Rokko Jessie'nin bebeklik arkadaşı. Hani mahalle arkadaşı derler ya aynen öyle.:) Bu iki zıpıra bizim evde beraber baktığım, ikisini beraber dışarı çıkardığım zamanlar olduğu için Rokko'yu da kendi oğlum gibi görüyorum. Jessie'nin de ben dışarı çıktığımda yalnız kalmaması için Aysun'larda geçirdiği zamanlar oldu, bu yüzden kardeş gibi büyüdüler..:)
Rokko bir Labrador ve tam bir top delisi ..:) Topları havada süper yakalıyor. Bu akşam parkta telefonla bir videosunu çektim. İşte bizim Rokko'muz, çok yakışıklı değil mi?
rokko nun top yakalama videosu | izlesene.com
Rokko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rokko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Ağustos 2010 Çarşamba
7 Haziran 2010 Pazartesi
Ben yüzerim yane yane...
Laf yüzmekten açıldı bir kere, ama tam da sezonu ne yapalım..:)
İşte benim bebek Golden'ım! Büyüdü ve gerçek kulaçlar atıyor..:)
Burası boyunun 2 katı derinlikte.
İşte benim bebek Golden'ım! Büyüdü ve gerçek kulaçlar atıyor..:)
Burası boyunun 2 katı derinlikte.
Etiketler:
Golden retriever,
Jessie,
jessienin maceralari,
kulac,
Labrador Retriever,
Rokko,
yuzme
5 Haziran 2010 Cumartesi
Teşekkür..
Hala çok hastayım ve 4 gündür evde Jessie'nin beni dışarı çıkar dercesine gözümün içine bakar hallerine artık dayanamıyorum. :((
Öncelikle arkadaşlarımın hepsine çok teşekkür etmek isterim, hiç yalnız kalmadık; arayıp sordular, çorba pişirip getirdiler, Jessie oynasın diye köpeklerini alıp geldiler ya da alıp Jessie'yi parka götürdüler. Ne kadar da şanslıyım, hepinizi çok seviyorum..:)
Bu sabah oğlumun mavi fularını taktım, güzelce süsledim ve Rokko ile birlikte oynamaları için Maçka Parkı'na yolladım. Jessie bol bol oynamış, havuzda yüzmüş, üstelik bir sürü de kaka yapmış..:) Kapı çaldığında karşımda ıslak, mutlu ve beni özlemiş bir bebeğim vardı..:=)
Ben gidemediğim için resim çekemedim haliyle ama bir önceki haftanın "Rokko and Jessie in Macka Aqua Park" macerasının resimlerini koyuyorum.
Bizi domuzcuk olmayalım diye bağladılar havuz sefasından sonra. Ah bir çözsem ipimi de çamurlarda sürünsem..

Öncelikle arkadaşlarımın hepsine çok teşekkür etmek isterim, hiç yalnız kalmadık; arayıp sordular, çorba pişirip getirdiler, Jessie oynasın diye köpeklerini alıp geldiler ya da alıp Jessie'yi parka götürdüler. Ne kadar da şanslıyım, hepinizi çok seviyorum..:)
Bu sabah oğlumun mavi fularını taktım, güzelce süsledim ve Rokko ile birlikte oynamaları için Maçka Parkı'na yolladım. Jessie bol bol oynamış, havuzda yüzmüş, üstelik bir sürü de kaka yapmış..:) Kapı çaldığında karşımda ıslak, mutlu ve beni özlemiş bir bebeğim vardı..:=)
Ben gidemediğim için resim çekemedim haliyle ama bir önceki haftanın "Rokko and Jessie in Macka Aqua Park" macerasının resimlerini koyuyorum.
Bizi domuzcuk olmayalım diye bağladılar havuz sefasından sonra. Ah bir çözsem ipimi de çamurlarda sürünsem..

9 Mayıs 2010 Pazar
Jessie'nin Arkadaşları
5 Nisan 2010 Pazartesi
Haftasonu ve Haftanın İlk Günü
Bir türlü fırsat bulup da yazamadım. Saat 12 ve daha şimdi oturuyorum yerime. Bebişim de fosur fosur uyumakta. :)
Haftasonu her 2 gün de Maçka parkındaydık. İki günümüz de gayet güzel geçti. İlk gün Zuzular ve yeni arkadaşımız Semih ile Rokko (5,5 aylık Labrador) ile beraberdik ve kaç saat kaldık hakikaten bilemiyorum. İlerleyen saatlerde Gülden'in kardeşi Özden ve arkadaşı Çiğdem de geldi ve kafede tavla bile oynadık. Rokko uslu uslu otururken bizimkiler kudurdu da kudurdu. Hiperaktivitenin doruklarında yaşıyorlar bu ikisi zaten, al birini vur ötekini, hık deyip burnundan düşse bu kadar olabilir.
Pazar ise yine değişik bir gün oldu. Yine parkta hayatını karavında gezerek yaşayan bir Alman ressam ile karşılaştım. Bu ressamlar hep böyle uçarı, serseri oluyorlar galiba, söz meclisten dışarı, Sanat ailesine sevgiler..:) Geçen hafta Nişantaşı'nda bir karavan görmüştüm her yeri grafik ve ışık kaplı, karşılaştığım Alman'ın karavanıymış. Yunanistan'dan gelmiş ve 3 ay kalacakmış, sonra vize uzatıp tekrar gelmeyi düşünüyor hatta, iş bulursa da çalışacakmış, şu an web sitesinden para kazanıyormuş. Yalnız baya komikti amca, daha ucuz diye su yerine kola içiyordu..:)) 2 tane de köpeği vardı Yunanistan'da sahiplendiği. Ben de Almanca otur, yat ve zıpla demeyi öğrenip (sözde lisede okuduk Almanca..:)) köpeklere yaptırdım. Eğitimde dil sınırlarını da aştım böylece. Sonra Semih ile karşılaştık yine, o da bizle takıldı, sanırım 6'ya kadar falan oralardaydık. Allahtan Jes Cumartesi günü yaptığı gibi suya atlamadı bu kez, ama bol bol piknikçilerin yanında sevimli bakışlar atıp taciz ederek paskalyaları, pastaları götürdü. İnsanlara vermeyin diyorum, anlatamıyorum, zaten ishal oluyor sürekli ve bunlar da körüklüyor tabii ki. Cumartesi akşam neler yediyse yine bir garipti dışkısı ama sanırım yediği çimlerden ötürü yeşillik olması dışında sorun yoktu.
Aslında aşımız da vardı bu hafta ama gidemedik, oğlum kocaman oldu, taksiyle gidiyorduk ve bu kez biraz çekindim binmeye. Çünkü zıp zıp zıplıyordu ve takside kimbilir nereleri kemirir, neler yapardı. Arkadaşım götürecekti ama o da programını değiştirince aşısız kaldık şimdilik, demek ki neymiş, programımızı başkalarının vaatlerine göre bozmuyormuşuz, "tecrübeyle öğrenme" oldu.
Bugün de akşama kadar işteydim, baya da yoğundu aslında hiç kalkamadım yerimden. Akşam da Gülden geldi bize geldi Zuzu'yla. Oturduk konuştuk baya, sonra da biraz gezdik. Durumlar bundan ibaret şimdilik. Milyonlarca fotoğrafımız var ama Jes fotoğraf makinasının kablosunu kemirdiği için aktaramıyorum, sıpa yaa, tam kerata..:)
İnşallah aktaracağım en kısa sürede.
Haftasonu her 2 gün de Maçka parkındaydık. İki günümüz de gayet güzel geçti. İlk gün Zuzular ve yeni arkadaşımız Semih ile Rokko (5,5 aylık Labrador) ile beraberdik ve kaç saat kaldık hakikaten bilemiyorum. İlerleyen saatlerde Gülden'in kardeşi Özden ve arkadaşı Çiğdem de geldi ve kafede tavla bile oynadık. Rokko uslu uslu otururken bizimkiler kudurdu da kudurdu. Hiperaktivitenin doruklarında yaşıyorlar bu ikisi zaten, al birini vur ötekini, hık deyip burnundan düşse bu kadar olabilir.
Pazar ise yine değişik bir gün oldu. Yine parkta hayatını karavında gezerek yaşayan bir Alman ressam ile karşılaştım. Bu ressamlar hep böyle uçarı, serseri oluyorlar galiba, söz meclisten dışarı, Sanat ailesine sevgiler..:) Geçen hafta Nişantaşı'nda bir karavan görmüştüm her yeri grafik ve ışık kaplı, karşılaştığım Alman'ın karavanıymış. Yunanistan'dan gelmiş ve 3 ay kalacakmış, sonra vize uzatıp tekrar gelmeyi düşünüyor hatta, iş bulursa da çalışacakmış, şu an web sitesinden para kazanıyormuş. Yalnız baya komikti amca, daha ucuz diye su yerine kola içiyordu..:)) 2 tane de köpeği vardı Yunanistan'da sahiplendiği. Ben de Almanca otur, yat ve zıpla demeyi öğrenip (sözde lisede okuduk Almanca..:)) köpeklere yaptırdım. Eğitimde dil sınırlarını da aştım böylece. Sonra Semih ile karşılaştık yine, o da bizle takıldı, sanırım 6'ya kadar falan oralardaydık. Allahtan Jes Cumartesi günü yaptığı gibi suya atlamadı bu kez, ama bol bol piknikçilerin yanında sevimli bakışlar atıp taciz ederek paskalyaları, pastaları götürdü. İnsanlara vermeyin diyorum, anlatamıyorum, zaten ishal oluyor sürekli ve bunlar da körüklüyor tabii ki. Cumartesi akşam neler yediyse yine bir garipti dışkısı ama sanırım yediği çimlerden ötürü yeşillik olması dışında sorun yoktu.
Aslında aşımız da vardı bu hafta ama gidemedik, oğlum kocaman oldu, taksiyle gidiyorduk ve bu kez biraz çekindim binmeye. Çünkü zıp zıp zıplıyordu ve takside kimbilir nereleri kemirir, neler yapardı. Arkadaşım götürecekti ama o da programını değiştirince aşısız kaldık şimdilik, demek ki neymiş, programımızı başkalarının vaatlerine göre bozmuyormuşuz, "tecrübeyle öğrenme" oldu.
Bugün de akşama kadar işteydim, baya da yoğundu aslında hiç kalkamadım yerimden. Akşam da Gülden geldi bize geldi Zuzu'yla. Oturduk konuştuk baya, sonra da biraz gezdik. Durumlar bundan ibaret şimdilik. Milyonlarca fotoğrafımız var ama Jes fotoğraf makinasının kablosunu kemirdiği için aktaramıyorum, sıpa yaa, tam kerata..:)
İnşallah aktaracağım en kısa sürede.
Etiketler:
Gulden,
jessienin maceralari,
Labrador,
Macka park,
Rokko,
Zuzu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








