Anal kese nedir, nerededir ve ne işe yarar? 
Dış salgı yapan bir salgı bezi olan anal keseler iki adet olup anüsün her iki tarafında ve anüsten biraz daha aşağıda yer alırlar. Akıtıcı bir kanalla anüsün başlangıç, rektumun ise son bölümünden dışarıya açılan bu bezden salınan sekrasyon dışkının rahat bir şekilde dışarıya çıkışını sağlar. Anal keselerin yapısı ve işlevi kedi ve köpeklerde aynı olmakla birlikte , patolojileri farklılıklar gösterir. Özellikle köpeklerde anal kese hastalıkları kedilere oranla daha sık görülmektedir. 

Anal keselerde görülebilen rahatsızlıklar nelerdir?
Dışkılama sırasında, dışkının kese üzerine yaptığı basınçla kanallar açılır ve salgı dışkı ile birlikte dışarı atılır. Ancak çeşitli nedenlere bağlı olarak bu salgı dışarıya akıtılamaz ise, kese içinde birikerek anal keseye ait hastalıkların şekillenmesine neden olabilir. Anal keseler de görülebilen rahatsızlıklar : 
- Tıkanma, 
- Enfeksiyon ve sonuç olarak apse, 
- Anal keselerde nüksetme özelliğinde ve kötü huylu bir tür tümör olan adenokarsinomlar da şekillenebilmektedir. Bu tümör paratroid hormon benzeri bir madde salgılayarak hiperkalsemiye neden olabilir. 

Anal kese rahatsızlığının seyri nasıldır? 
Tıkanma, enfeksiyon ve apse birbirini takip eden evrelerdir. Öncelikle akıtıcı kanalın çeşitli nedenlerle tıkanması ve salgının dışarı akıtılamaması söz konusudur. Kanalın tıkanmasına neden olan etmenler, yabancı cisim, dışkı ve kirlerin kanalda birikmesi ya da çevre dokularda şekillenen yangı veya tümörlerin kanala basınç uygulamasıdır. Ayrıca kanalın patolojik olarak dar olması, salgının koyu kıvamlı olması, anal kasların güçsüzlüğü ve yetersiz kasılması, beslenmeye bağlı olarak dışkının yumuşak formda olması, uzun süren ishaller de kesenin boşalmasını engelleyen etmenlerdir. Tıkanan kese içerisinde biriken salgı zamanla yoğunlaşarak enfekte olur. Enfeksiyonun şekillenmesine Streptococcus fecalis, Escherichia coli, Clostridium welchii, Proteus spp ve Staphilococcus spp türü bakteriler neden olabilir. Şekillenen enfeksiyon ve kese içinde birikerek sertleşen içerik kesede irkiltiye ve yangıya neden olur. Zamanla enfeksiyonun ve yangının şiddetinin artmasıyla kese apseleşir. Gerekli sağalım yapılmadığında ise apseli kese kendiliğinden patlayabilir. 

Anal kese yangısı nedir?
Anal kesede gelişen bu patolojik durum genel olarak anal kese yangısı olarak adlandırılır. Tümöral oluşum dışında tedavisi kolay olan bu rahatsızlığın tespit edilmesi halinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu nükslerdir. Tam bir iyileşme sağladıktan sonra bile süren anal kese salgısı ve giderilemeyen kimi bozukluklar (kanalın darlığı, salgı kıvamının yoğun oluşu gibi) nedeniyle nüksler hemen hemen kaçınılmazdır. Bu nedenle de düzenli olarak veteriner hekim tarafından kesenin kontrolünün yapılması ve dolgun keselerin boşaltılması gerekebilir.

Anal kese rahatsızlıkları hangi ırklarda daha çok görülür?
Özellikle Poodle, Chihuahua, Terrier gibi küçük ırklarda sık görülmekle beraber tüm ırklarda görülebilir. 

Anal kese rahatsızlıklarının belirtileri nelerdir?
Klinik belirtiler ve yapılan fiziksel muayene ile hastalığın tanısı oldukça kolaydır. Başlangıçta görülebilecek en belirgin bulgu irkiltiye bağlı olarak şekillenen kaşınmadır. Bu nedenle sık sık bölgeyi yere sürme ve yalama isteği belirgindir. İlerlemiş vakalarda bölgede şişkinlik, kızarıklık ve ağrı saptanabilen belirgin bulgulardır. Kesenin enfekte, yangılı ve aşırı dolu olduğu durumlarda ağrılı ve zor bir dışkılama görülebilir. Ayrıca dışkıya, kan ve irinli içerik bulaşabilir. Anal kesenin akıtıcı kanallarının tıkanmış olduğu durumlarda şiddetli bir ağrı ve apseleşme görülebileceği gibi, kesenin patlayarak sürekli irinli bir akıntının geldiği fistül oluşturması da mümkündür. 
Kedi ve köpeklerde anal kese hastalıklarına bağlı olarak şekillenen en önemli sorun kabızlıktır. Bu bozukluk genellikle ilerlemiş yangılı vakalarda gözlenir. Ağrı nedeniyle dışkılamadan sakınma nedeniyle zamanla bu durum kabızlık oluşumuna neden olur. 

Anal kese rahatsızlıkları nasıl tedavi edilir?
Anal kese hastalıklarında tedavi hastalığın evresine bağlı olarak değişir. Hafif bir şişkinlik, kaşıntı ve kızak hareketiyle beliren irkilti söz konusu olduğunda kesenin boşaltılması sorunun çözümlenmesi için yeterli olacaktır. Ancak enfeksiyonun söz konusu olduğu durumlarda kesenin boşaltılması ve kese içinin yıkanması yanında uygun medikal bir tedaviye de ihtiyaç vardır. Daha komplike bir durum olan apseleşme, fistülleşme ve kanalın tıkanıklığının giderilemediği durumlarda ise tedavi ancak kesenin operatif yöntemlerle çıkarılması ile yapılabilir. 

Son söz olarak şunu söylemek isterim ki Jessie'nin anal kese salgısı, dışkısı ile kendi kendine çıktığı için veteriner tarafından temizlenmesine gerek kalmıyor. Köpeğinizin yukarıda anlatıldığı gibi ciddi şikayetleri olmadığı ve anal kesesi kendi kendine boşaldığı sürece anal kesesini sıktırmamanızı öneririm. Zira anal kese temizleme işleminin yapılması bu kesenin daha sık dolmasına neden oluyor ve bir yerden sonra veteriner tarafından sıkılmasının düzenli olarak yapılması gerekiyor. Ciddi bir sorun yoksa bırakın doğal olarak temizlensin..:)



Hayvan Sahiplerinin Yaşam Hakkı!

Bugün çok üzücü bir olay yaşadım! Aslında belki de çok fazla karşılaştığımız ve fazla kafaya takacak bir konu değil ama nedense beni çok üzdü. 

Akşam üzeri Jessie ile birlikte fırına gittik. Jessie benimle markete, fırına, alışverişe, vs gelir ve kapıda tasması yanında bir şekilde "YAT, BEKLE" komutunda bekler. Yerinden bir milim bile kıpırdamaz. Fırına girerken dışarıda bir kedi gördüm ve Jessie onu görmemesine rağmen daha sonra görür de peşinden koşar diye korktum. Bu yüzden onu da içeri aldım. Fırın geniş ve kapısı açık bir fırın, yani hemen girişte kapı kenarında rahatça bekleyebileceği bir yer. 

Bir ekmek aldım ve tam çıkarken dışarıda bizim siteden bir kadının "Bu köpeğin ne işi var burda yaaa!" diye bağırmasıyla irkildim. Sonrasında da "Her yerde bununla mı karşılaşıcaz biz?" diye ekledi. Jessie sitemizde herkesin bu kadar sevgilisiyken bu sözleri duymak beni çok üzdü. 

Bu arada söylediklerini bana değil kendi kendine söylüyor bu bayan. Keşke bana söylese ve bir şekilde bir derdi varsa iletişim yolunu tercih etse. Çünkü konuşup, bir sorun varsa giderebilmek insanlara bahşedilmiş bir özelliktir ve ben insan olarak her zaman bana bir şey denecekse onun açık seçik bir şekilde söylenmesini isterim. Böylece hem cevap hakkım hem de sorunu çözebilme şansı doğar. Fakat maalesef ki hayatta sorunları çözmek istemeyen ve sadece kendi kendine söylenip mutsuz olmak isteyen insanlar iletişim yerine kendince bağırmayı tercih ediyorlar. Bu olay beni çok üzdü. Çünkü ben köpeğimi her yerde rahat hareket edebileceğim bir şekilde yetiştirdim. 

Amacım hem kendimin, hem köpeğimin, hem de çevremdekilerin rahat etmesini sağlamaktı ve bunu büyük ölçüde başardığımı düşünüyorum. Yine de bir hayvan sahibi olarak yaşam hakkım yok mu? Kaldı ki köpeğim tamamen eğitimsiz de olabilirdi. Biz hayvan sahibi olarak onlarla sosyal olan herhangi bir şey yapmamalı mıyız? Biz de normal bir insan değil miyiz, normal ihtiyaçlarımız yok mu?



Köpeğinizin üzerinize atlamasını sevgi gösterisi ve oyun olarak görüyor olabilirsiniz. Bu yüzden onu engellemiyor da olabilirsiniz. Ancak köpeğinizin bu huyunu engellemez ve o atladıkça severseniz bu davranışı onayladığınızı ve devam edebileceğini düşünecektir. 

Nerede, ne zaman ve kimin üzerine atlayıp atlamayacağının ayrımını yapamayacağı için üste atlama davranışından dolayı pek çok zor durumda kalabilirsiniz. 


İşte birkaç örnek
1- Köpeğiniz hamile bir bayanın üzerine atlayabilir. Bu olayın ne kadar korkunç sonuçlara yol açabileceğini düşünebiliyor musunuz? 

2- Küçük bir çocuğun üzerine atlayarak onu devirip, yaralayabilir. Yahut pati ve tırnakları ile sıyrık ve yaralar oluşturabilir. Bu macera sonrasında çocuğun hayatı boyunca köpeklerden korkmasının ilk tohumları da atılır böylece. 

3- Tam hazırlanmış dışarı çıkıcakken köpek üzerinize atlar çorabınız kaçabilir. İşe giderken giydiğiniz beyaz gömlekte bir çift pati izi oluşabilir. Tırnakları ile giysilerinize özellikle yünlü olanlara zarar verebilir. Aynılarını dışarıda bir başkasına yapabilir. 


Peki ne yapalım derseniz sizi eski bir yazıma yönlendirmek isterim: 
Köpeğiniz Üzerinize Atlayarak Ne Demek İster ve Nasıl Engellersiniz?



Jessie'nin yatağını çamaşır makinesine yerleştirmek icin 15 dakika inat ettim. Veee sığdırmayı basardim. Kapağı kapatamadığımı saymazsak. :) 5 dakika da kapıdan destek alıp kapagini kapatayım diye kalkarken;
 "PAAAATT"!!! 

Sonraki 5 dakikaya dair hatırladıklarım; duvardaki kaloriferin sivri ucu, kafamda ötüşen kuşlar ve Jessie'min banyonun önünde ağlaması. 

Sonuçlar; 
1- Kafamdan akmış yarim şişe kan, kafamda koca bir yarık ve şiş 
2- Hafızam hala yerinde; TV'yi açıp test ettim; Tayyip'i gordum ve hatırlıyorum malesef :) 
3- 10 dakika daha uğraşıp yatağı makineden çıkarmam ve balkonda elimde yıkamam :( 

Kıssadan hisseler; 
1- Çamaşır makinesi deyip geçmemek, huyuna gitmek gerekir. İnatlaşınca sağlığa zararlı olabilir.:) 
2- Amerikalı böyle bir durumda Samsung'a dava açıp zengin olabilir, ancak Türk halkı acılarla yoğrulmaya mahkumdur. 


Kafamın yıkanıp temizlenmiş hali;




Cesar Millan'la Köpeklere Fısıldayan Adam'ın 6. bölümünden 1. kısmı paylaştık en son. Sıra 6. bölümün 2. kısmında. 
İyi seyirler ve kolay gelsin..:) 



Köpek beslenmesi ile ilgili elime geçen çok kapsamlı bir araştırma sonucu buldum. Zaman buldukça belli başlı kısımlarını çevirerek sizlerle paylaşmak istiyorum. 

İlk olarak köpeklerin alması gereken besinleri genel olarak listelemek ve faydalarını yazmak istiyorum. Köpekler için temel besin kaynaklarını şu şekilde sıralayabiliriz;

1- Protein ve Amino asitler
2- Karbonhidratlar ve lifler
3- Yağlar ve yağ asitleri
4- Vitaminler
5- Mineraller

Protein ve Aminoasitler
Proteinler, karbonhidratlar ve yağlar ile birlikte enerji kaynağıdır. Köpeğinizin bedensel ve hücresel işlevlerini gerçekleştirmesinde kullanılırlar. Sağlıklı gelişme, büyüme ve adaleler için gereklidir. Hormonları, enzimleri, vücut salgılarını ve çeşitli diğer vücut proteinlerini sentezlemek için kullanılırlar. 

Köpeklerde protein eksikliği; yetersiz büyüme, kilo kaybı, kas yıpranması, sert ve mat tüyler, kan proteinlerinin azalması, anne köpeklerde düşük süt üretimine neden olur. 

Köpek beslenmesindeki temel protein kaynakları; Et, yumurta, balık, tahıllar ve süt ürünleridir.

Karbonhidratlar ve Lifler
Karbonhidratlar öncelikle günlük olarak kullanılan -yani depolanmayan- ilk enerji kaynağıdır. Aşırı miktarda alınırsa depolanarak fazla kiloya yol açabilir. Lifler ise hazım ve bağırsakların düzenli çalışması için gereklidirler. 

Köpeklerde karbonhidrat eksikliği; kas kaybı ve erimesi, kilo kaybı, halsizliğe neden olur. Kas kaybının nedeni karbonhidrat alınmaması halinde ilk enerji kaynağı olarak proteinlerin kullanılıyor olmasıdır. Lif eksikliği ise bağırsak ve dışkılama sorunlarına neden olur.

Köpek beslenmesindeki temel karbonhidrat ve lif kaynakları; Tahıllar, pirinç, buğday, yulaf, mısır, bazı sebzeler

Yağlar ve yağ asitleri
Yağlar enerji vermesinin yanı sıra sağlıklı tüy ve deri yapısını destekler. Alerjik reaksiyonlar, yumuşak kasların kasılması, kan damarlarının genişlemesi, kan pıhtılaşması, bazı vitaminlerin vücut tarafından emilmesi ve daha pek çok önemli fizyolojik sürecin düzenleyisidirler. Yağlar ve yağ asitleri aynı zamanda enerji kaynağıdır ve köpeğinizin yemeğinin tadını daha güzel hale getirir.

Köpeklerde yağ ve yağ asidi eksikliği; genel sağlık durumunun zayıflamasına, kalın, mat ve kuru tüylere neden olur. Deri çoğu zaman kalınlaşır ve aşırı pullanma ve kepek oluşur. Yavru köpeklerde büyüme yetersiz olur.

Köpek beslenmesindeki temel yağ ve yağ asidi ve lif kaynakları; Omega 3 ve 6 yağları, hayvan yağları, bitkisel yağlar, et ve tavuğun yan ürünleri

Vitaminler
Vitaminler (A, B, C, D, E, K) köpeğinizin metabolizmasının gerektiği gibi çalışması için gereklidir. Her bir vitaminin oynadığı, farklı bir rol vardır. Tüm vitaminleri ayrı ayrı ele alarak bu konudan farklı bir yazıda bahsedeceğim.

Mineraller 
Köpeğinizin alması gereken başlıca mineraller, kalsiyum, fosfor, potasyum, sodyum, magnezyum, demir, bakır, çinko, iyot ve selenyumdur. Vitaminlerde de yazdığım gibi minerallerin de her birinin oynadığı farklı bir rol var. Bu yüzden minerallerden de daha sonra detaylı olarak bahsedeceğim.



1. Aşı karnesi olmalı, karnede öncelikle kuduz aşısı ve diğer aşıların güncel olması gerekiyor. 

2. AB üye ülkeler için yolculuk yapacak pet'in 7 aylıktan büyük olması gerekiyor. 
(en erken kuduz aşısı yapılma yaşı 3 ay + 
test için en erken kan alınma tarihi aşıdan 1 ay sonra + 
belge alındıktan sonra AB ülkesine en erken giriş tarihi 3 ay sonra = 7 ay) 

3. Aşı karnesinde veteriner tarafından imzalanıp kaşelenmesi gereken bölüm var. 

4. Mikrochip takılması ve mikrochip numarası aşı karnesine işlenmiş olması gerekiyor. 

5. Veteriner tarafından uluslararası sağlık sertifikası (ingilizce) yazılması, imzalanıp kaşelenmesi gerekiyor. Amerika dahil pek çok ülke için bu belge yeterli, ancak bazı ülkelere giriş için Tarım İl Müdürlüğü’nden resmi sağlık sertifikası alınması gerekiyor. 

6. Kuduz titrasyon testi için veteriner tarafından kan alınıp Ankara’ya Etlik Merkez Araştırma Laboratuvarı’na gönderiliyor. Sonuçları 1 hafta-10 gün içinde geliyor. Kuduz titrasyon testi için kuduz aşısı yapıldıktan en erken 30 gün sonra kan alınabiliyor. AB üye ülkelere giriş kuduz titrasyon testinden en erken 3 ay sonra yapılabiliyor. 
Kuduz Titrasyon Testi için Gerekli Belgeler; 
 - Mikrochip numarası 
 - Aşı karnesi fotokopisi 
 - Başvuru formunda pet bilgileri ve sahibinin bilgileri 

7. Yurtdışı çıkış işlemlerine başlarken petinizin iç ve dış parazit ilaçlarının yapılmış olması gerekiyor. AB üye ülkeleri için yolculuktan 15 gün önce iç-dış parazit ilaçlarının yapılıp karneye işlenmesi gerekli. 

8. Yolculuk tarihinden 48 saat önce ilgili belediyeden menşe şehadetnamesi alınması gerekiyor. Menşe şehadetnamesi alınması için aşı karnesinin götürülmesi yeterli. 

9. Yolculuktan 48 saat önce Tarım İl Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü’nden veteriner sağlık sertifikası alınması gerekiyor. Bu belgenin alınabilmesi için aşı karnesinin aslı ve fotokopisi, kuduz titrasyon test sonucu ve petinizi götürmeniz gerekli. 

10. İrlanda, İsveç, İngiltere ve Malta yurt dışından gelen petler için 3-6 ay arası karantina uyguluyor, ancak AB üyesi bir ülkeden giriş yapıldığı takdirde PET'S (pet travel scheme) sistemiyle karantinaya girmeden ülkeye pet girişi yapılması mümkün.


Alıntıdır.



Şeker Bayram'ının 1. gününü nasıl geçirdiğimizi BU YAZI'da anlatmış, çifte bayramınızı kutlamıştım. Sizlere o yazıda Jessie'nin bayram sabahı kahvaltısı olan garnitürlü kuşbaşının tarifini vereceğime söz vermiştim. Tarif çok kolay, resimlerle süsleyerek kısaca yazalım..:)

Malzemeler 
- Yarım kilo kuşbaşı 
- 1 kavanoz garnitür 

Yapılışı 
- Garnitür pişmiş de olsa yine de biraz haşlayıp bezelye, havuç ve patateslerin iyice yumuşamasını sağladım. Suyunu çekecek kadar az su koydum ki süzmeye gerek kalmasın 
- Garnitür suyunu çekince kuşbaşıyı ekledim ve pişirdim. 

Jessie sabah kahvaltısı olarak, ben de öğle yemeği olarak afiyetle yedik..:) Herkese tavsiye edilir..:)





Lady, bir Pekingese, hem de en güzelinden. Sahibi tarafından bir hayvanseverin bahçesine bırakılmış ve bir daha alınmamış. Dişi ve hiç doğurmamış bir köpek.
Yanında gördüğünüz kedinin adı Leyla; sokakta annesiz ve daha gözleri açılmamış halde bulunuyor ve yer olmayınca Lady ile aynı kafese konuluyor. 
Leyla'yı emzirmesi için süt anne ararken birde bakıyorlar ki Lady, Leyla'ya annelik yapıp emdirmeye çalışınca memelerinden süt gelmeye başlıyor. 
Şu anda Leyla 1.5 yaşında. Ve hala emiyor Lady annesini..:)


Bu iki fıstığın hikayesi beni çok duygulandırdı. İnsanlar birbirini yerken bu iki güzelin dostluğu ve birlikteliği gözlerimi yaşarttı, resmen bir aile olmuşlar.
Şu an ikisi de yuva arıyorlarmış ve kesinlikle ikisi beraber aynı eve yuvalandırılacakmış. Birbirlerinden ayrılamadıkları ve Leyla hala emdiği için..:) 


Bu güzel ve vefakar anne Lady ile kızı Leyla'ya yuvanızı açmak isterseniz;
İletişim: 0 537 612 78 74 
Antalya
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.2161910540787.117435.1637290169&type=1



Jessie ve çocuk arkadaşlarının bizlere bir mesajı var! 

Çocuklarımız diyorlar ki; 

"Biz küçüğüz, safız, masumuz ve savunmasızız. 
Aklımız her şeye ermese de duygularımız var; seviniriz, üzülürüz ve kırılırız... 
Ve biz hayvanların hepsini çok seviyoruz, 
Çünkü onlar bize çok benziyorlar. 
Bizi yaramazlık yaptığımız için sokağa atmıyorsunuz, 
Açken doyuruyorsunuz, 
Yolda karşınıza çıkınca zevk için öldürmüyorsunuz. 
Lütfen bizim çok çok sevdiğimiz hayvanlara da aynı şekilde davranın! 
Onları da çocuklarınız gibi görün, sevin, kollayın..."
jessie çocuklar ve bebekler den anlamlı mesaj | izlesene.com



Sabah çok kötü bir kabusla uyandım. Allah hayır etsin. Kalkar kalkmaz minik kuşuma sıkı sıkı sarıldım, kollarımın arasından uçup gitmesine izin vermedim ama rüyamda tam da bu oldu. Ellerim bomboş, yüreğim acıyla doldu... 

Rüya olduğunu anlayınca ne kadar sevindiğimi kelimelerle anlatmam mümkün değil. 
Allah kimseyi yavrusundan ayırmasın. 
Ölümlere çare yok, katlanmak zorundayız bir şekilde; acı da olsa, zor da olsa! 
Kayıplar ise çok daha ayrı bir acı olsa gerek. 
Hem derin bir acı, hem de her an bulunuverir mi umuduyla yaşamak eminim ki çok zordur. 
Meçhul, insanın kendini belirsizliklerden kopararak ileriye bakmasını, planlar yapmasını da engelleyebilir. 
Diyorum ya, Allah hiç birimizin başına vermesin, yavrularımız hep sağlıklı, mutlu, huzurlu ve dizimizin dibinde olsun. 

Anneciğin seni çok seviyor güzel oğlum benim!




Çifte bayram diye buna derler! Bugün hem Şeker Bayram'ının ilk günü, hem de 30 Ağustos Zafer Bayramı! 

Bu sabah 7:30'da Jessie ile sabah gezintimize çıktık. Jessie Mişa'sı ile oynarken, ben de Filiz Hanım ve Hasan Bey ile sohbet ettim, bayramlarını kutladım. Hayatımda gördüğümen hayvan sever aile olan Paçal ailesinin tüm fertlerini çok seviyorum ve Filiz Hanım ve Hasan Bey'i artık kendi annem babam gibi görüyorum desem yeridir. Sağ olsunlar hiçbir zaman güler yüzlerini ve hoş sohbetlerini eksik etmezler. İyi ki varsınız! 

Sonra Jessie ile markete gittik ve minik kuşum beni market kapısında 20 dakika bekledi. Tasmasız bir şekilde ve yerinden bir santimetre bile kımıldamadan, maşallah benim oğluşuma..:) 

Eve dönünce Jessie'me garnitürlü kuşbaşı, kendime de bayram kahvaltısı hazırladım ve afiyetle yedik. Garnitürlü kuşbaşının tarifini ve resimlerini daha sonra paylaşacağım..:) 

Daha sonra ben biraz kitap okudum ve birkaç gündür Jessie de ben de uykusuz kaldığımız için uyuyalım dedik. Tam da o sırada bayram zilleri çalmaya başladı ve Jessie'min çocuk sevgilileri teker teker bayramımızı kutlamaya doluştu. Biz de onlara şeker ve baklava ikram ettik...:) 

Haliyle Jessie onları görünce dışarı çıkmak istedi ve uykumuz yarıda kaldı. Bu yüzden normalden biraz daha erken dışarı çıktık. 5 gibi çıkıp güzelce gezerek 7'ye doğru eve geldik. İşte bizim bayram günümüz de böyle huzur içinde geçti. 

Bizi takip eden herkesin Ramazan Bayram'ını en içten dileklerimizle kutlar; büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öperiz. Ayrıca bu günü bizlere armağan eden yüce Atatürk'ümüzü sevgi ve saygıyla anarak Zafer Bayram'ımızı da kutluyoruz. Jessie & Mehtap



Jessie'ye yaptığım balıklı ve sebzeli erişte o kadar nefis oldu ki yarısını da ben yedim..:) İçerisinde yok yok, misler gibi oldu, afiyet bal şeker olsun oğluşuma..:) 


Malzemeler 
- Erişte 
- Balık 
 - Kabak 
- Havuç 
- Lor Peyniri (yağsız ve tuzsuz olduğu için köpekler yiyebiliyor) 
- Elma sirkesi 




Yapılışı 
- Erişte, kabak ve havuçları suda haşladım, suyunu tam erişte çekecek kadar koydum. (Böylece suyunu süzmeme gerek kalmadı ve suyu ile birlikte vitaminin kaçmasını önledim) 
- Eriştenin suyunu çekmesine yakın temizlenmiş olan balıkları da ekleyerek erişte ile birlikte onları da pişirdim. 
- Erişte suyunu tam olarak çekip, balıklar da pişince lor peynirini ekledim. 


Jessie'nin bu öğünü hem sebze, hem karbonhidrat, hem de protein kaynakları içerdiği için çok sağlıklı ve faydalı oldu. 
- Balık omega 3 ve 6 içeriyor, kas yapısını güçlendiriyor ve köpekler için çok faydalı 
- Lor Peyniri kalsiyum içeriyor, kemikler ve iskelet yapısını güçlendiriyor 
- Elma sirkesi tüyler için çok faydalı, ayrıca bakterileri temizleme özelliği var 
- Sebzeler sindirim sistemini ve bağırsakları düzenliyor.





İstenmeyen gebelikler oldukça sık görülen bir durumdur. Tabii ki köpeğinizin kontrolünüz dışında çiftleşmesi bir takım problemler yaratabilir. Bu problemlerin başında da farklı ırklarla çiftleşme gelir. Ayrıca doğacak yavrulara bakamayacak veya sahiplendiremeyecek durumda da olabilirsiniz. 

Böyle bir duruma düşmemek için alınabilecek en iyi önlem köpeğinizin oestrus döneminde çok dikkatli olmak ve onun erkek köpeklerle bir araya gelmesini engellemektir. Bu dönemde göstereceğiniz bir dakikalık dalgınlık bile köpeğinizin çiftleşmesi için yeterli bir süredir. 

İstenmeyen gebeliği önlemenin yöntemlerini sıralayacak olursak; 
  •  Östrus döneminin hormon kullanılarak bastırılması 
  •  Kısırlaştırma
  •  İstenmeyen çiftleşme gerçekleşti ise hormon kullanılarak yavru oluşumunun önüne geçilmesi 

Köpeğinizin çiftleştiğini gördüğünüzde eğer onun hamile kalmasını önlemek istiyorsanız vakit geçirmeden veteriner hekiminize baş vurmalısınız. Üç gün ara ile yapılacak hormon uygulaması ile bu sorun büyük ölçüde çözümlenebilir. Ancak bu konu da dikkat etmeniz gereken önemli unsur zamandır. Çiftleşmeden sonraki 3 gün içinde yapılan uygulamalarda başarı şansı yüksektir. Hormon uygulamalarında amaç döllenmiş yumurtanın uterus'a yerleşmesini yani implantasyon denilen bağlanmayı önlemektir. 

İstenmeyen gebeliklerde uygulanabilecek diğer bir yöntem ise operatif olarak yavrunun alınmasıdır. Operasyon ile sadece yavru alınabileceği gibi tüm uterus ve yumurtalıklar alınarak bir kez daha köpeğinizin istenmeyen bir gebelik yaşamasını tamamen önlemiş olabilirsiniz. Bu yöntem veteriner hekimler tarafından daha çok önerilmektedir. 

Uzun süreli hormon tedavisi ile oestrusun ertelenmesi veya bastırılması bir takım problemlere sebep olabilmektedir. Bu sebepler arasında en sık görüleni rahim iltihaplarıdır. Bunun dışında vajina ve rektum prolapsusu, meme tümörü, yumurtalıklarda kist ve atrofi sayılabilir.



Cesar Millan'la Köpeklere Fısıldayan Adam'ın 6. bölümünden 1. kısımla bölümleri izlemeye kaldığımız yerden devam ediyoruz. 
İyi seyirler & İyi uygulamalar!



Yavru Köpeklerde Sosyalleşme Hakkında Notlar

  • Yavru köpeğin sosyalleşmesi onun tüm hayatını ve karakterini etkileyecek bir süreçtir. Bu süreçte amaçlananlardan bir kısmı şunlar olmalıdır;
    - Yavrunun toplum ve şehir içerisinde karşılaşacağı her türlü olay ile küçük yaşlarda tanışması
    - Yavrunun istenmeyen davranışlarının engellenmesi
    - Alışmamış olduğu durumlara adapte olması ve bu olaylar karşısında güven duygusunun kuvvetlenmesi

  • Yavru köpeğinizin sosyalleşme süresince dikkat etmeniz gereken hususlardan bazıları;
   - Köpeğiniz ile rahatlatıcı bir ses tonunda konuşun, bağırmayın ve sabırlı olun
   - Yavruyu tasmasından çekiştirmeyin
   - Sevdiği yiyecekleri ve oyuncakları yanınızda bulundurun; sık sık oyun oynayın
   - Yavrunun kafasını karıştırmayın; aynı olaylara karşı verdiğiniz tepkilerin aynı olmasına gayret edin.
   - Yavruyu korkutacak ani hareketlere izin vermeyin

  • Yavrunun sosyalleşme süresince tanışması gereken durumlardan bazıları;
   - Diğer köpekler (değişik ırk ve boylarda)
   - Farklı insan çeşitleri (çocuk, genç, yaşlı, üniformalı, güneş gözlüklü, şapkalı, vs)
   - Diğer hayvanlar (kedi,koyun, at,keçi vb) 

   - Çeşitli araç ve vasıtalar (araba, kamyon, motosiklet, bisiklet, kaykay vb)



Paşa'ya Veda! (Annesi Nimet Genco Ersoy'dan)

Dünyanın en hayvan sever, en sevgi dolu insanlarından biri Nimet Ablam'ın çok sevdiği Paşa'sı melek oldu. Öylece vurmuşlar Paşa'yı katiller! 

Kalakaldım! Benim gözlerim yaşlanıp boğazıma tükürükler takılırken sevgili Nimet Ablam kim bilir neler yaşıyordur? Nimet Ablacığımın Paşa'ya yazdığı veda mesajını paylaşmak istiyorum. Bir de şunu söylemek istiyorum: "Paşa çok şanslı bir köpekti Nimet Abla, o çok sevildi ve çok iyi bakıldı. Cennetten sizi izlediğine ve sizi beklediğine eminim. Allah sabır versin." 

Nimet Genco Ersoy'un Paşa'sına Vedası:
PAŞAM, ASIL DÜN GECE BENİ VURDULAR PAŞAM. SEN ŞİMDİ SONSUZ UYKUNDA IŞIKLAR İÇİNDESİN, YA BEN ANNEN NE HALDEYİM BİR BİLSEN? SEN BENİM AĞLAMAMA DAYANAZDIN SENDE AĞLARDIN GÖZYAŞLARIMI YALARDIN, O DİLİN DIŞARDA TOPRAK OLMUŞ OYYY KURBAN OLDUĞUM, UĞRUNA TÜM KIRŞEHİR'İ KARŞIMA ALDIĞIM SEN GİTTİN KÖR BİR KURŞUNA PEKİ BEN NE OLACAM? SEN BENİM HAVAM SUYUM TOPRAĞIM GÜNEŞİMDİN. BABAN DÜNYADA EN ÇOK KİMİ SEVİYORSUN DİYE BANA SORDUĞUNDA PAŞA HARİÇ DİYE BİDE EKLERDİ, BİLİRDİ SIRALAMADA SEN HEP İLK BEŞDİN SENDEN SONRA HERKES GELİRDİ. YAA BETTY'İM SIRF SEN YALNIZ KALMAYASIN BİZ YOKKEN ÜZÜLMİYESİN DİYE GELDİ SANA KARDEŞ OLDU, ŞİMDİ O YAVRUM YALNIZ. BEN ÖLDÜM, BEN KALDIM BU ŞEHİRDE SENZİZ, NE OLACAM PAŞAM, NEYAPACAM PAŞAM? ADINI DUYMAK SENDEN BAHSETMEK BENİM İÇİMİ ÇOŞTURURDU ŞİMDİ ADIN ACIM OLDU ADIN, KANIM OLDU. OYYY PAŞAM BEN SENSİZ NE YAPACAM, NE YAPACAM NE YAPACAM NE YAPACAM ?.........



Golden Retriever ırk özelliklerini daha önce BURADA tablo olarak vermiştim ama düz yazı olarak hiç yazmamışız. Bu eksiğimi hemen kapatmak istiyorum izninizle.:) 
Golden Retriever ırk özelliklerinden bir kısmı aşağıda bulunuyor. Bununla birlkte onların özellikleri ve onlarla yaşam yazılarla anlatılamaz demeden edemiyorum..:) 

Golden Retriever 
Golden Retriever, kremden altın rengine kadar değişebilen kürküyle güzel ve sağlam yapılı bir köpektir. Dış tüyler su geçirmez, iç tüyler ise sıktır. Kafa, uca doğru incelen, ama yine de geniş ve güçlü görünen ağız kısmı ile iridir. Dişleri makas ısırışı ile kapanır ve belirgin bir alın çıkıntısı vardır. Burun siyahtır. Gözler koyu renk, göz kenarları ile kahverengidir. Kulaklar orta büyüklükte ve düşüktür. Boyun ve baldırlar adaleli, göğüs geniştir. Kuyruk uzun ve düzdür ve genellikle kıvrık tutulmaz. 

  - Karakteri 
Goldenlar sevgi dolu, uslu ve zeki köpeklerdir. Kolaylıkla eğitilirler ve çocuklarla iken güvenilir ve naziktirler. Sadık, kendine güvenen, tatlı ve sahibini memnun etmeye hevesli bir ırktır. Aktif, güvenilir ve mükemmel bir aile köpeğidir. Golden Retriever itaat etmeye hazır yapısı nedeniyle itaat eğitimi onlarla çok keyifli geçer. Diğer hayvanlar dahil herkesle dost canlısı olduğundan ondan koruma görevi beklenmemelidir. Saldırganlık göstermemelerine rağmen Golden'lar gelen yabancıya havlayarak haber vererek iyi bekçilik edebilirler. İtaat yarışmalarında büyük başarı kazanmıştır. İnsandan izole edildiğinde ya da uzun süre sevdiklerinden uzak tutulduğunda yaramazlık yapmaya başlar. Çok hareketli ve ilgi isteyen köpeklerdir. İz sürme, vurulan avı geri getirme, narkotik köpeği, itaat yarışmaları yeteneklerininden sadece bir kaçıdır. Bu köpekler yüzmeye bayılırlar. 

  - Yaşam Ortamı 
Bu ırk yeterli egzersiz sağlandığında apartmanda yaşayabilir. 

  - Egzersiz İhtiyacı 
Golden Retriever günlük egzersize ihtiyaç duyar. Çoğunlukla top ya da sopa getir oyunu oynayacağından egzersizi nispeten kolaydır. Kolay kilo aldığından diyetine dikkat edilmelidir. 

  - Bakımı 
Bu düz ve çifte tüylü ırkın tüy bakımı kolaydır. Alt tüylere de dikkat ederek günlük tarama genel bakımı sağlayacaktır. Mevsim değişimlerinde orta derecede tüy döker. 

  - Kökeni 
Golden Retriever ilk defa muhtemelen sarı düz tüylü Retriver, kısa tüylü Tweed Su Spanieli, diğer spanieller ve hatta Newfoundland çaprazlanarak İngiliz Adalarında üretilmiştir. Aslında ırk showlara başlarda "Altın Düz Tüylü" (Golden Flat-Coated) adıyla çıkarılıyordu. Golden dünyanın en popüler aile köpeklerinden biridir. Dünya üzerindeki en iyi itaat yarışmaları birincilerinin çoğu Golden Retrieverlardır. Golden, karada ve suda iyi bir kuş avcısıdır. Mükemmel burnu sadece avını değil narkotik departmanı için uyuşturucu bulunmasında da kullanılır. İnsanı memnun etmeye eğilimi ve öğrenmeye açıklığı, bu ırka hastalar için terapi ve körler için rehber köpeklikte de büyük başarı kazandırmaktadır.



Cesar Millan'ın Türkçe yayınlanan ilk kitabı geçtiğimiz aylarda çıktı. Köpeklerle ilgili bir kitap almak isteyenlere ilk önerim bu kitap olacaktır. Kitabın arka kapak bilgileri ile D&R'ın internet sitesindeki satış linkini bulabilirsiniz. 


Arka Kapak Bilgileri 
Fotoğraflarla, açık talimatlarla ve en sık sorulan soruların cevapları ile AİLENİN BİR ÜYESİ en yakın arkadaşınızla mutlu ve uzun bir hayat geçirmek için bilmeye ihtiyaç duyduğunuz her şeyi kapsıyor: 
- aileniz için doğru köpeğin seçilmesi 
- en başından evin kurallarının koyulması ve uygulanması 
- bir veterinerde olması gereken özellikler 
- beslenme düzeni 
- bir köpeğin ailedeki diğer hayvana alışması 
- köpeğiniz için "egzersiz, disiplin, sevgi" planı oluşturma 
- köpeğinize yeni doğmuş bir bebeği tanıtma 
- ve daha fazlası! 


"Millan sakin ve şaşırtıcı biri... Bir maskeyi ve pelerini hak ediyor."
New York Times 
"Cesar köpeklerin kaos yüklü ortamına giriyor ve ardında huzur bırakıyor."
The New Yorker 


Yazar:Cesar Millan 
Çevirmen:Perran Yavuz 
Sayfa Sayısı: 360 
Dili: Türkçe 
Yayınevi: Epsilon Yayınları 


D&R Satış Linki: http://www.dr.com.tr/0000000343948,0000000367218/Eser/Kitap/Hobi/Hayvan-Bakimi/Ailenin-Bir-Uyesi



Cesar Millan'la Köpeklere Fısıldayan Adam'ın 5. Bölümünün birinci kısmından sonra şimdi de sırada ikinci kısım var. Cesar Millan'la sorunlara çözümler bulmaya devam!



2-3 haftadır çektiğim resimlerle yaptığım müzikli videomuzu izlerken keyifli zaman geçirirsiniz umarım..:) Sevgiler!

video



Doğum Günüm, Oğlum, Huzur..

Doğum günümün büyük bir kısmını oğlumla huzur içinde geçirmek istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Sabah oğlum yanaklarımı öperek doğum günümü kutladı. Sonra da ona kabaklı kuşbaşı yaptım..:) O afiyetle yerken ben "bu işte bir terslik var sanki" diye düşünüp gülerek onu izledim..:) Akşam gezimiz, güzel oğlum ve ben..:) Tüm yaşlarımda yanımda ol güzel fıstığım, seninle yaşlanmak çok güzel..






Köpekler zaman zaman yerleri kazarak çukur açarlar. Jessie de bazen çukur açma girişiminde bulunduğu için bunun nedenlerini araştırdım. Öğrendiklerimden bazıları beni biraz şaşırttı. 


  • Toprak altındaki kemik, oyuncak ve yiyeceklerin kokusunu alıyor olabilirler. Kemik ve yiyeceği tahmin ederdim ama oyuncak aklıma gelmemişti daha önce. Oldukça mümkün. Çünkü Jessie ağaçların en tepesindeki topların kokusunu bile alıp bir şekilde bana göstermeyi başarıyor. 
  • Özellikle hamile köpekler annelik içgüdüsü ile yavrularına yuva yapmak için sık sık toprağı kazarlar. 
  • Sıcak havalarda taze ve serin havayı yaymak amacı da kazma gerekçelerinden biri. Jessie bu kategoriye giriyor. Çünkü benim görmediğim bir anda kazmayı başarırsa, burnunu deliğin içine sokup serinlemeye çalışıyor. Eve gidince burun ve pati aralarını temizlemek de bana kalıyor..:) Ancak kazdığını görürsem hemen müdahale ediyorum, "hayır" dediğimde duruyor. 
  • Çit, duvar ve tel önlerini kazan köpekler bulundukları kapalı alandan kurtulmak için kazarlar. 
  • Enerjisini atamayan ya da kendisine bir iş/oyun verilmediği için sıkılan köpekler kazma çabasına girebilirler. Eğer köpeğiniz bu yüzden kazıyorsa onu daha sık gezdirip, enerjisini iyice attırmaya çalışmanızı öneririm. Ona vereceğiniz görevler ve oyunlar da sıkılmasını önleyecektir. Ben genelde Jessie'nin topunu saklıyorum, ona bir şeyler taşıtıyorum, çekiştirme oynuyorum, vs. 
  • Tırnakları uzayan köpekler tırnaklarının törpülenmesi için toprağı kazarlar. 
  • Kazma nedeni genetik olabilir, terrier gibi bazı ırklar kazmaya yatkındır. 

Köpeğinizin kazmasının önüne geçmek için işe neden kazdığını anlamakla başlamalısınız. Bahsettiğim gibi Jessie genelde sıcak havalarda kazıyor. Kazmaya başladığı anda "Hayır" diyorum, onu pozitif bir işe yönlendiriyorum ve böylece kazma eyleminin aklından çıkmasını sağlamaya çalışıyorum. 


Köpeğinizi çukur kazdığı için cezalandırmanızı önermem, en azından ben yapmıyorum. Ancak bunu yapacaksanız da onu iş üzerinde yakalamadıkça yapmamalısınız(tüm cezalarda olduğu gibi). Çünkü siz onu kazdığı çukur alanına götürseniz bile neden ceza aldığını anlamayacaktır.
Sizin köpeğinizin kazma huyu var mı ve farklı bir kazma sebebi gözlemlediniz mi?



Jessie'min 1 yaşına yeni girdiği zamanlardan kalma bu yemek videosunu çekeli uzun zaman olmuştu. Kameramın derinliklerinde kalmış..:) 
Jessie'nin yemeği sebzeli, kıymalı esmer pilinç pilavı. Her zamanki gibi yağsız ve tuzsuz tabii ki. İçerisinde ilave olarak omega 3 ve 6 içeren yağlar, keten tohumu ve 1 diş sarımsak olduğunu hatırlıyorum. 


Jessie maması konduktan sonra ben "tamam" diyene kadar oturarak ya da yatarak uslu bir şekilde bekler. O gün yatarak bekletmiştim ve sonra tamam dediğimde kalk demediğim için mamasını da yatarak yemişti kerata..:)

video



Bu videoyu izlerken tüylerim diken diken oldu. Hem şarkı hem de klip tek kelimeyle mükemmel. "Swedish House Mafia" grubunun "Save The World" şarkılarının resmi klibini izlemeden geçmeyin ne olur.

Süper kahramanlarımız bir gün dünyayı klipteki gibi kurtarır mı dersiniz? Önlerinden çekilirsek belki..:)



Köpeklere Fısıldayan Adam'ımız Cesar Millan'ın 5. Bölümünün birinci kısmı.



Köpeklere Fısıldayan Adam'ımız Cesar Millan'ın 4. Bölümünün ikinci kısmı.



Yavru köpek alırken çoğunluk bir aylık ya da daha küçük köpekler almakta. Ancak bir köpeğin bu kadar küçük alınması tavsiye edilen bir durum değildir.

Yavru köpeğin mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralları ve köpek davranışları öğrenmesi gerekmektedir. Eğer yavru annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayrılırsa hayata adapte olmakta zorlanacaktır. Bu da çeşitli davranış sorunlarını ortaya çıkarabilir. Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız. Bu sürede 
minimum 4-5 haftayı annesinin yanında, geri kalan 3 haftayı ise kardeşlerinin yanında oyun oynayarak geçirdiğine emin olunuz.

Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınırsa:
Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise,yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adepte olmada sorun çıkaracak,muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.

Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:
Bu süreden sonra alınan köpeğin üretici tarafından sosyalleştirilmiş olduğunu sorgulamak önemlidir.Çünkü sosyalleşmedi ise
 ilk aşamada insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkararak topluma uyum sağlamakta zorlanabilir.



İşte Köpeklere Fısıldayan Adam'ımız Cesar Millan'ın 4. Bölümünün ilk kısmı.



CanPet siparişimle ilgili şikayetlerimi sizlerle BU YAZIDA paylaşmıştım. Geçen bu süre zarfında(2 hafta) CanPet'den ses soluk çıkmamıştı, ta ki düne kadar.

Dün bir bey beni arayarak konuyla ilgili detaylı bilgi aldı. Kendisine olan biteni detaylıca anlattım, o da sabırla dinledi. Bana benim telefonda görüşüp, mail yoluyla iletişim kurmaya çalıştığım bayan müşteri hizmetleri yetkilisinin işine son verildiğini bildirdi. Söylediğine göre söz konusu bayanla ilgili çok fazla şikayet almışlar. Benden özür dileyerek yapabileceği bir şey olup olmadığını sordu. Ben de bu saatten sonra artık olanın olmuş olduğunu ama yine de aradığı için teşekkür ettiğimi söyledim. Müşteri politikasına yönelik iyi yönde çalışıp düzeltici önlemler alan bir firma zaten ne yapabileceğini bana sormazdı. Geçmişte de kalmış olsa yaşadığım sorunları unutturmak için müşteri geri kazanımına yönelik aksiyon alırdı.

Umarım yeni çalışanlarıyla aynı sorunları yaşamazlar ve bundan sonra kimse mağdur olmaz.



Mirsu her akşam Jessie'yle oynamaya gelen, sitemizin güzel mi güzel fıstıklarından biri. Sabahtan akşama kadar saat kaç diye soruyormuş ve akşam saat 6 oldu mu hemen oyun alanımıza koşuyormuş..:)

Gün içinde bazen havuzda karşılaşıyoruz ve ilk işi bana Jessie'yi sormak oluyor. Her seferinde Jessie'yi de havuza götürmemi istiyor, hatta yakında site yönetimine havuzda bir gün de köpek günü olsun diye giderse şaşmayacağım..:) İşte tatlışların ufacık bir videosu..:)

video



Avukat eşliğinde hazırlanmış evcil hayvan sahiplendirme sözleşmesi aşlağıdadır. Çıktısı alınarak kullanılabilir.

Yavrucukları sahiplendirirken en azından bir güvence, teminat. Herkese sevgilerimizle..

Mehtap & Jessie





Utandıran Atasözleri (Köpeklerle İlgili)

Bu atasözlerimizden utanıyorum, siz ne düşünüyorsunuz?

  • İtin olduğu yere melek gelmez. 
  • İtle yatan bitle kalkar. 
  • İt ile çuvala girilmez. 
  • Köpeklerle yatan, pire ile kalkar. 
  • Köpeği kurtaran, koyunları öldürür. 
  • Köpeğin ölümü de köpekçe olur. 
  • Köpek tüyünü bırakır, huyunu bırakmaz. 
  • Dişi köpek kuyruğunu sallamayınca, erkek köpek ardına düşmez. 
  • Dişi köpek, yalanmazsa, erkek dolanmaz.



Köpeklere Fısıldayan Adam'ın ilk bölümü ve ikinci bölümü sonra 3. bölümü de paylaşıyorum.



Kedilerle köpeklerin dostluk içinde oynayan resim ve videolarına hep gıptayla bakmışımdır.Bu yüzden Jessie'nin bu resimlerdeki halleri beni ne kadar sevindirdi ve gururlandırdı anlatamam. Şunu anladım; Bir şeyin üzerine çok gidildiğinde pozitif sonuç almak zorlaşıyor. Ama biraz daha oluruna bırakıp, sakince yaklaşıldığında çözümler daha rahat gelebiliyor. 

İki örnek verebilirim. İlki yerden yemek yeme sorunumuz. Jessie yerde ne bulursa yerdi eskiden, şimdiyse birisi yemek verse bile ağzına sürmüyor. Sosis, salam dahi denedim ve dışarıda olunca ağzına bile almadı. İkinci sorunsa kediler. Kedi kovalamaması için eskiden yapmadığımı bırakmadım, her türlü yöntemi denedim ama kediler hep daha cazipleşti sanırım ben uğraştıkça. Şimdiyse kedi tepki vermediği sürece oğlum onlarla deli gibi oynuyor, yalıyor, topunu paylaşıyor. Burada kedinin sakinliği de ana faktörlerden biri tabii ki. Kedi kaçsa Jessie hala kovalar diye düşünüyorum. Zamanla göreceğiz..:)



Yüksek kolesterol insanlarda olduğu gibi köpeklerde de yaygın olarak görülür. Diğer bir ismi de "Hiperlipidemi" dir.

Köpeklerde yüksek kolesterol nedenleri;
- Irksal ve genetik faktörler
- Egzersiz ve beslenme alışkanlıkları gibi yaşam tarzıyla ilgili faktörler
- Karaciğer fonksiyon bozukluğuna neden olan tıbbi durumlar
- Aşırı aktif tiroid ya da adrenalin bezi, yüksek kan şekeri, pankreas ve safra kanalı daralma iltihabı

Köpeklerde yüksek kolesterol belirtileri;
Yüksek kolesterolün nedeni ne olursa olsun belirtileri aynıdır; Nöbetler, karın ağrısı, ciltte yaralar, deride sarı/kırmızı renkli şişlikler ve sinir sistemi işlev bozuklukları. Ayrıca son dönemde yapılan bir araştırmada kendi kuyruğunu kovalayan köpeklerin yüksek kolesterolden muzdarip olmasının muhtemel olduğu belirtilmiştir. Bu araştırma kuğruğunu kovalayan ve kovalamayan 15'er köpek üzerinde yapılmıştır. Daha sonra bu köpeklerin kolesterolleri ölçülmüş ve yüksek kolesterolü olanların tamamının kuyruklarını kovaladığı görülmüştür.

Köpeklerde yüksek kolesterol teşhisi ve tedavisi; 
Köpeğinizde yüksek kolesterolden şüpheleniyorsanız onu veterinere götürerek sağlık muayenesinden geçirmeniz gerekir. 12 saat açlık sonrası yapılan bir kan testleri ile köpeğinizin kolesterol bulguları ortaya çıkar. 


Not: Bu yazı Mehtap Arslan tarafından yabancı bir makaleden çevrilmiştir. Blog adresi kaynak gösterilmedikçe alıntı yapılamaz.



Related Posts with Thumbnails