3 Ağustos 2018 Cuma

Uzuuuun Bir Aranın Ardından MERHABA!

Baya uzun zamandır bloğu ihmal ettim. Bunda en önemli faktör iş, spor, sosyal hayat, Jessie, vs. arasında koşuşturup duruyor olmam desem de şahsen ben kendim de buna inanmıyorum :) Oturup evde defterime bir şeyler karalayacak zaman buluyorsam koşuşturmaca ancak bahane olabilir sanki.

Sanırım sebep şu; Jessie'nin büyüme sürecinde çok tecrübesiz olduğum için kendim de çok araştırma yapıyordum ve araştırıp öğrendikçe de notlar alıyordum. Blog fikri de böyle çıkmıştı zaten. Jessie büyüyüp araştırma kısmı azaldıkça yazma ihtiyacı da azaldı sanıyorum.

Jessie artık 9 yaşında. Çoğu zaman uslu, yer yer zıpır, çok nadiren de yaramaz. Geçmişe dönüp baktığım zaman hayatımda aldığım en akıllıca kararlardan birinin bir köpek sahiplenmek olduğunu görüyorum. Elbette ki büyüme sürecinde zor zamanlarımız oldu; evde çiş kaka dönemleri, diş çıkarma dönemi, kısırlaşmaya kadarki süreçte çiftleşme sendromları, ergenlik dönemi...

Nasıl bir çocuk bin bir emekle yetişiyorsa köpekler için de aynı durum geçerli. Günün sonunda karşımdaki canlı büyük oranda benim emeğimi, aynadaki yansımamı gösteriyor ve ben onu canımdan çok seviyorum. Onun sağlığı ve mutluluğu için yapmayacağım şey azdır.

Anne kedi gazabından korunmak için 50 kiloluk halimle 32 kiloluk minnoş Jesoş'u kucaklayıp koca bir alt geçit geçirmişliğim var...

Kırık ayağınızla köpek gezdirmeye çıkmışlığım var, hem de birden fazla kere...

Ayağımı kırdığımda gittiğim ilk hastaneden "alçıya alınırsa Jessie'yi gezdiremem" kafasıyla alçıyı reddetmişliğim var ki 24 saat dayandım o acıya...

Mantıklı ya da mantıksız Jessie için yaptığım hiç bir şeyden pişman değilim. Bugün aynı anlar yine yaşansa, yine aynısını hatta yapabiliyorsam kat be kat fazlasını yaparım. Çünkü benim ona verdiklerim onun bana verdikleri ve hayatıma kattıkları ile kıyaslandığında solda sıfır kalır, lafı bile edilmez.

Seni çok seviyorum dünyanın en tatlı yaratığı, sağlıklı olarak uzun yıllar yanımda olman tek temennim.


30 Ekim 2014 Perşembe

Bir Golden Retriever Yavrusu Sahiplenmek İstiyorsanız Acele Edin (Çilek Kız)

Çilek Kız çok şanslı. Çünkü o sokaklarda başıboş dolaşırken bir melekle karşılaşmış. Onun şansının daimi olacağına ve hakettiği gibi mükemmel bir yuvaya sahip olacağına inanıyorum. Eğer bu güzel kıza iyi bakabileceğinizi düşünüyor ve onun sizin hayatınızı mükemmelleştirmesini istiyorsanız lütfen önce aşağıdaki şartları okuyun. Bu iş olur diyebiliyorsanız iletişim numarasını arayın lütfen. Benim kanatsız meleğim hem hayata bakışımı hem de hayatımı çok değiştirdi, güzelleştirdi. Darısı yapabilecek olan ve uygun şartlara sahip olan herkesin başına..


İLETİŞİM : 0506.964.12.49 ist anadolu yakası
ulaşamazsanız elifkaya98@hotmail.com
ÇİLEK
5-6 aylık civarı golden , oyuncu , aynı zamanda söz dinleyen , dünya güzeli bir kız çocuğu .
Kendini bir şekilde sokakta bulmuş , eski sahibini aramıyorum ,
Ona ömür boyu mutlu olacağı , ondan asla vazgeçmeyecek gerçek ailesini arıyorum .
Şu an klinikte ilk aşılarına ve bakımlarına başlandı .
Çilek bizim evladımız olsun diyorsanız iletişime geçebilirsiniz .
* 25 yaş üstü ailelere kısırlaştırılıp alınması şartı ve sahiplendirme sözleşmesiyle sahiplendirilecektir .
LÜTFEN MAKUL SAATLERDE ARAYINIZ .

26 Ağustos 2014 Salı

Evcil Hayvan ile Uçak Yolculuğu Tecrübelerimiz (Pegasus Havayolları)

Merhabalar,

Uzun zamandır eski sıklıkta paylaşım yapacak zaman bulamıyorum. Paylaşım orucumu Jessie ile yaptığımız uçak yolculuğunda yaşadıklarımızı anlatmakla bozmuş olayım. Zira uçak yolculuğumuz öncesinde fark ettim ki bu konuda internet ortamında çok az bilgi bulunuyor. Bulunan bilgiler de hava yollarının sitelerinden alınmış olan kopyala yapıştır tarzı yazılar ve maalesef ki neredeyse hiç biri güncel değil ya da doğru bilgi içermiyor. 


Yaşadıklarımızı anlatmadan önce hatırlatmak isterim ki; evcil hayvanı ile önce uçak yolculuğu yapmayı düşünen kişilerin uçmayı düşündükleri hava yollarını arayıp kesin bilgi almaları azami önem taşıyor. Zira firmaların uçuşla ilgili uygulamaları sürekli değişebiliyor, hatta internet sayfalarındaki bilgiler bile çoktan değişmiş olabiliyor. Lütfen sadece bu yazıda yazanları dikkate alarak hareket etmeyiniz ve güncel bilgileri kendiniz bilgi alınız.

Uçuş Öncesi
İstanbul Bodrum arası gidiş geliş olan yolcuğumuz öncesinde Türk Hava Yolları(THY), Pegasus, Atlasjet, Anadolu Jet ve Onur Air'ın çapğrı merkezlerini tek tek arayarak bilgi aldım. Bilgi alırken önem taşıyan konular bence şunlardı:

1- Evcil hayvan + taşıma kafesi ağırlık limiti olup olmadığı
2- Evcil hayvanın taşınacağı kargo bölümünün diğer kargolardan ayrı olup olmadığı
3- Evcil hayvan kargo bölümünün sıcaklık ve basıç ayarlamasının yapılıp yapılmadığı
4- Rezervasyon onay süreci
5- Ücretlendirme

Tüm bunları değerlendirerek Pegasus Havayolları'nda karar kaldım. Sebebi ilk 4 kriter açısından Pegasus'un beni en çok tatmin eden cevapları vermiş olması. Ücret olarak en yüksek ücrete sahipti fakat bu benim için en son kriter olduğu için çok takılmadım. En azından ücretler sabit ve giderken ne ödeyeceğinizi biliyorsunuz. Jessie 28kg ve kafes de 8kg civarında olduğu için biz 15kg üzeri kategoriye giriyoruz. Bu kategoride tek yön uçuş ücreti 180TL. Diğer firmalarda ücretlendirme kilogram başına yapılıyor.

Pegasus'tan güncel bilgi alabilmek ve evcil hayvan rezervasyonu yapmak için çağrı merkezini aramak zorundasınız. Ben bunun için çağrı merkezini 7-8 defa aramak zorunda kaldım. Şunu da belirtmek isterim ki Pegasus çağrı merkezi -diğer hava yollarından farklı bir şekilde- dakikası 1,5TL ile ücretlendiriyor. Bununla birlikte maalesef ki aldığınız bilgi dakikası 1,5TL'nin karşılığını vermeyebiliyor. Zira ilk aradığımda konuştuğum kişinin bana yanlış bilgi verdiğini sonraki aramalarında teyit edebildim ve gidiş dönüş uçuş için toplamda yaklaşık 60-70TL gibi bir telefon faturası vermek durumunda kaldım. Bu yaklaşımı fazlasıyla ticari buluyorum. Eğer böyle bir yaklaşım varsa dahi verilen paranın karşılığı olacak bir kalitede olmalıdır. Bu yüzden çağrı merkezlerini daha iyi eğitmeleri gerektiğini düşünüyorum ki hattaki kişi size tek seferde net bir bilgi aktarabilsin, yahut dakikalarca müzik dinleyerek bekletmesin.

Havaalanı/Uçuş


Gidiş
Gidiş için Sabiha Gökçen Havalimanı'na varınca önce check-in sırasına girdim. Bana telefonda verilen bilgiye göre check-in yaparken Jessie'nin biletinin ücretini ödeyebilecektim. Fakat yetkili kişi Jessie'nin bileti için bilet satışa gitmem ve geri check-in kuyruğuna girmem gerektiğini söyledi. O ana dek 1,5 saat check-in sırasında beklemiş olduğum için ve bilet satış'ta da inanılmaz bir sıra olduğu için bu mantıkla uçağı yakalamam mümkün değildi. 


Kendisine çağrı merkezinin bana bu şekilde bilgi verdiğini söyledim ve yardımcı olmasını rica ettim. Ancak Büşra ismindeki bu hanım kızımız işe yeni başlamıştı ve maalesef ki bilgi ve yönlendirme konusunda pek başarılı değildi. Bana bilgi vermeye çalışırken her seferinde yanındaki kız arkadaşına sorup onun söylediklerini iletiyordu. Kendisinden bilet satışı aramasını rica ettim fakat bana verdiği cevap "Onlar çok yoğunlar, arayamayız" şeklinde oldu. Çağrı merkezinin verdiği bilginin bu olduğunu söylediğimde ise verdiği cevap aynen şu şekilde: "Çağrı merkezi havaalanındaki işleyişi bilmiyor, çağrı merkezini aramayacaktınız". Bu cevap karşısında ufak çapta şok geçirdim. Ne yapalım, bilgi almak için uçuştan birkaç gün önce havaalanına mı gelelim? Bir çalışan kendi firması hakkında böyle bir şeyi nasıl söyler? Sonuç olarak tüm havalimanını birbirine katarak da olsa inisiyatif alabilen bir kişi buldum ve sıra sorunlarını aşarak bilet ve check-in işlemlerini hallettim.

Uçağa binene dek Jessie'nin yanından ayrılmadım ve onu yetkili kişiye teslim ettikten sonra uçağa bindim. Uçakta da kabin görevlileri ve pilota gerekli hatırlatmaları yaptım. Bodrum Havalimanı'nda ben uçaktan indiğimde Jessie çoktan indirilmiş beni bekliyordu. Uçuş sırasında ve Bodrum havalimanı'ndaki teslim almada hiçbir sorun yaşamadım. Jessie gayet iyiydi, herhangi bir negatif durum söz konusu olmadı. Bu yüzden bilet sorunlarımı unutmaya hazırdım ve bu yazıyı hiç kaleme almayabilirdim belki. Ancak dönüşte yaşadıklarım asla göz ardı edilebilir değildi. Aşağıdan devam lütfen.

Dönüş
Dönüş öncesinde çağrı merkezini tekrar arayarak Jessie'nin biletini telefonda satın aldım ki havalimanında tekrar aynı sorunlarla karşılaşmayayım. Havalimanında Jessie'yi teslim ettim, hatta uçağa bindirildikten sonra da uzaktan bakabildim. Sabiha Gökçen'e iner inmez kabin memurlarına köpeğimi hemen alıp alamayacağımı sordum. Önce tamam dediler ama sonra kafese bakınca kafesin çok büyük olması ve otobüste sıkışıklık yaratmaması için kendilerinin getireceğini belirttiler. Ben Bodrum'daki gibi hemen geleceğini düşündüğüm için ısrarcı davranmadım ancak bir daha asla köpeğimi hemen almadan havalimanına giriş yapmam. Zira havaalanının büyük eşya teslimat bölümünde 2 saate kadar Jessie'yi bekledim. Bu süre zarfında ilgili bir muhatap bulabilmek için çok çabaladım ancak bulamadım. Şikayet için gidebileceğiniz tek yer Bilet Satış. Bu büyüklükteki bir firmanın havalimanında Müşteri Hizmetleri birimi nasıl olmaz? Bilgi alamıyorsunuz, şikayet edemiyorsunuz, elinizden hiçbir şey gelmiyor. Bana bu süre zarfında verilen bilgiler şunlardır;

1- Evcil hayvanlar uçaktan tüm yolcular ve bagajlar indirildikten sonra indiriliyor
2- Evcil hayvanların havalimanına getirilmesi için birkaç uçuşun daha inmesi bekleniyor ki tüm benzeri canlılar ve kargolar aynı anda getirilebilsin


Böyle bir mantığı aklınız alıyor mu? Bir CAN nasıl tüm bagajlardan sonra indirilir? Üstelik insan gibi bir bilince sahip olmayan ve neler olup bittiğinden haberi olmayan bir CAN'dan bahsediyoruz. Kendi işleri kolaylaşsın diye diğer uçuşların beklenmesi de cabası. Sadece 1 saat süren bir uçuş sonrasında Jessie'nin 2 saat boyunca gereksiz bir şekilde bekletilmesi ve muhtemelen kafesin oradan oraya atılması dolayısıyla girdiği bunalım nasıl bir şeydi bilemiyorum ama yavrum getirildiğinde tir tir titriyordu. O an gözlerimden akan yaşları ve ne kadar üzüldüğümü kelimelere dökmem mümkün değil. Ancak oğlumun benim psikolojimden etkilenmemesi için kendimi elimden geldiğince tutmaya çalıştım.

Jessie'nin geç gelmesi ve titremesi dışında bir hadise daha var. Kafesin tekerleklerinden biri kopmuş, klipslerinden biri kaybolmuş. Tekerlek koptuğu için kafes 3 tekerlek üzerinde ayakta duramıyordu ve sürekli bir titreşim halindeydi. Tekerlek kopma olayı ne zaman oldu bilemiyorum ama eğer uçuş sırasında bu şekilde uçtuysa oğlum için nasıl rahatsız ve korku dolu bir uçuş olmuştur tahmin bile edemiyorum. Jessie'yi beklerken ve kafes geldikten sonra yaşadıklarımı ispatlayabilmek adına kamera kayıtları ve fotoğraflar çektim. Kafes için ücret talebinde bulundum. Şu an Pegasus'tan cevap bekliyorum fakat hala bir geri dönüş yok maalesef.

Sonuç olarak Pegasus Havayolları eğer evcil hayvan taşımacılığı yapıyorsa bunu layıkıyla yapmalı diye düşünüyorum. Ücret olarak 180TL almakla iş bitmiyor. Canlı hayvan taşıma standartların gereği neyse bunlar yerine getirilmeli; her şeyden önce onun bir CAN'ının olduğu unutulmamalı. Yazının tamamını okuyarak Pegasus pek çok ders çıkarıp, düzeltici aksiyonlar alabilir. Ancak hizmet kalitesini düzeltmek ve müşteri memnuniyetini arttırmak için öncelikli olarak odaklanmaları gerekenler bence şunlar;

1- CAN taşıyan evcil hayvanların uçaktan en son indirilmesi, diğer uçuşların inmesinin de beklenmesi (hayvan haklarına tamamen aykırı bir yaklaşım)
2- Çağrı merkezi politikası (eleman eğitimi, ücretlendirme)
3- Havalimanlarında müşteri hizmetleri birimi (herhangi bir sorunuda muhatap bulunamıyor)


Dipnot: Firmadan herhangi biri bu yazıyı görür de aksiyon almak isterse belirtmek isterim ki PEGASUS genel müdürlük ile aynı binada çalıştığım için her türlü görüşümü yüz yüze bildirmeye hazırım.

3 Ocak 2014 Cuma

Köpeğiniz Neden Sizi Dinlemiyor Acaba?

"Gel, gel, geeeeel, hadi gel dediiimm yaa off" şeklinde buhranlardasınız ama sevgili tüy yumağınızın umurunda bile değil mi? Otur, kalk, gel, yat, bekle ya da başka bir komut. Köpeğiniz istediğiniz şeyi her zaman beklediğiniz gibi yapmıyorsa bir yerlerde bir şeyler yanlıştır. Sebebi genelde aşağıdakilerden biridir;

1- Yeterince eğlenceli ya da ilginç değilsiniz: Evet, her an yeterince eğlenceli ve ödülkar olamayız tabii ki. Ama köpeğimizin ilgisini çeken başka bir koku ya da faktör varken bizi görmezden gelmesinin bir alışkanlık haline gelmiş olmasını engelleyecek kadar da umursamaz olmamalıyız. İlgisini çeken her neyse daha ilginç bir şeyle gitmeniz davranışının kalıplaşmasını engelleyebilir.

2- Cezalandırılma korkusu: Hatalı davranışı cezalandırırken tam olarak neyi cezalandırdığınıza emin olun. Örnek: Köpeğiniz uzaklaşmıştır ve geri gelince onu azarlarsınız. Bir sonraki aşamada köpeğiniz çağırdığınızda bile gelmemeye başlarsa bu onun gelmesini cezalandırdığınızı anladığı anlamına gelebilir.

3- Eğitim eksikliği: Köpeğinizin vermiş olduğunuz komutu bildiğine gerçekten emin misiniz? Öğrettiniz mi ya da öğrettiğiniz şekilde algılamış olduğuna emin misiniz?

4- Zamanlama: Ödüllendirme yöntemi işe yaramıyor diyenlerdenseniz doğru zamanlama konusuna tekrar bakmanız gerekebilir. Ödüllendirmenin doğru olarak yapılan davranışla neredeyse aynı anda (2-3 saniye) olması gerekir. Siz cebinizde ödül maması ya da top ararken doğru zaman akıp geçmiş olmasın?

23 Aralık 2013 Pazartesi

Jessie Ödül Bisküvisi

Jessie ve arkadaşları için dün yaptığım ödül bisküvileri. Biraz şekilsiz şemalsiz olsa da inanılmaz sağlıklı bir içeriğe sahip. Hem de mükemmel lezzette oldukları hem köpeklerce hem de insanlarca onaylandı. Tüm köpüşler etrafımda dört döndü :)

16 Aralık 2013 Pazartesi

Köpeklerimizin Ömrünü ve Yaşam Kalitesini Arttırmak İçin 3 Öneri

Bir önceki yazımda en uzun yaşayan köpek ırklarından bahsetmiştim. Gönül isterdi ki hepsinin ömrü uzun olsun, hep yanımızda olsunlar. Böyle olmasa da ömrü daha kısa olan köpeklerin de daha uzun yıllar genç, zinde ve bizimle kalabilmelerini sağlamak için yapabileceğimiz bazı şeyler var.

1- Düzenli egzersiz, aktif ve stresten uzak bir yaşam tarzı: Aynı insanlardaki gibi yani.:) Pek çok araştırma köpek sahibi insanların, olmayanlara nazaran daha uzun yaşadıklarını gösteriyor. Bunun sebebi düzenli olarak yapılan yürüyüşler ve evcil hayvanımızın bize verdiği huzur/mutluluk gibi duyguların stresi azaltması. Aynı durum köpeklerimiz için de geçerli. Onların düzenli yürüyüş, koşu yapmalarını sağlamak ve sosyalleşmelerine önem vermek hem ömürlerini arttırır hem de yaşam kalitesini. Düzenli dışarı çıkarılmayan köpeklerin en azından yalnız kaldığı saatlerin daha az olmasını öneririm. Ben bütün gün işte olduğum için Jessie'mi sabah 6'da çıkarıyorum. O karanlıkta bile onu yormaya, enerjisini attırmaya çalışıyorum ki ben yokken huzurlu olsun. Gün sonunda eve geldiğimde ne kadar yorgun ya da hasta olsam da onu en az 1 saat gezdiriyorum. Hafta sonları ise bu süreler çok daha uzun.

2- Oyun oynamak, beynini kullanmasını sağlamak: Egzersiz bedenen (dolayısıyla zihnen de) rahatlamasını sağlarken, köpeğimizle oynayacağımız oyunlar da onların daha genç kalmasını sağlar. Nasıl insanlarda bulmaca, sudoku, kakuro gibi oyunlar beyin faaliyetlerini arttırarak unutkanlığı azaltıyor ve beynin yaşlanmasını geciktiriyorsa köpeklerde oyunu da aynı şekilde düşünebiliriz. Saklama bulma, ufak numaralar yapma, evde saklambaç oynama gibi oyunlar köpeklerimizin kafasını kullanmasını ve dolayısıyla daha zinde olmasını sağlar. Jessie ile akşamları oynadığımız bir oyun var. Daha sonra detaylıca yazarım ama kısaca bahsetmek gerekirse 1 top ve 3 plastik bardak kullanarak bulma oynama diyebiliriz. Bir kere alıştıktan sonra oldukça eğleneceğinizi garanti ederim.:)

3- Kaliteli ve düzenli beslenme: Köpeğinizi yaşına ve egzersiz miktarına uygun şekilde kaliteli bir ürünle beslemenizi öneririm. Beslenme konusunda binlerce farklı görüş var ve herkesin doğrusu kendisi için doğru. Bu yüzden kuru mama, kendi yaptığınız besinler ya da barf ile besleseniz de onun yaşına, cinsine, vs uygun olduğuna emin olun. Kilosunu kontrol edin, fazla kilo hiç bir zaman iyi değildir. Besinlerin alerjik bir reaksiyon ya da diğer sağlık sorunları oluşturmadığına emin olun.

Rutin insanlar için sıkıcı olabilir ama köpekler için değildir. Yukarıdaki öneriler ritüelinin bir rutin haline gelmesi onların beklentilerinin net olmasını sağlar ve aynı zamanda kaygı duymalarını önler.

13 Aralık 2013 Cuma

En Uzun Yaşayan Köpek Irkları

Geçtiğimiz günlerde Jessie'nin arkadaşlarından biri vefat etti.14 yaşındaydı; bir Golden Retriever için oldukça uzun sayılabilecek bir ömür olmakla birlikte, bu durum yaşanılan acı ve üzüntüyü azaltmıyor. Hatta belki paylaşımın ve ortak anların fazlalığı dolayısıyla arttırıyor. 

Golden'ların ortalama ömrü 10-12 yıl olarak geçiyor. Ancak kalıtımsal ve genetik faktörler ile nasıl bakıldıkları gibi bir çok etken ömürlerinin daha kısa ya da uzun olmasına neden olabiliyor.

Dünden önceki gün bizim bloğun asansöründe bir beyle karşılaştık. Jessie ve arkadaşını sevdikten sonra kaç yaşlarında olduklarını sordu. Sonra "neyse ki daha zamanları var" dedi. Önce tam anlamadım ama sonra kendisinin de daha önce bir Golden'ı olup, onu kaybettiğini söyledi. Son cümlesi ise beni çok etkiledi gerçekten. Oldukça içten bir şekilde "bir evladımı kaybettim" dedi. 


Allah oğluma, oğullarınıza, kızlarınıza ve tüm canlarımıza uzun ve kaliteli bir ömür versin diyerek ömrü en uzun olan köpek ırklarını aşağıda paylaşıyorum. 

1- Chihuahua (ortalama 18 yıl)
2- Lhaso Apso (ortalama 18 yıl): Kaydedilmiş en uzun ömürlü Lhaso Apso, 29 yaşında ölmüş.
3- Beagle (ortalama 15 yıl)
4- Maltese Terrier (ortalama 15 yıl)
5- Pomeranian (ortalama 15 yıl)
6- Boston Terrier (ortalama 15 yıl)
7- Poodle (ortalama 15 yıl)
8- Dachshund (ortalama 14 yıl): Guiness Rekorlar kitabına giren en uzun ömürlü köpeklerden biri olan Dachshund Chanel, öldüğünde 21 yaşındaymış.
9- Minyatür Schnauzer (ortalama 14 yıl)
10- Pug (ortalama 12-15 yıl)



Jessie ve Çıngıraklı Yılanı :)

Jessie ve oyuncağı Çıngi'nin uyku halleri...
Sanırım Jessie bana bir mesaj vermek istiyor :)

2 Ocak 2013 Çarşamba

KÖPEĞİNİZİN KİŞİSEL HAKLARI

Ben; Ben olmalıyım( Köpeğinizin kendi olma hakkı)
*Köpeğinizin koşmaya, havlamaya, kemirmeye, hoplamayıp zıplamaya, kazmaya ve vücudunu çalıştırmaya gereksinimi vardır. Köpek olmasına izin verilmelidir.

Yanlız kalmak istiyorum (kendine ait bir yere sahip olma hakkı)
* İdeal olan ev içi kafesi olsa bile bir yatak ya da güvenli herhangi bir nokta da iş görür. Köpeğinizin yanlız kalacağı, kemiğini kemirmeceği ya da hiç bir şey yapmadan dinlenebileceği kendine ait bir yere ihtiyaç duyar.

Akıl harcanamayacak kadar değerli bir şeydir (sürekli eğitim hakkı)
*Köpeğinizinde bir aklı olduğunu ve bunu kullanmaya gereksinimi duyduğunu unutmayın. Onun zekasından faydalanın ve onu eğitin. İtaat eğitiminin köpekleri robota dönüştürdüğü hikayesini bir kenara bırakın. Keyifli bir eğitim sizin ve köpeğinizin birbirinizi tanımak ve birlikte güzel vakit geçirmenizi sağlamak için iyi bir fırsattır. Öğrendiklerinizi sürekli evde de uygulayın. Tasmasını takarken ona oturmayı, ayaklarının altını silerken ayakta beklemesini öğretin.

Köpekler eğlenmek ister (kendi türünden arkadaş edinme hakkı)
*Köpek sizinle geçen zamandan tabii ki keyif alır; fakat bu yeterli değildir. Köpeğiniz sadece köpek olabilmek için diğer köpeklere de ihtiyaç duyar. Başka köpeklerle yeterince sosyalleştirilmemiş köpeklerin kendine güvenleri düşüktür ve genellikle kendinden emin olmamak onları saldırganlığa iter.

Bana bakacak biri (korunma hakkı)
*Köpeklerinizi düzenli veteriner ziyaretleri ile sağlık problemlerine karşı koruyun. Ona yüksek kaliteli bir diet sunarak yanlış beslemenin önüne geçin. Ona yeterli egzersiz imkanı sunup tüy bakımı yaparak rahat ve zinde hissetmesini sağlayın. Köpeğinizi dövme, mikroçip ve kimlik madalyonu ile çalınmalara ve kaybolabileceği durumlara karşı koruyun. Onu çitle çevrili güvenli bahçesinde tutarak dünyanın kötülüklerine karşı tedbir alın . Tasmasız ve yanında bir insan olmadan dışarda dolaşmasına izin vermeyin. Asla; ama asla unutmamanız gereken son şey ise, hiç bir köpek tasmasız %100 kontrol altında değildir ve dünya üzerinde güçlü reflekslere sahip çok az sürücü vardır.

Köpeğinizin başka bir hakkı daha vardır: Kısırlaştırılma hakkı
*Kısırlaştırılmış köpek, ciddi bir problem olan aşırı pet popülasyonuna katkıda bulunamaz. Bana inanmıyorsanız sokaklara ve hayvan barınaklarına bir bakın. Üretim sadece profesyonel üreticilerin işidir. Ayrıca kısırlaştırılmış köpekler belirli sağlık problemlerinden de muaftır. Veteriner hekiminizle pyometra ve prostat komplikasyonları konsunda konuşunuz.

31 Temmuz 2012 Salı

Köpekler İçin Dondurma Tarifi

Siz dondurma yerken köpeğinizin ağzının suları yerde bir gölcük mü oluşturuyor?
O zaman köpeğinizin ağzının sularını dindirme zamanı geldi.
İşte köpekler için dondurma tarifi


Tarif Aysu Erker'in köpeği Kavun için hazırladığı bir tarif.
Aynen paylaşıyorum Kavun'un dondurma sefasını

Köpekler İçin Dondurma Tarifi

- Elma şeftali muz birer tane,
- yarım kg yogurt,
- 1 corba kasıgı bal,
- biraz yulaf ezmesi,
- 1 cay kasıgı vanilin,
- 5 çorba kaşığı süt
- biraz lezzetlendirmesi için de 1 çorba kasıgı fıstık ezmesi

Bunları mikserde cırpıp pet bardaklara koyup dondurun ve Kavun gibi afiyetle yalayın..:)

20 Temmuz 2012 Cuma

Ramazan Ayında Hayvanları Unutmayalım



On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının ilk günündeyiz. 

Dinimizde hayvanlara iyilik yapmanın sevabı çok büyüktür.

Ancak maalesef ki %99'u Müslüman olan ülkemizde hayvanlar büyük işkencelere uğramakta, zehirlenip kıvranarak öldürülmekte, belediye bakim evlerinde ve sokaklarda ac ve susuz ölümlere mahkum edilmektedir.

Mübarek Ramazan ayında tutulan Oruç, "esas olarak toplumun ahlaki hayatını değiştiren, iyiye ve güzele götüren bir ameldir ve zenginler oruc sayesinde fakir ve yoksulların, aç ve susuz kalanlarin durumunu daha iyi anlarlar olarak tarif edilmektedir.

Unutmayalım ki;
- Hayvanların önüne bir kap su bir kap yemek konması, onlara merhamet ve şefkatle yaklaşılması İslam dinimizin de bir gereğidir

- Hayvanlara eziyet ve işkence edenler, onları dövüştürenler, zehirleyip öldürenler büyük günaha girerler.


HAYIRLI RAMAZANLAR..

17 Temmuz 2012 Salı

Köpeğiniz İçin Serinletici Tarifler

Yaz aylarında köpeğimize hazırlayabileceğimiz 3 serinletici ödül maması tarifiyle karşılarınızdayız. Tarifler her ne kadar doğal besinlerle hazırlanmış da olsa bir seferde 1-2 kaşıktan fazla vermemenizi öneririm. Köpüşlerinize afiyet olsun..:)

Serinletici Tarif 1
- 1 kase az yağlı, yağsız ya da organik yoğurt
- 1 kaşık fıstık ezmesi
Malzemeleri iyice karıştırın ve bir kase içerisine koyarak dondurun.

Serinletici Tarif 2
- Et ya da tavuk suyu
- Havuç
Havucu püre haline getirin ve et suyu ile karıştırın. Buz kapları içerisinde dondurun.

Serinletici Tarif 3
- Bezelye
- Havuç
- Tavuk, kuzu ya da dana eti
- Yoğurt (az yağlı, yağsız ya da organik olması önerilir)
Tüm malzemeleri(tercihinize göre çiğ ya da pişmiş olabilir) blender’dan geçirin ve buz kapları içerisinde dondurun. Buzlukta 1 saat bekletmeniz yeterli olacaktır.

12 Temmuz 2012 Perşembe

Yeni Elektrik Süpürgemiz..:)

Köpek sahibi olup da evdeki yerlerin temizliği konusunda benim kadar hassas insan azdır. Evdeki tüm yerleri her gün süpürür ve silerim.:)

Son zamanlarda daha pratik bir elektrik süpürgesi arayışına girmiştim. Malum, kablolu süpürgeyle uğraşmak zor; süpürgeyi taşı, fişini tak, kablonun sağa sola takılmasıyla uğraş, her yere uzanmayan kabloya sinir ol, vesaire vesaire...

Kablosuz bir süpürge almayı düşünmekle birlikte evdeki süpürgeyi daha 1 sene önce aldığım için tereddütler içerisindeydim. Bununla birlikte son zamanlarda internette kablosuz süpürge modellerini incelemekteydim. İnceleye inceleye kafama iyice koymuş oldum sanırım, kendim ettim kendim buldum..:)

Dün itibariyle Rowenta Air Force 24V dikey süpürge aldım. Dünden beri de kablosuz yer süpürmenin rahatlığını yaşamaktayım. Yürürken ev süpürmek mümkünmüş, eğilmeye ve kablolarla uğraşmaya son. Şarjı 25 dakika ve 50 dakika giden 2 modeli var. Ben almışken 50 dakika gidenini aldım. Özelliklerini ve linkini de aşağıda paylaşıyorum, şimdilik tavsiye ederim..:)

http://www.hepsiburada.com/liste/rowenta-rh8571-air-force-24-v-kablosuz-dikey-supurge-safir-mavi/productDetails.aspx?productId=evrowrh8571&categoryId=155123

Rowenta RH8571 Air Force 24 V Kablosuz Dikey Süpürge - Safir Mavi
2200W’lık elektrikli süpürgelerin toz toplama performansında kablosuz dikey süpürge
24V
Toz torbasız 'Cyclonic' teknoloji ile etkili temizlik
Tek hareketle temizlenen pratik toz haznesi
50dk kablosuz kullanım imkanı ile temizlik özgürlüğü
Özel üçgen Delta Air Force süpürme ucu sayesinde temizlik evinizin her köşesinde
Dikey park pozisyonu ile kolay muhafaza imkanı

19 Haziran 2012 Salı

Cesar Millan - Köpeklere Fısıldayan Adam Reklamı

Cesar Millan'ın National Geographic'te yayınlanan programı Köpeklere Fısıldayan Adam (Dog Whisperer)'ın reklam afişi çok hoş.

İşte "Köpeklerin de sorunları vardır" diyen reklam resmi..:)

Köpeğiniz İnsan Yaşıyla Kaç Yaşında?

Köpeğinizin insan yaşıyla kaç yaşında olduğunu biliyor musunuz? 

Gönül isterdi ki hep yanımızda olsunlar ama kuzucuklarımız maalesef ki bizim kadar uzun yaşamıyorlar. Ancak genel olarak küçük köpek ırkları büyük köpek ırklarından daha uzun süre yaşıyor.

Aşağıdaki tabloya bakarak köpeğinizin insan yaşıyla yaklaşık kaç yaşında olduğunu çıkarabilirsiniz.

18 Haziran 2012 Pazartesi

Sıcak Havalar ve Köpekler

Geçen hafta İstanbul cayır cayır yanarken kuzumun sıcaklardan bayılır halleri beni çok üzdü. Hatta Çarşamba günü dışarıda gezip geldikten 1,5 saat sonra bile Jessie’nin nefesi hala kendine gelmemiş, dili beş karış dışarıdaydı. Bunun üzerine Jessie'nin facebook sayfasında sıcaklarla mücadele için önerilerinizi soran bir mesaj yayınlamıştım. Pek çok öneri geldi, bazılarını bir yazı olarak yayınlıyorum söz verdiğim üzere.

Merve Sanön: süt kutusu, meyve suyu kutusu gibi boş kutuların içine köpeklere yararlı olan meyveleri püre haline getirin içine su katın ve buzluğa atın sonraki gün donmuş bir şekilde kartonu kesin ve buzu köpeğinize verin hem vitaminli meyveleri yemek için yalayacak hemde serinleyecektir..

Hande Basak Aladag: özellikle gögüs kısmını ıslatmak çok rahatlatıyor, cesar milan tavsiyesidir aynı zamanda ;)

Ezgi Gokalp: iyi akşamlar. Geçen haftalarda pet fest 2012 deydim. Uzmanlar kesinlikle sürekli yıkamayı önermiyor. Ancak çok bunaldığınca ön bacaklarının altini( bizim koltuk altı gibi) bir de patilerini ıslatmayi tavsiye ediyorlar. Bunu sık yapmakta hiç bir sakınca yokmuş..ama emin olun butun kopeklerde ayni problem var.

Zafer Hamit Kozan: Kibrit kutusu büyüklüğünde ara ara birkaç tane BUZ KÜTLESİ vermek çözüm olabilir.

Basak Baykan: su tasına arasıra buz atmak,klima açmak,tüyleri kırptırmak, bir de çok sıcaklarda ıslak bir bezle vücudunu sarmak ve hararetini azaltmak, tabi bu işlem goldenlar gibi iri köpeklerde zor.

Sedat Solak: Selam mehtap, body cok bunalinca ben banyoya surukluyor ve dusu acmam icin yuzume bakiyor.:) bircok kisi tuylerini kestir demis bunu yapma sakin,cunki tuyleri onlari kisin soguktan korudugu gibi yazinda sicaktan koruyor.Bir nevi vucudunun klimasi tuyleri.kestirdiginde cildi direk gunes isinlarina maruz kalacagindan daha cok rahatsiz olacaktir.

Aydan Akboga: Her zaman banyo olmuyo ama kızım sureklı banyoda yattıgı ıcın banyonun yerlerını ıslatıyorum patılerını ıslatıyorum alev alev yanıyo oluyo resmen bıraz dengelenıyo nefesı

Özge Cücü: banyoda duşu ıslak bırakın daha serin olduğu için orada yatıyor rahatlatır biraz.

Dilek Emre: baş ve ense kısmını sık sık ıslatın çok rahatlatıyor

'Yasn Sönmz: vantilatör

Petza Evcil Hayvan Ürünleri: Merhaba, size serinletici ürünlerimizden tavsiye ederim.Alan tüm müşterilerimiz çok memnun.Başta biz :) Fredkit çok rahat etti.
http://www.petza.com.tr/Serinletici-Urunler,LA_129-2.html

1 Haziran 2012 Cuma

Oh Yeh, Hav! Bugün Cuma!

                  Cuma gününün mutlu köpeği bu fıstık olsun..:)

Jessie'nin Kuşbaşılı Taze Fasulye Yemeği

Num num num..:) O kadaaar lezzetli olmuştu ki Jessie afiyetle yedi. Ben de yedim ama benim payım bu kadar bol etli değildi. Etler Jessie'ye, fasulyeler anneye diye diye yedik..:)

Malum yaz geldi ve sebzeler hem daha lezzetli hem de çok daha ucuz. Kışın et fiyatına sebze alıyorduk ve hiç tadı yoktu. Bu yüzden yaz sebzelerinden mümkün olduğunca çok faydalanmaya çalışıyorum. Dediğim gibi, bol sebze kısmı bana, bol et kısmı Jessie'ye. Herkes mutlu halinden..:)

Malzemeler:
Taze fasulye
Dana Kuşbaşı
Sarımsak
Zeytinyağı
Taze nane yaprakları
Domates

Yapılışı:
Domates ve sarımsağı zeytinyağında kavurduktan sonra taze fasulyeleri ekledim. Biraz piştikten sonra dana kuşbaşını da ekleyerek iyice pişirdim. Pişmesine yakın taze nane yapraklarını da koyup bir taşım kaynattım. Hem mis gibi koktu, hem de sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisi var. Zeytinyağı ve sarımsak ise köpeklerde tüylere, bizim de saçlarımıza çok faydalı. 

Afiyet olsun!


Not: Eskiden yaptığım yemeklerde domatesi kesinlikle kullanmıyordum. Ancak köpeklere domates verilir mi konusunda yaptığım araştırmalar sonucu toksik etki yaratabilecek kısımların olgunlaşmamış domates, yeşil domates, domates sapı ve yaprakları olduğunu öğrendim. Olgunlaşmış, kırmızı domatesin aşırıya kaçmayacak şekilde kullanılmasının zararı değil tam tersi faydası bulunuyor.

Jessie ile Bir Günümüz Nasıl Geçiyor?

Kendimi bildim bileli sabahları erken kalkarım ve bu huyumu seviyorum. Hafta içi olsun, hafta sonu olsun gün ışımaya başlar başlamaz benim gözler zınk diye açılır..:) Çoğu zaman Jessie bacaklar tepede yatıyor olur ben uyandığımda. Yataktan kalkınca ilk işim yatağımın hemen yanındaki kendi yatağında yatmakta olan oğluşumu sevmek olur. O da hemen ağzına bir top alıp sabah sabah suratıma dayar..:) Kısa bir sevgi faslından sonra hemen üzerimi değişirim ve yollara koyuluruz.

Jessie'yi yormak, enerjisini düzgün bir şekilde atmasını sağlamak, ona farklı işler vermek ve kafasını kullanmasını sağlayacak aktivitelere yöneltmek benim için çok önemli. Fiziksel ve beyinsel olarak yorgun köpek huzurlu köpektir. Bu yüzden sabah çeşitli aktiviteler yaparak 1 saat kadar dışarıda oluruz. Tüm aktivitelerin sonrasında eve girmeden önce güzelce taranırız, bazen de pudralanırız. Oğlum biraz metroseksüeldir de..:) Eve gelince Jessie alışageldiği üzere hemen küvete atlar, patilerindeki ve tüylerindeki toz, toprağı temizleriz. Sonrada havlu üzerinde kurulanırız.

Jessie yemeğini sabah da akşam da gezip geldikten sonra yiyor. Çünkü önce mamasını hak etmesi gerekiyor. Yemek faslından sonra benim için hazırlanma faslı başlıyor. Apar topar hazırlanıp işe geliyorum, ama elbette ki aklım kuzucuğumda kalıyor.:(

Akşam eve geldiğimde karşılaştığım sevgi selini anlatmama gerek var mı? Köpek sahibi olup da bu aşırı mutluluk ve sevinç selini bir gün bile yaşamayan yoktur. Oğlum hemen en yakınındaki oyuncağını ağzına alarak bana getirir. Kendini yere atıp bacaklarını tepeye diker kendini sevdirmek için. Bazen hemen bazen de evde 15-20 dakika geçirdikten sonra dışarı çıkarız. Evde biraz zaman geçirmek Jessie'nin sakinleşmesini, heyecanının azalmasını sağlıyor. Hemen çıktığımızda ise biraz daha heyecanlı ve meraklı oluyor. Akşam da yine sabah geçirdiğimiz kadar bir süre dışarıda oluyoruz. Bazen arkadaşları ile karşılaşıyoruz, onlarla zaman geçiriyoruz. Jessie yanında topu olduğu sürece başka bir köpekle oynamaya çok meraklı değil. Kısa bir karşılaşma sonrası topunun başına geçer. Topu kaldırdığım zaman diğer köpekleri daha çok görmeye, dış etkilere daha çok odaklanmaya başlıyor. Ben odağının topunda olmasını tercih ediyorum, bu yüzden topumuz yanımızdan hiç eksik olmaz.

Jessie'nin akşam yemeğini ben kendim sofraya otururken veririm. Yani yemek saatlerimiz aynı. Önce lider beslenmeli, sonra köpek beslenmeli gibi bir düşüncem yok. Yemeğini yiyen Jessie sindirmek için birkaç dakika uzanır ve sonra bana gelir. Biraz kendini sevdirir, birkaç top atarız. Bir süre sonra da uyur, dışarıda yorulduğu için evde çok ortalıklarda dolanma huyu yoktur. Benim oturduğum odada olması ve yatması onun için yeterlidir. Ben bir şeyler yaparken beni rahatsız etmez, yanıma gelip oyuna çağırmaya çalışmaz. Uyumuyorsa bile yatarak beni izler. Hatta ben evi süpürürken ve silerken de ortalıkta dolaşmasınıistemediğimi bilir. Süpürge çıktığı anda ben ilk olarak dış kapının önünü süpürürüm. O da alıştığı üzere hemen gider ve oraya yatar. Ev tamamen süpürülüp silinene ve ben kalk diyene kadar da orda kalır.

İşte Jessie'nin sıradan bir günü böyle. Sizin normal bir gününüze benziyor mu?