deri hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deri hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2011 Cumartesi

Mantar Hastalığı Hakkında Bilgi ve Tecrübeler (Didem Engin Üstün ve Caz'dan)

Sevgili Didem Engin Üstün arkadaşım bizlerle köpeği Caz'ın mantar tecrübesini paylaştı. Mantar hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler, öneriler ve tavsiyeleri bu yazıda bulabilirsiniz. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve Caz'a tekrar geçmiş olsun diyorum. 
Teşekkürler Didem ve Caz!

Köpeklerde Mantar Hastalığı
Didem Engin Üstün'ün kaleminden hastalık sürecinde yaşadıkları ve tecrübeleri

Köpekte mantar hastalığı hakkında başımıza gelene kadar hiçbir fikrim yoktu. Böyle bir hastalık olduğunu internetten okumuştum ama fazla üzerinde durmamıştım. Meğer yavru bir köpeğin mantar olması bizim grip kapmamız kadar kolay birşeymiş. İyileşme süreci ise 3 - 4 ayı buluyormuş. Bela bir hastalık yani.

Ben bu konuda hiçbirşey bilmediğim için diğer arkadaslara fikir versin diye bu yazıyı yazmak istedim. Caz'ın vücudunu hergün kontrol etmeme rağmen böyle birşeyi geç farketmiş olduğum için hala kendime cok kızıyorum. Caz'daki ilerleme şu sekilde oldu.Önce başının üzerinde küçük bir nokta olarak başladı. Ben oradaki degisikliği renk degisikligi sandim ve ne olduğunu anlamadım, tüylerindeki renk farkı zannettim. Meğerse mantar o sırada başlamış. Öyle hızlı yayılıyor ki Caz'ı iki gün sonra veterinere götürdüğümde o küçük noktacık büyümüş, yani oradaki tüyler dökülmüş, yuvarlak daire sekli oluşmuş, derisi ciğer gibi mor kırmızı bir renge dönüşmüştü. Bir gün içinde önce gözüne ve aniden sağ ön bacağına sıçradı. Gözünün çevresi ve göz kapağindaki tüyleri, kirpikleri döküldü, oradaki deri başındaki gibi tuhaf bir renk aldı. 


Veterinerimiz mantar için bir iğne yaptı ve 10 gün boyunca da mamasına ilaç kattım Ayrıca mantar görülen bölgelere sürmemiz için deri kremi ve mantar icin özel sampuan aldık. İlaç isimlerini özellikle yazmıyorum Çünkü böyle bir durumda bizim ilaç alıp vermemizin değil mutlaka zaman katbetmeden veterinere gidilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Dediğim gibi hastalık inanılmaz çabuk yayılıyor.

Bu hastalık köpeğinizin mantarı olan başka bir köpek ya da başka bir hayvan ile temas etmesi sonucu ona geçeceği gibi sizin dolaştığınız yerden bu hastalığı taşıyan bir hayvanın daha önce gecmis olmasıyla da bulaşabiliyormuş. Yavru köpeklerin bağışıklık sistemi çok kuvvetli olmadıgı için yetişkin köpeklere göre mantar kapmasi çok kolaymış. Benim gibi internetten yada kitaplardan köpeğinizi 4. ayını tamamlamadan, sosyalleşmesi için mümkün olduğunca çok başka köpeklerle biraraya getirin yazılarını okuyan arkadaslar şimdi mantar olasılığını da düşünmeyi unutmasınlar. 

Caz'a nasıl bulaştı, sokaktan mı yoksa başka bir hayvandan mı bilemiyorum. Şu an ensesinde çok genis bir alanda ve kuyruk dibinde de mantar yayılmış durumda. Çok fazla tüy dokuyor ve tüyleri arasında boşluklar oluşuyor. Hastalık dökülen ölü tüylerle değil sağlıklı tüylerle yayiliyormus. İnternette bu bölgedeki tüyleri veterineriniz traş eder yazıyordu ama bizim veterinerimiz traş etmedi, traş edersek yeni çıkan tüyler farklı renk olabiliyor hastalığın iyileşme sürecine de çok fazla etkisi olmuyor dedi. Kötü tarafı krem sürmek zorlaşıyor. İyi tarafı Caz'da görülen mantar insana bulasan cinsten değilmiş. Eğer bize geçse derimizin üzerinde bozuk para gibi yuvarlak kızarıklıklar olurmuş, ayrıca egzamadaki gibi sulu yara oluşmuyor. Başka bir iyi tarafı da deriyle ilgili olmasına rağmen herhangi bir kaşıntı yapmıyor. Bu durum içimi biraz rahatlatıyor. Bir de Caz karşımda sürekli kaşınsaydı daha çok üzülürdüm. Hastalığın ona verdigi bir rahatsızlık yok gibi görünüyor.

Dikkat edilmesi gereken en önemli şey bu süreç boyunca normal düzenden daha sık banyo yaptırmak. 5 günde bir gibi çok iyi geliyor. Ama mantar tüyler nemli kalırsa hızla yayılacağı için tüyleri çok iyi kurutmak gerekiyor. Tam bu durumda Asli Dogan arkadasımızın daha onceden bizlerle paylaşmış olduğu havlu imdadımıza yetişti, bir kez daha kendisine teşekkür etmek istiyorum. İyileşme sürecinde kızarıklıklar geçiyor ve tekrar tüyler çıkmaya başlıyor. Artık diğer köpekler için risk taşımadığından gönül rahatlığıyla arkadaşlarıyla biaraya getirebilirsiniz.

Bu yazı benim tecrübem sonucu hastalıkla ilgili fikir vermesi için yazılmıştır. Eğer köpeğinizde mantar olduğuna dair şüpheniz varsa en kısa zamanda veterinerimize danışın.

Sağlıklı günler,
Didem&Caz

17 Ocak 2011 Pazartesi

Bazı Köpeklerdeki Ağır Vücut Kokusunun Nedeni Nedir?

Bazı köpeklerde ağır bir koku bulunduğunu fark etmişsinizdir. Vücut kokusunun farklı sebepleri olabilir; 
 - bazı hastalıklardan(karaciğer, böbrek, deri rahatsızlıkları)
 - beslenme bozuklukları
 - çok sık yıkama
 - doğru mamanın seçilmemesi


Bunların dışında çevredeki bazı pis kokulu atıklar, kendi çişine yada kakasına bulaşma da nedenler arasında sayılabilir. Unutmamanız gereken diğer bir konuda köpeklerde bulunan ve deri tabakasını korumak için var olan deri üstündeki koruyucu tabakanın, bazen köpeğin özelliğine bağlı olarak daha kokulu olmasıdır. Bu durumdan kurtulmak için medikal problemlerin ortadan kaldırılması gerekir. Eğer koku herhangi bir nedenden oluşmuyorsa ve köpeğinizin kendine özgü vücut kokusu ise o zaman köpekler için özel olarak üretilen parfümleri kullanabilirsiniz.

14 Ocak 2011 Cuma

Köpeklerde Görülen Dış Parazitler ve Tedavi Yöntemleri

Köpekler yaşadıkları ortamdan bir çok dış parazit alabilirler. Dış parazitler köpeğinizin kanı ile beslendikleri için anemiye ve alerjik deri reaksiyonlarına sebep olurlar. Dış parazitler taşıdıkları bir çok iç paraziti de ısırma esnasında köpeğe bulaştırırlar. Bu sebepten dış parazitlere karşı veterinerinizin önereceği korumaya yönelik programı aksatmadan uygulamalısınız.

Başlıca Dış Parazitler
Pireler: Köpeklerde en sık rastlanan dış parazitlerdir. Bilimsel adı Ctenocephalides’dir. Şiddetli kaşıntıya sebep olurlar. Pirelerin tükürükleri bazı köpeklerin derisinde alerjik reaksiyonlar oluşturur. Bu sebepten pire köpeği ısırıp, başka bir konakçıya geçse bile, o köpekte deri alerjisi görülebilir. Pireler ısırma esnasında taşıdıkları iç parazitleri de köpeğe bulaştırırlar. Gözle görülebilen büyüklükte parazitlerdir. Pire dışkısı karabiber serpintisine benzer. Pirelerin 30 günlük yaşam siklüsu vardır. Bir dişi pire ilk kan emişinden yaklaşık 39-48 saat içerisinde yumurtlar. Pireler aylarca beslenmeden canlı kalabilirler. Karanlık, nemli ortamları severler. Yaklaşık 1.5m. zıplayabildikleri için köpeklere çok kolay yerleşirler. Yaşamları 4 evreden oluşur.
  Yumurta evresi—Oval, beyaz, ancak büyüteçle görülebilen yumurtalardır. Bir dişi yaşamı süresince yüzlerce yumurta yapar. Yumurtaların çoğu köpeğin üstünde tutunur; bir miktarı da çevreye dökülür. Pireyle mücadelede evi süpürdükten sonra elektrikli süpürgenin torbasını çöpe atmamız bu sebepten önemlidir.
  Larva evresi- büyüteçle bakıldığında minik bir solucana benzerler. Bir kısmı köpeğin üstünde, bir kısmı ise evdeki mobilyaların altında, halılarda, köpeğinizin yatağında pupa evresine geçmeyi beklerler.
  Pupa evresi— bu evre ortamın uygunluk şartlarına göre haftalar veya aylar sürebilir. Kozalar çevredeki titreşimler sayesinde çatlar ve çevreye bir dolu minik pire saçılır.
  Erişkin evresi— pupa evresinin sonunda kozadan çıkan pireler artık üremeye hazır erişkin pirelerdir.

Keneler: keneler de aynı pireler gibi, birçok hastalığa sebep olan dış parazitlerdir. Yumuşak veya sert kabuklu türleri vardır. Köpeklerde yaşayabilen keneler s zırhları (scutum) olan sert kabuklu kene türleridir. Keneler, nemli, gölgelik yerleri severler.Köpeklerin kanlarını emerek beslendikleri için anemiye sebep olurlar. Kan emme esnasında, taşıdıkları iç parazitleri köpeğe bulaştırırlar. İç parazitlerden başka lyme , Kırım Kongo Kanamalı Ateşi , ehrlichiosis , tularemi , gibi bir çok hastalığı da köpeklere ve insanlara geçirirler. Keneler bu hastalıkların bulaşmasında ara konakçı veya vektör vazifesi görürler. Kenelerin ağızları çengelli bir yapıdadır. Kan emerken bu çengelleri deriye geçirirler. Keneleri tutup çekerseniz kafaları derinin içerisinde kalır ; kenenin tamamı çıkartılamamış olur. Bu durumda kenenin taşıdığı virüs kolaylıkla hayvanın (insanın ) kanına karışır. Kenenin taşıdığı hastalıklarla mücadelede , kenelerin nasıl çıkartılması gerektiğini öğrenmeliyiz. Keneyi bir cımbız kullanarak, saat istikametinde çevirerek bir bütün olarak çıkartmaya dikkat edin. Keneyi aldıktan sonra, bölgeyi antiseptikle silin.
Kenelerin yumurtadan çıktıktan sonra 3 yaşam evreleri vardır.
  Larva evresi— yumurtadan çıkan keneler larva olarak birkaç gün beslendikten sonra toprağa düşerler. Bir sonraki nymp evresine kadar toprakta kalırlar.
  Nymp evresi— erişkin olmadan önceki evredir. Bu evrede nympler sıcak kanlı canlıların kanları ile beslenirler. Birinci haftanın sonunda, değişim için tekrar toprağa düşerler.Uygun koşullar oluşmazsa, bir sonraki evreye geçmek için aylarca bekleyebilirler.
  Erişkin evresi— artık sıcak kanlı bir canlıya yerleşip, üremeye başlarlar.

Lice: Tüylerin gövdesinde, deriden dökülen dış tabakayı yiyerek yaşayan 2mm.büyüklüğünde küçük dış parazitlerdir (bit) . Fiziksel temasla köpekten köpeğe geçerler. Köpeklerde kaşıntıya ve tüy dökülmelerine sebep olur. Pire ve kenelerde kullanılan ilaçlar licelar üzerinde de etkilidir. Çok miktarda lice, hayvanda anemiye sebep olabilir. Demir takviyesi gerekebilir. Köpeklerdeki lice, insanlarda görülen licelardan farklıdır, ve insana geçmez.

Uyuz ve Uyuz Böcekleri: 0.2-0.5 mm. büyüklüğünde akar parazitleridir. Derinin epidermis katları arasında kıl foliküllerine yerleşerek , doku artıkları, kan ve doku sıvısı ile beslenerek yaşarlar.Yerleştikleri bölgede alerjik reaksiyonlara sebep olurlar.Nemli ve karanlık yerleri severler.Parazit sayısının artması birçok hastalığı da beraberinde getirir. Uyuz, genellikle bağışıklığı düşük, hasta köpeklerde daha şiddetli bir seyir izler. Kötü bakım, dengesiz beslenme, tüy bakımının yapılmaması, havanın sıcak olması uyuzun kolay yayılmasına ortam sağlar. Uyuz böceği deriden alınan kazıntının mikroskopta incelenmesiyle teşhis edilebilir. Doberman, Boxer, Terrier, Alman Kurt Köpekleri ve Rottweiler cinsi köpekler genetik olarak uyuza daha yatkın ırklardır.
Hayvanlarda, scarptos canis, otodectes cynotis, notoedres cati, ve demotex canis etken uyuzlardır.
  Demodex—köpeklerde en yaygın uyuz demodex’dir. Köpeklerde lokalize veya yaygın olarak görülebilir.Sokak köpeklerinde sık görülür. Uyuz böceği köpeğin karın ve bacaklarının iç yüzü gibi kılsız ve az kıllı bölgelerinde derinin altına yerleşir. Bu sebepten mikroskopla dahi zor teşhis edilir. Bazen uzun süre hiçbir belirti görülmez. Köpeğin bağışıklığının düşmesi ile belirtiler ortaya çıkar. Şiddetli kaşıntı, deride kızarıklık, tüy dökülmesi, kaşetik ve bitkin görünüm , tüyde kepeklenme ve kabuklanma,deri renginde koyulaşma demodex’in belirtileridir. İlk evrelerde görülen derideki kırmızı, küçük kabarıklıklar zamanla yerini irinli, ülseratif yaralara bırakır. Diğer uyuzların tedavisi birkaç gün sürse de, demodex en inatçı uyuz türüdür.Tedavisi 4-6 ay sürebilir.
  Otodectes cynotis— bu tür uyuzda böcek sıklıkla kulak kepçesine ve kulak yoluna yerleşir. Kulakta kaşıntı, yangı, ve exudat birikimine sebep olur. Tedavi edilmezse, kulak deformasyona uğrayabilir.
  Notoedres cati— bu tip uyuz, kedilerde daha yaygındır. Genellikle yavru köpeklerde görülür; yetişkin köpeklerde çok nadir rastlanır. Uyuz böceği baş bölgesine yerleşir. Diğer uyuzlarda olduğu gibi, kaşıntı, deride dökülme,kalınlaşma en belirgin belirtileridir. Bazen hiçbir belirti olmaksızın uyuz böcekleri vücutta yaşar ve ürer.Başka bir sebepten bağışıklığın düşmesi ile uyuz belirtileri ortaya çıkar.

Uyuz Tedavisi: Uyuzla mücadelede düzenli tüy bakımı, sık yıkama yapmamak, ıslak hayvanı iyi kurulamak, başka hayvanın tasma, yatak , fırça gibi malzemelerini kullanmamak gibi önlemler alabiliriz. Çok sayıda köpeğin gezdiği alanlardan uzak durmak, şüpheli diğer köpeklerle fiziksel teması önlemek, köpeğimizi dış parazitlerden korumak, iyi ve dengeli beslemek alınması gereken diğer önlemlerdir.

Dış Parazit Tedavisi
Parazitlerle mücadele zor değildir. Ense bölgesine uygulanan damlalar, pire-kene tasmaları, iç parazitler için ağızdan veya enjeksiyon yolu ile uygulanan ilaçlar köpeğimizi parazitlere karşı korurlar. Bu uygulamaları düzenli olarak yaptırmak; özellikle dış parazitlerin daha sık görüldüğü bahar ve yaz aylarında köpeğimizin parazit kontrollerini hiç aksatmamak çok önemlidir. Diş parazit almış köpeğinizi veterinerinizin önereceği parazit şampuanı (bazen losyon,köpük,yağ sprey ,toz formunda da olabilir) ile yıkadıktan sonra, korumaya yönelik ense damlası ve/veya pire-kene tasması kullanmalısınız.Parazitlerle mücadelede köpeğin kullandığı yatağı, evin içini,mobilyaların altını,halıları da temizlemeyi (ilaçlamayı) unutmayın. Birçok parazit ilacı zehirli maddeler içerir. Bazı ilaçlar belli ırk köpeklere ve yavru hayvanlara kullanılamazlar. Bilinçsiz kullanım köpeğinizin ölümüne sebep olabilir. İç ve dış parazitler için veterinerinize danışmadan ilaçlama yapmamalısınız.

Animallia

23 Eylül 2010 Perşembe

Köpekler Ne Sıklıkta Yıkanmalıdır?

Köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi temizlik anlamına gelmez. Zira köpeklerde ter bezleri yoktur ve patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç duymazlar.

Deride medikal bir problem olan durumlarda farklı uygulamalar yapılabilir; ancak bunun dışında köpeğinizi yıkamak istiyorsanız ayda ya da 2 ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece fırçalamakla temizlenebilir. 

Köpeğinizi sık yıkamanın sakıncaları:
  • Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur. Köpeğiniz mantar ve uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. 
  • Sık yıkama köpeğinizin daha çok kokmasına neden olur. Deri ve tüyleri tamamen kurulamak çok zor olduğu için kısmen nemli kalır ve bu da hem yıkama sonrasında geçici olarak, hem de ileriki dönemlerde daha kalıcı bir koku sorununa dönüşebilir.
  • Sık yıkama size sağlıksız, çok dökülen tüyler ve deri problemleri olarak geri dönecektir.


    Yavru köpekleri yıkamaya ne zaman başlamalıyız?
  • Yavru köpeklerde aşılama dönemi bitmeden yıkama yapılmamalıdır. Yavrular çok hassas oldukları için kolaylıkla hastalanabilirler.

27 Ağustos 2010 Cuma

Köpeklerde Aşırı Tüy Dökülmesinin Altında Yatan Hastalıklar

Köpekler genel olarak senede 2 kez mevsim değişikliklerinden ötürü tüy dökerler. Bunun dışında ise sürekli ve fazla miktarda tüy dökülmesi normal değildir. Köpeğiniz aşırı miktarda tüy döküyorsa bunun altında başka nedenler olabileceğini düşünerek onu gözlemlemenizi öneririm. Tüy dökülmesine neden olan bazı sebepleri de aşağıda görebilirsiniz.

Tüy Dökümüne Neden Olabilecek Hastalıklar
1-Şeker hastalığı:
Köpekler doğuştan şeker hastası kabul edilmekte ve fazla miktarda şeker tüylerini de dökmektedir. Bu yüzden köpeğinizi şekerli gıdalardan uzak tutunuz.

2-Dış parazitler:
Uyuz, bit, pire vb. dış parazitler tüy dökülmesine sebep olabilir. Burada en önemli belirti kaşıntıdır.

3-Mantar:
Köpeğiniz mantar olmuşsa tüy dökülmesi ve kaşıntı mantarda olduğu gibi en belirgin belirtilerdir.

4-Egzama:
Egzama tüy dökümüne neden olur ve altında birçok neden yatabilir. Teşhis ve önlem için veteriner hekiminize danışmanız gerekir.



5-Stres:
Köpeğin uzun süre kapalı ortamda kalması, tek yönlü besleme, mevsimsel değişiklikler ve kısa süreli açlık durumu tüy dökülmesine neden olabilir.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Köpeklerde Alerji Belirtileri ve Alerjinin Sık Görüldüğü Yerler

Köpeklerde alerjinin en sık görülen belirtileri: Yüzün sağa sola sürtülmesi, derinin ısırılması, deride kızarıklık ve deride yaralar 


Alerjinin en sık görüldüğü yerler: Vücudun yan tarafları, ayaklar ve yüz. Bununla birlikte kısmen gözlerin çevresi, ağız ve kulaklar ile kuyruğun kökünde görülebilir


Köpeklerde alerjiler çoğunlukla deri hastalıklarına yol açar. Ancak burada tüm kaşıntıların nedeninin alerji olmadığını da belirtmek gereklidir. Tiroid hastalıkları, pireler, ciddi enfeksiyonlar(mantar gibi) da aynı belirtilere neden olabilir. 

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Köpek Alerji Testleri

Jessie'ye geçtiğimiz günlerde deri alerji testi yaptırmıştık, dün onun sonuçlarını aldık. Sanıyorum birçok veterinerde olan bir uygulamadır ama yine de kısaca anlatmak isterim.

Önce veterinerde Jessie'nin kızarmış olan bölgelerinden kanatarak kazıntı alındı ve bu kazıntılar veterinerlik faültesine yollandı. Gelen sonuçlarda bu bölgede bakteri ya da virüs gibi üremeler olup olmadığı çıkıyor. Hemen bu bilgilerin yanında bulunan bir diğer kolonda ise kullanılabilecek ilaç isimleri ve köpeğinizin bu ilaçlara karşı tepkisi bulunuyor. Dirençli, Hassas veya Az Hassas gibi seçenekler var. Eğer ki köpeğiniz o ilaca "Dirençli" ise onun kullanılmaması gerekiyor, "Hassas" yazan ilaçlar kullanılabiliyor.

Antibiyotik verilecek köpeklerde antibiyotik çeşidinin test sonucuyla belli olan bu bilgiye göre belirlenmesi önemli. Sonuçta köpeğinize antibiyotik veriyorsunuz ve eğer ki bir işe yaramayacak veya köpeğinizde başka tepkilere yol açacaksa bu detaylar bilinmeden verilmemesi gerekir.

Bizim yaptırdığımız kazıntı alınarak yapılan bir test çeşidi; fakat kan alarak yapılan detaylı alerji testleri de mevcut. Alerjik reaksiyonlar tek tip olmadığı, birçok yolla ortaya çıkabileceği, vücudun değişik bölümlerinde ve çeşitli şiddetlerde meydana gelebileceği için kortizon ya da antihistaminik gibi ilaçlar kullanılmadan önce kan testi yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Sağlıklı günler..:)


17 Temmuz 2010 Cumartesi

Köpeklerde Egzama İçin Alınabilecek Önlemler

Yaz aylarında egzama olan köpeklerin sayısı iyice arttı. Jessie'nin böyle bir sorunu yok çok şükür şimdilik. 
Yine de egzama olur mu diye korkumdan egzamayı önlemek için yapılabilecekler, alınabilecek önlemler var mıdır diye merak ettim. İşte araştırmamın sonuçları;
  • Islak sert ve taşlı zeminde yürüyüş, toz ve kirler, katran, zift gibi maddeler ile bulaşma egzamayı tetikler. Bu gibi ortamlardan köpeğinizi uzak tutun.
  • Tek yönlü beslenmeden kaçının.
  • Köpeğinizi mamayla besliyorsanız sık sık mama değiştirmeyin.
  • İç ve dış parazit tedavilerinin zamanında yapılmasına çok dikkat edin.
  • Köpeğiniz yüzdükten sonra deri ve tüylerdeki klor, tuz gibi maddelerden arınması için mutlaka yıkayın.
  • Köpeğinizin kirlenmesini beklemeden yıkayın, derisinde toz birikmemesine dikkat edin.
  • Köpeğinizin tüylerini sık sık tarayarak derisini havalandırın.
  • Köpeğinizin tasmasını evde çıkarın. Tasma, tahriş ve kaşıntıya neden olarak egzamayı tetikler.
  • Deterjan ve alkali sabunlar köpeğinizin derisinin koruyucu katmanı için çok zararlıdır, bunları kesinlikle kullanmayın.
    Köpekleriniz ve size sağlıklı ve mutlu günler dilerim..:)