Canine Parvo Virus (Kanlı İshal)
- Hastalığın Etkeni Nedir?
Hastalığa neden olan canin parvo virüs tip 2 dir. Köpeklerin mide ve bağırsak mukozalarında ciddi iltihaplanmalara neden olur. Canin parvo virüs tip 1 ise 3 haftalıktan küçük yavrularda hastalığa neden olur.
- Hastalıkta Bulaşma Nasıl Olur?
Virüs salya ve dışkı ile bulaşmış eşyalar ve dikkatsiz insanlar ile çevreye dağılır. Virüs doğada oldukça dayanıklıdır. Bu yüzden bulaşmalar oldukça yaygındır.
Hastalık ülkemizde oldukça yaygın olmakla birlikte son bir kaç yıldır kanlı ishale yakalanan köpek sayısında ciddi bir azalma olmuştur. Bunda düzenli aşılamanın büyük etkisi vardır.
Kediler de virüsü alabilirler ancak klinik belirti göstermezler.
- Hastalığın Gelişimi Nasıldır?
1. Virüs vücuda ağız ve burun yoluyla girer. 4-6 gün kadar hiç bir belirti göstermeden vücutta çoğalmaya devam eder.
2. Bunun sonunda kemik iliği, ince bağırsak epitelleri gibi hücrelerin hızla bölündüğü dokulara dağılarak çoğalmaya devam eder.
3. Enfeksiyonun seyri ve şiddeti hastanın yaşına ve ırkına göre değişiklik gösterir. Hastalık; şiddetli kusma, kanlı ve mukuslu ishale neden olarak bir kaç gün içinde ölüme neden olabilir.
- Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
1. Yoğun kusmalarla başlar,
2. Yaklaşık 24 saat sonra ishal başlar. İshal çok pis kokulu, önceleri sarı daha sonra kanlı ve su gibi akışkandır.
3. Depresyon ve hızlı kilo kaybı,
4. Su ve kilo kaybı çok hızlı olursa 48 saat içinde ölüm olabilir.
5. Eğer kalp etkilenirse konjesyona bağlı kalp yetmezliği oluşarak hastanın ölümüne neden olabilir.
- Hastalıktan Nasıl Korunulur?
1. Hastalıklı yavruların hemen izole edilmesi gerekir. Dokundukları eşyalar çok iyi dezenfekte edilmeli ve dışkıları temizlenmelidir.
2. Aşılama çok düzenli olarak yapılmalı ve her yıl tekrar edilmeli.
3. Aşılama yapıldıktan sonra kısa bir sürede olsa virüsün ince bağırsaklarda çoğalarak dışkıyla dışarı atıldığı unutulmamalıdır. Bu nedenle toplu halde bulunan yavruların tümünün aynı anda aşılanması gereklidir.
Sonuç;
Septik şoka girmiş ve kanamalı ishalli hastalarda kalp yetmezliği de devreye girmişse iyileşme şanşları çok yüksek değildir. Hastanın çok düzenli ve iyi bir şekilde sıvı ve antibiyotik tedavisine tabi tutulması gerekir. Hastanın ırkının ve yaşınında hastalığın seyrinde çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
korunma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korunma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2010 Pazartesi
19 Aralık 2010 Pazar
Gençlik Hastalığı Hakkında Kapsamlı Bilgiler
Canine Distemper (Gençlik Hastalığı)
- Hastalığın Etkeni Nedir?
Köpeklerde yüksek derecede bulaşıcı hastalığa yol açan morbilivirüsdür.
- Hastalıkta Bulaşma Nasıl Olur?
Bütün vücut artıklarıyla, özellikle de dışkıyla bulaşır. Hastalığı atlatanlar bir kaç hafta daha virüsü yayarlar.
(Eğer evde gençlik hastalığından ölen bir yavru varsa, dezenfeksiyon işleminden emin olmadan yeni yavru alınmamalıdır)
- Hastalığın Gelişimi Nasıldır?
1. Hastalık genellikle 3-5 aylık yavrularda ortaya çıkar. Virüs alt solunum yolları ve bağlı lenf bezlerindeki makrofajlarda çoğalır. Çoğalan virüs hızlı bir şekilde epitel dokuya ve merkezi sinir sistemine yayılır.
2. Genç veya bağışıklık sistemi gelişmemiş yavrularda merkezi sinir sistemi zarar görür ve akut encephalomyelitis gelişir.
3. Biraz büyümüş veya bağışıklık sistemi gelişmiş yavrularda hastalık nonsüpratif encephalomyelitis olarak gelişir.
4. Yaşlı ve bağışıklık sistemi gelişmiş hastalarda bağışıklık sistemine bağlı kronik prograsif encephalomyelitis gelişir.
- Hastalık hangi form ve aşamalarda görülür?
Hastalık değişik formlarda görülür, bunlar;
1.Göz formu
2.Solunum formu
3. Deri formu
4. Sindirim formu
5. Sinirsel form
- Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
Bazen hastalık belirgin bir semptom göstermez ve hastalığı ilk aşamada tespit etmek güçleşir.
1. Hastalığın başlangıç döneminde genellikle sadece göz formu ve nadirende sindirim formu görülür ve aşağıdaki belirtilerle gözlemlenebilir;
- 40-42 C ateş,
- Kilo kaybı,
- Depresyon ve hafif akıntılı conjunktivit gibi belirtilerle başlar.
2. Hastalığın sistemik enfeksiyon halinde olduğu durumlarda genellikle göz, akciğer ve sindirim formu birlikte görülür;
- Ateş genelde vardır fakat farkedilmeyebilir.
- Burun ve göz akıntıları başlangıçta temiz gibidir fakat gün geçtikçe bu akıntılar iltihaplanır.
- Önce kuru bir öksürük vardır fakat zaman geçtikçe şiddetlenir ve kraşelenir.
- Depresyon
- Kilo kaybı
- Su kaybı
- İshal ve kusma
- Bağırsak düğümlenmesi görülebilir.
3. Hastalığın sinirsel belirtilerle görülen formunda ise genellikle sistemik hastalığın geçmesinden 2-3 hafta sonra başlar. Bu dönemde sinirsel ve deri formu beraber görülür. Hastalığın belirtileri;
- Yürüme, dönme ve hareketlerde zorluk
- Nöbetler
- Uyarılara karşı aşırı duyarlılık
- Davranış değişiklikleri
- Kısmi veya genel felç
- Ağız, göz kapakları, dudaklarda ve ayaklarda ritmik titremeler
- Burunda ve ayak tabanlarında epitel kalınlaşmaları (hyperkeratosis) görülür.
- Hastalıktan Nasıl Korunulur?
1. Aşılama en önemli önlemdir.
2. Dişi köpeklerin çiftleştirilmeden önce aşılanmaları maternal antikor seviyesini yükseltir.
Dolayısıyla doğum sonrası yavrunun korunması daha kolay olur. Hamile hayvanlarda zayıflatılmış gençlik hastalığı aşısı yapılmaz.
3. Bazen hastalığa yakalanan yavrularda hastalığın ilk 5 günü içinde aşılama yapılırsa hastalığın tedavisine yardımcı olmak açısından faydalı olabilir.
4. Maternal antikor seviyesi düşmedikçe aşılama faydasızdır. Bu yüzden en az 3 hafta ara ile 2 hatta 3 aşılama yapılmalıdır.
5. Gençlik hastalığına karşı yapılan aşılama yüksek ateşli (40 C) ve bağışıklık sistemi zayıf yavrularda uygulanmamalıdır.
- Sonuç;
Hastalık yüksek oranda öldürücü bir hastalıktır. Genelde hastanın bu hastalıktan özellikle sinirsel form ortaya çıktıktan sonra kurtulması zordur. Kurtulanlarda da kalıcı sakatlıklar olabilir. Hasta mümkün olduğu kadar destek tedavi ile desteklenmeli ve zaman kazanmaya çalışılmalıdır. Çünkü zaman geçtikce hastanın hayatta kalma şansı nispi olarak yükselir. Ancak bu durum sinirsel form için pek geçerli değildir. Fakat yinede nörolojik bozuklukların ilerlediği ve hastanın yaşam kalitesinin çok düştüğü durumların dışında ötanazi (uyutma) önerilmez Bu hastalığı yaşamamak için yapılması gereken en önemli şey, bilinmeyen yerlerden yavrular alınmamalı ve aşılamaya dikkat edilmelidir. Alınacak yavruları seçerken anne ve babası aşılı köpeklerin yavrusu olmasına özen gösterilmelidir.
- Hastalığın Etkeni Nedir?
Köpeklerde yüksek derecede bulaşıcı hastalığa yol açan morbilivirüsdür.
- Hastalıkta Bulaşma Nasıl Olur?
Bütün vücut artıklarıyla, özellikle de dışkıyla bulaşır. Hastalığı atlatanlar bir kaç hafta daha virüsü yayarlar.
(Eğer evde gençlik hastalığından ölen bir yavru varsa, dezenfeksiyon işleminden emin olmadan yeni yavru alınmamalıdır)
- Hastalığın Gelişimi Nasıldır?
1. Hastalık genellikle 3-5 aylık yavrularda ortaya çıkar. Virüs alt solunum yolları ve bağlı lenf bezlerindeki makrofajlarda çoğalır. Çoğalan virüs hızlı bir şekilde epitel dokuya ve merkezi sinir sistemine yayılır.
2. Genç veya bağışıklık sistemi gelişmemiş yavrularda merkezi sinir sistemi zarar görür ve akut encephalomyelitis gelişir.
3. Biraz büyümüş veya bağışıklık sistemi gelişmiş yavrularda hastalık nonsüpratif encephalomyelitis olarak gelişir.
4. Yaşlı ve bağışıklık sistemi gelişmiş hastalarda bağışıklık sistemine bağlı kronik prograsif encephalomyelitis gelişir.
- Hastalık hangi form ve aşamalarda görülür?
Hastalık değişik formlarda görülür, bunlar;
1.Göz formu
2.Solunum formu
3. Deri formu
4. Sindirim formu
5. Sinirsel form
- Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
Bazen hastalık belirgin bir semptom göstermez ve hastalığı ilk aşamada tespit etmek güçleşir.
1. Hastalığın başlangıç döneminde genellikle sadece göz formu ve nadirende sindirim formu görülür ve aşağıdaki belirtilerle gözlemlenebilir;
- 40-42 C ateş,
- Kilo kaybı,
- Depresyon ve hafif akıntılı conjunktivit gibi belirtilerle başlar.
2. Hastalığın sistemik enfeksiyon halinde olduğu durumlarda genellikle göz, akciğer ve sindirim formu birlikte görülür;
- Ateş genelde vardır fakat farkedilmeyebilir.
- Burun ve göz akıntıları başlangıçta temiz gibidir fakat gün geçtikçe bu akıntılar iltihaplanır.
- Önce kuru bir öksürük vardır fakat zaman geçtikçe şiddetlenir ve kraşelenir.
- Depresyon
- Kilo kaybı
- Su kaybı
- İshal ve kusma
- Bağırsak düğümlenmesi görülebilir.
3. Hastalığın sinirsel belirtilerle görülen formunda ise genellikle sistemik hastalığın geçmesinden 2-3 hafta sonra başlar. Bu dönemde sinirsel ve deri formu beraber görülür. Hastalığın belirtileri;
- Yürüme, dönme ve hareketlerde zorluk
- Nöbetler
- Uyarılara karşı aşırı duyarlılık
- Davranış değişiklikleri
- Kısmi veya genel felç
- Ağız, göz kapakları, dudaklarda ve ayaklarda ritmik titremeler
- Burunda ve ayak tabanlarında epitel kalınlaşmaları (hyperkeratosis) görülür.
- Hastalıktan Nasıl Korunulur?
1. Aşılama en önemli önlemdir.
2. Dişi köpeklerin çiftleştirilmeden önce aşılanmaları maternal antikor seviyesini yükseltir.
Dolayısıyla doğum sonrası yavrunun korunması daha kolay olur. Hamile hayvanlarda zayıflatılmış gençlik hastalığı aşısı yapılmaz.
3. Bazen hastalığa yakalanan yavrularda hastalığın ilk 5 günü içinde aşılama yapılırsa hastalığın tedavisine yardımcı olmak açısından faydalı olabilir.
4. Maternal antikor seviyesi düşmedikçe aşılama faydasızdır. Bu yüzden en az 3 hafta ara ile 2 hatta 3 aşılama yapılmalıdır.
5. Gençlik hastalığına karşı yapılan aşılama yüksek ateşli (40 C) ve bağışıklık sistemi zayıf yavrularda uygulanmamalıdır.
- Sonuç;
Hastalık yüksek oranda öldürücü bir hastalıktır. Genelde hastanın bu hastalıktan özellikle sinirsel form ortaya çıktıktan sonra kurtulması zordur. Kurtulanlarda da kalıcı sakatlıklar olabilir. Hasta mümkün olduğu kadar destek tedavi ile desteklenmeli ve zaman kazanmaya çalışılmalıdır. Çünkü zaman geçtikce hastanın hayatta kalma şansı nispi olarak yükselir. Ancak bu durum sinirsel form için pek geçerli değildir. Fakat yinede nörolojik bozuklukların ilerlediği ve hastanın yaşam kalitesinin çok düştüğü durumların dışında ötanazi (uyutma) önerilmez Bu hastalığı yaşamamak için yapılması gereken en önemli şey, bilinmeyen yerlerden yavrular alınmamalı ve aşılamaya dikkat edilmelidir. Alınacak yavruları seçerken anne ve babası aşılı köpeklerin yavrusu olmasına özen gösterilmelidir.
Etiketler:
bulasici hastaliklar,
canine distemper,
genclik hastaligi,
hastalik belirtileri,
hastaliklar,
korunma,
saglik,
saglik problemleri,
tedavi,
yavru kopek bakimi,
yavru kopek hastaliklari
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

