onlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
onlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2011 Çarşamba

Dışkı Yeme Problemine Cesar Millan Önerileri

Köpeğinin dışarıda diğer köpeklerin dışkılarını yediğinden bahseden birkaç arkadaşımız benden bu konuda bilgi istedi. Daha önce yazdığım "Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu" başlıklı yazım dışkı yeme sorununun sebeplerini ve çeşitli çözüm önerilerini detaylı olarak içeriyor. Bu yazıya BURADAN ulaşabilirsiniz.

İlave bilgi olması açısından Cesar Millan'ın sayfasında da araştırma yaptım ve burada bulduğum bilgileri Türkçe'ye çevirdim. Cesar Millan'ın ekibinin bu konudaki önerilerini aşağıdaki gibi derledim;

Dışkı yeme eylemi yalnızca köpeklerde değil, çoğu hayvanda gözlemlenir ve normal bir davranış sayılır. Köpeklerde ise bu davranış genel olarak anne köpekler tarafından yavrularının pisliğini temizlemek için yapılır. Annesini taklit eden yavru köpekler de bu davranışı edinebilir. Yavrusu olmayan kimi köpeklerde de görülen dışkı yeme alışkanlık haline dönüşebilir.

Dışkı yeme sorununu engellemek için 2 yaklaşım önerilebilir. İlk ve en sık başvurulan yöntem dışkı yemeyi önleyici ürünler kullanmaktır. Çoğunlukla tercih edilen For-Bid adlı dışkı yeme önleyici ürün köpeğin mamasına karıştırılarak kullanılmaktadır. Ürün kullanıldıktan sonra köpeğin yiyebileceği dışkı daha acı bir tat almaktadır. Fakat çoğunlukla bu ürünün kullanımı geçici bir çözüm olarak kalır. Daha etkili olabilecek yöntem ise gezdiğiniz yerde bulunan dışkı üzerine acı sos dökmektir. 2-3 acı sos uygulaması sonrasında pekçok köpeğin bu davranışından vazgeçtiği görülmüştür.


Çeviri: Mehtap Arslan
Kaynak gösterilip, blog sayfasına link verilmeksizin kullanılamaz.

7 Kasım 2010 Pazar

Eklem ve Kas Sağlığı İçin Kaliteli Glikozamin Kullanımı

Özellikle iri ırk köpeklerde görülen sağlık sorunlarından biri de kalça çıkığı yani kalça displazisi (Hip Dyplasia). Golden Retriever ve Rottweiler gibi büyük ırklarda oldukça yüksek oranda görülen bu sağlık sorunu için risk tesbitinin küçükken yapılması ve risk bulunması durumunda önlemler alınması iyileşme ihtimalini oldukça arttırıyor. 

Jessie'nin küçükken kalçası baya atardı.  Yürüme, koşma ya da hiperaktivite konusunda hiçbir sorun yaşamadı çok şükür. Bununla birlikte yavruluğundan beri düzenli aralıklarla Glukozamin tablet kullanıyor. Son aylarda kalçasındaki o atmayı artık gözlemlemiyorum ve içim oldukça rahatladı diyebilirim. Ancak kalça çıkığı riski 18 aylığa kadar gözlemlenmesi gereken bir süreç olduğu için gözüm hala üzerinde.

"Kalça çıkığı için alınabilecek çeşitli önlemler" konulu yazımda Glukozamin tablet takviyesinden bahsetmiştim. Glukozamin olarak kaliteli bir ürün kullanılması oldukça önemli, zira ürün yeterli kalite standartlarında değilse hiçbir fayda görmek mümkün olmayabiliyor. Genel olarak ürünlerin fiyatlarından da az çok belli oluyor bu durum. Fiyat aralığı ürüne göre çok değişken olan glukozamin'lerden en iyisinin tercih edilmesini tavsiye ederim. 


Bizim kullandığımız tablet veterinerimizden aldığımız Glyco Flex 2 adlı ürün ve kullanması gerekenlere kesinlikle tavsiye ederim. Ürün detaylarını aşağıda görebilirsiniz.

Kalça Çıkığı İçin Alınabilecek Önlemler konulu yazımız BURADA.


GLYCO-FLEX 2 90 TABLET
- Yetişkin ve yaşlı köpekler için eklem koruyucu tablet.
- Glyco Flex orta dereceli eklem problemlerinde, spor yapan/ çalışan aktif köpeklerde ve ortopedik operasyon sonrasında kullanılan bir üründür. Tarım ve Köy işleri bakanlığınca onaylanmıştır.
- Tavuk aromalı lezzetli tabletler kullanımı kolaylaştırmaktadır.
- Tüm formülasyonları gibi Pernå kanalikül (yeşil dudaklı midye -protein ve mineraller için iyi bir kaynaktır-) ve kondroitin sülfat glukozamin içerir. Tablet doğal taklit kızartılmış tavuk ve yumuşak aromalı tavuk karaciğeriyle tatlandırılmıştır.

Kullanımı:
Başlangıç (4-6 Hafta)
0-13,5 Kg arası köpeklerde günde 1/2 tablet
14-27 Kg arası köpeklerde günde 1 tablet
27,5-45 Kg arası köpeklerde günde 2 tablet
45 Kg üzeri köpeklerde günde 2,5 tablet

Devam (Başlangıç periyodu sonrası kullanım)
0-13,5 Kg arası köpeklerde gün aşırı 1/2 tablet
14-27 Kg arası köpeklerde günde 1/2 tablet
27,5-45 Kg arası köpeklerde günde 1 tablet
45 Kg üzeri köpeklerde günde 1,5 tablet

1 tabletten fazla verilirse toplam dozun sabah akşam olarak bölünmesi tavsiye edillir.

26 Ekim 2010 Salı

Kayıp ya da Çalınma İhtimaline Karşı Alabileceğimiz Önlemler

Köpeğini kaybetmek ya da çaldırmak bir köpek sahibinin başına gelebilecek en üzücü olaylardan biri olsa gerek. Onun nerede olduğunu, ne yaptığını, aç olup olmadığını bilmemek insanın içini parçalar.

Bu aralar Maçka Parkı'nda kaybolan köpeklerden bahsetmiştim birkaç gün önce. Bugün de kayıp ya da çalınma ihtimalini göz önünde bulundurarak alabileceğimiz bazı önlemlerden bahsedelim.

 - Köpeğimizle yolda yürürken tasmasını açmamak.
Ne kadar eğitimli de olsa sebep sonuç ilişkisi yapamadıklarını ve anlık olarak ilgisini çeken bir şeye bir anda reflekssel olarak gidebileceğini unutmayalım.

 - Köpeğimiz parkta tasmasızken onu görüş açımızdan ayırmamak, uzaktan da olsa sürekli takip etmek.
Tabii ki bir şekilde enerjilerini de atmaları lazım. Ama onları görmediğimiz bir an olmamasına dikkat ederek.

 - Köpeğimiz bahçede yaşıyorsa dışarı çıkabileceği, atlayabileceği bir yer olmadığına emin olmak.
Ufak bir delikten çıkabileceğini ya da boyunun uzayıp yetişebileceğini farketmediğimiz yükseklikleki yerler olabileceğini göz önünde bulunduralım.

 - Köpeğimizin tasmasında ismimiz, telefon numaramız gibi iletişim bilgilerini bulundurmak.
Çalınırsa bu ihtimal işe yaramaz tabii ama kaybolursa sonuç alabiliriz.

- Köpeğimize çip taktırmak.
Çip bir nevi elektronik kimlik sistemidir. Veterinere gider de veteriner çipi olup olmadığını kontrol ederse bilgilerimize ulaşma ihtimali yüksektir. Çipi taktırdıktan sonra veterinerimize çip numaramız ve bilgilerimizi de kaydettirmemiz gerektiğini unutmayalım.

Bu tip üzücü olayların hiçbir köpek sahibinin başına gelmemesini dilerim.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Kalça Çıkığı (Hip Dysplasia) - Olmaması İçin Alınabilecek Önlemler

Köpeklerde kalça displazisi doğum sonrası iskelet sisteminin gelişimi sırasında birçok faktöre bağlı ortaya çıkar. 
  • Kalça eklemindeki gevşekliği kemiklerin hızlı ve fazla gelişimi ile eklemlerin aynı oranda gelişememesi tetikler. 
  • Eklem sıvısı azaldığı için kemikler birbirine sürter ve bir ses çıkar.
Kalça çıkığı riski Golden'lar gibi büyük ırk köpeklerin çoğunda bulunmaktadır. Daha ziyade genetik olan bu durum kader olarak görülmemelidir, zira çeşitli önlemler alarak oluşması engellenebilir.


  • Kilo kontrolü
  • Egzersiz ihtiyacının düzenli olarak sağlanması
  • Kalsiyum kaynaklarının azaltılması
  • Eklem geliştirici takviyesi yapılması (Glikozamin, kıkırdak ve eklem sıvısı için yapıtaşı sağlar, kıkırdak üretimini uyarır)
  • Yeşil kabuklu midye ekstresi (Green-lipped muscle extract) (GLM) omega 3 yağ asitleri ETA yönünden benzersizdir. (Balık yağında bulunan aynı miktardaki omega 3’ten 200 kat daha fazla anti-enflamatuar etkiye sahiptir)
  • Eklem gelişimi için uygun mama kullanılması

    12 Haziran 2010 Cumartesi

    Köpeklerde Kennel Cough Hastalığı - Bilgiler

    Kennel Cough (Infectious Tracheobronchitis)
    Barınak Hastalığı olarak bilinmesinin sebebi, köpeklerin toplu olarak bulundukları yerlerde sık görülmesidir. Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle aşılama çok önemlidir.

    Hastalık etkeni nedir ?
    Kennel Cough olarak adlandırılan ve özellikle köpeklerde alt solunum yollarında enfeksiyona neden olan viral bir hastalıkdır. ülkemizde oldukca sık rastlanılır.

    Hastalık nasıl bulaşır ? 

    Hastalığın bulaşması solunum yolu ile olduğundan, köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde sık görülmesine ve kolay yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastalık barınak hastalığı olarak tanımlanır.

    Hastalık nasıl gelişir ?
    Kennel cough hastalığının oluşmasında bir çok virus rol oynamaktadır. Ancak özellikle canine adenovirüs ve parainfluenza virüsünün hastalığın primer etkeni olduğu, ancak sekunder olarak bakterilerin de hastalığın oluşumunda rol aldığı kabul edilmektedir.

    Hastalık aşılanmamış yavru köpeklerde üst ve alt solunum yollarınına yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Bu da özellikle yavrularda, ölümlere neden olabilmektedir.

    Hastalığın belirtileri nelerdir ?
    En karekteristik klinik belirti olarak öksürük ve hemen arkasından burun çevresinde iltihabik karakterli, yapışkan bir akıntı göze çarpar. Vücud ısısı yüksek veya normal olabilir. Yetişkin hastalarda genelde bunların dışında bir belirti görülmez.

    Genç köpeklerde hastalık daha hızlı seyreder ve klinik belirtiler daha şiddetlidir. öksürük ile birlikte exudat çıkışı ve burun akıntısı görülür. Beden ısısı yüksektir. Halsizlik ve iştahsızlık ileri derecededir.

    Nasıl önlem alabiliriz ?
    Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Bu nedenle hastalığın önlenmesinde en emin yol aşılamadır. özellikle yavrularda aşılama ve rutin tekrarlar önemlidir. Hasta köpek diğer köpeklerden ayrı olarak kontrol altına alınmalıdır.

    Hastalık köpeklerin toplu olarak barındıkları yerlerde daha çok görüldüğünden bu tür yerlere bırakılacak köpeklerin en az bir hafta önceden aşılanması kesinlikle gereklidir.

    Sonuç;

    İleri yaşlardaki köpekler hastalığa daha dirençlidir ve ölüm oranı yok denilecek kadar azdır. Yetişkin köpeklerde yapılacak tedaviler genellikle başarılıdır ve hiç bir araz kalmadan iyileşme sağlanabilir.

    Yavru köpeklerde hastalık şiddetli ve komplikasyonlu olduğu için özellikle dikkatli olmak zorunluluğu vardır. Yavru köpekler aşılama periyodu bitmeden eğitim veya konaklama amaçlı olarak barınaklara bırakılmamalıdır.

    11 Mayıs 2010 Salı

    Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu

    Hayvanların yapmış olduğu bir çok şey bize iğrenç ya da ters gelsede onlar için normal olabiliyor. Bazı köpekler kendi dışkılarını ya da başka köpeklerin dışkılarını yer. Hatta İnsan, at, inek ve kedi dışkısı yiyen köpekler bile vardır. 

    Yapılan son araştırmalara göre dışkı yemeyle ilgili bazı ilginç bulgular;
    * Geçmişte, dışkı yemenin yani “Coprophagia” nın sebebi olarak zayıf diyet ya da sağlıksızlık gösteriliyordu. Ama günümüzde yapılan araştırmalar bu teoriyi desteklemiyor.

    * Illinois Veteriner fakültesinde görev yapan Dr. Jo Ann Eurell, “Davranışsal araştırmalar Dışkı yemenin diet eksikliği ya da pankreas enzimlerinin eksikliğinden kaynaklandığı fikrini çürütmüştür. Köpekler leşçi ve çöpçü hayvanlar olduğu için dışkı yemenin buradan geldiği düşünülebilir.” demektedir.

    * Bilmiyorum kaç kişi bir köpeğin doğumunu, doğum sonrası annenin yavrularına bakımını izleme şansına sahip olmuştur. Yeni doğmuş yavrular yaklaşık ilk 10 gün boyunca çişlerini ve kakalarını yapabilmeleri için uyarılmaları gerekmektedir. Anne sırayla bütün yavruların çişini kakasını onları yalayarak yaptırır ve çişi yalar kakayı yer yani bunları yok eder. Anne köpeğin bunu yapmasının iki sebebi vardır; Ortamı temiz tutmak ve yavrularına zarar verecek vahşi hayvanların bu kokuyu almalarını engellemek. Bazı yavruların dışkı yeme davranışını annelerinden öğrendiği söylenir ki bu bana mantıklı geliyor. Hatta bazılarının kendi kendini uyardığı ve kakayı yediği görülmüş. 

    Çoğu yavru sütten kesildiğinde bu davranışı bırakır. Zira biz köpek sahipleri olarak yavruları sürekli gözetlediğimiz için istenmeyen bu davranışı hemen engelliyoruz ve alışkanlık haline gelmesini önlüyoruz. Zira başlangıçta dışkı yeme eğilimi görülse de bunun alışkanlık haline gelmemesi sağlanmalı ve bir an önce önlenmelidir.

    Yetişkin köpeklerin sağlıklı ve iyi diyetle beslendikleri halde niçin dışkı yediklerini anlamak zordur. Ve bazen buna çözüm bulunamıyor.

    Sebeplerine gelince, bununla ilgili birkaç temel sebep yazabiliriz bunlar;
    * Anneden ya da diğer köpeklerden öğrenilmiş bir davranış,
    * Anksiyete ve sıkıntıdan,
    * İlgi çekme isteğinden,
    * Kötü bir şey yaptığını düşündüğü için kakayı yok etme isteği (Bunu düşünmemi sağlayacak bir şey yaşatmamak gerekir. Yani yavru köpek eve kakasını yaptığında O’na o kakayı yedirtecek kadar korku yaşatılmamalıdır)

    Yukarıdaki sebeplerden dolayı dışkı yemenin ortaya çıkması mümkün olsa da bir çok durumda köpeklerde dışkı yeme isteğini doğuran güdünün tam olarak sebebi bilinmemektedir ya da sebepleri değişmektedir diyebiliriz.

    Köpek sahipleri bunu iğrenç ve kabul edilemez bulur ama asıl büyük problem dışkı yiyen köpeğin bu yolla parazitlere ve diğer hastalıklara maruz kalabilir olmasıdır.

    Köpek sahipleri ne yapmalı?
    Dışkı yemeyi engellemek, tedavi etmekten çok daha kolaydır.
    * Bunun ortaya çıkması için uygun ortam yaratmamak,
    * Köpeği izlemek, gözetlemek ve engellemek.
    * Köpeğin bulunduğu ortamı daima temiz tutmak,
    * Kaka yapıldıktan sonra alanı derhal temizlemek,
    * Temiz alanlarda dolaşmak, (Eğer köpeğin gezdiği alan temiz ise dışkı yemesi mümkün değildir. )
    * Dışarıda köpeğini tasmada taşımak,
    * Dışarıda tasmasızken muzzle (ağızlık) kullanmak.

    Bunu tamamen ortadan kaldırmak için yapılması ve yapılmaması gereken bir kaç madde;
    * Cezalandırma uygulanmamalıdır. Hem davranış alışkanlık olmuşsa işe yarama ihtimali düşüktür, hem de köpeğiniz sizin görmediğiniz anlarda kaka yemeyi devam ettirecektir.
    * Kakanın tadını çok kötü yaptığı söylendiği için Monosodium Glutamate (Kimyasal tatlandırıcı, nerede bulunur bilmem) Sarımsak, Balkabağı yedirilir. Bu kakayı daha az çekici hale getirir.
    * Aslında en iyi çözüm köpeği gözetlemek, izin vermemek ve bunun alışkanlık haline dönüşmesine izin vermemektir diye düşünüyorum.

    Yazıyı derleyen: Erdinç Sarımusaoğlu 
    Yazı yukarıdaki yazara ait ve ALINTI'dır. Ancak cezalandırma ile ilgili kısımda değişiklikler yaptım (Mehtap Arslan) ve yazıyı biraz düzenledim.