Mini İpucu; Yavru köpeklerin kasları kuvvetsiz olduğu için en az 4 aylık olana dek tuvaletlerini tutamazlar. O zamana dek yerleri gazetelerle ya da tuvalet bezleriyle kaplamayı ihmal etmeyin. İlaveten köpeğiniz uykudan kalktığında, yemek yedikten ve su içtikten hemen sonra onu tuvalet yerine götürün.





Jessie'den akşam incileri...

Akşam üzeri Maçka Parkı'nda çok üşüdüm ve eve gelince önce Jessie'yi güzelce temizledim, sonra da ısınmak için küveti doldurmaya başladım. Küvet dolarken 2 dakika balkona gidip kombi ayarını değiştireyim dedim. Geri döndüğümde bir de baktım ki banyoya girmesi yasak olan Jessie su sesine dayanamayarak bu yasağı delmekle kalmamış, bir de küvetimde dadanmış. Yaramaz oğlum bir güzel küvete girmiş şapur şupur takılıyordu. Beni görünce yüzündeki sevinç ifadesi anında "hayır, ben yapmadım, masumum" ifadesine dönüştü. Bakışımı görünce korkarak anında küvetten geri çıktı. Bir yandan "ne yaptın sen?" diye kızarken bıyık altından gülmeden edemedim.

Su kuşu, yaramaz oğlumu tekrar kuruladıktan sonra küveti bir kez daha doldurdum ve muradıma erdim..:)

Güzel pazar akşamları dileriz sizlere..



Jessie keşke;

1- Yerden yemek yemeseydi
2- Her çağırdığımda mutlu mesut bir şekilde gelseydi
3- Kedi ve kuş kovalamaya bu kadar meraklı olmasaydı


Tabii ki bu keşke'ler fındık kurdu kuzucuğumu sonsuz sevmeme engel değil. Yine tabii ki güzel oğlumu keşke dediklerimi yapmayan hiçbir köpekle değişmem, o benim bitanem, nar tanem.:)

Sizin keşke dediğiniz şeyler neler? Benim keşke'm yok diyen var mı peki? Haydi gelsin yorumlar, hodri meydan..:)

Sevgilerimizle,
Jessie & Mehtap



"Amman yarabbi" diyorum, bu ne kar kış, ne soğuk! Kış nihayet geldi mi ne? Sabah Jessie'yi çıkardığımda yağmur yağmıyordu. Sevinç içinde Maçka'ya gitmek amacıyla çıkmışken dakika bir gol bir şeklinde inanılmaz şiddetli poyraz ve doluya maruz kaldık bir anda. Haliyle Maçka yoluna bile çıkamadan rota değişikliğine gitmek zorunda kaldık. Zira Jessie bir yöne, ben diğer yöne uçmaktaydık..:)

Saat 3 gibi dışarıda parıl parıl bir güneş görünce "tamam" dedim, "sanırım şans bu kez bizden yana". Sabaha göre daha şanslıydık tabii, en azından Maçka'ya ulaşabildik. Ama bu kez de Maçka Parkı'nda doluya yakalandık. Neyse ki kısa sürdü ve büyük taneler halinde yağmıyordu. Saat 16:45 civarı evimize geri döndük.

Hem sabah hem de akşam eve girer girmez kötü havanın geçivermesi beni delirtmedi değil! Oğluşum hafta içi akşama kadar yolumu gözlediği için haftasonu iyice gezsin, enerjisini atsın istiyorum çünkü. Bu gezintilerin bana da en az Jessie'ye geldiği kadar iyi geldiğini de itiraf etmeden olmaz. Hatta bir itiraf daha; bazen Jessie yorulmuşken benim hala çok gezesim oluyor ve seansımızı uzatıyorum. İnanılmaz rutin olmasına rağmen bu kadar keyif almam hoşuma gidiyor, açık havada gezmek, toprağa temas etmek, yürümek, Jessie ile zaman geçirmek, koşmak, vs. çok çok güzel. Bu sayede daha az sinirli, sakin, mutlu ve huzurlu bir insan olduğumu söylemeliyim. Oğluma teşekkürlerimi sunarım. :) Canım pıtırcık kuşum, çok seviyorum seni ben!





Amerika ve Kanada'da, 200 çiftlikte bir araştırma yapılmış ve köpek ırkları çalışma ve itaat zekası yönünden değerlendirilmiş.

Değerlendirme yapılırken, itaat yarışmalarının sonuçları, eğitmen, üretici, hakem ve köpek sahiplerinin görüşü alınmış. Buna göre 117 köpek ırkı arasından en zekisi border collie. İkinci sırada kaniş, üçüncü sırada Alman çoban köpeği geliyor. Listenin son üç ismi ise buldog, basenji ve Afgan tazısı. Veteriner Yücel Mert'in yazısından yaptığımız alıntıyı yayınlıyoruz.

Bir köpeğin zekasını ve öğrenme yeteneğini etkileyen iki faktör var. Biri cinsi, ikincisi ise eğitimi veren kişi. Köpek eğitimi konusunda uzmansanız, zeka bakımından listenin en altlarından bulunan bir köpeği bile zeki bir hayvan haline getirebilirsiniz.

Amerika ve Kanada'da yapılan araştırmada, belirli türlerde hemen hemen her hakem benzer değerlendirmeler yapmış. Örneğin 199 hakemin 190'ı border collie'yi en zeki on köpeğin arasında sıralamış.

Diğer türlerde de benzer sonuçlar görülüyor. 171 hakem Shetland çoban köpeğini en başarılılar arasında saymış. 169'u kanişi, 167'si Alman çoban köpeğini ve golden retriever'ı de en kolay eğitilebilir on köpek türü arasında göstermiş. Yine 199 hakemin 121'i Afgan tazısını, 99'u basenji'yi ve 81'i de chow chow'u ittat eğitimine en az uygun tür olarak saymış. Genel olarak bakıldığında; koruma köpeklerinin en yüksek, av köpeklerinin ise en düşük puanlamayı aldığı görülüyor.

Kırma köpeklerde, köpeğin dış görünümü hangi türe daha çok benziyorsa, çalışma ve itaat zekası da o köpeğe benziyor. Örneğin beagle/kaniş karışımı bir köpek, dış görünümü olarak daha çok kanişe benziyorsa, zeka yönünden de daha çok kaniş gibi oluyor.

Köpeklerde Zeka Ölçüsü Nedir?
Sıralamada 1'den 10'a kadar olan köpek ırkları, çalışma ve itaat zekası yönünden en zeki olanları. Bu ırklara ait çoğu köpek, yeni komutları beş kez tekrarlandıktan sonra anladıklarını belirtebiliyor, fazla tekrara gerek kalmadan bu yeni komutları anımsayabiliyor. Sahiplerinin verdiği komuta yüzde 95 veya daha yüksek oranda uyuyorlar.

11'den 26'ya kadar olanlar, mükemmel çalışma köpekleri oluyorlar. Basit komutları öğrenebilmeleri için 5 ile 15 tekrar yeterli oluyor. Komutlara yüzde 85 oranında itaat ediyorlar. Ancak biraz daha zor komutlarda köpeğin itaat etmesi zorlaşabiliyor.

Köpek Irkları
 Zeka Sıralama Listesi
1. Border collie
2. Kaniş
3. Alman çoban köpeği
4. Golden retriever
5. Doberman
5. Shetland çoban köpeği
6. Labrador retriever
7. Papillon
8.Rottweiller
9. Avustralya çoban köpeği
10. Pemproke Welsh corgi
11. Cüce scauntzer
12. English springer spaniel
13. Tervueren
14. Schipperke
15. Collie
16. Alman kurzhaar
17. Flat coated retriever
18. English cocker spaniel
19. Orta boy snautzer
20. Brittany spaniel



Mutlu mesut bir şekilde işten eve geldim. Hem Jessie 2 gündür fazla gezemediğinden, hem de benim toprağa temas etmeye, hava almaya ve stres atmaya fazlasıyla ihtiyacım olduğundan Maçka Parkı'na doğru yola koyulduk. O da ne? Dakika bir gol bir!

Gerçekten de evden çıktığımızın ilk dakikasında hiç hoş olmayan bir olay yaşadık. Önümüzden yürüyen bayan o kadar yavaş yürüyordu ki Jessie onun yanından geçmeye çalıştı. O esnada bayana ufak bir temasta bulundu malesef. Temas o kadar küçüktü ki sadece kıyafetinin bir kenarına değdi diyebilirim. Ama bayan arkasını dönüp de Jessie'yi görünce hiddet, delalet ve hatta hıyanet içerisinde önce bana döndü. Sonrasında ise bir insan yüzünün alabileceği en nefret dolu, en korkutucu ve en hiddetli bir şekilde "ALLAH SİZİ KAHRETSİN!" dedi. Ufak çapta yaşadığım şoku atlat tıktan sonra sakin bir şekilde "NEDEN?" dedim, "NEDEN BELA OKUYORSUNUZ BİZE, BİZ SİZE NE YAPTIK?". Bağırarak şunu söyledi "BANA DEĞDİ". Ben de sakin bir şekilde "SİZE DOKUNMADI BİLE, NEDEN BİZE BELA OKUYORSUNUZ, LÜTFEN BİZE BELA OKUMAYIN, BUNU HAKETMEDİK" dedim. Bayan kendi verdiği aşırı tepkiye rağmen benim sakinliğim karşısında oldukça şaşırmış olsa gerek ki verecek bir yanıt bulamadı ve aynı sözlerini birkaç kez tekrarladı.

Benim çok aklıma takılan birkaç soruyu size de sormak isterim;
- Sizce bunu hak ettik mi gerçekten, ne düşünüyorsunuz?
- Peki bu kadar asabi, gergin ve her an Allah'ın adını anarak bela okumaya hazır bir insanın ibadeti geçerli midir?
- Abdest köpek değince bozuluyorsa bela okuyunca bozulmaz mı?

Biz yine de mutlu ve huzurlu gezimizi tamamladık. Herkese de mutlu akşamlar dileriz. Hem de en içten ve en samimi duygularımızla!
Mehtap & Jessie



Köpekler ve insanların beslenmesi üzerine 3 ilginç bilgi;

1. Köpeklerin dilinde 1700 kadar farklı tat için alıcı vardır. Dildeki tat alıcıların sayısı insanlarda 9000, kedilerde ise 470 civarıdır.

2. İnsanlardan farklı olarak köpekler suyun tadını alabilirler. Su için dillerinde tat reseptörleri vardır.

3. İnsanların vücutlarının tuza ihtiyacı vardır ve canları tuz çeker. Fakat köpeklerde aynı durum söz konusu değildir.



Köpeğinin dışarıda diğer köpeklerin dışkılarını yediğinden bahseden birkaç arkadaşımız benden bu konuda bilgi istedi. Daha önce yazdığım "Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu" başlıklı yazım dışkı yeme sorununun sebeplerini ve çeşitli çözüm önerilerini detaylı olarak içeriyor. Bu yazıya BURADAN ulaşabilirsiniz.

İlave bilgi olması açısından Cesar Millan'ın sayfasında da araştırma yaptım ve burada bulduğum bilgileri Türkçe'ye çevirdim. Cesar Millan'ın ekibinin bu konudaki önerilerini aşağıdaki gibi derledim;

Dışkı yeme eylemi yalnızca köpeklerde değil, çoğu hayvanda gözlemlenir ve normal bir davranış sayılır. Köpeklerde ise bu davranış genel olarak anne köpekler tarafından yavrularının pisliğini temizlemek için yapılır. Annesini taklit eden yavru köpekler de bu davranışı edinebilir. Yavrusu olmayan kimi köpeklerde de görülen dışkı yeme alışkanlık haline dönüşebilir.

Dışkı yeme sorununu engellemek için 2 yaklaşım önerilebilir. İlk ve en sık başvurulan yöntem dışkı yemeyi önleyici ürünler kullanmaktır. Çoğunlukla tercih edilen For-Bid adlı dışkı yeme önleyici ürün köpeğin mamasına karıştırılarak kullanılmaktadır. Ürün kullanıldıktan sonra köpeğin yiyebileceği dışkı daha acı bir tat almaktadır. Fakat çoğunlukla bu ürünün kullanımı geçici bir çözüm olarak kalır. Daha etkili olabilecek yöntem ise gezdiğiniz yerde bulunan dışkı üzerine acı sos dökmektir. 2-3 acı sos uygulaması sonrasında pekçok köpeğin bu davranışından vazgeçtiği görülmüştür.


Çeviri: Mehtap Arslan
Kaynak gösterilip, blog sayfasına link verilmeksizin kullanılamaz.



Tam 1022 nesnenin adını öğrenmeyi başaran Border Collie cinsi Chaser, kelime dağarcığı en geniş olan hayvanlar listesinin ilk sırasına yerleşti.

İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, ABD'nin Güney Carolina eyaletindeki Wofford Üniversitesinde görev yapan Alliston Reid ve John Pilley, 6 yaşındaki Border Collie cinsi Chaser'a 3 yılı aşkın bir süre boyunda günde 4-5 saat eğitim verdi. Chaser'a her seferinde farklı bir nesne gösteren iki psikolog, akıllı köpek ezberleyene kadar nesnenin adını tekrarladı.

Araştırmanın sonunda sadece nesnelerin adını öğrenmekle kalmayan Chaser, aynı zamanda bunların şekillerini ve işlevlerini de kavradığı ortaya koyarak, 3 yaşındaki bir çocukla eşit başarım sağladı. Toplam 838 teste tabii tutulan sevimli köpekten, 20 nesnenin arasından adı söylenenleri bulması isteyen araştırmacılar, Chaser'ın asla 2'den fazla hata yapmadığını da belirtti.

Araştırmalarının köpeklerin de kelimeleri hatırlama ve ayırt etme kapasitesinde olduklarını gösterdiğini belirten Reid, ''Köpeklerin de bebekler kadar dili anlayabileceğini söylemeye çalışmıyoruz. Ancak onların da şimdiye kadar düşünüldüğünden daha fazla kelimeyi öğrenebileceğini ortaya koyduk'' dedi.

Dört ayaklı dostlarının onların dillerinden anladığını savunan köpekseverlerin yüzünü kara çıkarmayan Chaser, en geniş kelime bilgisine sahip hayvan da oldu. Daha önce bu rekor, köpekler arasında 200 kelime bilen yine Border Collie cinsi Rico'ya aitti. Arizona üniversitesinde eğitilen papağan Alex de yaklaşık yüz kelime kullanarak insanla konuşabiliyordu.





Jessie'mden esinlenerek Golden Retriever ırkının vazgeçemediği huylara değinmek istiyorum. Farklı karakterde olanları kesin vardır ama bu özellikleri benim oğlumun damarlarına işlemiş durumda..:)

1- Bir Golden asla doymaz
2- Bir Golden asla yorulmaz
3- Bir Golden sevmek için uzanmış bir ele hiçbir zaman hayır demez (birinci maddedeki yeme eylemi söz konusu değilse)



Jessie ile evde eğitim komutları uyguladığımız bu videoyu çekeli baya oldu. Blogda paylaşmak için gönderiyi hazırlamıştım ama göndermeyi unutmuşum. Bugün taslaklara bakarken farkedince hemen yayınlayayım dedim..:)


jessie ile evde egitim komutlari izlesene.com



Sevgili Didem Engin Üstün arkadaşım bizlerle köpeği Caz'ın mantar tecrübesini paylaştı. Mantar hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler, öneriler ve tavsiyeleri bu yazıda bulabilirsiniz. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve Caz'a tekrar geçmiş olsun diyorum. 
Teşekkürler Didem ve Caz!

Köpeklerde Mantar Hastalığı
Didem Engin Üstün'ün kaleminden hastalık sürecinde yaşadıkları ve tecrübeleri

Köpekte mantar hastalığı hakkında başımıza gelene kadar hiçbir fikrim yoktu. Böyle bir hastalık olduğunu internetten okumuştum ama fazla üzerinde durmamıştım. Meğer yavru bir köpeğin mantar olması bizim grip kapmamız kadar kolay birşeymiş. İyileşme süreci ise 3 - 4 ayı buluyormuş. Bela bir hastalık yani.

Ben bu konuda hiçbirşey bilmediğim için diğer arkadaslara fikir versin diye bu yazıyı yazmak istedim. Caz'ın vücudunu hergün kontrol etmeme rağmen böyle birşeyi geç farketmiş olduğum için hala kendime cok kızıyorum. Caz'daki ilerleme şu sekilde oldu.Önce başının üzerinde küçük bir nokta olarak başladı. Ben oradaki degisikliği renk degisikligi sandim ve ne olduğunu anlamadım, tüylerindeki renk farkı zannettim. Meğerse mantar o sırada başlamış. Öyle hızlı yayılıyor ki Caz'ı iki gün sonra veterinere götürdüğümde o küçük noktacık büyümüş, yani oradaki tüyler dökülmüş, yuvarlak daire sekli oluşmuş, derisi ciğer gibi mor kırmızı bir renge dönüşmüştü. Bir gün içinde önce gözüne ve aniden sağ ön bacağına sıçradı. Gözünün çevresi ve göz kapağindaki tüyleri, kirpikleri döküldü, oradaki deri başındaki gibi tuhaf bir renk aldı. 


Veterinerimiz mantar için bir iğne yaptı ve 10 gün boyunca da mamasına ilaç kattım Ayrıca mantar görülen bölgelere sürmemiz için deri kremi ve mantar icin özel sampuan aldık. İlaç isimlerini özellikle yazmıyorum Çünkü böyle bir durumda bizim ilaç alıp vermemizin değil mutlaka zaman katbetmeden veterinere gidilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Dediğim gibi hastalık inanılmaz çabuk yayılıyor.

Bu hastalık köpeğinizin mantarı olan başka bir köpek ya da başka bir hayvan ile temas etmesi sonucu ona geçeceği gibi sizin dolaştığınız yerden bu hastalığı taşıyan bir hayvanın daha önce gecmis olmasıyla da bulaşabiliyormuş. Yavru köpeklerin bağışıklık sistemi çok kuvvetli olmadıgı için yetişkin köpeklere göre mantar kapmasi çok kolaymış. Benim gibi internetten yada kitaplardan köpeğinizi 4. ayını tamamlamadan, sosyalleşmesi için mümkün olduğunca çok başka köpeklerle biraraya getirin yazılarını okuyan arkadaslar şimdi mantar olasılığını da düşünmeyi unutmasınlar. 

Caz'a nasıl bulaştı, sokaktan mı yoksa başka bir hayvandan mı bilemiyorum. Şu an ensesinde çok genis bir alanda ve kuyruk dibinde de mantar yayılmış durumda. Çok fazla tüy dokuyor ve tüyleri arasında boşluklar oluşuyor. Hastalık dökülen ölü tüylerle değil sağlıklı tüylerle yayiliyormus. İnternette bu bölgedeki tüyleri veterineriniz traş eder yazıyordu ama bizim veterinerimiz traş etmedi, traş edersek yeni çıkan tüyler farklı renk olabiliyor hastalığın iyileşme sürecine de çok fazla etkisi olmuyor dedi. Kötü tarafı krem sürmek zorlaşıyor. İyi tarafı Caz'da görülen mantar insana bulasan cinsten değilmiş. Eğer bize geçse derimizin üzerinde bozuk para gibi yuvarlak kızarıklıklar olurmuş, ayrıca egzamadaki gibi sulu yara oluşmuyor. Başka bir iyi tarafı da deriyle ilgili olmasına rağmen herhangi bir kaşıntı yapmıyor. Bu durum içimi biraz rahatlatıyor. Bir de Caz karşımda sürekli kaşınsaydı daha çok üzülürdüm. Hastalığın ona verdigi bir rahatsızlık yok gibi görünüyor.

Dikkat edilmesi gereken en önemli şey bu süreç boyunca normal düzenden daha sık banyo yaptırmak. 5 günde bir gibi çok iyi geliyor. Ama mantar tüyler nemli kalırsa hızla yayılacağı için tüyleri çok iyi kurutmak gerekiyor. Tam bu durumda Asli Dogan arkadasımızın daha onceden bizlerle paylaşmış olduğu havlu imdadımıza yetişti, bir kez daha kendisine teşekkür etmek istiyorum. İyileşme sürecinde kızarıklıklar geçiyor ve tekrar tüyler çıkmaya başlıyor. Artık diğer köpekler için risk taşımadığından gönül rahatlığıyla arkadaşlarıyla biaraya getirebilirsiniz.

Bu yazı benim tecrübem sonucu hastalıkla ilgili fikir vermesi için yazılmıştır. Eğer köpeğinizde mantar olduğuna dair şüpheniz varsa en kısa zamanda veterinerimize danışın.

Sağlıklı günler,
Didem&Caz



Cesar Millan'ın son yazılarından bir tanesini web sayfasından çevirerek sizlerle paylaşıyorum, umarım faydalı olur..:)

Köpeklerin sakin ve tutarlı bir şekilde doğru hareket etmeleri için enerjilerini üretici bir şekilde kullanmaları gerekir. Bu yüzden bizler köpek sahipleri olarak onları etkin egzersizlere ve oyun ya da yemek zamanları öncesinde disipline etmeye yönlendirmeliyiz. Örneğin; köpeğimizi başıboş bırakmak yerine onunla top oyunu oynamalıyız. Oyundan önceyse onun sakin ve uslu olduğuna emin olmalıyız; topu almak için üzerimize atlıyorsa oyun başlamamalı. Ancak sakin bir şekilde oturup beklediğinde başlamalı. Sakin olmadığı zamanlarda onu memnun edecek ödüllendirmelerden kaçınmalıyız. Aynı durum bizim ruh halimiz için de geçerli; kendimiz sakin ve tutarlı değilsek de istenmedik hiparaktif ve tutarsız hareketlere yol açabileceğimiz için böyle zamanlarda da oyun ve çeşitli aktivitelerden kaçınmalıyız.



Köpeklerimizin sağlıklı olmaları için iç ve dış parazit tedavilerini aksatmamamız oldukça önemli bir husus.

   - Parazit Tedavisi ne sıklıkta yaptırılmalıdır?
Genel olarak dış parazit damlasını 2 ayda bir, iç parazit tabletini ise 3 ayda bir uygulamak önerilir. Yaz ve bahar aylarında ise dış parazit tedavisinin sıklığının arttırılması tavsiye edilir. Ben Jessie'nin iç parazit tedavisini 2 ayda bir, dış parazit tedavisini ise 1-1,5 ayda bir yaptırıyorum.

  - Parazit tedavisi ne şekilde uygulanır?
Genel olarak iç parazit tedavisi ağızdan tablet verilmek yoluyla uygulanır. Dış parazit tedavisi ise ense damlası şeklindedir. Ense damlası uygulamasının öncesinde ve sonrasınraki 2-3 gün su ile temas olmaması ilacın etkinliğini arttırır. Etkin bir ilaç kullanıyorsanız dış parazitlerin büyük çoğunluğu ilk 24 saat içerisinde yok olacaktır.

İç ve dış parazit konusunda ucuza kaçılmaması gerektiğini düşünüyorum. Jessie dış parazit damlası olarak Frontline plus, iç parazit tableti olarak ise Bayer Drontal plus kullanıyor. Bu markaları tercih etmenizi sizlere de tavsiye ederim. Sağlık ve beslenme konusunda ucuz olması için tercih edilen yöntemlerin sonrasında sorunlarla birlikte daha pahalı tedaviler olarak geri dönebileceğini unutmayın lütfen. 



Bazı köpeklerde ağır bir koku bulunduğunu fark etmişsinizdir. Vücut kokusunun farklı sebepleri olabilir; 
 - bazı hastalıklardan(karaciğer, böbrek, deri rahatsızlıkları)
 - beslenme bozuklukları
 - çok sık yıkama
 - doğru mamanın seçilmemesi


Bunların dışında çevredeki bazı pis kokulu atıklar, kendi çişine yada kakasına bulaşma da nedenler arasında sayılabilir. Unutmamanız gereken diğer bir konuda köpeklerde bulunan ve deri tabakasını korumak için var olan deri üstündeki koruyucu tabakanın, bazen köpeğin özelliğine bağlı olarak daha kokulu olmasıdır. Bu durumdan kurtulmak için medikal problemlerin ortadan kaldırılması gerekir. Eğer koku herhangi bir nedenden oluşmuyorsa ve köpeğinizin kendine özgü vücut kokusu ise o zaman köpekler için özel olarak üretilen parfümleri kullanabilirsiniz.



Kimler Köpek Almamalı

Bu aralar yolda köpek sahiplenmek isteyenler tarafından sık sık durduruluyor ve sorguya tabii tutuluyoruz..:) Jessie sıkıntı içerisinde beklerken ben de soruları cevaplayarak yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu kişilerden bazılarına kesinlikle köpek sahiplenmemeleri için üzeri kapalı mesajlar vermeye çalışıyorum. Karşılaştığım farklı insan profillerine ve tecrübelerime dayanarak bence aşağıdaki kategorilerden birine giren insanların köpek alma sebepleri sadece buysa köpek sahiplenme konusunu daha derinlemesine düşünmeleri iyi olacaktır diye düşünüyorum.

- Çocuğu köpek istediği için almayı düşünenler
Böyle bir örnekle 2 hafta önce karşılaştım. Sözde köpek isteyen kız çocuğu bir yandan Jessie'nin kuyruğunu çekerken diğer yandan üzerine binmeye çalışıyordu.

- Yalnızlıktan veya can sıkıntısından köpek almak isteyenler

- Sevgilisine hediye olarak köpek almak isteyenler
Sevgililer günü yaklaştı bu ara, hediye olarak köpek alacakların sayısında artış olacaktır. 


- Köpeğine düzenli egzersiz yaptıracak ya da onunla ilgilenecek zamanı olmayan kişiler

- Köpeğini bir aile bireyi olarak görmeyecek ve taşınma, çocuk sahibi olma gibi gerekçelerle onu gözden çıkaracak olan kişiler
Bana "Taşındığım için köpeğimi vereceğim, çok acil vermem lazım bloğunda yazsana" tarzı mesaj atanların atmamasını rica ediyorum.



Bir canlıdan faydalanarak yaşayan canlılara parazit denir. Köpeklerde iç parazitler pire, kene, bit gibi dış parazitler vasıtasıyla veya direkt temas yolu ile geçebilir. Dış parazitler köpeği ısırdıklarında bu iç parazitlerin larvalarını bulaştırırlar. Kimi yavrular bu parazitleri anne karnında alır, kimi köpekler ise başka bir köpeğin dışkısından, vücut sıvısından alır. Sivrisinekler de köpeklere iç parazit bulaştırırlar. İç parazitlerle mücadele için veterinerinizin önereceği rutin ilaçlamayı hiç aksatmadan uygulamalısınız. Köpeğinizi iç parazitlerden korumak için dış parazitlere karşı da mücadele etmeniz gerekir.

Başlıca İç Parazitler
İnce bağırsak kıl kurtları & askaritler: Gebelikte anne köpek plasenta yolu ile yavrulara geçirebilir. Dışkı, vücut sıvıları ile yetişkin köpekten köpeğe geçebilirler. Köpeklerin dışkılarında kolaylıkla görülebilen, yaklaşık 6cm. uzunluğunda , spagettiye benzeyen, ince beyazımsı parazitlerdir. Bazı köpekler kusarak bu parazitleri dışarı atmaya çalışırlar. Bağırsağa yerleşip, üreyen parazitlerin larvaları bedende dolaşır. Köpeklerde büyüme bozukluğu , ishal,kusma,dışkıda kan,su kaybı görülebilir. Parazitten etkilenen yavruların göbekleri balon gibi şiştir.

Kancalı kurtlar: Yavru köpeklerde daha sık görülürler. Bu parazit kanca benzeri dişleri ile bağırsağa tutunur, bağırsak duvarlarını parçalayarak kanamaya sebep olur. 50-100 tane kancalı kurt bir yavru köpeğin ölmesine sebep olabilir. Kusma, ishal, karında şişkinlik, dışkıda kan ve mukoza başlıca belirtileridir. Köpek ya dış ortamdaki larvaları yutar, ya da larvalar deriden kendileri girer. Gebelikte anne yavrulara plasenta yolu ile paraziti bulaştırabilir. Bazen de anne memesinden emdikleri sütle paraziti alırlar. Parazitin yumurtaları taze dışkının mikroskopla incelenmesinde görülerek teşhis edilir.

Yassı kurtlar & tenyalar: Anüs çevresindeki tüylerde görülebilirler. Köpeğin bağırsağına yerleşip, ishal ve kilo kaybına sebep olurlar. Kırık beyaz (şeffafımsı) , yassı, ileri geri sallanan, pirinç tanesine benzeyen parazitlerdir.Köpeğinizin yattığı yatağa da dökülebilirler. İlaçlama yaptıktan sonra yatağını da yıkamalısınız.

Kalın bağırsak kurtları: Sindirim sisteminin alt kısımlarına yerleşirler. Bazı büyük köpeklerde hiçbir belirti görülmeyebilir. Mikroskopla yapılan dışkı muayenesinde teşhis edilir. Köpekler etrafı koklayıp yalarken bu parazitleri alırlar. Öbür parazitlerin de sebep olduğu gibi, kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtiler görülür.

Kalp kurdu: İç parazitlerin en tehlikelisidir. Sivrisinekler ısırma yolu ile paraziti köpeğe bulaştırırlar. Subtropikal iklimlerde daha sık rastlanır. Sivrisineklerin yaşamasına ve üremesine uygun su, göl, nehir kenarlarındaki bölgelerde yaşayan köpekler daha büyük risk altındadır. Parazit kalbe yerleşir ve yaklaşık 13-30 cm. uzunluğa erişir. Kalp- akciğer hastalığı, öksürük, durgunluk, bitkinlik, kilo kaybı, solunum problemi gibi belirtiler gösterir. Kalp kurtlarını öldürmek için ilaç kullandığınızda, ölen kurtlar damarları tıkar. Bu sebepten tedavide başarı şansı çok düşüktür. Amerika’da kalp kurdu taşıyan köpeklerin çoğuna ötenazi uygulanmaktadır. Tedavisi hemen hemen imkansız olan bu parazitten korunmak , veterinerinizin önereceği korumaya yönelik ilaçlarla son derece basittir.



Köpekler yaşadıkları ortamdan bir çok dış parazit alabilirler. Dış parazitler köpeğinizin kanı ile beslendikleri için anemiye ve alerjik deri reaksiyonlarına sebep olurlar. Dış parazitler taşıdıkları bir çok iç paraziti de ısırma esnasında köpeğe bulaştırırlar. Bu sebepten dış parazitlere karşı veterinerinizin önereceği korumaya yönelik programı aksatmadan uygulamalısınız.

Başlıca Dış Parazitler
Pireler: Köpeklerde en sık rastlanan dış parazitlerdir. Bilimsel adı Ctenocephalides’dir. Şiddetli kaşıntıya sebep olurlar. Pirelerin tükürükleri bazı köpeklerin derisinde alerjik reaksiyonlar oluşturur. Bu sebepten pire köpeği ısırıp, başka bir konakçıya geçse bile, o köpekte deri alerjisi görülebilir. Pireler ısırma esnasında taşıdıkları iç parazitleri de köpeğe bulaştırırlar. Gözle görülebilen büyüklükte parazitlerdir. Pire dışkısı karabiber serpintisine benzer. Pirelerin 30 günlük yaşam siklüsu vardır. Bir dişi pire ilk kan emişinden yaklaşık 39-48 saat içerisinde yumurtlar. Pireler aylarca beslenmeden canlı kalabilirler. Karanlık, nemli ortamları severler. Yaklaşık 1.5m. zıplayabildikleri için köpeklere çok kolay yerleşirler. Yaşamları 4 evreden oluşur.
  Yumurta evresi—Oval, beyaz, ancak büyüteçle görülebilen yumurtalardır. Bir dişi yaşamı süresince yüzlerce yumurta yapar. Yumurtaların çoğu köpeğin üstünde tutunur; bir miktarı da çevreye dökülür. Pireyle mücadelede evi süpürdükten sonra elektrikli süpürgenin torbasını çöpe atmamız bu sebepten önemlidir.
  Larva evresi- büyüteçle bakıldığında minik bir solucana benzerler. Bir kısmı köpeğin üstünde, bir kısmı ise evdeki mobilyaların altında, halılarda, köpeğinizin yatağında pupa evresine geçmeyi beklerler.
  Pupa evresi— bu evre ortamın uygunluk şartlarına göre haftalar veya aylar sürebilir. Kozalar çevredeki titreşimler sayesinde çatlar ve çevreye bir dolu minik pire saçılır.
  Erişkin evresi— pupa evresinin sonunda kozadan çıkan pireler artık üremeye hazır erişkin pirelerdir.

Keneler: keneler de aynı pireler gibi, birçok hastalığa sebep olan dış parazitlerdir. Yumuşak veya sert kabuklu türleri vardır. Köpeklerde yaşayabilen keneler s zırhları (scutum) olan sert kabuklu kene türleridir. Keneler, nemli, gölgelik yerleri severler.Köpeklerin kanlarını emerek beslendikleri için anemiye sebep olurlar. Kan emme esnasında, taşıdıkları iç parazitleri köpeğe bulaştırırlar. İç parazitlerden başka lyme , Kırım Kongo Kanamalı Ateşi , ehrlichiosis , tularemi , gibi bir çok hastalığı da köpeklere ve insanlara geçirirler. Keneler bu hastalıkların bulaşmasında ara konakçı veya vektör vazifesi görürler. Kenelerin ağızları çengelli bir yapıdadır. Kan emerken bu çengelleri deriye geçirirler. Keneleri tutup çekerseniz kafaları derinin içerisinde kalır ; kenenin tamamı çıkartılamamış olur. Bu durumda kenenin taşıdığı virüs kolaylıkla hayvanın (insanın ) kanına karışır. Kenenin taşıdığı hastalıklarla mücadelede , kenelerin nasıl çıkartılması gerektiğini öğrenmeliyiz. Keneyi bir cımbız kullanarak, saat istikametinde çevirerek bir bütün olarak çıkartmaya dikkat edin. Keneyi aldıktan sonra, bölgeyi antiseptikle silin.
Kenelerin yumurtadan çıktıktan sonra 3 yaşam evreleri vardır.
  Larva evresi— yumurtadan çıkan keneler larva olarak birkaç gün beslendikten sonra toprağa düşerler. Bir sonraki nymp evresine kadar toprakta kalırlar.
  Nymp evresi— erişkin olmadan önceki evredir. Bu evrede nympler sıcak kanlı canlıların kanları ile beslenirler. Birinci haftanın sonunda, değişim için tekrar toprağa düşerler.Uygun koşullar oluşmazsa, bir sonraki evreye geçmek için aylarca bekleyebilirler.
  Erişkin evresi— artık sıcak kanlı bir canlıya yerleşip, üremeye başlarlar.

Lice: Tüylerin gövdesinde, deriden dökülen dış tabakayı yiyerek yaşayan 2mm.büyüklüğünde küçük dış parazitlerdir (bit) . Fiziksel temasla köpekten köpeğe geçerler. Köpeklerde kaşıntıya ve tüy dökülmelerine sebep olur. Pire ve kenelerde kullanılan ilaçlar licelar üzerinde de etkilidir. Çok miktarda lice, hayvanda anemiye sebep olabilir. Demir takviyesi gerekebilir. Köpeklerdeki lice, insanlarda görülen licelardan farklıdır, ve insana geçmez.

Uyuz ve Uyuz Böcekleri: 0.2-0.5 mm. büyüklüğünde akar parazitleridir. Derinin epidermis katları arasında kıl foliküllerine yerleşerek , doku artıkları, kan ve doku sıvısı ile beslenerek yaşarlar.Yerleştikleri bölgede alerjik reaksiyonlara sebep olurlar.Nemli ve karanlık yerleri severler.Parazit sayısının artması birçok hastalığı da beraberinde getirir. Uyuz, genellikle bağışıklığı düşük, hasta köpeklerde daha şiddetli bir seyir izler. Kötü bakım, dengesiz beslenme, tüy bakımının yapılmaması, havanın sıcak olması uyuzun kolay yayılmasına ortam sağlar. Uyuz böceği deriden alınan kazıntının mikroskopta incelenmesiyle teşhis edilebilir. Doberman, Boxer, Terrier, Alman Kurt Köpekleri ve Rottweiler cinsi köpekler genetik olarak uyuza daha yatkın ırklardır.
Hayvanlarda, scarptos canis, otodectes cynotis, notoedres cati, ve demotex canis etken uyuzlardır.
  Demodex—köpeklerde en yaygın uyuz demodex’dir. Köpeklerde lokalize veya yaygın olarak görülebilir.Sokak köpeklerinde sık görülür. Uyuz böceği köpeğin karın ve bacaklarının iç yüzü gibi kılsız ve az kıllı bölgelerinde derinin altına yerleşir. Bu sebepten mikroskopla dahi zor teşhis edilir. Bazen uzun süre hiçbir belirti görülmez. Köpeğin bağışıklığının düşmesi ile belirtiler ortaya çıkar. Şiddetli kaşıntı, deride kızarıklık, tüy dökülmesi, kaşetik ve bitkin görünüm , tüyde kepeklenme ve kabuklanma,deri renginde koyulaşma demodex’in belirtileridir. İlk evrelerde görülen derideki kırmızı, küçük kabarıklıklar zamanla yerini irinli, ülseratif yaralara bırakır. Diğer uyuzların tedavisi birkaç gün sürse de, demodex en inatçı uyuz türüdür.Tedavisi 4-6 ay sürebilir.
  Otodectes cynotis— bu tür uyuzda böcek sıklıkla kulak kepçesine ve kulak yoluna yerleşir. Kulakta kaşıntı, yangı, ve exudat birikimine sebep olur. Tedavi edilmezse, kulak deformasyona uğrayabilir.
  Notoedres cati— bu tip uyuz, kedilerde daha yaygındır. Genellikle yavru köpeklerde görülür; yetişkin köpeklerde çok nadir rastlanır. Uyuz böceği baş bölgesine yerleşir. Diğer uyuzlarda olduğu gibi, kaşıntı, deride dökülme,kalınlaşma en belirgin belirtileridir. Bazen hiçbir belirti olmaksızın uyuz böcekleri vücutta yaşar ve ürer.Başka bir sebepten bağışıklığın düşmesi ile uyuz belirtileri ortaya çıkar.

Uyuz Tedavisi: Uyuzla mücadelede düzenli tüy bakımı, sık yıkama yapmamak, ıslak hayvanı iyi kurulamak, başka hayvanın tasma, yatak , fırça gibi malzemelerini kullanmamak gibi önlemler alabiliriz. Çok sayıda köpeğin gezdiği alanlardan uzak durmak, şüpheli diğer köpeklerle fiziksel teması önlemek, köpeğimizi dış parazitlerden korumak, iyi ve dengeli beslemek alınması gereken diğer önlemlerdir.

Dış Parazit Tedavisi
Parazitlerle mücadele zor değildir. Ense bölgesine uygulanan damlalar, pire-kene tasmaları, iç parazitler için ağızdan veya enjeksiyon yolu ile uygulanan ilaçlar köpeğimizi parazitlere karşı korurlar. Bu uygulamaları düzenli olarak yaptırmak; özellikle dış parazitlerin daha sık görüldüğü bahar ve yaz aylarında köpeğimizin parazit kontrollerini hiç aksatmamak çok önemlidir. Diş parazit almış köpeğinizi veterinerinizin önereceği parazit şampuanı (bazen losyon,köpük,yağ sprey ,toz formunda da olabilir) ile yıkadıktan sonra, korumaya yönelik ense damlası ve/veya pire-kene tasması kullanmalısınız.Parazitlerle mücadelede köpeğin kullandığı yatağı, evin içini,mobilyaların altını,halıları da temizlemeyi (ilaçlamayı) unutmayın. Birçok parazit ilacı zehirli maddeler içerir. Bazı ilaçlar belli ırk köpeklere ve yavru hayvanlara kullanılamazlar. Bilinçsiz kullanım köpeğinizin ölümüne sebep olabilir. İç ve dış parazitler için veterinerinize danışmadan ilaçlama yapmamalısınız.

Animallia



Cuma Neşesi: Yaramaz Köpek Resimleri

Yaramaz oldukları kadar şirin, tatlı ve komik bu köpüşler, bakmadan geçmeyin..:) Yaramazlık ve köpekler deyince "Marley ve Ben" 'in Marley'sini anmadan olmaz, tabii ki onun da bir resmi var aşağıda..:) İyi ve neşeli haftasonları dilerim hepinize..:)



Sevgili Didem Engin Üstün arkadaşımız okuduğu köpeklerle ilgili bir kitaptan bahsetti; "Köpek Arkadaşım ve Ben" adlı bu kitap Ece Demirağ tarafından yazılmış. Didem'in kitapla ilgili yorumunu aynen sizlere aktarmak istiyorum; "ben köpek sahibi olmaya karar vermeden önce okumuş ve bu kararı vererken etkisinde kalmıştım".

Kitabı ben okumadığım için Didem'den bize biraz daha bilgi vermesini rica ettim, sağolsun beni kırmayarak yorumlarını hepimizle paylaştı. 


Köpek Arkadaşım ve Ben Alternatif Köpek Bakım Kitabı
Ece Demirağ
Kitap Yayınevi / Doğa ve Bilim Dizisi


Didem Engin Üstün'ün kitapla ilgili yorumları;
Bu kitap 2006 yılında basılmış. Yazarının bildiğim kadarıyla başka kitabı yok, en azindan internette yaptığım araştırmalarda ben bulamadım. Bu kitap Ece Hanım'ın köpeği
Gaco'yu sahiplenmesiyle başlayan köpeğine olan sevgisini ve onun sevgisiyle şimdi bizim pozitif egitim dediğimiz şekilde eğitimini anlatan, kendisinin alternatif köpek bakımı olarak nitelendirdiği bir kitap(üstelik köpeği pitbull ve alırken haberi yokmuş). Tamamen yaşadıklarından oluşuyor ve böyle yapmalısınız diye bir iddiayla yazılmamış sadece kendi sevgisi ve tecrubeleri doğrultusunda okuyucuya bir bakış açısı sunmak istemiş. Çok samimi duygularla yazılmış, ben okurken içimde o sevgiyi hissettim ve henüz Caz'a sahip değildim. Şimdi tekrar okuyorum ve daha da yogun duygular hissediyor daha iyi anlıyorum. Ayrıca Tan Oral'ın desenleri de var kitapta.
Ben çok sevdim, başkaları da okusun isterim. Keşke yazara ulaşabilsem ve teşekkür edebilsem ama bu konuda da internette bir sonuca ulaşamadım.

Sevgiler,
Didem


Bana yazdığınız tecrübeler, bilgiler ve her türlü paylaşım beni inanılmaz mutlu ediyor. Demek ki samimi ve güzel bir paylaşım alanı oluşturmuşuz hep beraber. Bloğumuz sayenizde daha da zenginleşiyor, Didem ve Caz'a sonsuz teşekkürler ve sevgiler..:)



Audrey Hepburn'ün gençlik yıllarında minik köpeğiyle birlikte bisiklet üzerinde çekilmiş bu siyah beyaz fotoğrafı internette gezinirken gördüm ve çok hoşuma gitti. Sizlerle de paylaşmak istedim, çok güzel değiller mi sizce de?




Evde İkinci Köpek İçin 7 İpucu

Evine ikinci bir köpek alan ve iki köpeği birbirine alıştırmaya çalışan bloğumuzun takipçisi bir arkadaşımız bu konuda bilgim olup olmadığını sormuş. Bu konuda bireysel tecrübem bulunmuyor ama biraz araştırma yapıp ingilizce makaleleri okudum. Bunun neticesinde edindiğim bilgileri kendi tecrübe ve yorumlarıma göre aşağıdaki gibi derlemiş bulunuyorum. Umarım bu ipuçlarının faydası dokunur, kolay gelsin..:)

Evde İkinci Bir Köpek - Öneriler ve İpuçları
1. Evdeki diğer köpeğiniz artık sizin bir numaranız olmadığını düşünerek kırgın ve kızgın davranışlar gösterebilir, hatta kendi mekanını fazlasıyla korumaya çalışabilir. Bu davranışları normal olarak karşılayın ama kesinlikle köpeğinize bu yüzden normalden daha fazla ilgi göstermeyin. Çünkü bu yalnızca davranışının artmasına neden olacaktır.

2. Köpeklerin ilk karşılaşma anının evde değil dışarıda olmasına dikkat edin. Her ikisi de tasmada, yani aynı şartlarda olsun. Bu sayede evdeki mevcut köpeğinizin mekan koruma içgüdüsünün önüne geçilebileceği gibi köpeklerin birbirlerini koklayarak arkadaşlık kurma ihtimali de artar.

3. Her iki köpeğinize de aynı derecede sevgi ve ilgi gösterin. Köpeklerden birinin diğerini kayırdığınızı düşünmesine neden olacak hareketler yapmayın. Köpeklerinizden biriyle oynarken diğeri de oyuna katılmak isteyecektir. Bu durumda yaklaşan köpeği uzaklaştırmaya çalışmayın ve onu da oyuna dahil edin. Her ikisine de dokunarak aynı derecede değerli olduklarını hissetmelerini sağlayın.

4. Herşeyi ikisiyle birlikte aynı anda yapmanız da tabii ki mümkün olmayacaktır. Bu yüzden onlara yeri gelince sıralarını beklemeleri gerektiğini öğretin. Köpeklerinizi ayrı ayrı çağırarak size karşılık verdiklerinde onları ödüllendirin. Ancak komutlarınıza ve çağrınıza uymyanz veya agresiflik gösteren olursa onları hemen ayırın ve sakinleşene dek ayrı mekanlarda tutun.

5. Köpeklerinize güveniniz tam olmadıkça gözetiminiz olmadan onları aynı mekanda yalnız bırakmayın.

6. Köpeklerinizle birlikte bol bol ve uzun süreli egzersizler yapın, onları iyice yorun. Böylece birbirleriyle uğraşamayacak kadar yorgun olurlar. Hem de enerjilerini ve streslerini atmış olacakları için daha sakin ve uzlaşmacı tavırlar gösterirler.

7. Lider olan ve kararları alıp yöneten daima siz olmalısınız. Köpeklerden birinin kendi istediğini yaptırmasına asla izin vermeyin; yoksa bunun önüne geçemezsiniz. Köpeklerinizin negatif veya agresif hareketlerini düzeltin. Onlara verdiğiniz mesaj her kim yaparsa yapsın yanlış davranışlara tolerans göstermeyeceğiniz yönünde olmalıdır.



Yavru Köpekler İçin İdeal Ortam

Yavrular için anneleri; ısıtma, nem, bakım, güven ve süt sağlamanın yanı sıra kan dolaşımı ve boşaltım sistemi için de yalayarak uyarım sağlar. Yavrular sütten kesilmiş olsalar bile iki aylıktan önce annelerinden ayrılmamalıdır. Annelerinden ayrılmak zorunda kalan yavrular için öncelikle temiz, nemli, sıcak ve hava akımının olmadığı rahatça hareket edebilecekleri bir yaşama alanı sağlanmalıdır. Sert plastikten yapılmış bir kutu ile bu yaşama alanı sağlanabilir, ısınma lambayla ya da havlu sarılmış buyot (sıcak su torbası) ile yapılabilir. Annesi olmayan yavrular birbirlerinin genital organlarını, ayaklarını, kulaklarını ve kuyruklarını yalayacağı için, ilk 4 hafta boyunca birbirlerinden ayrı olarak bakılırlarsa enfeksiyon riski azaltılmış olunur. Yaşama alanındaki ısı yavruların hizasında yerleştirilmiş bir termometre ile izlenmelidir. Yavrular büyüdükçe ihtiyaç duydukları ortam ısısı azaltılabilir.

Yavrular için ideal yaşama alanı ısısı;
Yaş                        Isı
0 - 7 günlük             33 °C
8 - 14 günlük           30 - 28 °C
15 - 28 günlük         28 °C
29 - 35 günlük         24 - 21 °C
35. günden sonra     21 
°C



Jessie - Kuş Bugün Zımba Gibi Maşallah..:)

Heyo, heyo, heyoooo..:))) Bu akşam eve geldim ve normal bir Jessie ile karşılaştım..:) Yavru kuşumun morali ve enerjisi hastayken bile azalmamıştı yemek yememesine rağmen ama bugün üç katı bir enerjili hallerdeydi. Bu da serumun etkisiymiş bu arada, "oğluma "doping vermişsiniz, yarışma dışı kaldık" diye veterinerimize takıldım hatta bu akşam..:)

Akşam oğluşumla Maçka Parkı'nda turladık yine ama o aşırı enerji bugün hiç atılamadı o kadar koşmasına rağmen..:) Olsun, dert değil, yeter ki mutlu ve sağlıklı olsun benim güzel yavrum. Hepimizin yavruları için temennim bu, sevgilerimizle pati sallıyoruz sizlere!



Maddi olarak barınak ve sokak hayvanlarına yardım edemeyenler için farklı alternatifler bulunuyor. Bunlardan biri de Pati Butik. Elinizdeki, evinizdeki kullanmadığınız eşyalarınızı Pati Butik'e bağışlayarak bizimkiler kadar şanslı olamayan hayvanlarımıza yardımcı olabilirsiniz.

Pati Butik'in yöneticisi Menis yaptıkları işi şöyle anlatıyor; Bizim Pati Butiği açma sebebımız yazın gene hayvanlar için yaptıgımız kermesten(bolluca köpekleri ve tuzla barınagı için) kalan esyaları değerlendirmek ve gene mınık dostlarımıza katkı sağlamak için..Şuan ben Şile nin mağdur melekleri grubunun üyesiyim ve her pazar sevgili dostlarımızı hem ziyaret edıyor,hem beslenmelerını saglıyor hemde gerekli tedavilerini sağlamaya calısıyoruz.şuan çekirdek bir grubuz.maddi manevi desteğimiz şuan için fazla değil.Pati butiğin çoğu kazancı şiledeki mınık dostlarımıza ayrılıyor(mama,ilaç tedavı ve sımdı aldıgımız ortak kararla kısırlastırmaya baslayacagız)bunlar maalesef kı maddi destek gerektıren işler o yuzden gercekten maddi desteğe ihtiyacımız var.Ancak mesela suan için Bolluca şantiye köpekleri,Ankara şaşmaz oto sanayıdekı köpeklerınde durumlarının vahım oldgunu öğrendım ve elımden geldıgınce onlarında beslenmelerıne katkıda bulunmak ve mama yollamak istiyorum.Yani şuan için başta şile canları ve sonra acil ihtiyacı olan her canlıya yardım etmek niyetındeyız çok şükür edebiliyoruz da..

Menis'i yaptığı bu güzel işler için çok takdir ediyorum ve aşağıda Pati Butik'in facebook iletişim sayfasını paylaşıyorum. Burası üzerinden iletişim kurup bağışta bulunabilirsiniz. Haydi bir el de siz uzatın!

Pati Butik Facebook Sayfası



İlginize ne kadar teşekkür etsem azdır. Oğlumun bu hasta halinde sizden geçmiş olsun demek, durumunu sormak ve destek olmak için herkesten mesajlar yağdı. Bu desteğiniz bana güç ve moral veriyor, milyonlarca kere teşekkür ederim.

Gelişmelerden sizleri haberdar edeceğime söz vermiştim. Jessie dün akşam 4 tane iğne oldu. Antibiyotik, bağışıklık güçlendirici ve mide asitlerini düzenleyici iğnelerin yanısıra bir de antibiyotik kullanmaya başlayacak bugün. Dün gece sabaha kadar kusması kesilmedi. Bir şey yemediği için artık mide öz suyu kusuyor. Ancak keyfi çok kötü değil, akşam yatağını üçe katlayıp sapıklık bile yapması yüzümü güldürdü..:) Minik sapık kuşum benim..:)

Bugün veteriner ile telefonda konuştum, gerekirse bugün serum yapabileceğimizi söyledi. Bir de dünkü iğnelerin bugün ikinci tekrarları var yapılması gereken. Ben işte olduğum için kardeşim Jessie'yi saat 7 gibi veterinere götürecek. Ben de şirketten çıkınca gidip alacağım minik yavrumu. Akşama kadar onu yalnız bıraktığım için çok özür dileyip, öpüp koklayıp, sabaha kadar okşayarak destek olacağım.



Bu yazı yılbaşı öncesinde gelmeliydi kabul ediyorum..:) Yeni yılda almış olduğunuz alakasız hediyeler varsa kendimi sorumlulardan biri olarak bile atayabilirim..:)

"Geç olsun güç olmasın, önümüzde nice doğum günleri ve diğer özel günler var" diyerek köpek sahipleri ve köpek severlere alınabilecek 5 güzel hediye alternatifi yazıyorum. Aman yanlış anlaşılma olmasın, bu yazının sebebi yeni yılda aldığım hediyelerden memnun olmamam değil kesinlikle..:)


1- Köpeklerle ilgili kitaplar;
Cesar Millan'ın kitabı olabilir mesela. Bloğumuzdaki köpeklerle ilgili kitap önerileri için BURDAN buyrun.


2- Petshop'tan alışveriş çeki

3- Köpek oyuncakları ve ödül mamaları;
Kong oyuncak süper olabilir mesela..:)


4- Köpek resmi baskılı kupalar, biblolar, t-shirtler. 

Köpek sahibinin kendi köpeğinin resmi olursa muhteşem olur. 

5- Köpek sever adına barınaklara yapılmış bağış çeki



Sizin köpeğinizin burcunuz ne? Biz teraziyiz ve tembellik dışında özelliklerimiz tutuyor..:)

Kova 21Ocak - 19Şubat
"Arkadaş canlısı ve sadıktır"
Kova Burcunda doğan köpek, özgürlük tutkusu nedeniyle etrafta dolaşıp insanlarla tanışmaya bayılır. Çevredeki diğer evcil hayvanlar tarafından hemen kabul edilir ve bir an çevresindekilerin eğlence kaynağıyken, birkaç dakika sonra bir büyücü gibi ortadan kaybolabilir. Bir anı diğerine uymayan bu köpeğin inatçılığını yenmesi için iyi bir eğitimden geçmesi gerekir. Arkadaş canlısı ve sadıktır. Ona kendine özel bir alan ve düşünmesi için (köpekler ne düşünüyorsa) zaman vermeniz gerekir. Bazen köpeğinizin gizemli ve durgun olduğunu görürseniz, bilin ki şaşırtıcı bir şey yapmaya hazırlanıyordur. Bu burcun hayvanları son derece kibardır. Son derece akıllıdırlar, ama oldukça da dağınıktırlar. Onları eğitirken sabırlı olmanız gerekir. Emirlere kolay kolay itaat etmezler ve onları zorladığınız zaman tepki gösterirler. Meraklı olmalarıyla da tanınan bu hayvanlar her şeye burunlarını sokarlar. Eğer aptal bir köpeğiniz varsa, mutlaka kovadır. Başka köpeklere bile tuhaf gelen davranışları vardır. Bazan köpekten çok insan gibi davranırlar. Ancak kalpleri yine köpektir. Koşmaktan çok hoşlanırlar. Mutlu bir kova köpeği, özgürlüğüne düşkündür.


Balık 20Şubat - 20Mart
"Sıcaklık ve sevgi onun için çok önemlidir"
Bu köpek sevmek için yaratılmıştır. Dost canlısı ve sadıktır. Sürekli sizi mutlu etmenin ve ilginizi çekmenin yollarını arayacaktır. Gözlerinde genellikle uykulu bir ifade vardır ve uykusunda mırıldandığını duyabilirsiniz. Sezgileri güçlü bir köpektir ve bu yüzden bir seyahate çıkmanız gerektiğinde, siz daha eşinize bile söylemeden o bunu anlayacaktır. Sıcaklık ve sevgi onun için çok önemlidir ve eğer gerçekten isterseniz onunla aranızda çok güçlü bir bağ kurabilirsiniz. Okült bilimler üzerine çalışan insanlar için çok ideal bir iş arkadaşı olabilir. Sizi saatlerce sanki söylediğiniz her şeyi anlıyormuş gibi dinleyebilir. Çünkü anlıyordur. Kavgadan nefret eden bu burcun hayvanları huzurlu bir ortama ihtiyaç duyarlar. Sizin ruh hallerinizi dikkate alırlar ve hasta olduğunuzda sizi gözlerler. İçgüdüleri kuvvetli olan bu hayvanlar, sizin ne zaman kızgın yada üzgün olduğunuzu anlarlar. Kırma köpeklerin ideal burcu balıktır. Ancak balık burçlu köpek olmak çok akıl karıştırıcıdır. Akıllarına bir fikir gelir gelmez, ancak bu fikri uygulayana kadar başka bir fikre kapılırlar. Genelde zayıf pençe ve bileklere sahiptirler. Buna dikkat edilmesi gerekir.


Koç 21Mart - 20Nisan
"Çok oyuncu ve neşelidir"
Koç burcu köpekler her zaman enerji doludur. İlgiye çok düşkündürler, sevilip okşanmayı severler. Aslında böyle hiperaktif hayvanlarla ilgilenmek sizi biraz zorlayabilir. Özellikle de itaat etmeyi öğretmek konusunda zorlanabilirsiniz. Koç Burcunda doğan köpek çok oyuncu ve neşelidir. Bir saniyede sinirlenip hırlar, fakat hemen sonra neye kızdığını bile unutup etrafınızda dönmeye başlar. Koşmayı, oyun oynamayı çok sever ve yeteri kadar hareket etmesine izin verilmezse keyfi kaçar ve üzülür. Yaşlandığında bile hayat dolu, hareketli bir köpek olabilir. Bu köpeklerin yüzünde bir yara izi taşıyor olmasına şaşmamak gerekir. Zodyak'ın ilk burcu olan Koç köpeği, cinsinin lideri olmak ister. Bağlanmaktan kesinlikle hoşlanmazlar. Başka köpeklere karşı hoşgörüsü bulunmayan Koç köpekleri, çevresini keşfetmek ister. Her gördüğü yemek artığını yer.


Boğa 21Nisan - 21Mayıs
"Son derece inatçıdır"
Boğa Burcunda doğan köpek son derece inatçı ve kendi bildiğini okuyan cinstendir ve bu özelliği zamanla daha da belirgin hale gelir. Bu nedenle, erken yaşlarda eğitilmesi gerekir. Genellikle uysaldır, fakat sahibinin herhangi bir tehditle karşı karşıya olduğunu hissettiği anda çok öfkelenebilir. Bu köpeği sürekli gözlemek gerekebilir, çünkü köpekler için çok tehlikeli olan çikolatanın kokusunu nerede olsa alır. Sevgi dolu, sıcakkanlıdır. Mutlu olması için ona çok fazla ilgi ve sevgi göstermeniz gerekebilir. Hareket etmesi için onu zorlamak durumunda kalabilirsiniz. Boğa burcu köpekler son derece sakin bir yapıya sahiptir. Buna karşılık, üzerlerine gelindiği zaman bir anda değişirler ve asla mücadeleyi bırakmazlar. Bu hayvanlar dışarıda olmayı severler, uyumak mı oyun mu derseniz uyumayı seçerler. Yemeyi sevdikleri için kilo problemi yaşayabilirler. Sadık, namuslu, kolayca eğitilebilen bu burcun köpekleri, mükemmel rehber köpek olurlar. Çocuklarla çok iyi anlaşırlar. En büyük aşkları yiyecek, ikinci aşkları ise müziktir. Eğer boğa burçlu köpeğinizi mutlu etmek istiyorsanız ona Beethoven çalın. Saatlerce uslu uslu oturup, dinleyecektir.


İkizler 22Mayıs - 21Haziran
"Sık sık ilgi odağı olmaya çalışır"
İkizler Burcunda doğan köpek hayatı boyunca uyarıcılara ve oyuncaklara ihtiyaç duyacaktır. Konuşkan bir köpek alırsanız sizin çıkardığınız sesleri taklit etmeyi bile öğrenecektir. Sık sık ilgi odağı olmaya çalışır ya da havlar. İnsanlar gibi iletişim kurmaya duyduğu ihtiyaç nedeniyle bu köpeği havlamaması konusunda eğitmeniz gerekebilir. Sözel motivasyon bu köpeğin eğitiminde çok işe yarar. Onunla konuşarak çok şey başarabilirsiniz. Kapris ve uzun süre bir yere odaklanma gibi problemler yaşanabilir. Eğitimsel etkinlikler kısa tutulmalı ve zamana yayılmalıdır. İkizler burcu hayvanlar meraklı, dost canlısı ve enerji doludur. Bu burcun köpekleri çok havlayabilir. Yalnız kalmaktan nefret ederler, eğer imkanınız varsa onlarla oyun arkadaşı olması için ikinci bir hayvan almanız iyi olur. Kapınızı her zaman kapatmayı unutmayın, yoksa yeni arkadaşlar bulmak için kaşla göz arasında kaybolurlar. İkizler burcu hayvanları herkesin arkadaşlığından keyif alırlar. Bu burcun köpekleri çok çabuk sıkılır. Sürekli yeni yerler keşfetmek ister. Bir arkadaşınızdan köpeğinize birkaç gün bakmasını isteyin. Köpeğiniz bundan çok hoşlanacaktır. Eğer sabırsızlıklarının üstesinden gelirseniz, birkaç ufak atraksiyon öğretebilirsiniz. Gösterişe bayılırlar. Ancak köpeğinizi gözünüzden ayırmayın. İkizler köpeği, bir anda evinizi terk edip kaçabilir.


Yengeç 22Haziran - 23Temmuz
"Suyu ve yüzmeyi çok sever"
Bazen ona gerçekten çok kızıp bağırsanız bile, Yengeç Burcunda doğan bir köpek sizi sonsuza dek çok sevecektir. Bir süre somurtabilir ama sonunda sizi affedecektir. Suyu çok sever ve yüzmek en sevdiği etkinliklerden biri olabilir. Ulumayı çok sever ve duygusaldır. Depresyona girmemesi için çok özen göstermeniz gerekir. İlgi noksanlığı bu köpekte huzursuzluk yaratabilir. Genellikle çok yemek yer. Bu burcun hayvanları son derece hassastır. Yüksek sesten yada kendilerine bağırılmasından nefret ederler. Başkalarının varlığından bir anda rahatsız olabilir ve sakin bir ortama çekilmeyi tercih edebilirler. Rutinlerinin değişmesi yada eve yabancı birinin gelmesi saatlerce yada günlerce ortadan kaybolmalarına bile neden olabilir. Evi başka hayvanlarla paylaşmayı sevmedikleri gibi, evde yalnız bırakılmaktan da hiç hoşlanmazlar. Bu burçtan olan hayvanınızı evde yalnız bırakırsanız evdeki dağınıklığa da hazır olmalısınız. Sakın yengeç burçlu köpeğinize emir yağdırmayın. Yoksa ağlamasına engel olamazsınız. En duygusal köpekler, yengeç burçlulardır. Mükemmel anne-baba olurlar. Çocuklara bayılırlar. Sık sık huysuzlaşıp, sahiplerinin ilgi ve güvenini isterler


Aslan 24Temmuz - 23Ağustos
"Gururlu bir duruşu vardır"
İşte kral ve kraliçelerin burcu. Bu burcun hayvanları kendilerini kraliyet ailesinden gelmiş gibi hissederler. Lider olarak doğmuşlardır ve kısa sürede kendilerini takip edecek bir grubu toplayabilirler. Bu burçtan hayvanlar çocukları çok severler ve aynı zamanda çok koruyuculardır. Onlara şefkatli davrandığınızda canlarını vermekten çekinmezler. Bu burçta doğan bir köpeğin izlenmeye değer gururlu bir duruşu vardır. Çok zeki olmasa da çok iyi bir gösteri köpeği olabilir. Görkemli ve ihtişamlı bir havası, asil bir tavrı vardır. İlgi odağı olmak ister ve çok bakım gerektirir. İhmal edebileceğiniz bir köpek değildir. Uzun süre göz ardı edildiğinde üzülür ve köşesine çekilebilir. Bu durumda ona özel ilgi gösterip hediyeler verirseniz düzelecektir. Ödül ve hediye karşılığında bu köpek sizin için herşeyi yapacaktır. Kendinden emin, korkusuz, gururlu aslan burçlu köpekler, ideal polis köpeği olurlar. Kendini beğenmişliklerinin sınırı olmadığı gibi, sevginin merkezi olmaya da bayılırlar. Aslan burcu köpekleri, sahibine zarar gelmemesi için canlarını vermeye hazırdır. Ancak kedilerden çok korkar.


Başak 24Ağustos - 23Eylül
"Her açıdan mükemmel olmanızı bekler"
Başak burcunda doğan köpeklerin doğuştan gelen bir iyileştirme yeteneği vardır. Kendinizi iyi hissetmediğinizde size hizmet etmek için elinden geleni yapacaktır. Yavru köpeklerin eğitimine erken başlanmalıdır ve temiz ortamlarda bakılmalıdır. İlk başta size isteksiz ve reddedici gözlerle baksa da, haftada bir yıkamanız onu çok mutlu edecektir. Sizden her açıdan mükemmel olmanızı bekler ve öyle değilseniz, size onaylamayan beğenmeyen gözlerle bakabilir. Bu köpek terapi için bire birdir. Bu burcun hayvanları oldukça dosttur ve altıncı hisleri çok kuvvetlidir. Sizin hasta yada mutsuz olduğunuzu hemen anlarlar ve sizi rahatlatmak için yanınızdan ayrılmazlar. Yine de bu hayvanlar oldukça utangaçtırlar ve eve geldiğinizde sizi karşılamak için kapıya koşmazlar. En temiz köpekler başak burcundan çıkar. Rutinden hoşlanırlar. Onun için her gün aynı saatte yürütülmek, aynı vakitte yemeklerini yemek isterler. Bu burcun hayvanları küçük olurlar. Küçük boyutlu köpekler bu burçta serpilip, gelişirler. Sadık olan bu köpekler, aynısını sahiplerinden de bekler.


Terazi 24Eylül - 23Ekim
"Aşırı ilgi gördüğünde çok mutlu olur"
Terazi burcunda doğan köpek sevildiğinde ve aşırı ilgi gördüğünde çok mutlu olur. Yalnız kalmaktan hoşlanmaz. Çok çalışmanız gerekiyorsa, ona arkadaşlık etmesi için bir evcil hayvan daha almanız tavsiye edilir. Dokunulmaya ve ilgi görmeye çok ihtiyaç duyar. Bazen kafası karışabilir. Bu nedenle ondan ne beklediğinizi çok açık bir şekilde ifade etmelisiniz. Aksi takdirde sadece oturacak ve size garip bir yüz ifadesiyle bakacaktır. Çevresindeki herkesle ve evdeki diğer evcil hayvanlarla iyi anlaşır. Günde ona en az bir kere seni seviyorum demeyi ihmal etmeyin ve sizi öpücüklere boğmasına şaşırmayın. Terazi burcu köpekler uyumlu hayvanlardır ve ilgi görmekten hoşlanırlar. Kendi ilgilerini ise aile fertleri arasında eşit olarak dağıtırlar. Evde yalnız bırakılmaktan hoşlanmazlar. Yemeğe ve yumuşak müziğe düşkündürler. Önlerine ne koysanız yerler ve biraz da tembelliğe meyillidirler. O yüzden onlara düzenli olarak egzersiz yaptırmayı unutmayın. Sahiplerini kolaylıkla ikna, hatta yönlendirme gücüne sahiptirler. Bu köpekler, paranın satın alabildiği herşeyle mutlu olurlar. Yattığı sepetin ipekle döşenmesine dikkat edin. Yalnız bırakılmaktan nefret ederler. Evde, yanlarında değilseniz sizi müthiş özlerler. Başka köpeklerin arkadaşlığını sevdikleri kadar, çevresinin barış, uyum içinde bulunmasından hoşlanırlar.


Akrep 24Ekim - 22Kasım
"Son derece korumacı ve fedakardır"
Bu burçta doğan köpek sizin için canını bile verebilir. Son derece korumacı ve fedakardır. Başka evcil hayvanların da bulunduğu bir eve daha yavruyken getirilmezse, onlara hatta evdeki çocuklara alışması ve onları kabullenmesi zor olacaktır. Bunun için özel bir eğitim vermeniz, açıklamalar yapmanız gerekebilir. Son derece güçlü sezgileri sayesinde kötü bir şey olacağını önceden hissedebilir ve sizi uyarmaya çalışabilir. Bekarsanız ve biriyle çıkmaya başladıysanız bunu da hissedecektir. Psişik güçleri sayesinde bu köpek nerede olursa olsun evinin yolunu rahatlıkla bulacaktır. Adil olmak! Akrep burcunun en önemli özelliklerinden biridir. Kötü davranışları unutmaları ve güven duymaları çok zordur. Bu burcun hayvanları diğer hayvanları korkutabilir. Yüklü miktarda enerjileri vardır ve bunu harcayabilmek için bayağı koşmaları gerekir. Kavgaya meyilli hayvanlar oldukları için gözünüzün önünden ayırmayın. En iyi arkadaşınız, veya en kötü düşmanınız, ne olursa olsun, akrep köpekleriyle ilişkiler çok ateşlidir. En hafif kokunun bile izini sürebilirler. Seks güçlerinin fazlalığı nedeniyle, mükemmel yetiştirici köpek olurlar.


Yay 23Kasım - 21Aralık
"Kendi başına gezinmeyi çok sever"
Burcu Yay olan bir köpek sizin en iyi arkadaşınız olabilir. Ona güvenebilirsiniz. Sizinle kamp yapmaya gitmek, koşup oynamak için can atacaktır. Arabaya bindiğinde sanki dünyanın en mutlu köpeği oymuş gibi davranır. Arkadaş canlısı bu sempatik köpek bir an asil bir şövalye gibiyken göz açıp kapayana kadar bir şarlatana dönüşebilir. Size her şekilde çok iyi bir yoldaş olacaktır. İzin verildiği zaman kendi başına gezinmeyi çok sever. Bu burcun hayvanlarını memnun etmek çok kolaydır. Dışarı çıkmayı severler, bu yüzden onları yeterince gezdirmeyi ihmal etmeyin. Akıllı hayvan olmalarına karşın, aşırı heyecanlı oldukları zaman unutkanlıkla karşılaşabilirler. Çok sevecen oldukları için ıslak öpücüklerle karşılanmaya alışın. Burcun yavru köpekleri enerji kaynağıdır. Büyüdükçe daha kontrollü, kaslı olurlar. Ateş grubuna dahil bu burcun köpekleri, ender şekilde kahraman ve şanslıdır. Çok iyi bir karaktere sahip bu köpekler, küçük oyunlarla sahiplerini şaşırtırlar.


Oğlak 22Aralık - 20Ocak
"Yavruyken kılı kırk yarar"
Yavruyken kılı kırk yaran bu köpek, yaşlandıkça daha tasasız, keyfine düşkün olur. İdeal bir aile köpeğidir. Her şeyin en iyisini ister ve özel yiyecekler, itinalı bakım gerektirir. Bu köpeğin, uyumak için evdeki en konforlu yeri (bu sizin yeni aldığınız pahalı kanepeniz olsa bile) seçeceğinden ve misafirlerinizin geldiğinde onların ilgisini çekmeye çalışacağından hiç şüpheniz olmasın. Oğlak köpekleri daima genç kalır. Bu burcun köpekleri yaşlansalar da yavru köpek yada kedi gibi davranmaya meyillidir. Dayanıklılıkları saatlerce oyun oynamalarını sağlar. Çocuklar için ideal oyun arkadaşıdırlar. Bu hayvanları eğitirken sabırlı olun, yavaş öğrenen bir yapıları vardır. Bu burcun köpeklerinin doğar doğmaz yaşlı gözüktüğü söylenir. Ancak bu köpekler, büyüdükçe görünüşleri de güzelleşir. Zor görevlerden hoşlanmalarına rağmen, işi tamamlamaları uzun zaman alır. Uzun yürüyüşlerde hep geride kalırlar. İnatçı ve verilen emirlere karşı itaatsizdir.



Minik Kuşum Çok Hasta..:(

Benim güzel yavrum bu sabah pek keyifsizdi ve 1 senedir ilk kez yemeğinin yüzüne bile bakmadı. Tüm gün boyunca da neredeyse hiç yememiş. Yalnızca kardeşimin gün içinde verdiği muzu yemiş.:(

Akşam veterinerimize gittik, ateşi pek yok; 38.5 derece civarı çıktı. Fakat biraz boğazları şişmiş ve ishal olmuş. Bunların dışında nasıl durgun ve keyifsiz anlatamam. Yanımda mahsun mahsun yatışından içim parçalanıyor şu an, hiç alışık değilim hareketsz hallerine..:(

Bağışıklık arttırıcı bir vitamin iğnesi olduk bu akşam, umarım bir an önce toparlar yavrum..:(



Bu sabah yine saat 8'de yollara koyulup Maçka Parkı'na gittik ve çok keyifli bir sabah geçirdik. Bol bol gezdik, top oynadık ve eğlendik.

Jessie hava koşullarına aldırmayarak yine havuza atladı. Ben "hayır" dediğim halde (pek beni duymayacağı bir uzaklıktaydım gerçi) atladığı için cezalandırdım ve hemen çıkarmadım. Hatta "hadi ben gidiyorum, bye bye" diyerek korku dolu anlar yaşamasına neden oldum. Oradan geçen bir adamın Jessie'nin üzüntüsüne ve ağlamasına dayanamayıp çekmeye çalışması çok tatlıydı. Adamın Jessie'ye kanı kaynadı, havuzda oynayışı çok hoşuna gitti ve üzülmesine dayanamadı..:) Çekmemesini söylememe rağmen Jessie'ye yardıma koştu, çok şekerdi gerçekten..:)

Gezintimizden bir top oynama videomuzu paylaşıyorum.



İtfaiye eri onu az önce yangından kurtarmış ve ön bahçeye bırakmış, işine devam etmiş. Yangın söndükten sonra ise soluklanmak üzere oturmuş.

Bu fotoğrafı çeken yerel bir gazeteci köpeğin uzaktan itfaiye erine bakmakta olduğunu fark ediyor. Daha sonra köpek, az önce kendisini ve yavrularını kurtarmış olan yorgun itfaiye erine yaklaşıyor, gazeteci onun ne yapacağını merak ederek kamerasını hazırlıyor ve "o" anda deklanşöre basıyor.

İşte, bir teşekkürün bile esirgendiği, ağır geldiği, gereksiz görüldüğü günümüzde bu fotoğraf gerçekten ibret verici. Bazılarımız bir köpek kadar bile olamıyor!



Yeni yıla Jessie ile Nişantaşı sokaklarında girdik. Size yılbaşı akşamımızı şöyle anlatmak istiyorum..:)

 - Gecenin en korku dolu anı: Jessie'nin havai fişeklerden korkup arkama saklanması..:) "Oğluşum senin beni koruman lazım, tam tersi olucak" dedim ama çıkmadı bacaklarımın arasından..:)

 - Gecenin yıkılan kuralı: Jessie'ye ben masada yemek yerken masanın kenarında yemek vermem (aynı zamanda gecenin hatası da denebilir bir sonraki madde dolayısıyla)

 - Gecenin şoku: Mutfağa gidip salona döndüğümde Jessie'yi masaya dayanmış cips yiyor bulduğum an. En son 4 aylıkken yapmıştı.

 - Gecenin eğitim kıssadan hissesi: Kuralları bir kez olsun yıkarsan, acı tecrübeleri çok hızlı yaşarsın..:) Demek ki neymiş, Cesar Millan çok haklıymış, istikrar ve tutarlılık çok önemliymiş..:)

 - Gecenin en güzel anı: Jessie'yi zıplatıp, onu öpüp koklayıp, kendimi öptürerek 2011'e hoşgeldin dediğimiz an.

 - Yeni yılın ilk sabahı: Gece 3:30'da yatmamıza rağmen, sabah 8:30'da Maçka Parkı'ndaydık. Sokaklarda kimsenin olmamasına rağmen parkta arkadaşlarımızdan birkaçını görüp yeni yıllarını kutladık. 11 gibi de evimize geldik, dinlenmeye çekildik..:)



Related Posts with Thumbnails