yerden yemek yeme nasıl engellenir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerden yemek yeme nasıl engellenir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2011 Salı

Caz'ın Süper Gelişmesi > Didem'den

Sevgili arkadaşımız Didem Engin Üstün ve yakışıklı Caz'dan bloğumuzda zaman zaman bahsediyoruz. Didem bloğun sıkı bir takipçisi ve çok bilinçli bir köpek sahibi. Şimdiye dek pekçok konuda bilgi sahibi olmamızı sağladı sağolsun. Son olarak ise köpeği Caz'ın güzel gelişmelerini benimle paylaştı. Bu gelişmeler o kadar moral dolu ve mutlu ediciydi ki içten  mesajını herkesle paylaşmak için kendisinden izin istedim.

Sevgi, sabır ve doğru yaklaşımla güzel sonuçlar alınabileceğinin mükemmel bir örneği olan Didem ve Caz'dan son gelişmeleri aşağıda okuyabilirsiniz.

Selam Mehtapcım,
Birkaç gündür bloğu takip edemiyordum. Jessie'nin fotoğraflarına baktım biraz evvel, cok iyi görünüyor, umarım sen de iyisindir. Hergün internette ilk tıkladığım sayfa Jessie'nin bloğu yeni birsey var mı diye ama bu hafta biraz geride kaldım. Çalışmadım ve bol bol oğlumla gezdık durduk. Bol oksijen, bol doğa sonucu eve döndüğümüzde tatlı uykulara daldık beraber, laptop'un kapağını açmadık:)

Biliyorsun ben hep Caz'ın oburluğundan şikayetciyim. Bu hafta öyle güzel bir gelişme oldu ki sevincimi sen anlarsın diye sana yazayım dedim. Eskiden dışarı cıktıgımızda yerden kafasını kaldırmayan Caz şimdi sokaklardan karnını doyurmaktan vazgecti. Ağzına birsey alsa "bırak" deyince bırakıveriyor. Biz Caz ile evimize yakın koruda tasmasız dolaşıyoruz coğu zaman, orda bazen kuşlar ıcın kuru ekmekler bırakıyor cevrede oturanlar. Gecen hafta orada gezerken bizimki bir an gözden kayboldu. Çağırdım, gelmedi. Anladım ki yiyecek birşey bulmus yoksa anında yanımda biter. Bir de ne göreyim; ağzında bir somun küflü ekmekle gömülmüs calılara hapır hupur götürüyor. Beni görünce kaçtı önce alırım diye.

Hiç oralı olmadım ve sadece "bırak" dedim. Arkamı dönüp yürüdüm veeeeee oğluşum bıraktı ekmeği neşe icinde koştu geldi yanıma kuyrugunu sallaya sallaya. Allahım o an mutluluktan gözlerim doldu, ağlayacağım nerdeyse. Gezimizin bitiminde eve dönerken ekmek hala ordaydı. "Hayır" dedim, yanına bile yanaşmadı.

Büyüyor kereta, öğreniyor. Acı köfte yapmadığıma memnunum. Sabır ve tekrar etmek herşeyin üstesinden geliyor galiba. Çok mutluyum, yerde uçusan çöpler ve peçeteler/selpaklar korkulu rüyam degil artık.:)

Dün eve geldigimde baştan aşağı Nesquik'e bulanmış halde buldugum Caz'a baktım ve kızdım bir daha yapmaması için. Ama içten degil, "aman Allahım ne yapacagım ben bu oburcukla" demedim bu sefer. Çünkü biliyorum yakın zamanda bu yaramazlıklar da son bulacak.

Kendinize iyi bakın bizlerle mutluluk, moral ve tecrübe paylasmaya devam edin LÜTFEN:)
Simdi oğlusumun sımsıcak yumusak tuylerıne basımı yaslayıp tatlı bir uykuya dalmaya gidiyorum.
Sana ve Jessie ye iyi geceler.
Didem&Caz 


Didem'in mesajını okuyunca hem çok keyif aldım hem de duygulandım. Daha önce Didem'le bu konuyu birkaç kez konuşmuştuk çünkü ve pozitif gelişmeler beni de inanılmaz mutlu etti. Didem ve Caz'a kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum ve bu moral dolu mesaj için çok teşekkür ediyorum.

12 Kasım 2010 Cuma

Yolda Sakin Yürümenin Sırrı ve Faydaları

Hiperaktif yol maceralarını azaltmak için köpeğinize bir şey taşıtmanızı önermiştim daha önce. O yazımda Jessie'nin kemik taşıdığından bahsetmiştim. Zaman zaman farklı şeyler de taşıyoruz, nitekim bu sabah topumuzu taşıdık ve ağzımızdaki turuncu topla Nişantaşı yollarında cümle alemin neşesi olduk.:) Odaklanmanın doruklarındaki oğluşum dikkatini bir an olsun toptan ayırmaksızın yanımda yürüdü. Zaten artık çekiştirme sorunlarımız kalmadı çok şükür. Yakından köpek geçse bile öyle eskisi gibi deli danalar gibi sürüklemiyor beni. Allah nazarlardan saklasın aman eski haller geri gelmesin..:)

Jessie'yi ağzında bir şeyler taşırken yaptığım gözlemlere göre bunun faydalarını sıralayacak olursam;

1. Yerdeki yemeklere atlamıyor. Hatta bugün yerdeki koca kap içinde bulunan mamaların yanından sadece koklayarak geçti ve beni sevinçten deli etti bıdığım..:) Zira en büyük sorunumuz yerden yemek yeme bildiğiniz gibi.
2. Etraftaki tüm dikkat çekici kokular, köpekler, kişiler yok gibi. Görüyor ama bakmıyoruz; dikkat kesilip atlamıyoruz.
3. Adım başı durup tuvalet yapmıyoruz, yerlerdeki kokular üzerine çullanmıyoruz. Tempolu ve ritimli düzenli bir yürüyüş yapıyoruz. Çok keyifli..:)
4. Köpekler yemeklerini haketmeyi severler, içgüdüsel olarak mamalarını kazanmalarını gerektiğini düşünürler. Köpeğinize birşeyler taşıttıktan sonra onu ödüllendirdiğinizde kendisini işe yaramış ve mutlu hissedeceğine hiç şüphem yok. 
5. Özellikle Golden'lar için söyleyebileceğim bir özellik; herşeyi ilk önce ağızlarıyla algılamaya bayılıyorlar. Ee tabii bu durumda ağızda bir şey taşımak bizimkilere aynı zamanda en büyük ödüllerden biri.
6. Çekiştirme diye bir şey yok tabii tüm bu yazdıklarım kapsamında.

Hadi denemeyenler iş başına. Köpeğiniz çok da istekli olmazsa ilk olarak kocaman yapay kemiklerle başlayın, yola çıktıktan biraz sonra köpeğinize verin. Bir süre yürüyüş yapmış ve tuvalet ihtiyacını gidermiş olmasına dikkat edin. Son olarak bizimle yol maceralarınızı ve tecrübelerinizi paylaşmayı da unutmayın..:) Sevgilerimizle..
Jessie & Mehtap

1 Eylül 2010 Çarşamba

Çıldırdığım Anlar - Sıcağı Sıcağına

Az önce Jessie'yle yürüyüşe çıktık, çok uzun olmamakla birlikte yine de bir miktar yürüme planım vardı. Ancak çıkmadan biraz önce süper beslenmiş ve abur cubur bile yemiş olmasına rağmen Jes'in kafası yerden kalkmadı. Sürekli koklanıp, çekiştirip durmaktan deli oldu, beni de deli etti. 

Başlarda sakin sakin, onu çok iplemezmiş gibi yürüyordum ki onun ilgisini üzerimde toplayayım ve gereksiz yere heyecanlandırmayayım. Hatta benden gizleyerek ve çaktırmadığını yaptığını sandığı birkaç yaramazlığına müdehale etmekte geç kaldığım için görmezden geldim.  

Şahsen ben hiçbir kediye ve yemeğe tepki vermedim, sakin ve normal karşıladım ki o da öyle olsun; ama bu kes hiçbir işe yaramadı. Her kedi görüşünde çıldırırcasına atlamaya çalıştı, her yemeği yemek için çekiştirdi durdu. En son sabrımın doruk noktasına ulaşmışken kocaman bir yarım ekmeği otlarla birlikte ağzına atıp mideye indirdi. Ağzını tuttum, bırak dedim, hatta başka mama teklif ettim ama ne yaptıysam bıraktıramadım. O kadar sinirlendim ki anlatamam. Tasmasını çekip "hayır, yerden yemek hayır" diye bağırdım ve hemen "cezalısın, eve gidiyoruz" diyerek eve getirdim. Eve yakındık, 3 dakika kadar sonra eve varana dek pek konuşmadım, bana şirince bakma çabalarında da sadece "cezalısın" diyerek yanıt verdim o kadar.

Eve gelir gelmez ayaklarını yıkayıp hemen kuruladıktan sonra gidip koca bir kap mama aldım ve Jessie'yi oturtup önüne döktüm. Dökerken de "hayır" diye bağırdım. Ne olduğunu şaşırdı ama sinirli olduğumu bildiğinden kılını kıpırdatmadı. Tek tek tüm mamaları toplarken "hayır" demeye devam ettim. Zaten yoldaki yeme anından itibaren benden ölürcesine korkuyor olduğu için mamalara bakmaya bile tenezzül etmedi. Yerden topladıklarımı gidip atarmış gibi yaptım ve aynı işlemi daha az mamayı tek tek "hayır" diyerek yere atıp birkaç tekrarladım. O yerden almadıkça arada bir "aferin" deyip, elimden başka bir mama vererek ödüllendirdim.

Bu tekrarlarım otomatiğe bağlamış şekilde 10 dakika kadar sürdü sanıyorum. Bittiğinde Jessie'nin çok iyi anlamış bir hali vardı, ya da o an benden inanılmaz korkuyor olduğundan bana öyle geldi. Olayın üzerinden 45 dakika kadar geçmiş olmasına rağmen şu an hala onunla tek komutlar dışında konuşmuyorum; o da korkak bir şekilde koridorda yatıyor.

Aynı şeyi hergün gerekirse bir saat yapacağım. Kesinlikle yerden yemek yemeyeceğine emin olmadıkça Jessie hangi komutu ne kadar iyi uygularsa uygulasın gözümde hiçbir zaman süper akıllı bir köpek olamayacak. Bu onu çok sevmeme ve ona tapmama engel değil tabii ki ama bu sorun çözülmeli; bir gün gider de yerden zehir yerse kendimi hayatta affetmem çünkü.