda deri sağlığı için faydalıdır. Köpekler için satılan sarımsak tabletleri de kullanılabilir. Jessie'nin yemeklerine haftada 1 veya 2 kez sarımsak koyuyorum. İyice eziyorum çünkü küçük parçalar halinde bile kalsa yemek istemiyor, sarımsağı bir türlü sevemedi. 

Sizin de sağlıklı deri ve tüyler için sırlarınız varsa eklerseniz çok seviniriz.:) Sevgilerimizle..:)



Jessie'ye bu akşam bir haller oldu. Akşam saat 9 gibi eve gelmiştik parktan ve enerjisini çok güzel atmıştı. Normalde bunun yarısı kadar yorulsa hemen sızar ama tüm akşam boyunca evde inanılmaz aktifti. Saat 1'den sonra ise ne olduysa sürekli olarak rahatsız olduğunu belirten sesler çıkarmaya başladı ve kapının önünden ayrılmadı. 

Normalde bu saatte çiş yapmaz ve sabaha kadar tutar ama belki çok çişi gelmiştir diyerek indirdim. Biraz yaptı ve hemen eve çıktık tekrar. Ama mızıldanmaları hiç kesilmedi, resmen acı çeker gibi inliyordu sürekli ve susmuyordu. 15 dakika kadar dayanıp herhalde kakası geldi deyip (hiç olmayacak şey de olsa) tekrar indirdim. Bu kez kaka yapacağız diye o sokak senin bu sokak benim yürüdük ama yapmadı. Ben de 20-25 dakikanın sonunda sinirli bir şekilde eve getirdim. Ancak hala aynı ısrarla inlemeye devam ediyordu ve saniye susmuyordu. Ama artık iyice kızmıştım; bu aralar ergenlik ve azgınlığın da etkisiyle iyice şımarıyor herhalde diye düşündüm. Kedilerin azmaları köpeklerde de oluyordur belki falan diye bile düşündüm hatta.  Dolayısıyla yaklaşık yarım saat inlemesini de hiçe saydım. Ama artık ben ona iyice kızmama rağmen de susmayınca illaki dışarıda yapması gereken birşey olduğuna iyice emin oldum.

Bu kez sokakları da aşıp yakındaki parka gittik. Sürekli deli gibi dolandı da dolandı, inanılmaz koştu. Ve en nihayetinde yarım saat kadar sonra kakasını yaptı. Şimdiye kadar yalnızca bir kez daha bu akşamki gibi yapmıştı, onda da sabah 5'te çıkıp kaka yapmıştık ama hiç susmamıştı yine bu şekilde. Şimdi merak ettiğim bunun sebebi. Jessie bu akşam iç parazitini olmuştu. Acaba iç parazit tabletlerinin böylebir etkisi var mı? Benim bildiğim kadarıyla tabletler alındıktan sonra parazitleri varsa kaka yoluyla atıyorlar ama bu kadar rahatsızlık verici olmaması lazım? Kaldı ki Jessie iç parazitini ayda bir oluyor ve veterinerimiz yapmak bile istememişti. Kakasını iyice analiz ettim ve en ufak bir parazit yoktu. Buna rağmen neden bu kadar rahatsız oldu ve o kakayı yapmak için elinden ne gelirse yaptı bilemiyorum. Bir bilgisi olan varsa yazarsa çok sevinirim. Ben de araştıracağım. Bir de iç parazit olduğumuz tarihleri çıkarıp geçen sefer aynı durumu yaşadığımızda yine iç parazit mi olmuş ona bakacağım. Bu kadarı bile baya aydınlatır sanırım.

Herkese iyi uykular, benden geçti bu gece artık..:)



Köpeğimizin "OTUR", "YAT", "BEKLE", "GEL" gibi temel itaat komutlarını bilmesi hem onun hem de bizim hayatımızı kolaylaştırır ve oldukça önemlidir. Burada akla temel itaat komutları dışındaki numaraları köpeğimize öğretmemiz ne kadar faydalıdır, neden köpeğimizi ve kendimizi bununla sıkıp zaman kaybedelim gibi sorular gelebilir. Nitekim Jessie'ye pekçok eğlencelik numara öğretmiş olmama rağmen ben de bunu kendimce sorguladım. Araştırdıklarımı kendi gözlemlerimin sonuçlarıyla da örtüştürerek şimdiye kadar bunlarla geçirdiğimiz zamanın zaman kaybı olmadığı sonucuna vardım.

Her şeyden önce köpeğimizle yeni numaralar çalışmak gündelik hayatımız içinde yerini aldığında köpeğimizle birebir iletişim kurup karşılıklı keyif aldığımız, eğlenceli ve sabırsızlıkla beklenen seanslar oluyor. Aynı zamanda sahibine güvenen, mutlu, güven duygusu gelişmiş, enerjisini pasif yoldan da atabilen bir köpek sahibi olmamız yolunda büyük bir adım atmış oluyoruz. Eğlenceli numaralar öğretmenin de -itaat komutları kadar olmasa da- oldukça büyük faydaları bulunuyor.

- Fazla enerjiyi atma
Fazla enerjiyi atmanın tek yolu köpeğimizi yürüyüşe çıkarmak veya onu koşturmak değildir. Eğitim çalışmaları sırasında köpeğimizin odaklanması ve konsantrasyonu artar, sakinleşir.
Evden çıkarken çok heyecanlanan köpeğinize 5 dakika bile olsa birkaç komut uygulatmayı deneyin. Bu 5 dakikanın bile sakinleşmesinde faydası olduğunu göreceksiniz.

- İstenmeyen davranışları engelleme/düzeltme
Köpeğimiz istemediğimiz birşey yaptığında ona alternatif bir eğlence ile başka bir yöne çekmemiz kolaylaşır. Ben bunu Jessie ile sık sık yapıyorum. Örneğin bir café'de otururken sıkılabiliyor ve huysuzluk yapıp gitmek istiyor. O zaman komutları uygulatıp onu biraz eğlendiriyorum, o da ödül almaktan ve etraftakilerin izleyip alkışlamasından inanılmaz mutlu oluyor. Öyle heyecanlanıyor ki o an orada olmak artık onun için mutlu bir hale geliyor.

- Birebir ve odaklı iletişim
Eğitim sırasında karşılıklı odaklanma doruk noktasında olduğu için bu zamanların çok içten ve samimi olduğunu söyleyebilirim. Jessie evde bana inanılmaz odaklıdır, çağırmadığımda gelmeme ya da söylediğimşeyi yapmaması gibi bir durum olmaz. Bunun evdeki seanslarımızdan da kaynaklandığını düşünüyorum. Bu seanslarda ondan beklentimi daha iyi anlıyor ve bana olan güveni artıyor.

- Eğitim prosesine alışma ve kendine güven
Eğitim günlük hayatın bir parçası haline geldiğinde farklı komutlar öğrenmek köpeğimiz için garip ya da korkutucu olmaktan çıkıyor. Aynı zamanda köpeğimiz takdir edildiğini daha sık gördüğü için kendine olan güveni artıyor ve mutlu oluyor.

- Köpek sevmeyen insanların pozitif yaklaşımı
Bu konuda çok fazla tecrübem var. Köpek sevmeyen veya köpeklerden korkan pekçok kişinin Jessie'nin takla atmasından ya da çakmasından etkilenerek birden ılımlı ve sempatik olduğunu defalarca kereler gözlemledim. Hatta size hayatında hiç köpeğe dokunmamış kişilerin Jessie'yi sevdiğini söylesem?



Cuma neşesi olarak bugün köpeklerle ilgili bir fıkra..:)

Yaratılış
İlk gün: Tanrı köpeği yarattı
İkinci gün: Tanrı köpeğe hizmet etmesi için insanı yarattı
Üçüncü gün: Tanrı köpek için potansiyel besin olması için diğer hayvanları yarattı
Dördüncü gün: Tanrı insan için dürüstlük ve iyiliği yarattı ki köpeğin iyiliği için çalışsın
Beşinci gün: Tanrı köpek için tenis topunu yarattı
Altıncı gün: Tanrı köpeğin sağlığı için veterinerliği yarattı; ama insan buna kırıldı
Yedinci gün: Tanrı yoruldu, ama köpeği gezdirmesi gerekiyordu.
Sonrasını tahmin edebilirsiniz.:)




Köpeğimizin daha iyi huylu olması için yapabileceklerimizin altında yatanları kavramak ezberimizde tutmaktan çok daha önemlidir. Aşağıda bahsedeceğimiz 5 maddeyi bir kez kavrayınca bunları köpeğimizle ilişkilerimizi geliştirmek için sürekli bir rehber edinebiliriz.


1) Köpeğiniz, "iyi" bir şey yaparken farkına varın. Pek çok ailede, köpek en fazla ilgiyi "yanlış" birsey yaparken çeker.
Örneğin, oyuncağı yerine masanın ayağını kemirirse, bütün ailenin ilgisi ona yönelecektir ve kısa zamanda köpek bu yaramazlıkları bir dikkat çekme aracı olarak kullanacaktır. Halbuki, köpeğiniz "iyi" bir sey yaparken, örneğin sessizce oyuncaklarını kemirirken, onunla ilgilenir, onu över ve severseniz, ilgi çekmek için bu olumlu davranışı tekrar etme eğiliminde olacaktır.

2) Sizi kızdıran "dikkat çekme davranışlarını" dikkate almayın. Köpeğiniz, azarlanmak pahasına dahi olsa, ilgi çekmek için havlayabilir ya da insanların üstüne atlayabilir. çünkü bu sekilde, olumlu ya da olumsuz, dikkat çekmeyi başaracaktır.
Örnegin, ısrarla havlayan bir köpeğin talebini yerine getirmek yerine, sadece duymazlıktan gelmek en iyisidir. Köpeğiniz bu davranıştan vazgeçene kadar, şiddetini arttıracaktır. Ama bir kez sabredebilirseniz, sonunda kazanan siz olacaksınız. En sonunda ise, mutlaka istediğini yerine getirin ve onu ödüllendirin. Köpeğiniz bu şekilde, sessiz kalmanın ödüllendirildiğinin farkına varacaktır.

3) Hayatta hiçbir şey karşılıksız olmamalıdır. Köpeğiniz istediği herhangi bir şeye (mama, gezinti, ödül, oyuncak, okşama) karşılıksız kavuşmamalıdır.
örneğin, sadece sevgi görmek için bile, basit komutları (otur, yat) yerine getirmelidir. Bu şekilde köpeğin gözünde, kumanda masasında "siz"in olduğunuz kesinleşecektir. Köpek, istediğini elde etmek için, kontrolü sahibine bırakması gerektiğini anlayacaktır. Bu şekilde, iki taraf da kazanır, köpeği kendisini dinleyen "sahip" de, istediğini elde eden "köpek" de...

4) Köpeğin yasadığı çevreyi siz yönetin. Köpekler, özellikle aileye yeni katılan genç köpekler, çok fazla denetim gerektirirler.
Aileler, köpeğin eşyalara zarar vermeden evin içinde serbest gezebilecekleri günlerin hayalini kurarlar. Köpeğin yaşadığı ortamı öyle bir düzenleyin ki, bütün gün bahçede başıboş kalıp sürekli havlamasın ya da salondaki eşyalarin düzenini altüst etmesin. Alışkanlık haline gelmeden önce, istenmeyen davranışları engelleyebilmek çok önemlidir.

5) Sahibine boyun eğmeyi, eğlenceli bir deneyim haline getirin. Köpeğiniziz size boyun eğmesi için, dominant-alfa (baskın-otoriter) rolü oynayarak, zor kullanıp onu sırtüstü yere yatmaya zorlamayın. Bu şekilde size boyun eğecektir, ama bu, köpek için son derece negatif bir deneyim olacaktır.
Bu davranış, korkuyla hatta saldırganlık ile sonuçlanabilir. Bunun yerine, istediğinizi yaptırtmak için kullanacağınız küçücük bir parça peynir, boyun eğmeyi onun için pozitif bir deneyim haline getirecektir. Sonunda ödül alacağını bildiği için, vereceğiniz komutu sabırsızlıkla yerine getirecektir.

Genel olarak;

  • Yaklaşımınız asla su şekilde olmamalıdır: "İstemediğim şekilde davranırsa onu cezalandırırım." 
  • Davranışlarınız daima şu şekilde olmalıdır: "Köpeğim benim istediğim şekilde davranırsa onu ödüllendiririm."



"GEL" komutunun en önemli köpek eğitim komutlarından biri olduğunu düşünüyorum. Bu komut sayesinde onu tehlikeli ya da istemediğiniz durumlardan koruyabiliriz. Aynı zamanda park ve açık alanlarda daha güvenli ve içimiz rahat bir şekilde bırakmamız da mümkün olur.

Ancak malesef köpek sahipleri olarak genellikle "GEL" komutunu öğretmekte pek başarılı değiliz. Bu yüzden GEL komutu köpeğimiz tarafından "ÇABUK DİĞER TARAFA KAÇ" şeklinde uygulanabiliyor. 


Köpeklerin GEL KOMUTU'na uymama sebeplerini kısaca değinmek gerekirse;
- Gel komutunu sadece köpek yanlış bir şey yaparken kullanmamız ve sonrasında köpeğimizi cezalandırmamız
- Gel komutunu "kötü köpek", "ne yaptın sen" gibi köpeğimizin aşina olup da azarlanır veya ceza alırken duyduğu diğer terimlerle birlikte kullanmamız
- Gel komutunu yüksek sesle, hatta bağırarak ve sinirli bir ses tonuyla söylememiz
- Gel komutunu yalnızca köpeğimizin oyun, eğlence gibi çok keyif aldığı anlarını sonlandırırken kullanmamız
- Gel komutunu köpeğimizin kesinlikle gelmeyeceği belli olan durumlarda kullanmamız


Yukarıdaki listeyi daha uzatabilirim. Ama genel olarak mantık aynı; yani köpeğimiz için GEL KOMUTU eşittir NEGATİF ve İSTENMEYEN ŞEYLER olacak pekçok şeyi yapıyor ve sonucunda da köpeğimiz gelmediği için onu suçluyor olabiliriz.

Öyleyse şimdi de neler yaparsak köpeğimiz gelir bundan bahsedelim. Öncelikle köpeğimize GEL komutunun temellerini vermemiz çok zor olmayacaktır, gözümüz korkmasın. Ancak farklı aşamalara geçip her durum ve koşulda gelmesini sağlamak için çalışılması gereklidir. Bu aşamaları köpeğimize nasıl öğretebileceğimiz ile ilgili bazı teknik ve önerileri aşağıda anlatmaya çalışacağım. Aşağıda okuyacaklarınızın benim Jessie ile olan tecrübe ve gözlemlerime istinaden çıkardığım teknikler olduğu ve elbette ki daha pekçok pratik yöntemi olabileceği de unutulmamalıdır.

GEL KOMUTU - TEMEL AŞAMA:
- Köpeğiniz yavruyken içgüdüsel olarak size gelme isteğindan faydalanın. Bunu komut söylemeksizin yaptığı her seferde geldiğine memnun olmasını sağlayın.
- GEL komutunun uygulamasına geçtiğinizde yavru köpeğinizi GEL diyerek yanınıza çağırın ve komutsuzken olduğu gibi yine gelince onu mutlu edin.
- Ödül olarak sevebilir veya ödül mamaları kullanabilirsiniz. Ancak sürekli aynı şekilde ödüllendirmekten kaçının, köpeğinizin merakını arttırmak gelme isteğini de arttıracaktır.
- Uygulamayı evde aynı odada iki ya da daha çok kişiyle uygulayabilirsiniz. Köpek çağıran kişiye gittiğinde aynı şekilde ödüllendirin.
- Aynı oda uygulamasını başarıyla geçtikten sonra dilerseniz aynı uygulamayı köpeğinizi farklı odalardan çağırarak yapabilirsiniz. Böylelikle eğitiminiz aynı zamanda bir arama bulma oyununa yani köpeğinizin doğal içgülerini kullanacağı keyifli bir maceraya dönüşecektir.

GEL KOMUTU - TEMEL EĞİTİMİN PARÇASI OLMA AŞAMASI:
- Köpeğinizi uzun bir tasma (flexi tasma olabilir) ile bahçeye ya da parka çıkarın ve kısa mesafelerle başlayarak evde yaptığınız uygulamayı tekrar edin
- Tasmanın boş kısmını giderek uzatın ve onu daha uzun mesafelerden çağırın
- Farklı mekanlarda bol bol pratik yapın

GEL KOMUTU - İTAAT EĞİTİMİNİN PARÇASI OLMA AŞAMASI, ZOR AŞAMA:
- Öncelikle bu aşamanın ileri aşama olduğu unutulmamalı, köpeğinizin buraya kadarki aşamalardan geçtiğine emin olmalısınız.
- Ailenizden ya da yakınlarınızdan biri ile birlikte çalışabilirsiniz. Belli bir mesafede durun ve elinize köpeğinizin sevdiği bir oyuncağı alarak partnerinize doğru atın. Aynı anda onu en tatlı ve sevgi dolu sesinizle GEL diyerek çağırın. İsmini de komutla birlikte kullanabilirsiniz.
- Dilerseniz kollarınızı da açabilirsiniz.
- Oyuncağa gitmek yerine size gelirse onu bol bol sevgiyle ödüllendirin.
- Arada köpeğinizi GEL komutuyla çağırmayarak oyuncak ve partnerinizle oynamasına izin verin. Böylece komut iyice pekişecek, aynı zamanda da eğitim köpeğiniz için daha eğlenceli bir hal alacaktır.

- Bu eğitimi de daha önceki aşamada olduğu gibi farklı mekanlarda uygulayarak pratik yapabilirsiniz.



Cesar Millan'ın resmi web sayfasında okuduğum bir yazıyı daha Türkçe'ye çeviriyorum. Cesar bu yazıda programı "Dog Whisperer" sayesinde insanlar hakkında öğrendiklerinden bahsediyor, kulak verelim mi?

Senelerdir söylediğim bir şey var; Ben köpekleri rehabilite ediyor, insanları eğitiyorum. Fakat birlikte çalıştığım köpek ve insanlardan insanlar hakkında da çok şey öğrendim. Bir eve gittiğimde ilk sorduğum soru "Sizin için ne yapabilirim?" oluyor. 10 kişiden 9'unun cevabı "Köpeğim şunu yapıyor, bu gibi bir sorunu var" gibi cümlelerle başlıyor. Ben ise "Siz ne yapıyorsunuz ve nasıl hissediyorsunuz?" diye soruyorum.

Sebebi basit; köpekler enerji yoluyla iletişim kurarlar. Onların doğal ortamında lider olan koruma ve yönlendirme yapan, "Senden yapmanı istediğim şeyi istediğim zamanda yapmalısın" diyen kişidir. Ancak biz insanlar bu şekilde iletişim kurmuyoruz, çünkü biz daha karmaşık yapıdayız. Pasif agresif karakterlerimiz, bugünümüzü şekillendiren geçmişlerimiz ve sorunlarımız var. Köpeklerin sorunları ise insan etkisinin direk sonucu olarak ortaya çıkıyor. Doğada köpekler dengeli olmayan bir lideri kesinlikle takip etmezler, kimin en iyi lider olacağını içgüleriyle anlarlar. Bizim köpeklerle olan evcil hayatımızda ise onları seçen biziz. Dolayısıyla onların doğal ihtiyaçlarını insanlaştırmaktansa asıl yapmamız gereken onları sakin ve tutarlı bir liderlikle yönetmek ve içgüdüsel ihtiyaçlarını karşılamak. Çünkü onlar biz insanlar gibi duygularla yönetilmezler.

İnsanlar bana hikayelerini anlatır ama asıl doğruyu hep köpekler söyler. Yani köpeğin davranışı ve sorunu bana aslında köpeğin ardındaki kişiyi anlatır.

İnsanlar ve köpeklerle olan iletişimlerimden öğrendiğim yadsınamaz bir gerçek var; Dünya hayvansever, köpek sever bir yer. Denge bizim göz ardı ettiklerimizden kaynaklanıyor. Bu yüzden bu denge mesajını tüm dünya üzerinde yaymayı kendime amaç edindim. Eğer bunu bir köpekle ve aynı zamanda bir insanla yapabiliyorsak, belki de tüm dünya üzerinde yayabiliriz. Ve böylece benim en büyük öğretmenlerimin(köpekler) yapabildiği gibi akılsal olarak farkında ve duygusal olarak uyumlu bir şekilde yaşayabiliriz.



Süper komik köpek tanımlarıyla karşılarınızdayım. Okurken benim yazarken eğlendiğim kadar eğleneceğinizi umuyorum. Sizin de aklınıza gelen köpek tanımlarınız varsa lütfen yorum olarak ekleyiniz..:)

TASMA: Sahibimi istediğim tarafa çekmeye yarayan şey.

YATAK: Herhangi bir yumuşak, sert, temiz ya da pis yer. İpek çarfaşlar da çamur içindeki çimler de olur!

SALYA: Başkasında yemek olup da bende olmadığında karşılaşılan durum. Önlemek için en acındırıcı ve aç bakışımla olabildiğince yakına sokulurum.

ÇÖP KUTUSU: En lezzetli kemik parçalarının, margarin kağıtlarının ve ekmek kırıntılarının bulunduğu yer. Benim favori mekanım, ama sahibime bir türlü sevdiremedim.

BİSİKLET VE MOTOSİKLET: Peşinden koşup havlayarak form tutmaya yarayan spor aletleri.

SAĞIRLIK: Sahibim beni yanına çağırdığında yakalandığım hastalık. Özellikle eve çağrıldığımda görülen bu hastalığın enteresan bir belirtisi de diğer tarafa doğru koşmaya başlamam.

PEÇETE KUTUSU: En keyifli köpek oyuncağı. Sadece bir kez oynanabilmesi kötü ama allahtan bol bulunan bir şey.

TOSLAMA: Sahibim sıcak çay ya da kahve içerken onun dikkatini çekmenin en kolay yolu.

ZIPLAMA: Toslama işe yaramadığında kullanılan manevra.

SEVGİ: Özgür irademle ve sonsuz bir şekilde hissettiğim yoğun duygu seli. Göstermenin en güzel yolları tırnaklarımı batırarak zıplamak, tırmalamak, yalamak, koklamak,.. Karşılıklıysa şanslıyım..:)



Jessie'nin doğumgünü pastasının tarifini tekrar vereceğime söz vermiştim geçtiğimiz günlerde. Geçen hafta paylaştığım köpekler için doğumgünü pastasını yapmayıp tamamen kendi kafamdan bir tarif yaptım çünkü.:) Ölçü veremiyorum, herşey göz kararı. Ama oldukça kolay olduğunu göreceksiniz.

Malzemeler
Pirinç ya da esmer pirinç
Haşlanmış kıyma ya da küçük parçalar haline getirilmiş et
Light yoğurt
Light peynir
Haşlanmış sosis

Yapılışı
- Pirinci et suyu ile haşladım ve biraz lapa kıvamında bıraktım.
- Soğuduktan sonra şekil vermek için ince bir kat olarak kap içerisine koydum ve kabı ters çevirdim, bu pastamızın alt katı olacak.
- Alt katın üzerine kıyma, light peynir ve ince kesilmiş sosis parçaları koydum, üzerine biraz da light yoğurt ekledim.
- Alt katın aynısı gibi bir de üst kat çıkararak üst pirinç katını da alt kat ve ara karışımın üzerine koydum.
- Üst kat üzerini light yoğurt ile kapladım, dilimlenmiş sosis parçaları ve rende haline getirilmiş light peynir ekledim.

Gördüğünüz gibi gayet kolay olan bu tarifimizi rahatlıkla yapabilirsiniz. Hatta ara kata brokoli, karnıbahar ve havuç gibi sebzeleri püre halinde koyarsanız çok daha lezzetli olacaktır. İşte resimlerden birkaçı..:)




Ben ne dersem o olur

- Baş yukarda ve kulaklar diktir.
- Gözler açık ve bir noktada sabittir.
- Ağız genelde kapalı veya çok az açıktır.
- Gövde uzun ve gergindir.
- Boyun tüyleri kabarık olabilir.
- Kuyruk sert ve düz veya vücudun arkasına doğru kıvrık olabilir.
- Köpek homurdanabilir ve hırlayabilir.
- Ya çok küçükken ciddi bir eğitimden geçecek yada onun kuralları ile yaşamayı öğreneceksiniz. Onunla yaşayabilmek için ciddi bir sabra ve iradeye ihtiyaç vardır.



Çok korkuyorum

- Baş öne eğik, kulaklar aşağıda ve düzdür.
- Gözleri kısıktır ve karşısındaki köpek ile göz temasından kaçar. 
- Ağız dişleri gösterecek şekilde açık ve geriye doğrudur. 
- Bazen dizler bükülmüş olabileceği gibi aşırı korku durumlarında titreyebilir.
- Kuyruk bacakların arasına kıvrılmıştır.
- Patiler terlidir. 
- İdrar sızdırabilir.
- Daha çok sokakta yaşayan köpeklerde görülen bir durumdur. 


Sinirliyim yaklaşma

- Kulaklar geriye doğru çekiktir. 
- Gözler bir noktada sabitlenmiştir.
- Ağız dişler görünecek şekilde geriye doğru çekiktir. 

Hırıltılar çıkarabilir.
- Vücut yüksek ve gergindir. Boyun tüyleri de kabarmıştır. 

Kuyruk dik ve kabarıktır. 
- Köpek hırlar veya yüksek sesle havlar.
- İyi eğitilememiş ve sosyalleştirilmemiş köpeklere özgü bir davranış biçimidir. Evde ve sokakta yaşayan köpeklerde görülebilir. Bu tür köpekler çoğunlukla mutsuzdur.


Çok endişeleniyorum

- Kulaklar kısmen diktir ve hareket edebilir.
- Gözler kısık, baş başka tarafa dönüktür.
- Ağız kapalıdır. Dişler hafif görünür.
- Patiler terlidir.
- Vücut gergin ve hafif alçaktır.
- Kuyruk hafif sarkık olabilir.
- Belki biraz sızlanabilir.
- Evde ve sokakta yaşayan köpeklerde görülebilir. Ayrıca yavru köpeklerde sıklıkla rastlanan bir beden dilidir.

Çok merak ettim

- Kulaklar diktir.
- Yüz anlamlı ve dikkat kesilmiştir. Yüzde mutluluk gözlenir. 
- Gözler ve ağız açıktır.
Vücut rahat, kuyruk dik ve sallantılıdır.
- Köpek hırlayabilir ve sesler çıkartabilir.
- Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve tüm yavru köpeklerde gözlenen bir beden dilidir.


Mutluluktan yerimde duramıyorum

- Kulaklar dik ve rahattır.
- Gözler açık ve rahattır.
- Ağız açık ve heyecandan nefes nefesedir. 
- Vücut oldukça hareketlidir. Sürekli bir sağa bir sola atlar ve yerinde duramaz.
Kuyruk oldukça hareketlidir. 
- Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve tüm yavru köpeklerde gözlenen bir beden dilidir.

Ben çok sakin ve uysalım

- Kulaklar aşağıya doğru basıktır.
Gözler biraz kısıktır. 
- Dudaklar açıktır ve yüzde bir mutluluk ifadesi vardır.
- Diğer köpek veya insana burun sürter ve yalar.
- Köpek sırt üstü yere yatmış ve patiler göğüs hizasında yukarıya doğrudur.
- Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve sokakta yaşayıp da bir çeteye mensup olmayan köpeklerde gözlenen beden dilidir.



  1. Asla olmadığın biri gibi davranma.
  2. Sevdiğin biri gelince onu güzel bir şekilde karşıla.
  3. Sadık ol.
  4. Biri kötü bir gün geçiriyorsa sessiz ol, yanına otur ve sakince sokul.
  5. Dışarı çıkıp bir tur atma fırsatını hiçbir zaman kaçırma.
  6. Mutlu olduğunda etrafta dönerek dans et.
  7. Temiz hava ve yüzünde esen rüzgarın keyfini bil; tadını çıkar.



Yorgun Günümüz ve Maçka Resimlerimiz

Dün Jessie'mle öylesine yorulmuşuz ki biz bile anlamamışız, acısı bu sabaha çıkınca anladık. Dün sabah 9:30 gibi Maçka Parkı'na gitmiştik, orada saatlerce koşup oynarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan. Eve döndüğümüzde saat 12:30 civarıydı sanırım. Jessie direk bayıldı zaten, ben de saat 4'e doğru uyumuşum. Saat 6 gibi Jessie acıkmış olsa gerek ki mama kabını getirip yanıma koydu ve beni uyandırma çabalarında bulundu. Kalkıp beslendik ve tekrar yollara koyulduk..:) 

Aslında tekrar Maçka'ya gitme planımız yoktu, Taksim'e doğru yürüdük, biraz gezindik ve saat 7:30 gibi hava çoktan karardığında Maçka Parkı'nın yakınlarındaydık. Arkadaşlarımızı çok özlediğimizi farkedip kendimi parktan içeri girerken buldum. Jessie bile ısrar etmedi girmek için, benim cinfikrim..:) Zaten parkın kapısından adımımı atar atmaz dakika bir gol bir şeklinde lafı yedik. Normalde kullandığımız patikadan anayola geçmek için iyi bir bahane oldu, orası ışıklıydı allahtan. Kimse var mıdır yok mudur derken tam da havuzların orada Hale ve Puffy'yi gördük, o saatte onlar da yeni geliyorlardı. Beraberce arkadaşlarımızın yanına yürüdük, çok kalabalık olmasa da 7-8 kişi vardı..:) Jessie delirdi de delirdi, kendini kimlere sevdireceğini şaşırdı. Bir Sedat Abi'ye bir Ersin'e ve diğerlerine sırayla..:) Jessie'nin doğumgünü için köpek çikolatası almıştık, herkese onları dağıtıp köpüşlerimizin ağızlarını tatlandırdık. Hava kapkaranlık ve saat geç olmuşken de evimizin yolunu tuttuk.

Ne derece yorulduğumuzu anlamamışım hiç, bu sabah kendimi yataktan zor çıkardım, Jessie'nin de benden farkı yoktu. Dışarı çıktık ama zar zor yürür hallerdeydik. Öyle ki Jessie'ye top atıyorum, suratıma bakıyor..:) Öldürdü beni gülmekten..:) Biz de 45 dakika kadar dolanıp eve geldik, Jessie çoktan sızdı, sanırım ben de aynı kaderi paylaşıyor olacağım..:)

 



Related Posts with Thumbnails