belirti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belirti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2011 Cuma

Köpeklerde Yüksek Kolesterol

Yüksek kolesterol insanlarda olduğu gibi köpeklerde de yaygın olarak görülür. Diğer bir ismi de "Hiperlipidemi" dir.

Köpeklerde yüksek kolesterol nedenleri;
- Irksal ve genetik faktörler
- Egzersiz ve beslenme alışkanlıkları gibi yaşam tarzıyla ilgili faktörler
- Karaciğer fonksiyon bozukluğuna neden olan tıbbi durumlar
- Aşırı aktif tiroid ya da adrenalin bezi, yüksek kan şekeri, pankreas ve safra kanalı daralma iltihabı

Köpeklerde yüksek kolesterol belirtileri;
Yüksek kolesterolün nedeni ne olursa olsun belirtileri aynıdır; Nöbetler, karın ağrısı, ciltte yaralar, deride sarı/kırmızı renkli şişlikler ve sinir sistemi işlev bozuklukları. Ayrıca son dönemde yapılan bir araştırmada kendi kuyruğunu kovalayan köpeklerin yüksek kolesterolden muzdarip olmasının muhtemel olduğu belirtilmiştir. Bu araştırma kuğruğunu kovalayan ve kovalamayan 15'er köpek üzerinde yapılmıştır. Daha sonra bu köpeklerin kolesterolleri ölçülmüş ve yüksek kolesterolü olanların tamamının kuyruklarını kovaladığı görülmüştür.

Köpeklerde yüksek kolesterol teşhisi ve tedavisi; 
Köpeğinizde yüksek kolesterolden şüpheleniyorsanız onu veterinere götürerek sağlık muayenesinden geçirmeniz gerekir. 12 saat açlık sonrası yapılan bir kan testleri ile köpeğinizin kolesterol bulguları ortaya çıkar. 


Not: Bu yazı Mehtap Arslan tarafından yabancı bir makaleden çevrilmiştir. Blog adresi kaynak gösterilmedikçe alıntı yapılamaz.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Dişi Köpeklerde Kızgınlık Dönemi (Oestrus) Nasıl Anlaşılır?

- Haraketlilik ve oyunculuk artar.
- Dışarı çıkma isteği fazladır.
- Sürekli yalanma ve temizlenme isteği vardır.
- Vulva şişkin ve kızarıktır.
- İlk bir iki gün sarımsı beyaz daha sonra gittikçe koyulaşan kırmızı bir akıntı görülür. Her oturup kalktığı yerde kırmızı bir leke bırakır veya yürürken yerlere kan damladığını görürsünüz. Nadir olarak çok titiz köpeklerde sürekli temizlenme nedeni ile bu tür bir akıntı görmeyebilirsiniz.
- Sokağa çıkıldığında çevredeki erkek köpeklerin sürekli takip etmesi söz konusudur.

2 Aralık 2010 Perşembe

Aşırı Salya ve Tükürük Üretimi (Ptyalism)

Birkaç kişi köpeklerinde aşırı salya gözlemlediğini ve bunun neden kaynaklanıyor olabileceğini sormuş. Aşağıda bu konuda yazılmış bir makale bulunmaktadır.

Köpeklerde Aşırı Salya Üretimi
Köpeklerde aşırı miktarda salya ve tükürük üretimi belli ırk köpeklerde ve belli şartlarda normal kabul edilebilir. Özellikle Great Dane, Mastif, Boxer gibi büyük ırklarda ağız ve dudak yapısına bağlı olarak salya-tükürük üretiminin fazla olması normaldir. Yemek kokusu, heyecan, sıcak-nemli hava köpeklerde salya-tükürük üretiminin artmasına sebep olur. Aşırı salya ve tükürük üretimi ırksal özellikler ve dış etkenlerden bağımsız şekilleniyor ve uzun saatler devam ediyorsa, bu bir sorundur ve etken belirlenmelidir.

Ptyalisme sebep olan etkenler;
* stomatitis—ağızdaki mukus zarının yangısı
* gingivitis—dişeti yangısı
* çürük dişler
* ağız içinde veya dilde yara, aft
* böcek (arı vb.) sokmaları
* kimyasal maddeler-yenmesi, solunması
* ağız ve dilde doku aşınması, ülserler
* ağızda veya soluk borusunda yabancı cisim, tümör
* nörolojik bir sebepten kaynaklanan çiğneme-yutma kaybı
* mide bulantısı—yenen kötü gıdadan, enfeksiyon hastalıklarından veya böbrek-karaciğer hastalıklarından kaynaklanabilir.
* metabolik hastalıklar

Aşırı salya- tükürük üretiminin yanı sıra başka belirtiler de görülebilir;
* ağızda kötü koku
* yutkunamamak, yemek yiyememek, su içememek
* bitkinlik, halsizlik
* kusma
* solunum problemleri

Tedavi;

Ptyalismim birçok sebebi olabildiği için tedavi etkene göre belirlenir. Böbrek ve karaciğer testleri, diğer kan analizleri, ağız-diş tedavisi, yabancı cisimin çıkarılması vb. tedavi yöntemleri uygulanabilir. Yangı çözücü ilaçlar, antibiyotikler kullanılabilir.
Animallia'dan alıntı.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Köpeklerde Stres Nedenleri ve Belirtileri

Stres; canlının normal yaşam şartlarına etki eden çeşitli iç ve dış faktörlere karşı göstermiş olduğu tepkidir.

Köpekler yaşamları içinde kendilerini olumsuz etkileyen çeşitli olaylar karşısında değişik tepkiler verirler. Bu tepkilerin şiddeti yaşanılan olumsuzluğa bağlı olarak farklılık gösterir.

Strese neden olan faktörler olarak;
 - Yaşam şartlarındaki değişiklikler (sahip değiştirme, ev değiştirme gibi)
 - Hormonal değişimler
 - Hastalıklar
 - Ani ısı değişimleri
 - Gebelik ve süt verme
 - Aşırı eğzersiz
 - Yetersiz ve dengesiz beslenme
 - Yemek veya dışarı çıkma saatlerindeki düzensizlikler
 - Rahat olmayan barınaklar
 - Bazı köpeklerde (özellikle küçük ırklarda) traş ve banyo
 - Ayrıca koşular, döğüşler ve güzellik yarışmaları da köpeklerde stres yaratan faktörler olarak sayılabilir.

Örnekler:

Bir çok köpeğin, kısa süreli de olsa tatil nedeniyle bırakıldığı otelden dönüşünde davranışlarında bazı olumsuz değişimlerin olduğu bilinen bir gerçektir. Rahatça gezinebildiği evinden uzak kapalı bir ortamda kalmak strese neden olabileceği gibi traş sonrası veya gıda değişikliği gibi nedenler de stres yaratabilir.

Stres Dereceleri:

Stres, stresi yaratan faktöre, köpeğin genetik yapısına, ortama bağlı olarak değişik derecelerde belirtiler görülür ve hafif dereceli stres ve ciddi dereceli stres olarak basitce sınıflandırılabilinir.

 - Hafif stres vakalarında itaatsizlik iştah kaybı, hırlama, dikkat dağılması gibi belirtiler görülebilir. Bu durumlarda şartların düzeltilmesi, stres kaynağının ortadan kaldırılması ile kısa sürede iyileşmeler gözlenir.

 - Ciddi stres vakalarında sessizlik, ilgisizlik ve tepkisizlik, depresif tavır, insanlardan kaçmak gibi belirtiler görülebilir. Böyle ciddi stres vakalarında dehidrasyon ve aşırı iştahsızlık, yoğun tüy dökümü ileri düzeydedir.

Fizyolojik Belirtiler:

Stresli bir köpekte, çeşitli davranış bozuklukları görülebileceği gibi bazı fizyolojik değişiklikleri de tespit etmek mümkündür. Stresin neden olduğu en önemli olumsuzluk immun sistemin baskılanması ve vücudun hastalıklara açık hale gelmesidir. Köpeklerin stresli dönemlerinde kanda eritrosit sayısında azalma olur ve buna bağlı olarak anemi (kansızlık) tespit edilebilir. Kısacası bu dönemde herhangi bir hastalığa yakalanması çok kolaydır ve tedaviler diğer zamanlara göre oldukça zordur.

Bu tür vakaları gözardı etmeyerek gerekli önlemleri almalı ve hemen veteriner hekiminizle görüşmelisiniz.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Köpeklerde Kennel Cough Hastalığı - Bilgiler

Kennel Cough (Infectious Tracheobronchitis)
Barınak Hastalığı olarak bilinmesinin sebebi, köpeklerin toplu olarak bulundukları yerlerde sık görülmesidir. Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle aşılama çok önemlidir.

Hastalık etkeni nedir ?
Kennel Cough olarak adlandırılan ve özellikle köpeklerde alt solunum yollarında enfeksiyona neden olan viral bir hastalıkdır. ülkemizde oldukca sık rastlanılır.

Hastalık nasıl bulaşır ? 

Hastalığın bulaşması solunum yolu ile olduğundan, köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde sık görülmesine ve kolay yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık barınak hastalığı olarak tanımlanır.

Hastalık nasıl gelişir ?
Kennel cough hastalığının oluşmasında bir çok virus rol oynamaktadır. Ancak özellikle canine adenovirüs ve parainfluenza virüsünün hastalığın primer etkeni olduğu, ancak sekunder olarak bakterilerin de hastalığın oluşumunda rol aldığı kabul edilmektedir.

Hastalık aşılanmamış yavru köpeklerde üst ve alt solunum yollarınına yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Bu da özellikle yavrularda, ölümlere neden olabilmektedir.

Hastalığın belirtileri nelerdir ?
En karekteristik klinik belirti olarak öksürük ve hemen arkasından burun çevresinde iltihabik karakterli, yapışkan bir akıntı göze çarpar. Vücud ısısı yüksek veya normal olabilir. Yetişkin hastalarda genelde bunların dışında bir belirti görülmez.

Genç köpeklerde hastalık daha hızlı seyreder ve klinik belirtiler daha şiddetlidir. öksürük ile birlikte exudat çıkışı ve burun akıntısı görülür. Beden ısısı yüksektir. Halsizlik ve iştahsızlık ileri derecededir.

Nasıl önlem alabiliriz ?
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle hastalığın önlenmesinde en emin yol aşılamadır. özellikle yavrularda aşılama ve rutin tekrarlar önemlidir. Hasta köpek diğer köpeklerden ayrı olarak kontrol altına alınmalıdır.

Hastalık köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde daha çok görüldüğünden bu tür yerlere bırakılacak köpeklerin en az bir hafta önceden aşılanması kesinlikle gereklidir.

Sonuç;

İleri yaşlardaki köpekler hastalığa daha dirençlidir ve ölüm oranı yok denilecek kadar azdır. Yetişkin köpeklerde yapılacak tedaviler genellikle başarılıdır ve hiç bir araz kalmadan iyileşme sağlanabilir.

Yavru köpeklerde hastalık şiddetli ve komplikasyonlu olduğu için özellikle dikkatli olmak zorunluluğu vardır. Yavru köpekler aşılama periyodu bitmeden eğitim veya konaklama amaçlı olarak barınaklara bırakılmamalıdır.