veteriner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
veteriner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2011 Pazartesi

Şişli Hayvan Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi Açılıyor

Şişli’de Hayvan Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi Açılıyor! 
Şişli Belediyesi’nin bölgedeki hayvanların rehabilitesini sağlamak amacıyla inşa ettiği Şişli Belediyesi Hayvan Kısırlaştırma ve Rehibilitasyon Merkezi, 19 Şubat 2011 Cumartesi günü açılıyor. Saat 12:00'de Piyalepaşa Bulvarı No:80, Şişli'de yapılacak olan açılışa tüm hayvan severler davetlidir!
Şişli Belediyesi, ilçedeki sokak hayvanlarının rehabilitasyonunu sağlamak ve Şişli halkının refah seviyesini daha da artırmak amacıyla sokak hayvanlarının kısırlaştırma ve tedavi işlemlerini gerçekleştirmek için Hayvan Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete açıyor. Piyalepaşa Bulvarı’nda bulunan rehabilitasyon merkezinin açılışında Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve bölgedeki hayvansever yurttaşlar hazır bulunacak. 

Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi; 5 Veteriner Hekim, 1 Veteriner Sağlık Teknisyeni ve 6 kişiden oluşan yardımcı personeli ile Şişli’de yaşayan sahipsiz sokak hayvanlarına hizmet verecek. Buraya gelen hayvanların muayene ve tedavileri yapılacak, kısırlaştırılan hayvanlar işaretlenerek kayıt altına alınacak. Mahallelerine geri gönderilen hayvanların da aşı takipleri kontrol edilecek ve kuduz hastalığına karşı koruyucu takip aşıları yapılacak. Merkeze gelen hayvanlar için sahiplendirmeler de yapılarak kayıt altına alınacak.

Merkezde, hasta hayvan kayıt ve danışma, muayene ve ameliyathane, ameliyat sonrası operasyon yoğun bakım, enfeksiyon, dış parazit tedavisi için kullanılan banyo odası, müşahede (gözlem) ve röntgen bölümü bulunmakta. Kısırlaştırma operasyonu sonrasında hayvanlar, merkezde 10 gün süreyle tutulacak, tamamen sağlığına kavuşanlar alındıkları ortama geri bırakılacak.

Hayvan Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi, 25 adet köpek ve 30 adet kedi barındırabilme kapasitesine sahip. Ayda ortalama 165 sahipsiz hayvanın merkezde yatılı olarak bakım ve tedavisinin yapılması hedefleniyor.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Kaybolan Köpekleri Bulmak İçin Yapılabilecekler

"Maçka Parkı'nda kaybolan köpekler" ve "köpeğimizin kaybolma ya da çalınma ihtimaline karşı alabileceğimiz önlemler" 'den sonra şimdi de kaybolan bir köpeği bulmak için yapılabileceklerden bahsetmek istiyorum. Aklıma gelenleri aşağıda maddeler halinde sıralıyorum, eklemeleriniz varsa yorum olarak yazın lütfen.
1) Afiş ve el ilanları (renkli) bastırılması ve köpeğin kaybolduğu civar ve evin etrafı olmak üzere pekçok yere asılıp dağıtılması. Yazması faydalı olacak bilgiler;

  •    köpeğin net ve büyük bir resmi, adı, ırkı, cinsiyeti, tasmasının tarifi
  •    ne zaman ve nerede kaybolduğu
  •    köpek sahibinin ismi ve iletişim bilgileri (24 saat aranabileceği belirtilerek)
  •    bir yakının ismi ve iletişim bilgileri
  •    eğer verilecekse bulana ödül olduğu
  •    köpeğin aç ya da üşüyor olabileceği gibi duygusal notlar bulunması insanların acıma duygularını arttırır. Bu şekilde bir not düşülebilir

2) İlanın civarda oynayan çocuklara dağıtılması, onlarla işbirliği yapılması. Afişlerin izin alarak okullara da asılması.

3) Köpeği bulana ödül verilmesi ve bunun ilanlarda belirtilmesi bulma şansını oldukça arttırır, ödül miktarının afişlerde belirtilmemesi daha iyi olur. Miktar dolgunsa yalnızca bundan bahsedilebilir.

4) İnternet üzerinde bulunan ve kayıp köpek ilanları yayınlayan mail listelerine, sitelere, facebook sayfalarına ilan verilmesi ve ilanların sürekli güncel tutulması. Bu ilanda da kayıp afişinde bulunan tüm bilgiler olabilir, aynı ilan da kullanılabilir.

5) Köpeğinizin çalındığı yerin yakınlarındaki park ve yeşillik alanlardaki güvenlik tarzı birimler ile esnafın haberdar edilmesi ve köpeğin kayıp ilanının oraya yağıştırılması. Böylece köpeğin resmi sürekli gözlerinin önünde olur.

6) Köpeğin sürekli gezdirildiği yerler ile kaybolduğu yerin yakınlarının sürekli dolaşılması. Kaybolduğu yerden uzak da olsa hep gittiği yerleri koklayarak bulabileceği unutulmamalıdır.

7) Arama sırasında köpeğin isminin söylenmesi ve sevdiği sesli bir oyuncağın sesinin çıkarılması.

8) İletişim telefonunun sürekli açık tutulması ve aramaların hemen cevaplanması.

9) Köpeğin mikroçipi varsa civar veterinerden başlayarak bilgilendirme yapılması. Benzer köpeklere çip kontrolü yapmalarının rica edilmesi.

10) Barınakların haberdar edilip, periyodik olarak ziyaret edilmesi.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Köpeklerde Kennel Cough Hastalığı - Bilgiler

Kennel Cough (Infectious Tracheobronchitis)
Barınak Hastalığı olarak bilinmesinin sebebi, köpeklerin toplu olarak bulundukları yerlerde sık görülmesidir. Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle aşılama çok önemlidir.

Hastalık etkeni nedir ?
Kennel Cough olarak adlandırılan ve özellikle köpeklerde alt solunum yollarında enfeksiyona neden olan viral bir hastalıkdır. ülkemizde oldukca sık rastlanılır.

Hastalık nasıl bulaşır ? 

Hastalığın bulaşması solunum yolu ile olduğundan, köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde sık görülmesine ve kolay yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık barınak hastalığı olarak tanımlanır.

Hastalık nasıl gelişir ?
Kennel cough hastalığının oluşmasında bir çok virus rol oynamaktadır. Ancak özellikle canine adenovirüs ve parainfluenza virüsünün hastalığın primer etkeni olduğu, ancak sekunder olarak bakterilerin de hastalığın oluşumunda rol aldığı kabul edilmektedir.

Hastalık aşılanmamış yavru köpeklerde üst ve alt solunum yollarınına yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Bu da özellikle yavrularda, ölümlere neden olabilmektedir.

Hastalığın belirtileri nelerdir ?
En karekteristik klinik belirti olarak öksürük ve hemen arkasından burun çevresinde iltihabik karakterli, yapışkan bir akıntı göze çarpar. Vücud ısısı yüksek veya normal olabilir. Yetişkin hastalarda genelde bunların dışında bir belirti görülmez.

Genç köpeklerde hastalık daha hızlı seyreder ve klinik belirtiler daha şiddetlidir. öksürük ile birlikte exudat çıkışı ve burun akıntısı görülür. Beden ısısı yüksektir. Halsizlik ve iştahsızlık ileri derecededir.

Nasıl önlem alabiliriz ?
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle hastalığın önlenmesinde en emin yol aşılamadır. özellikle yavrularda aşılama ve rutin tekrarlar önemlidir. Hasta köpek diğer köpeklerden ayrı olarak kontrol altına alınmalıdır.

Hastalık köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde daha çok görüldüğünden bu tür yerlere bırakılacak köpeklerin en az bir hafta önceden aşılanması kesinlikle gereklidir.

Sonuç;

İleri yaşlardaki köpekler hastalığa daha dirençlidir ve ölüm oranı yok denilecek kadar azdır. Yetişkin köpeklerde yapılacak tedaviler genellikle başarılıdır ve hiç bir araz kalmadan iyileşme sağlanabilir.

Yavru köpeklerde hastalık şiddetli ve komplikasyonlu olduğu için özellikle dikkatli olmak zorunluluğu vardır. Yavru köpekler aşılama periyodu bitmeden eğitim veya konaklama amaçlı olarak barınaklara bırakılmamalıdır.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Kalça Çıkığı

Jes'in küçüklüğünden beri gittiğimiz veteriner karşıda olduğu için son zamanlarda biraz problem yaşamaya başlamıştık, Jes'in trafikte midesi bulanıyor veya özellikle de hasta olduğu zaman onu yolda da yoruyor olmak hoşuma gitmiyordu. Veterinerimizi çok seviyoruz ve çok güveniyoruz ama birkaç kez oğlumu hasta halinde yolda harap etmemek için veterinere götüremedim ve bu durum beni rahatsız etti. Bu yüzden son zamanlarda aklımda "acaba eve yakın bir yer de bulsak mı" fikri vardı. Sonuç olarak araştırdım ve bir arkadaşımın da tavsiyesi ile evimize yakın bir yere gidip bir göz atmaya karar verdim.

Veteriner genel muayene sırasında Jes'i gözlemledi ve kalça çıkığı olabileceğini söyledi. Sebepler;


- Bazen otururken arka patilerinden birini yere tam olarak basmaması
- Yürürken çok fazla kalçasını sallaması
- Yatarken bazen dümdüz değil de yan yatması
- Arka bacaklarının alt kısmında az tüy olması ve bu bacakların biraz ince olması


Elle muayene esnasında herhangi bir ses ya da ters bir durum tesbit edilmedi ya da ben moralman çok göçmüş olduğum için bana söylenmedi. Hemen röntgen çekilmesini istedim ama solüsyonun değişmesi gerektiği için Pazartesiye randevu aldık ve akşam gittik. Röntgenler temiz çıktı fakat risk 18 aylığa kadar devam ettiği için her ay kontrol etmemiz gerekirmiş. 1 ay çok sık bir periyot gibi düşündüğüm için sordum, belki 45 günde bir de olabileceği fakat olası bir durumda hemen müdahale etmek için daha sık yapılmasının iyi olacağını söyledi veteriner. 



Önerdikleri;
- Hemen Glikozamin tablet takviyesi (günde 2 tane)
- Calcium tabletim hemen kesilmesi (günde 4 veriyordum)
- Mamanın eklemler için daha faydalı olan Eukanuba tavuklu ile değiştirilmesi
 

İlk ikisini uygulamaya başladık, mamayı değiştirmedik henüz. Kalça çıkığı konusunda pek bilgi sahibi değilim. Merak ettiklerimi araştırıp netleştireceğim.
- Her ay röntgen ışınlarına maruz kalmanın riski var mıdır?
- Kalça çıkığında ameliyat sonrası köpek eski hayatına aynen devam edebilir mi?
- Erkek köpeklerde de kısırlaştırma zorunlu mu?