hiperaktivite nasil azaltilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiperaktivite nasil azaltilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2011 Salı

Cesar Millan'dan Hiperaktiviteyi Azaltmak ve Sakinliği Arttırmak İçin İpuçları

Cesar Millan'ın son yazılarından bir tanesini web sayfasından çevirerek sizlerle paylaşıyorum, umarım faydalı olur..:)

Köpeklerin sakin ve tutarlı bir şekilde doğru hareket etmeleri için enerjilerini üretici bir şekilde kullanmaları gerekir. Bu yüzden bizler köpek sahipleri olarak onları etkin egzersizlere ve oyun ya da yemek zamanları öncesinde disipline etmeye yönlendirmeliyiz. Örneğin; köpeğimizi başıboş bırakmak yerine onunla top oyunu oynamalıyız. Oyundan önceyse onun sakin ve uslu olduğuna emin olmalıyız; topu almak için üzerimize atlıyorsa oyun başlamamalı. Ancak sakin bir şekilde oturup beklediğinde başlamalı. Sakin olmadığı zamanlarda onu memnun edecek ödüllendirmelerden kaçınmalıyız. Aynı durum bizim ruh halimiz için de geçerli; kendimiz sakin ve tutarlı değilsek de istenmedik hiparaktif ve tutarsız hareketlere yol açabileceğimiz için böyle zamanlarda da oyun ve çeşitli aktivitelerden kaçınmalıyız.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Köpeği Benimki Gibi Hiperaktif Olanlar İçin Naçizane Öneriler

"Jessie'nin azgın halleri ve sabrımın sonu" yazımda 3-4 günden beri Jessie'nin çok yaramaz ve söz dinlemez olduğunu yazmıştım. Bu yüzden normalde iple çekip, inanılmaz keyif aldığım dışarı çıkışlarımız benim için zoraki görev haline gelmişti. Bu akşamki yürüyüşümüz sırasında biraz düşündüm ve son zamanlarda soğuk havalar ve hastalığım nedeniyle istemeden de olsa bazı şeylere pek dikkat edemediğim için bu durumu biraz da benim körüklediğimi anladım. 

Bu akşam son günlerde daha az uyguladığım bazı rutinlerimize geri dönerek yine çok keyif aldığımız bir gezi yaptık. Bu gezide yaptıklarımız sizlerin egzersiz seansları için de fikir verebileceği için aşağıdaki gibi sıralamak istiyorum;

- Taksim'e yürüdük,
- Starbucks'ta kahve içtik,
- Geri Nişantaşı'na dönüp, petshop'a uğradık,
- Parkımızın sadece içinden geçip arkadaşkara 5 dakika merhaba dedik. Ama serbest kalıp oynamadık, başıboş kalıp yaramalık olmasına izin vermedik.


Hiperaktivite ve yaramazlıkları azaltıp köpeğimizi kontrol altına alabilmek için tecrübelerime göre yazdığım bazı naçizane önerilerimi aşağıda görebilirsiniz;

1- Köpeklerimizin düzenli egzersizlerini aksatmamak ve belli bir rutinde (aynı saatler, aynı tarz aktiviteler) yapmak çok önemli. Böylece köpeğiniz aynı beklentiler içerisinde olacak ve kendisi şaşırmadığı için sizi de beklenmedik hareketlerle şaşırtmayacaktır.

2- Köpeklerimizi dışarı çıkar çıkmaz serbest bırakmak, oynamasına izin vermek yerine onlarla önelikle bir süre yürüyüş yapmış olmaya gayret etmeliyiz. Böylece atılacak olan enerjisini bir nebze atacak ve yürüyüş esnasında komutlarınızı ve sizi takip edeceği için size daha çok odaklanacaktır.

3- Köpeklerimiz sakin ve dengeli bir tutumda olmadıkları sürece onları kesinlikle tasmasız bir şekilde bırakmamalıyız. Çünkü böylece onu başıboş ve lidersiz bırakmış oluyoruz ve tüm yaramazlıkların önünü açıyoruz.

4- Köpeğimizi dışarıda kontrol altında tutacağımız zamanlarda mamasını çıkmadan öne değil, eve geldikten sonra vermeye çalışalım. Egersiz anında da yanımızdaki ödül mamalarından vererek onu yönlendirelim. Bunun 3 faydası var; öncelikle komutlarımıza daha çok uyacaktır. İkinci olarak ise egzersiz ile mamasını kazandığını düşünecektir. Üçüncü olarak ise eve dönmek daha cazip bir hale gelecektir. Bu bilgiyi "Cesar Millan'ın köpeğini beslene ritüeli" yazımda da paylaşmıştım.

5- Köpeklerimizle birlikte yapacağımız yürüyüşler onların daha mutlu olmasını ve bizlerle birebir zaman geçirmeyi daha çok sevmelerini sağlar. Böylece zamanla serbest kaldıkları zamanlarda da onları çağırdığımızda severek bize gelmeyi ve komutlarımıza uymayı alışkanlık haline getirirler.

6- Son olarak Cesar Millan'ın hiperaktivite konsuundaki bazı önerilerini paylaştığım "Cesar Millan'dan hiperaktif köpeğinizi sakinleştirici 5 ipucu" yazıma da tekrar göz atıp bilgilerinizi tazeleyebilirsiniz.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Bugün Ne Alırdınız? Haşin Sevgi mi, Yoksa Sakin Enerji mi?

Bazı kişiler köpekleri haşin ve sert bir şekilde sevmeye bayılıyor..:) Benim arkadaşlarımdan da bir kaçının içinde olduğu bu ekibin bu hareketleri inanılmaz bir sevgi yoğunluğundan ve canlılıklarından geliyor. Jessie'yi görür görmez kafasını sağa sola sallamaya, "hadi hop, atla bakalım üstüme, aa bu neden atlamıyo?" deyip zıplatmaya ve peşinde koşturup yakaladıkça sarsmaya bayılıyorlar..:) Bu hareketlerin sevgi kaynaklı olduğunu bildiğim için pek birşey diyemiyorum ama o dakikadan itibaren Jessie'nin zaptedilmesi pek bir zor oluyor. Aman kimse alınmasın, sözüm dokundurma amaçlı değil kesinlikle; Biz onları böyle seviyoruz, olsun arada bir kudursun oğlum..:)

Köpek psikolojisi açısından bakarsak;
1. Köpeklere sakin bir enerji ile yaklaşmak onların sakin ve tutarlı olmasına yardımcı olur, hiperaktivite ve yaramazlıklarını azaltır.

2. Köpeklerimizi bir anda aşırı heyecanlı hareketlere yönlendirmek herkesin hoşlanmayacağı çeşitli davranış problemlerine yol açabilir.
Örnek: Üzerine atlama hareketi bir sevgi belirtisi olabilir; fakat bundan herkes hoşlanmayacaktır. Bununla birlikte köpek bu hareketi kime yapıp kime yapmayacağını ayırt edemeyeceği için sürekli bir davranış halini alabilir.

3. Köpeklerimiz bizim enerjimizle beslenirler ve bizim aynamızdırlar. Biz sinirli olunca "yaramaz ve hareketli", sakin olduğumuzda ise "dengeli ve tutarlı" olma eğilimi gösterirler. Cesar Millan'ın tüm yazılarını bitirdiği şekilde yazacak olursak;
"Sakin, tutarlı ve kendinizden emin olun."

4. Yolda birisi köpeğimizi sevmek istediğinde köpeğimize "otur komutu" vererek oturtmaya alıştırırsak sakin ve dengeli olma yolunda büyük adım atmış oluruz.
Örnek: Özellikle çocuklar köpeğimizi severken bu oldukça önemli, zira köpeğimizin heyecanı onları ürkütüp korkutabilir.

12 Kasım 2010 Cuma

Yolda Sakin Yürümenin Sırrı ve Faydaları

Hiperaktif yol maceralarını azaltmak için köpeğinize bir şey taşıtmanızı önermiştim daha önce. O yazımda Jessie'nin kemik taşıdığından bahsetmiştim. Zaman zaman farklı şeyler de taşıyoruz, nitekim bu sabah topumuzu taşıdık ve ağzımızdaki turuncu topla Nişantaşı yollarında cümle alemin neşesi olduk.:) Odaklanmanın doruklarındaki oğluşum dikkatini bir an olsun toptan ayırmaksızın yanımda yürüdü. Zaten artık çekiştirme sorunlarımız kalmadı çok şükür. Yakından köpek geçse bile öyle eskisi gibi deli danalar gibi sürüklemiyor beni. Allah nazarlardan saklasın aman eski haller geri gelmesin..:)

Jessie'yi ağzında bir şeyler taşırken yaptığım gözlemlere göre bunun faydalarını sıralayacak olursam;

1. Yerdeki yemeklere atlamıyor. Hatta bugün yerdeki koca kap içinde bulunan mamaların yanından sadece koklayarak geçti ve beni sevinçten deli etti bıdığım..:) Zira en büyük sorunumuz yerden yemek yeme bildiğiniz gibi.
2. Etraftaki tüm dikkat çekici kokular, köpekler, kişiler yok gibi. Görüyor ama bakmıyoruz; dikkat kesilip atlamıyoruz.
3. Adım başı durup tuvalet yapmıyoruz, yerlerdeki kokular üzerine çullanmıyoruz. Tempolu ve ritimli düzenli bir yürüyüş yapıyoruz. Çok keyifli..:)
4. Köpekler yemeklerini haketmeyi severler, içgüdüsel olarak mamalarını kazanmalarını gerektiğini düşünürler. Köpeğinize birşeyler taşıttıktan sonra onu ödüllendirdiğinizde kendisini işe yaramış ve mutlu hissedeceğine hiç şüphem yok. 
5. Özellikle Golden'lar için söyleyebileceğim bir özellik; herşeyi ilk önce ağızlarıyla algılamaya bayılıyorlar. Ee tabii bu durumda ağızda bir şey taşımak bizimkilere aynı zamanda en büyük ödüllerden biri.
6. Çekiştirme diye bir şey yok tabii tüm bu yazdıklarım kapsamında.

Hadi denemeyenler iş başına. Köpeğiniz çok da istekli olmazsa ilk olarak kocaman yapay kemiklerle başlayın, yola çıktıktan biraz sonra köpeğinize verin. Bir süre yürüyüş yapmış ve tuvalet ihtiyacını gidermiş olmasına dikkat edin. Son olarak bizimle yol maceralarınızı ve tecrübelerinizi paylaşmayı da unutmayın..:) Sevgilerimizle..
Jessie & Mehtap