"Amman yarabbi" diyorum, bu ne kar kış, ne soğuk! Kış nihayet geldi mi ne? Sabah Jessie'yi çıkardığımda yağmur yağmıyordu. Sevinç içinde Maçka'ya gitmek amacıyla çıkmışken dakika bir gol bir şeklinde inanılmaz şiddetli poyraz ve doluya maruz kaldık bir anda. Haliyle Maçka yoluna bile çıkamadan rota değişikliğine gitmek zorunda kaldık. Zira Jessie bir yöne, ben diğer yöne uçmaktaydık..:)

Saat 3 gibi dışarıda parıl parıl bir güneş görünce "tamam" dedim, "sanırım şans bu kez bizden yana". Sabaha göre daha şanslıydık tabii, en azından Maçka'ya ulaşabildik. Ama bu kez de Maçka Parkı'nda doluya yakalandık. Neyse ki kısa sürdü ve büyük taneler halinde yağmıyordu. Saat 16:45 civarı evimize geri döndük.

Hem sabah hem de akşam eve girer girmez kötü havanın geçivermesi beni delirtmedi değil! Oğluşum hafta içi akşama kadar yolumu gözlediği için haftasonu iyice gezsin, enerjisini atsın istiyorum çünkü. Bu gezintilerin bana da en az Jessie'ye geldiği kadar iyi geldiğini de itiraf etmeden olmaz. Hatta bir itiraf daha; bazen Jessie yorulmuşken benim hala çok gezesim oluyor ve seansımızı uzatıyorum. İnanılmaz rutin olmasına rağmen bu kadar keyif almam hoşuma gidiyor, açık havada gezmek, toprağa temas etmek, yürümek, Jessie ile zaman geçirmek, koşmak, vs. çok çok güzel. Bu sayede daha az sinirli, sakin, mutlu ve huzurlu bir insan olduğumu söylemeliyim. Oğluma teşekkürlerimi sunarım. :) Canım pıtırcık kuşum, çok seviyorum seni ben!



Related Posts with Thumbnails