Köpeğinizin üzerinize atlamasını sevgi gösterisi ve oyun olarak görüyor olabilirsiniz. Bu yüzden onu engellemiyor da olabilirsiniz. Ancak köpeğinizin bu huyunu engellemez ve o atladıkça severseniz bu davranışı onayladığınızı ve devam edebileceğini düşünecektir.
Nerede, ne zaman ve kimin üzerine atlayıp atlamayacağının ayrımını yapamayacağı için üste atlama davranışından dolayı pek çok zor durumda kalabilirsiniz.
İşte birkaç örnek;
1- Köpeğiniz hamile bir bayanın üzerine atlayabilir. Bu olayın ne kadar korkunç sonuçlara yol açabileceğini düşünebiliyor musunuz?
2- Küçük bir çocuğun üzerine atlayarak onu devirip, yaralayabilir. Yahut pati ve tırnakları ile sıyrık ve yaralar oluşturabilir. Bu macera sonrasında çocuğun hayatı boyunca köpeklerden korkmasının ilk tohumları da atılır böylece.
3- Tam hazırlanmış dışarı çıkıcakken köpek üzerinize atlar çorabınız kaçabilir. İşe giderken giydiğiniz beyaz gömlekte bir çift pati izi oluşabilir. Tırnakları ile giysilerinize özellikle yünlü olanlara zarar verebilir. Aynılarını dışarıda bir başkasına yapabilir.
Peki ne yapalım derseniz sizi eski bir yazıma yönlendirmek isterim:
Köpeğiniz Üzerinize Atlayarak Ne Demek İster ve Nasıl Engellersiniz?
davranis sorunlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
davranis sorunlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2011 Cuma
23 Nisan 2011 Cumartesi
Cesar Millan'dan: Köpeklerde Saldırganlık
Cesar Millan'ın web sayfasındaki bir yazıyı türkçeye çevirerek paylaşıyorum.
Köpeklerin agresif ve saldırgan tavırları şu sebeplerden kaynaklanabilir;
- Asabiyet ve engellenme
- Dominantlık ve hakimiyet kurma
Asabiyet ve engellenme eksik egzersiz yapmaktan kaynaklanır. Dominantlık ve hakimiyet kurma ise köpek sahibinin sakin ve dengeli bir liderlik yapmamasından.
Dominantlığı engellemek ve köpeklerin davranışlarını düzeltmek için köpek sahipleri ile çalışmaaya başlamak daha doğrudur. Bunun için de köpek sahiplerinin kendilerini sürü lideri olarak görmeleri ve köpeklerinin içindeki duyguları anlamaları önem taşır. Köpeği rehabilite etmenin en önemli yolu köpek sahibinin davranışlarını değiştirmesidir. Köpek sahibi eski davranışlarına döndüğü an köpek de döner, bu yüzden dengeli davranış tutumu oldukça önemlidir.
Egzersiz eksikliği de saldırganlığın başlıca nedenlerinden biridir ve agresif bir ruh haline neden olur. Fiziksel aktiviteler köpeğin fazla enerjisini atarak daha sağlıklı bir ruh haline sahip olmasına yarar. Bu önemlidir; çünkü köpeklerin ruhuna erişebilmek için bedenindeki fazla enerjisini atması sağlanmalıdır.
Saldırgan köpeklerin pek çoğu çaba gösterilmedi halinde zamanla düzelebilir. Davranışı bu şekilde kabullenmeyip ona güvenmeyi öğrenmeyi ve çözüm yöntemleri denemeyi köpeklerimize borçluyuz.
Çeviri: Mehtap Aslan
http://goldenjessie.blogspot.com
Köpeklerin agresif ve saldırgan tavırları şu sebeplerden kaynaklanabilir;
- Asabiyet ve engellenme
- Dominantlık ve hakimiyet kurma
Asabiyet ve engellenme eksik egzersiz yapmaktan kaynaklanır. Dominantlık ve hakimiyet kurma ise köpek sahibinin sakin ve dengeli bir liderlik yapmamasından.
Dominantlığı engellemek ve köpeklerin davranışlarını düzeltmek için köpek sahipleri ile çalışmaaya başlamak daha doğrudur. Bunun için de köpek sahiplerinin kendilerini sürü lideri olarak görmeleri ve köpeklerinin içindeki duyguları anlamaları önem taşır. Köpeği rehabilite etmenin en önemli yolu köpek sahibinin davranışlarını değiştirmesidir. Köpek sahibi eski davranışlarına döndüğü an köpek de döner, bu yüzden dengeli davranış tutumu oldukça önemlidir.
Egzersiz eksikliği de saldırganlığın başlıca nedenlerinden biridir ve agresif bir ruh haline neden olur. Fiziksel aktiviteler köpeğin fazla enerjisini atarak daha sağlıklı bir ruh haline sahip olmasına yarar. Bu önemlidir; çünkü köpeklerin ruhuna erişebilmek için bedenindeki fazla enerjisini atması sağlanmalıdır.
Saldırgan köpeklerin pek çoğu çaba gösterilmedi halinde zamanla düzelebilir. Davranışı bu şekilde kabullenmeyip ona güvenmeyi öğrenmeyi ve çözüm yöntemleri denemeyi köpeklerimize borçluyuz.
Çeviri: Mehtap Aslan
http://goldenjessie.blogspot.com
Etiketler:
asabiyet,
Cesar Millan,
cesar millan turkce,
davranis sorunlari,
egitim,
egzersiz,
kopeklerde saldirganlik,
saldirganligi onlemek,
saldirganlik,
saldirganlik sebepleri,
turkce ceviri
26 Şubat 2011 Cumartesi
Köpekler Neden Isırır?
Köpeklerde pek çok davranışın nedeni içgüdüseldir. Bu durum köpeklerin ırklara bağlı karakterinin bir yansıması olarak kabul edilebilir. Örneğin bazı köpeklerin bekçilik özelliğinin olmasına karşın bazılarında bu özelliğin olmaması gibi.
Isırmak, köpeklerin doğasından gelen bir davranıştır. Çünkü doğal yaşamda yiyeceğini elde edebilmek için ve kendini korumak için savaşmak zorundadır. Yüzyıllar boyunca sosyalleştirilerek insanlar ile birlikte yaşamasına karşın bu içgüdüsel davranışı özellikle kendini tehlikede hissettiği ve yiyeceği alınmaya çalışıldığında sergilemekten kaçınmaz.
Ayrıca köpekler koruma içgüdüsüyle kendilerini, sahiplerini veya mekanlarını tehlikede hissettiği durumlarda, ani gürültü ve hareketlerde, aşırı uyarı durumlarında, kızdırıldığında, daha önce yaşadığı ve zarar gördüğü bir davranışın tekrarı gibi bir durumda da saldırganlaşabilir ve ısırabilir.
Bu içgüdüsel durum dışında özellikle saldırganlık eğitimi verilmiş köpeklerde sıkça gözlenen bu durum hoş olmayan olayların yaşanmasına neden olabilir.
Doğasından gelen bu içgüdüsel davranışın önlenebilmesi ancak yavru döneminde verilen eğitimlerle mümkündür. Onunla bol bol insanların yoğun olduğu parklarda gezinti yaparak, çocuklara, bisiklet ve araba gibi hareket eden araçlara hatta diğer köpeklere alışmasını sağlamalısınız. Mümkün olduğunca kafasını, kuyruğunu ve ağzını okşayarak ve çevrenizdeki diğer insanlarada okşatarak bu temasa alışmasını sağlamanız oldukça fayda sağlayacaktır.
Yemek yerken önünden tabağını alarak veya ağzından kemiğini alarak bu durumu kabullendirmeli ve sizi ısırmasına oyun amaçlı da olsa izin vermemelisiniz. Mutlaka ve mutlaka hayır, dur veya yapma komutlarını öğretmeli size itaat etmesini sağlamalısınız. Aksi halde müdahale etmeniz gereken durumlarda ona söz dinletmeniz mümkün olamayacağı gibi zor anlar yaşamanıza da neden olabilir.
Bu durumların dışında köpeğin algılamasının kısıtlandığı anestezi, yaralanma, şok ve kavga gibi durumlarda size de tepkili olabileceğini unutmamalı ve temkinli olmalısınız.
Her ne kadar gerekli eğitimleri vermiş olsanızda tasmasız gezdirmemeye özen göstermelisiniz.
Ayrıca unutulmaması gereken önemli bir durumda yanında yavruları olan anne köpeğe fazla yaklaşılmayacağıdır. Annelik içgüdüsüyle yavrularına zarar gelebileceği endişesiyle onları korumak isteyeceğinden saldırganlaşarak ısırabilir.
Tüm çabalarınıza karşın ısırma içgüdüsünü engelleyemeyeceğiniz durumlar olabilir. Bu büyük oranda köpeğin karakteriyle ilgilidir. Böyle bir durum söz konusu ise çevrenizdeki diğer köpeklere, kedilere veya insanlara zarar vermemek ve tehlikeli bir durum yaşamamak için özel ağızlıklar kullanmalısınız.
Isırmak, köpeklerin doğasından gelen bir davranıştır. Çünkü doğal yaşamda yiyeceğini elde edebilmek için ve kendini korumak için savaşmak zorundadır. Yüzyıllar boyunca sosyalleştirilerek insanlar ile birlikte yaşamasına karşın bu içgüdüsel davranışı özellikle kendini tehlikede hissettiği ve yiyeceği alınmaya çalışıldığında sergilemekten kaçınmaz.
Ayrıca köpekler koruma içgüdüsüyle kendilerini, sahiplerini veya mekanlarını tehlikede hissettiği durumlarda, ani gürültü ve hareketlerde, aşırı uyarı durumlarında, kızdırıldığında, daha önce yaşadığı ve zarar gördüğü bir davranışın tekrarı gibi bir durumda da saldırganlaşabilir ve ısırabilir.
Bu içgüdüsel durum dışında özellikle saldırganlık eğitimi verilmiş köpeklerde sıkça gözlenen bu durum hoş olmayan olayların yaşanmasına neden olabilir.
Doğasından gelen bu içgüdüsel davranışın önlenebilmesi ancak yavru döneminde verilen eğitimlerle mümkündür. Onunla bol bol insanların yoğun olduğu parklarda gezinti yaparak, çocuklara, bisiklet ve araba gibi hareket eden araçlara hatta diğer köpeklere alışmasını sağlamalısınız. Mümkün olduğunca kafasını, kuyruğunu ve ağzını okşayarak ve çevrenizdeki diğer insanlarada okşatarak bu temasa alışmasını sağlamanız oldukça fayda sağlayacaktır.
Yemek yerken önünden tabağını alarak veya ağzından kemiğini alarak bu durumu kabullendirmeli ve sizi ısırmasına oyun amaçlı da olsa izin vermemelisiniz. Mutlaka ve mutlaka hayır, dur veya yapma komutlarını öğretmeli size itaat etmesini sağlamalısınız. Aksi halde müdahale etmeniz gereken durumlarda ona söz dinletmeniz mümkün olamayacağı gibi zor anlar yaşamanıza da neden olabilir.
Bu durumların dışında köpeğin algılamasının kısıtlandığı anestezi, yaralanma, şok ve kavga gibi durumlarda size de tepkili olabileceğini unutmamalı ve temkinli olmalısınız.
Her ne kadar gerekli eğitimleri vermiş olsanızda tasmasız gezdirmemeye özen göstermelisiniz.
Ayrıca unutulmaması gereken önemli bir durumda yanında yavruları olan anne köpeğe fazla yaklaşılmayacağıdır. Annelik içgüdüsüyle yavrularına zarar gelebileceği endişesiyle onları korumak isteyeceğinden saldırganlaşarak ısırabilir.
Tüm çabalarınıza karşın ısırma içgüdüsünü engelleyemeyeceğiniz durumlar olabilir. Bu büyük oranda köpeğin karakteriyle ilgilidir. Böyle bir durum söz konusu ise çevrenizdeki diğer köpeklere, kedilere veya insanlara zarar vermemek ve tehlikeli bir durum yaşamamak için özel ağızlıklar kullanmalısınız.
9 Şubat 2011 Çarşamba
Küçük Köpeklerde Atlama ve Agresiflik Sorunu İçin İpucu
Küçük boyuttaki ya da yavru köpeğiniz insanların ya da diğer köpeklerin üzerine atlama eğilimi ya da onlara karşı agresiflik gösteriyor olabilir. Bu davranışı durdurmak ve o an için engellemek için onu kesinlikle kucağınıza almayın. Kucağınıza alarak sadece o an için köpeğinizi durdurabilirsiniz. Fakat aynı zamanda ona dokunmuş, yani köpeğinizi ödüllendirmiş de olursunuz. Ödüllendirme ise yapmakta olduğu hatalı davranışın farklı zamanlarda da sürdürmekten sağlamaktan başka bir işe yaramaz.
Üzerine atlama sorununa öneriler getiren yazılarımız;
- http://goldenjessie.blogspot.com/2010/11/bugun-ne-alrdnz-hasin-sevgi-mi-yoksa.html
- http://goldenjessie.blogspot.com/2010/10/kopeginiz-uzerinize-atlayarak-ne-demek.html
Üzerine atlama sorununa öneriler getiren yazılarımız;
- http://goldenjessie.blogspot.com/2010/11/bugun-ne-alrdnz-hasin-sevgi-mi-yoksa.html
- http://goldenjessie.blogspot.com/2010/10/kopeginiz-uzerinize-atlayarak-ne-demek.html
26 Ocak 2011 Çarşamba
Dışkı Yeme Problemine Cesar Millan Önerileri
Köpeğinin dışarıda diğer köpeklerin dışkılarını yediğinden bahseden birkaç arkadaşımız benden bu konuda bilgi istedi. Daha önce yazdığım "Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu" başlıklı yazım dışkı yeme sorununun sebeplerini ve çeşitli çözüm önerilerini detaylı olarak içeriyor. Bu yazıya BURADAN ulaşabilirsiniz.
İlave bilgi olması açısından Cesar Millan'ın sayfasında da araştırma yaptım ve burada bulduğum bilgileri Türkçe'ye çevirdim. Cesar Millan'ın ekibinin bu konudaki önerilerini aşağıdaki gibi derledim;
Dışkı yeme eylemi yalnızca köpeklerde değil, çoğu hayvanda gözlemlenir ve normal bir davranış sayılır. Köpeklerde ise bu davranış genel olarak anne köpekler tarafından yavrularının pisliğini temizlemek için yapılır. Annesini taklit eden yavru köpekler de bu davranışı edinebilir. Yavrusu olmayan kimi köpeklerde de görülen dışkı yeme alışkanlık haline dönüşebilir.
Dışkı yeme sorununu engellemek için 2 yaklaşım önerilebilir. İlk ve en sık başvurulan yöntem dışkı yemeyi önleyici ürünler kullanmaktır. Çoğunlukla tercih edilen For-Bid adlı dışkı yeme önleyici ürün köpeğin mamasına karıştırılarak kullanılmaktadır. Ürün kullanıldıktan sonra köpeğin yiyebileceği dışkı daha acı bir tat almaktadır. Fakat çoğunlukla bu ürünün kullanımı geçici bir çözüm olarak kalır. Daha etkili olabilecek yöntem ise gezdiğiniz yerde bulunan dışkı üzerine acı sos dökmektir. 2-3 acı sos uygulaması sonrasında pekçok köpeğin bu davranışından vazgeçtiği görülmüştür.
Çeviri: Mehtap Arslan
Kaynak gösterilip, blog sayfasına link verilmeksizin kullanılamaz.
İlave bilgi olması açısından Cesar Millan'ın sayfasında da araştırma yaptım ve burada bulduğum bilgileri Türkçe'ye çevirdim. Cesar Millan'ın ekibinin bu konudaki önerilerini aşağıdaki gibi derledim;
Dışkı yeme eylemi yalnızca köpeklerde değil, çoğu hayvanda gözlemlenir ve normal bir davranış sayılır. Köpeklerde ise bu davranış genel olarak anne köpekler tarafından yavrularının pisliğini temizlemek için yapılır. Annesini taklit eden yavru köpekler de bu davranışı edinebilir. Yavrusu olmayan kimi köpeklerde de görülen dışkı yeme alışkanlık haline dönüşebilir.
Dışkı yeme sorununu engellemek için 2 yaklaşım önerilebilir. İlk ve en sık başvurulan yöntem dışkı yemeyi önleyici ürünler kullanmaktır. Çoğunlukla tercih edilen For-Bid adlı dışkı yeme önleyici ürün köpeğin mamasına karıştırılarak kullanılmaktadır. Ürün kullanıldıktan sonra köpeğin yiyebileceği dışkı daha acı bir tat almaktadır. Fakat çoğunlukla bu ürünün kullanımı geçici bir çözüm olarak kalır. Daha etkili olabilecek yöntem ise gezdiğiniz yerde bulunan dışkı üzerine acı sos dökmektir. 2-3 acı sos uygulaması sonrasında pekçok köpeğin bu davranışından vazgeçtiği görülmüştür.
Çeviri: Mehtap Arslan
Kaynak gösterilip, blog sayfasına link verilmeksizin kullanılamaz.
Etiketler:
Cesar Millan,
davranis sorunlari,
diski yeme,
diski yeme nasil onlenir,
diski yemenin sebepleri,
egitim,
kopeklere fisildayan adam,
nasil duzeltilir,
nasil engellenir,
onlem,
saglik,
turkce ceviri
10 Aralık 2010 Cuma
Köpeklerde Saldırganlık
Liderlik mücadelesinde veya sokak karşılaşmalarında sosyal üstünlük taslamak, kolaylıkla saldırı tehditlerinin meydana gelmesini sağlar.
Tehdit davranışı sadece saldırı için değil, ikaz ve savunma amacıyla da yapılmaktadır. Tabii ki bu davranışlar bakımından, köpekler arasında az yada çok farklılıklar olmaktadır.
Eğer bir köpek, yabancı bir köpeği veya insanı düşman olarak algılıyorsa, tüm dikkatini bu canlı üzerinde toplar. Özellikle, ense ve boyun bölgesindeki kılların dikleşmesi ve gerilmiş eklemler, vücudu büyük gösterip, köpeğin saldırıya geçeceğini belirtir. Kuyruk, yukarıda belirtildiği gibi ırka göre az veya çok şekilde sırta doğru kıvrılır ve kaldırılır veya yere paralel düz tutulur. Kafa ise az miktarda öne doğru eğilir, böylece köpek tüm vücudunu sırtıyla düz bir hizada tutmuş olur. Bu arada, enerji harcamamak için kuyruk sallanmayabilir. Bazen de kökten çevrilip daire çizilir. Bu hareket köpeğin hızını artırıp dengeyi sağlar, bu arada kuyruk ucundaki duyarga görevi yapan kıllar, muhtemelen çevredeki sinyalleri algılar.
Kendine güvenen bir kurt, tehditkar bir bakışın yanına diğer yüz mimiklerini de katar. Çatılmış alın bölgesinin altından bakan gözler, böyle bir durumda daha da aşağı noktana bakar. Dudakların güçlü bir şekilde geri çekilmesiyle, tehditkar dişler ortaya çıkar, boyun derisi son derece gerilir. Kulaklar, hafif eğik olarak önde tutulur ve son olarak, gerçek bir tehdit etme unsuru olan ağız da açılır. Bunlar, kurdun olduğu gibi, köpeğin de, ısırmaya başlayacağını gösteren mimiklerdir. Prensipte tehdit,saldırı hareketinin şekillenmesi için oluşur, ancak bu sırada köpeğin gerçekten saldırıya geçmesi gerekmez.
Tam bir saldırı tehdidinde, bakışlar tam olarak rakibinin gözlerinin içine yöneltilmiş vaziyette, dudaklar üste ve alta çekilerek öndeki dişler ortaya çıkartılmış, ağız açısı kısaltılmış ve yuvarlaklaştırılmıştır. Hayvan tetikte olup, en ufak bir tehlike anında, dudak araları daha da büyümekte, ağız ve dişler iyice ortaya çıkmaktadır. Ancak, saldırganlık durumunda dudakların aldığı bu pozisyon, çok az köpek ırkında dikkat çekici olmaktadır. Kurtta, ağız açısının yuvarlak şekle sokulması belirgin biçimde gözlenir. Birçok evcil köpekte ise bu önemli sinyal, uzun tüyler nedeniyle fark edilmez. Köpeklerde düşman karşısında ortaya çıkan mimiklere, kulakların arkaya (kulak kökleri dahil) çekilmesini de ekleyebiliriz. kurtlarda, tüm tehditkar davranışlar kesinlikle kurallara uygundur. Tehdit ya kavgayla ya da rakiplerden birinin teslimiyet göstermesi veya ortamdan uzaklaşmasıyla, yani uzlaşmayla sonuçlanır. Evcil köpeklerde, bu kurallar zaman zaman ihlal edilmektedir. Bu durum ya kalıtsal faktörlerden, ya köpeğin psikolojisindeki olumsuzluklardan ya da deneyimsizlikten kaynaklanmaktadır.
Tehdit eden köpek kafasını kaldırıp, bakışlarını karartır, kuyruk bayrak gibi havaya kalkar ve bacak kasları gerilir. Kasılmış bacakları sayesinde, yerden mümkün olduğunca yukarıda durur ve bedenini adeta büyütür. Bunun yanında, boyun ve sırt tüylerini kabalaştırıp, kaldırır. Bu tür davranış birçok memeli hayvanda görülebilir. Hepsinin ortak bir amacı vardır. Kendini olduğundan iri göstermek.
Savunmada olan köpekler tehdit davranışları sergileyebildiği gibi, ısırma davranışında da bulunabilir, bu ısırıklar ya düşmana karşı olur ya da boşa gider. Çoğunlukla, tehdit davranışı gösteren iki köpekten, savunma anındaki ısırmanın çok daha tesirli olduğu bilinir. Korkmuş köpekler, üzerlerine gelecek objelere saldırırlar, örneğin; tesadüfen oradan geçen bir insana saldırabilir. Savunma ifadesi gösterdikten sonra düşmanıyla kavgaya girebilir, kaçabilir veya alçakgönüllülük göstererek sinebilir.
Kaynak : Doç. Dr. Tamer Dodurka
Etiketler:
davranis sorunlari,
dik tuyler,
egitim,
isirma,
kopek psikolojisi,
kopeklerde saplanti,
sahiplenme,
saldirganlik,
saldiri pozisyonu,
savunma,
savunma pozisyonu,
tamer dodurka,
yere paralel kuyruk
25 Kasım 2010 Perşembe
Jessie Yaramazlık Yapmıyor Sananlara Bugünden İnciler
Bizi bloğumuz aracılığıyla tanıyıp da Jessie hep çok akıllı uslu sanan çok sevgili arkadaşlarımız; bu yazımız öncelikle sizin için gelsin..:)
Jessie ve beni yakından tanıyanlar yukarıda yazdığım "Jessie" = "akıllı, uslu" tanımına baya bir gülmüşlerdir zaten..:) Zira Jessie hayatta görüp görebileceğiniz en hiperaktif köpeklerden bir tanesidir. Annesine çekmiş olma ihtimali yüksek oldugundan pek kızamıyorum bu hallerine..:) Bana sık sık "maşallah Jessie de 24 saat eğitimde" diye takılırlar. Buna rağmen zaman zaman hormonsal nedenlerden, bazen de etraftaki kokuların daha cazip gelmesinden dolayı disarida her zaman söz dinlemez oğlum.
Evde ise komutlari uygulama konusunda genel olarak mükemmele yakın olduğunu söyleyebilirim; ama bu demek değil ki yaramazlık yapmıyor. Nitekim bu akşam yorgun argın bir sekilde eve geldigimde karşılastığım manzarayı şöyle özetleyeyim; en kalınlarından bir moda dergisi yerinden alinmiş ve Jessie'nin yatağı ile benim yatağım üzerinde paramparça edilmiş. Üstelik bununla da kalınmamış; mutfaktan yarım litrelik, dolu bir plastik su şişesi alınarak kapağı Jessie'nin yatağı üzerinde açılmış. Su da haliyle yatak ile parçalanan dergi üzerine boca olmuş!!!
Uzun zamandır ben evde yokken haşarılık yapmıyordu oğlum. Ama biliyorum ki bugünkü hadisede benim de kabahatim var. Birincisi dün akşam oyun bittikten sonra tüm oyuncakları kaldırdım ve bu sabah evden çıkarken aceleden oyuncak çıkarmayi unuttum. İkincisi sebep ise dün akşam şakır şakır yağan yağmur altında çok uzun süre gezip oynayamamış olmamız.
Köpeklerdeki davranış sorunlarının çoğunun düzenli veya doğru egzersiz yapmamaktan kaynaklandığına inanıyorum. Bu yüzden enerjisini 1 gün bile doğru yere yönlendirememiş olan Jessie, aynı nedenle yaramazlık yapmış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü normalde yorgunluktan kafasınıi bile kaldırmadan uyuyordu muhtemelen. Ama bugün gayet enerjik bir şekilde ne yapacağını şaşırmış olmalı, üstelik oyalanmak için oyuncak bulamaması da üzerine tuz biber olmuştur.
Uzun lafın kısası benim köpeğim de hepimizin köpekleri gibi zaman zaman gayet haşarı ve haylaz. Lütfen sadece akıllı uslu videolarina bakarak kendinizi ya da köpüşlerinizi suçlamayın ve bizim için hayat mükemmel sanmayın. Benzer evreleri ve olayları bir sekilde hepimiz yaşıyoruz. Önemli olan sorunların nedenini anlayıp çözümler yaratabilmek, demoralize olmadan, pozitif yaklaşabilmek.
Sevgiyle kalın...
Jessie ve beni yakından tanıyanlar yukarıda yazdığım "Jessie" = "akıllı, uslu" tanımına baya bir gülmüşlerdir zaten..:) Zira Jessie hayatta görüp görebileceğiniz en hiperaktif köpeklerden bir tanesidir. Annesine çekmiş olma ihtimali yüksek oldugundan pek kızamıyorum bu hallerine..:) Bana sık sık "maşallah Jessie de 24 saat eğitimde" diye takılırlar. Buna rağmen zaman zaman hormonsal nedenlerden, bazen de etraftaki kokuların daha cazip gelmesinden dolayı disarida her zaman söz dinlemez oğlum.
Evde ise komutlari uygulama konusunda genel olarak mükemmele yakın olduğunu söyleyebilirim; ama bu demek değil ki yaramazlık yapmıyor. Nitekim bu akşam yorgun argın bir sekilde eve geldigimde karşılastığım manzarayı şöyle özetleyeyim; en kalınlarından bir moda dergisi yerinden alinmiş ve Jessie'nin yatağı ile benim yatağım üzerinde paramparça edilmiş. Üstelik bununla da kalınmamış; mutfaktan yarım litrelik, dolu bir plastik su şişesi alınarak kapağı Jessie'nin yatağı üzerinde açılmış. Su da haliyle yatak ile parçalanan dergi üzerine boca olmuş!!!
Uzun zamandır ben evde yokken haşarılık yapmıyordu oğlum. Ama biliyorum ki bugünkü hadisede benim de kabahatim var. Birincisi dün akşam oyun bittikten sonra tüm oyuncakları kaldırdım ve bu sabah evden çıkarken aceleden oyuncak çıkarmayi unuttum. İkincisi sebep ise dün akşam şakır şakır yağan yağmur altında çok uzun süre gezip oynayamamış olmamız.
Köpeklerdeki davranış sorunlarının çoğunun düzenli veya doğru egzersiz yapmamaktan kaynaklandığına inanıyorum. Bu yüzden enerjisini 1 gün bile doğru yere yönlendirememiş olan Jessie, aynı nedenle yaramazlık yapmış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü normalde yorgunluktan kafasınıi bile kaldırmadan uyuyordu muhtemelen. Ama bugün gayet enerjik bir şekilde ne yapacağını şaşırmış olmalı, üstelik oyalanmak için oyuncak bulamaması da üzerine tuz biber olmuştur.
Uzun lafın kısası benim köpeğim de hepimizin köpekleri gibi zaman zaman gayet haşarı ve haylaz. Lütfen sadece akıllı uslu videolarina bakarak kendinizi ya da köpüşlerinizi suçlamayın ve bizim için hayat mükemmel sanmayın. Benzer evreleri ve olayları bir sekilde hepimiz yaşıyoruz. Önemli olan sorunların nedenini anlayıp çözümler yaratabilmek, demoralize olmadan, pozitif yaklaşabilmek.
Sevgiyle kalın...
18 Kasım 2010 Perşembe
Günün İpucu: Tasma Tutuşu
Köpeğimizle uyum içerisinde yürümenin en önemli sırlarından biri tasmayı tutuş şeklimizdir. Tasmayı gevşek bırakmamız köpeğimize ona güvendiğimizi ve diğer hayvanlara, insanlara zarar vermeyeceğini bildiğimiz mesajı verir. Çünkü tasmadaki gevşeklik ona etraftakilerin dost canlısı olup olmadığını anlayabilme ve yeri gelince kendini koruyabilme şansını tanır.
Çok sıkı tututan veya sürekli çekilen köpeklerin sahipleriyle uyum içerisinde olmayı öğrenme ihtimalinin az olmasının yanısıra, çeşitli davranış problemleri görülme olasılığı da artmaktadır.
Çok sıkı tututan veya sürekli çekilen köpeklerin sahipleriyle uyum içerisinde olmayı öğrenme ihtimalinin az olmasının yanısıra, çeşitli davranış problemleri görülme olasılığı da artmaktadır.
11 Kasım 2010 Perşembe
Köpeklerde Kendine Zarar Verme Nasıl Gerçekleşir ve Nedenleri Nelerdir?
Köpeklerde Kendine Zarar Verme
Bazı köpekler aşırı yalayarak, ısırarak vücutlarına (tüylerine, derilerine, deri altı dokularına vb.) zarar verirler. Bu yaralanmalar bazen hafif, bazen de çok ciddi olabilir.
Kendine Zarar Verme Sebepleri
Kendine zarar vermenin altında medikal veya psikolojik sebepler yatabilir:
1. Psikolojik sebepler: Altında medikal sebepler yatmayan, obsessive-compulsive davranış bozukluğundan kaynaklanan zarar verme şeklidir. Stres, korku bu davranışları tetikleyen etkenlerdir. Aile fertlerinden birinin uzaklaşması, eve yeni bir hayvanın gelmesi gibi dış faktörler de bu davranış sorununu tetikleyen etkenlerdendir.
2. Medikal sebepler: Kendine zarar vermenin altında medikal sebepler de yatabilir. Bunlar;
* Alerjiler: Pire alerjisi, gıda alerjisi, kimyasallar (soluma yolu ile alınan)- kaşıntıya sebep olabilirler. Kaşıntı karşısında köpek bu bölgeleri aşırı yalayıp, ısırabilir.
* Enfeksiyonlar: Bakterial enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları, parazitler- kaşıntı ve rahatsızlığa sebep olabilirler.
* Ağrı & Acı: Köpek ağrıyan bölgesini yalayıp, ısırabilir. Travmalar, eklem ağrıları bu davranışları tetikleyebilir.
Kendine Zarar Verme Şekilleri
Kendine zarar verme eylemi genellikle 3 formda görülür;
1. Kuyruk kovalamak & Kuyruk ısırmak: Bazı köpekler kuyruklarını sanki kendi vücutlarının bir parçası değilmiş gibi yakalamaya çalışırlar. Kuyruk kovalayan her köpek kuyruğuna zarar vermez; fakat bazı durumlarda köpekler kuyruklarını yakaladıklarında sanki avlarını yakalamışçasına kuyruklarını ısırırlar. Bu ısırma öyle şiddetli olabilir ki, köpek kendi kuyruğunu koparabilir. Bull Terrier ve Doberman köpeklerinde bu davranış bozukluğu daha sık görülür.
2. Bacak bölgesini(lacral) yalamak: Bazı köpekler saatler boyunca bacaklarını (genellikle bacaklarındaki eklem yerlerini) yalarlar. Bu yalama öyle aşırı boyuttadır ki deride ülserleşmeye ve enfeksiyonlara sebep olur. Yalamaya bağlı olarak bacaklarda şekillenen bu hastalığa Acral Yalama Dermatiti denir. Doberman, Great Dane, Labrador ve Irish Setter ırkı köpeklerde bu davranış daha sık görülür.
3. Emerek zarar verme: Bazı hayvanlar gövdelerinin yanlarını, başlarının yetiştiği bölgeleri emerler. Bu davranış bozukluğu genellikle bebek yaşlarda başlar ve devam eder. Emme o kadar ısrarlı bir davranış haline gelir ki, emilen bölgedeki tüm tüyler dökülür ve ülseratif yaralar oluşur. Bu davranış bozukluğu Doberman ırkı köpeklerde sık görülür.
Tedavi: Hastalığın tedavisi sebeplerin medikal veya psikolojik olmasına göre değişir. Medikal sebeplerden kaynaklanan vakaların tedavisi daha kolaydır. Psikolojik sebepleri ortadan kaldırmak daha zordur.
Bazı köpekler aşırı yalayarak, ısırarak vücutlarına (tüylerine, derilerine, deri altı dokularına vb.) zarar verirler. Bu yaralanmalar bazen hafif, bazen de çok ciddi olabilir.
Kendine Zarar Verme Sebepleri
Kendine zarar vermenin altında medikal veya psikolojik sebepler yatabilir:
1. Psikolojik sebepler: Altında medikal sebepler yatmayan, obsessive-compulsive davranış bozukluğundan kaynaklanan zarar verme şeklidir. Stres, korku bu davranışları tetikleyen etkenlerdir. Aile fertlerinden birinin uzaklaşması, eve yeni bir hayvanın gelmesi gibi dış faktörler de bu davranış sorununu tetikleyen etkenlerdendir.
2. Medikal sebepler: Kendine zarar vermenin altında medikal sebepler de yatabilir. Bunlar;
* Alerjiler: Pire alerjisi, gıda alerjisi, kimyasallar (soluma yolu ile alınan)- kaşıntıya sebep olabilirler. Kaşıntı karşısında köpek bu bölgeleri aşırı yalayıp, ısırabilir.
* Enfeksiyonlar: Bakterial enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları, parazitler- kaşıntı ve rahatsızlığa sebep olabilirler.
* Ağrı & Acı: Köpek ağrıyan bölgesini yalayıp, ısırabilir. Travmalar, eklem ağrıları bu davranışları tetikleyebilir.
Kendine Zarar Verme Şekilleri
Kendine zarar verme eylemi genellikle 3 formda görülür;
1. Kuyruk kovalamak & Kuyruk ısırmak: Bazı köpekler kuyruklarını sanki kendi vücutlarının bir parçası değilmiş gibi yakalamaya çalışırlar. Kuyruk kovalayan her köpek kuyruğuna zarar vermez; fakat bazı durumlarda köpekler kuyruklarını yakaladıklarında sanki avlarını yakalamışçasına kuyruklarını ısırırlar. Bu ısırma öyle şiddetli olabilir ki, köpek kendi kuyruğunu koparabilir. Bull Terrier ve Doberman köpeklerinde bu davranış bozukluğu daha sık görülür.
2. Bacak bölgesini(lacral) yalamak: Bazı köpekler saatler boyunca bacaklarını (genellikle bacaklarındaki eklem yerlerini) yalarlar. Bu yalama öyle aşırı boyuttadır ki deride ülserleşmeye ve enfeksiyonlara sebep olur. Yalamaya bağlı olarak bacaklarda şekillenen bu hastalığa Acral Yalama Dermatiti denir. Doberman, Great Dane, Labrador ve Irish Setter ırkı köpeklerde bu davranış daha sık görülür.
3. Emerek zarar verme: Bazı hayvanlar gövdelerinin yanlarını, başlarının yetiştiği bölgeleri emerler. Bu davranış bozukluğu genellikle bebek yaşlarda başlar ve devam eder. Emme o kadar ısrarlı bir davranış haline gelir ki, emilen bölgedeki tüm tüyler dökülür ve ülseratif yaralar oluşur. Bu davranış bozukluğu Doberman ırkı köpeklerde sık görülür.
Tedavi: Hastalığın tedavisi sebeplerin medikal veya psikolojik olmasına göre değişir. Medikal sebeplerden kaynaklanan vakaların tedavisi daha kolaydır. Psikolojik sebepleri ortadan kaldırmak daha zordur.
Animallia
Etiketler:
bacak yalama,
davranis sorunlari,
emerek zarar verme,
kendine zarar verme,
kopekler neden kuyruk kovalar,
kuyruk kovalama,
medikal sebepler,
psikolojik sebepler,
saglik,
saglik problemleri,
tedavi
6 Kasım 2010 Cumartesi
Cesar Millan'dan Çeviri: Kediler ve Köpekler Birbirine Nasıl Alıştırılır?
Evdeki 2 kedisinin yeni sahiplendiği 2,5 aylık pitbull köpeğinden saklanması ve korkması üzerine Cesar Millan'a danışan kişiye Cesar Millan neler önermiş merak ediyor musunuz? Cesar Millan'ın resmi web sayfasından okuduğum bu faydalı yazıyı Türkçe'ye çevirerek sizlerle paylaşmak istiyorum. İşte Cesar'ın 3 hayvanın birbirine alışıp, barış içinde yaşaması için önerileri.
Köpekler ya da diğer hayvanların birbirinden saklanmasının tek nedeni saklanılan hayvanın enerjisinin yeterince dengeli olmamasıdır. Kedilerin köpeklerden kaçmaları veya kendilerini korumaya almaları köpekleri "avcı" moduna sokar. Kaldı ki köpekler doğuştan avcı ruhludurlar.
Köpeğiniz henüz yavru olduğu için oyuncu ve hareketli bir yapısı olmalı. Ancak yanlış davranışlarını düzeltmeye hemenbaşlamazsanız bu oyunculuk gerçekten avcılığın şekillenmesi veya dominantlık, aşırı sahiplenme, agresiflik olarak kendini gösterebilir.
Kedileriniz köpeğinizi korkutucu bir pitbull olarak gördükleri için değil, dengesiz bir enerji yaydığını düşündükleri için saklanıyorlar. Dolayısıyla köpeğinizin enerjisini azaltarak kedileri dengelememiz mümkün olacaktır. Yapılması gereken köpeğinizin kedilerle karşılaşma anlarında egzersizini yapmış ve enerjisini atmış olmasına dikkat etmektir. Kediler daha yumuşak ve dengeli enerjiyi hissedeceklerdir.
Kediler doğuştan daha sabitve dengelidirler ve köpeğinize güvenmediklerini net bir şekilde ifade etmektedirler. Bu küçük ailenizi dengeleyebilmek için ilk aşamada köpeğinizin kedilerin yakınında olduğu anların en sakin anları olduğuna emin olmak sizin sorumluluğunuzdur. Bunu düzenli olarak uyguladıkça zaman içerisinde birbirlerine alışacaklardır. Kedileriniz size güvenli zamanın ne zaman geldiğini belli edeceklerdir.
Son olarak unutmamak gerekir ki kediler de köpeğinize karşı dayılanıyor olabilirlerdi. Bu şekilde davranış köpeğinizin onlardan saklanmasına ya da kovalamaca çıkmasına neden olabilirdi. Hayvanlarınızı dengelemek için hiçbirinin kendi hakimiyetini kurmasına ya da güç dengelerini bozmasına izin vermemelisiniz. Sizin göreviniz daima dengeli davranış tarzınızı koruyarak barışı sağlamak olmalıdır.
Köpekler ya da diğer hayvanların birbirinden saklanmasının tek nedeni saklanılan hayvanın enerjisinin yeterince dengeli olmamasıdır. Kedilerin köpeklerden kaçmaları veya kendilerini korumaya almaları köpekleri "avcı" moduna sokar. Kaldı ki köpekler doğuştan avcı ruhludurlar.
Köpeğiniz henüz yavru olduğu için oyuncu ve hareketli bir yapısı olmalı. Ancak yanlış davranışlarını düzeltmeye hemenbaşlamazsanız bu oyunculuk gerçekten avcılığın şekillenmesi veya dominantlık, aşırı sahiplenme, agresiflik olarak kendini gösterebilir.
Kedileriniz köpeğinizi korkutucu bir pitbull olarak gördükleri için değil, dengesiz bir enerji yaydığını düşündükleri için saklanıyorlar. Dolayısıyla köpeğinizin enerjisini azaltarak kedileri dengelememiz mümkün olacaktır. Yapılması gereken köpeğinizin kedilerle karşılaşma anlarında egzersizini yapmış ve enerjisini atmış olmasına dikkat etmektir. Kediler daha yumuşak ve dengeli enerjiyi hissedeceklerdir.
Kediler doğuştan daha sabitve dengelidirler ve köpeğinize güvenmediklerini net bir şekilde ifade etmektedirler. Bu küçük ailenizi dengeleyebilmek için ilk aşamada köpeğinizin kedilerin yakınında olduğu anların en sakin anları olduğuna emin olmak sizin sorumluluğunuzdur. Bunu düzenli olarak uyguladıkça zaman içerisinde birbirlerine alışacaklardır. Kedileriniz size güvenli zamanın ne zaman geldiğini belli edeceklerdir.
Son olarak unutmamak gerekir ki kediler de köpeğinize karşı dayılanıyor olabilirlerdi. Bu şekilde davranış köpeğinizin onlardan saklanmasına ya da kovalamaca çıkmasına neden olabilirdi. Hayvanlarınızı dengelemek için hiçbirinin kendi hakimiyetini kurmasına ya da güç dengelerini bozmasına izin vermemelisiniz. Sizin göreviniz daima dengeli davranış tarzınızı koruyarak barışı sağlamak olmalıdır.
"Köpeğimi Fazla Gezdiremiyorum, Problem Olur mu" Konulu Video
Köpek sahipleri olarak bizler köpeğimizdeki davranış problemlerininden dert yanıp onu suçlamadan önce kendimizi sorgulamalı ve onun günlük ihtiyaçlarını giderip gideremediğimizi düşünmeliyiz. Köpeğimi fazla gezdiremiyorum diyorsanız karşılaşabileceğiniz problemleri anlatan bir video aşağıdadır.
29 Ekim 2010 Cuma
Köpekler Sahiplerinin Aynasıdır!
Bu öğlene doğru Maçka Parkı'nda yaşadığımız bir olay "Köpekler Sahiplerinin Aynasıdır" sözünün güzel bir örneği oldu. Henüz parka yeni girmiştik ve yandaki patikadan yürüyorduk. Jessie tasmasız haliyle, zira parka gitmemizin sebebi tasmasız bir şekilde gezip, birikmiş enerjisini atabilmesi.
İleriden tasmasında sahibini inanılmaz derecede çekiştiren bir Rottweiler geliyordu, tasmayı tutan bir bey, yanında da bir bayan arkadaşı vardı. Henüz daha yaklaşmadan biraz panik ve rahatsız halleri dikkatimi çekti. Jessie her zamanki arkadaş canlılığı ile onlara doğru bir atılım yaptı; hem insanları hem de diğer köpekleri çok seviyor ve kim olursa olsun yanaşmaya çalışıyor. Hatta parktaki arkadaşlarımız biz gidince "Jessie yine sevinç ve neşe içinde geldi" derler. Köpek sahibinin ciyak ciyak bağırdığını duyunca Jessie'ye seslendim ama beni duymadı, önden gidip Rott'a yaklaşmaya devam etti.
Köpek sahibi "erkek mi, erkek mi?" diye bağırmaya başladı, yanındaki bayan da öne doğru koşup Jessie'nin yolunu kesmeye çalıştı. Jessie bu hareket karşısında daha da heyecanlanıp iyice koşmaya başladı haliyle. Ben de hızlı hızlı yürüyerek Jessie'ye yetişmeye çalıştım ve bayanın da yardımıyla yetişip Rott'a çok yanaşma fırsatı bulamadan tasmasını taktım. Köpek sahibi nasıl bağırıyordu anlatamam size; "Tasmasız köpek gezdirilir mi?", "Köpek bakmayı bilmiyorsunuz sonra da parka getiriyorsunuz?", "Köpeğini kontrol etmeyi öğren!", vs.
Şok içerisinde kaldım ve ben bağırmaksızın "Bence siz köpeğinize saldırmamayı öğretin" dedim. Bu arada köpek tasmasında sahibini deli gibi çekiştirip Jessie'ye saldırabilmek için tüm enerjisini harcıyor, ağzından salyaları akıyordu. Sahibi de gayet güçlü görünmesine rağmen neredeyse düşecek. O an ne dese beğenirsiniz "Benim köpeğim saldırmıyor!". Bu komik söz karşısında yanından geçip yürümeye devam ederek "Evet, baya belli oluyor saldırmadığı". Ben yürürken arkamdan "Senin ağzını burnunu dağıtırım" şeklinde bağırmaya devam ediyordu ama hem kendi enerjimi bozmamak, hem de köpeğimin etkilenmemesi için yanıt bile vermedim. Zaten verilecek bir yanıt da yoktu artık.
Rott'un bu derece saldırgan ve asabi olması ne kadar normal. Başkalarının ağzını burnunu kırmak gibi tehditler yağdıran bir sahibi varsa köpeğinden ne beklenebilir ki? Rott için üzülmemek elde değil.
"Hatalı köpek yoktur, köpek sahibi vardır"
"Köpekler sahiplerinin aynasıdır"
Bu sabahtan kareler.. Herkese sevgilerimizle!
İleriden tasmasında sahibini inanılmaz derecede çekiştiren bir Rottweiler geliyordu, tasmayı tutan bir bey, yanında da bir bayan arkadaşı vardı. Henüz daha yaklaşmadan biraz panik ve rahatsız halleri dikkatimi çekti. Jessie her zamanki arkadaş canlılığı ile onlara doğru bir atılım yaptı; hem insanları hem de diğer köpekleri çok seviyor ve kim olursa olsun yanaşmaya çalışıyor. Hatta parktaki arkadaşlarımız biz gidince "Jessie yine sevinç ve neşe içinde geldi" derler. Köpek sahibinin ciyak ciyak bağırdığını duyunca Jessie'ye seslendim ama beni duymadı, önden gidip Rott'a yaklaşmaya devam etti.
Köpek sahibi "erkek mi, erkek mi?" diye bağırmaya başladı, yanındaki bayan da öne doğru koşup Jessie'nin yolunu kesmeye çalıştı. Jessie bu hareket karşısında daha da heyecanlanıp iyice koşmaya başladı haliyle. Ben de hızlı hızlı yürüyerek Jessie'ye yetişmeye çalıştım ve bayanın da yardımıyla yetişip Rott'a çok yanaşma fırsatı bulamadan tasmasını taktım. Köpek sahibi nasıl bağırıyordu anlatamam size; "Tasmasız köpek gezdirilir mi?", "Köpek bakmayı bilmiyorsunuz sonra da parka getiriyorsunuz?", "Köpeğini kontrol etmeyi öğren!", vs.
Şok içerisinde kaldım ve ben bağırmaksızın "Bence siz köpeğinize saldırmamayı öğretin" dedim. Bu arada köpek tasmasında sahibini deli gibi çekiştirip Jessie'ye saldırabilmek için tüm enerjisini harcıyor, ağzından salyaları akıyordu. Sahibi de gayet güçlü görünmesine rağmen neredeyse düşecek. O an ne dese beğenirsiniz "Benim köpeğim saldırmıyor!". Bu komik söz karşısında yanından geçip yürümeye devam ederek "Evet, baya belli oluyor saldırmadığı". Ben yürürken arkamdan "Senin ağzını burnunu dağıtırım" şeklinde bağırmaya devam ediyordu ama hem kendi enerjimi bozmamak, hem de köpeğimin etkilenmemesi için yanıt bile vermedim. Zaten verilecek bir yanıt da yoktu artık.
Rott'un bu derece saldırgan ve asabi olması ne kadar normal. Başkalarının ağzını burnunu kırmak gibi tehditler yağdıran bir sahibi varsa köpeğinden ne beklenebilir ki? Rott için üzülmemek elde değil.
"Hatalı köpek yoktur, köpek sahibi vardır"
"Köpekler sahiplerinin aynasıdır"
Bu sabahtan kareler.. Herkese sevgilerimizle!
24 Ekim 2010 Pazar
Köpeğiniz İnsanların Elindeki Top ya da Yemeklere Atlayıp Rahat Bırakmıyorsa
Özellikle Golden ve Labrador'larda çok fazla görünen bir davranış problemi; insanların elinde top ya da yiyecek varsa sürekli üzerine atlayarak alana kadar rahat bırakmamak, hatta zaman zaman düşürmek suretiyle almak.
Köpeğinizin bu davranışı karşıdaki insanları ve hatta yeri gelince sizi bile çok rahatsız edebilir. Bu davranışını düzeltmek için asla çok geç olmadığını bilip önlem almaya çalışmanız kısa zamanda olumlu sonuçlarını gösterecektir.
Ana kural şu; Köpeğiniz kendisi için ödül olan hiçbir şeyi kesinlikle karşılıksız ve bedavadan elde etmemeli.
- Onunla top oynayacaksanız ona topu atmadan önce onu oturtun ve o oturmadıkça topu kesinlikle atmayın.
- Aynı durum yemek için de söz konusu. Eğer ona mama ya da ödül verecekseniz yine aynı şekilde onu oturtmadan kesinlikle vermeyin.
Zaman içerisinde iyi şeyleri oturarak elde edebileceğini anlayacak ve sizin elinizde top ya da mama görür görmez kendiliğinden oturmaya başlayacaktır.
Jessie Maçka Parkı'ndaki piknikçileri bu şekilde rahatsız ediyor. Karşılarına geçip en şirin gülümsemesiyle oturarak..:)
Köpeğinizin bu davranışı karşıdaki insanları ve hatta yeri gelince sizi bile çok rahatsız edebilir. Bu davranışını düzeltmek için asla çok geç olmadığını bilip önlem almaya çalışmanız kısa zamanda olumlu sonuçlarını gösterecektir.
Ana kural şu; Köpeğiniz kendisi için ödül olan hiçbir şeyi kesinlikle karşılıksız ve bedavadan elde etmemeli.
- Onunla top oynayacaksanız ona topu atmadan önce onu oturtun ve o oturmadıkça topu kesinlikle atmayın.
- Aynı durum yemek için de söz konusu. Eğer ona mama ya da ödül verecekseniz yine aynı şekilde onu oturtmadan kesinlikle vermeyin.
Zaman içerisinde iyi şeyleri oturarak elde edebileceğini anlayacak ve sizin elinizde top ya da mama görür görmez kendiliğinden oturmaya başlayacaktır.
Jessie Maçka Parkı'ndaki piknikçileri bu şekilde rahatsız ediyor. Karşılarına geçip en şirin gülümsemesiyle oturarak..:)
22 Ekim 2010 Cuma
İyi Huylu Bir Köpeğe Sahip Olmanın 5 Yolu
Köpeğimizin daha iyi huylu olması için yapabileceklerimizin altında yatanları kavramak ezberimizde tutmaktan çok daha önemlidir. Aşağıda bahsedeceğimiz 5 maddeyi bir kez kavrayınca bunları köpeğimizle ilişkilerimizi geliştirmek için sürekli bir rehber edinebiliriz.
1) Köpeğiniz, "iyi" bir şey yaparken farkına varın. Pek çok ailede, köpek en fazla ilgiyi "yanlış" birsey yaparken çeker.
Örneğin, oyuncağı yerine masanın ayağını kemirirse, bütün ailenin ilgisi ona yönelecektir ve kısa zamanda köpek bu yaramazlıkları bir dikkat çekme aracı olarak kullanacaktır. Halbuki, köpeğiniz "iyi" bir sey yaparken, örneğin sessizce oyuncaklarını kemirirken, onunla ilgilenir, onu över ve severseniz, ilgi çekmek için bu olumlu davranışı tekrar etme eğiliminde olacaktır.
2) Sizi kızdıran "dikkat çekme davranışlarını" dikkate almayın. Köpeğiniz, azarlanmak pahasına dahi olsa, ilgi çekmek için havlayabilir ya da insanların üstüne atlayabilir. çünkü bu sekilde, olumlu ya da olumsuz, dikkat çekmeyi başaracaktır.
Örnegin, ısrarla havlayan bir köpeğin talebini yerine getirmek yerine, sadece duymazlıktan gelmek en iyisidir. Köpeğiniz bu davranıştan vazgeçene kadar, şiddetini arttıracaktır. Ama bir kez sabredebilirseniz, sonunda kazanan siz olacaksınız. En sonunda ise, mutlaka istediğini yerine getirin ve onu ödüllendirin. Köpeğiniz bu şekilde, sessiz kalmanın ödüllendirildiğinin farkına varacaktır.
3) Hayatta hiçbir şey karşılıksız olmamalıdır. Köpeğiniz istediği herhangi bir şeye (mama, gezinti, ödül, oyuncak, okşama) karşılıksız kavuşmamalıdır.
örneğin, sadece sevgi görmek için bile, basit komutları (otur, yat) yerine getirmelidir. Bu şekilde köpeğin gözünde, kumanda masasında "siz"in olduğunuz kesinleşecektir. Köpek, istediğini elde etmek için, kontrolü sahibine bırakması gerektiğini anlayacaktır. Bu şekilde, iki taraf da kazanır, köpeği kendisini dinleyen "sahip" de, istediğini elde eden "köpek" de...
4) Köpeğin yasadığı çevreyi siz yönetin. Köpekler, özellikle aileye yeni katılan genç köpekler, çok fazla denetim gerektirirler.
Aileler, köpeğin eşyalara zarar vermeden evin içinde serbest gezebilecekleri günlerin hayalini kurarlar. Köpeğin yaşadığı ortamı öyle bir düzenleyin ki, bütün gün bahçede başıboş kalıp sürekli havlamasın ya da salondaki eşyalarin düzenini altüst etmesin. Alışkanlık haline gelmeden önce, istenmeyen davranışları engelleyebilmek çok önemlidir.
5) Sahibine boyun eğmeyi, eğlenceli bir deneyim haline getirin. Köpeğiniziz size boyun eğmesi için, dominant-alfa (baskın-otoriter) rolü oynayarak, zor kullanıp onu sırtüstü yere yatmaya zorlamayın. Bu şekilde size boyun eğecektir, ama bu, köpek için son derece negatif bir deneyim olacaktır.
Bu davranış, korkuyla hatta saldırganlık ile sonuçlanabilir. Bunun yerine, istediğinizi yaptırtmak için kullanacağınız küçücük bir parça peynir, boyun eğmeyi onun için pozitif bir deneyim haline getirecektir. Sonunda ödül alacağını bildiği için, vereceğiniz komutu sabırsızlıkla yerine getirecektir.
Genel olarak;
1) Köpeğiniz, "iyi" bir şey yaparken farkına varın. Pek çok ailede, köpek en fazla ilgiyi "yanlış" birsey yaparken çeker.
Örneğin, oyuncağı yerine masanın ayağını kemirirse, bütün ailenin ilgisi ona yönelecektir ve kısa zamanda köpek bu yaramazlıkları bir dikkat çekme aracı olarak kullanacaktır. Halbuki, köpeğiniz "iyi" bir sey yaparken, örneğin sessizce oyuncaklarını kemirirken, onunla ilgilenir, onu över ve severseniz, ilgi çekmek için bu olumlu davranışı tekrar etme eğiliminde olacaktır.
2) Sizi kızdıran "dikkat çekme davranışlarını" dikkate almayın. Köpeğiniz, azarlanmak pahasına dahi olsa, ilgi çekmek için havlayabilir ya da insanların üstüne atlayabilir. çünkü bu sekilde, olumlu ya da olumsuz, dikkat çekmeyi başaracaktır.
Örnegin, ısrarla havlayan bir köpeğin talebini yerine getirmek yerine, sadece duymazlıktan gelmek en iyisidir. Köpeğiniz bu davranıştan vazgeçene kadar, şiddetini arttıracaktır. Ama bir kez sabredebilirseniz, sonunda kazanan siz olacaksınız. En sonunda ise, mutlaka istediğini yerine getirin ve onu ödüllendirin. Köpeğiniz bu şekilde, sessiz kalmanın ödüllendirildiğinin farkına varacaktır.
3) Hayatta hiçbir şey karşılıksız olmamalıdır. Köpeğiniz istediği herhangi bir şeye (mama, gezinti, ödül, oyuncak, okşama) karşılıksız kavuşmamalıdır.
örneğin, sadece sevgi görmek için bile, basit komutları (otur, yat) yerine getirmelidir. Bu şekilde köpeğin gözünde, kumanda masasında "siz"in olduğunuz kesinleşecektir. Köpek, istediğini elde etmek için, kontrolü sahibine bırakması gerektiğini anlayacaktır. Bu şekilde, iki taraf da kazanır, köpeği kendisini dinleyen "sahip" de, istediğini elde eden "köpek" de...
4) Köpeğin yasadığı çevreyi siz yönetin. Köpekler, özellikle aileye yeni katılan genç köpekler, çok fazla denetim gerektirirler.
Aileler, köpeğin eşyalara zarar vermeden evin içinde serbest gezebilecekleri günlerin hayalini kurarlar. Köpeğin yaşadığı ortamı öyle bir düzenleyin ki, bütün gün bahçede başıboş kalıp sürekli havlamasın ya da salondaki eşyalarin düzenini altüst etmesin. Alışkanlık haline gelmeden önce, istenmeyen davranışları engelleyebilmek çok önemlidir.
5) Sahibine boyun eğmeyi, eğlenceli bir deneyim haline getirin. Köpeğiniziz size boyun eğmesi için, dominant-alfa (baskın-otoriter) rolü oynayarak, zor kullanıp onu sırtüstü yere yatmaya zorlamayın. Bu şekilde size boyun eğecektir, ama bu, köpek için son derece negatif bir deneyim olacaktır.
Bu davranış, korkuyla hatta saldırganlık ile sonuçlanabilir. Bunun yerine, istediğinizi yaptırtmak için kullanacağınız küçücük bir parça peynir, boyun eğmeyi onun için pozitif bir deneyim haline getirecektir. Sonunda ödül alacağını bildiği için, vereceğiniz komutu sabırsızlıkla yerine getirecektir.
Genel olarak;
- Yaklaşımınız asla su şekilde olmamalıdır: "İstemediğim şekilde davranırsa onu cezalandırırım."
- Davranışlarınız daima şu şekilde olmalıdır: "Köpeğim benim istediğim şekilde davranırsa onu ödüllendiririm."
11 Ekim 2010 Pazartesi
Köpeğiniz Üzerinize Atlayarak Ne Demek İster ve Nasıl Engellersiniz?
Köpeğinizin Üzerinize Atlaması Ne Anlama Gelir?
Köpeğiniz patilerini sizin belinizden yukarıya yasladı ve size bakıyor. Acaba köpeğiniz ne demek istiyor?
A) Seni seviyorum.
B) Haydi benimle ilgilen.
C) Sana üstünlük kuruyorum.
D) Haydi dışarı çıkalım.
Eğer A B ve D yanıtlarını verdiyseniz birçok kişi gibi yanıldınız. Çünkü cevap C şıkkı. Köpeğiniz patilerini sizin üzerinize atarak sizi kontrol etmek ve sizi domine etmeye çalışmaktadır. Bu köpeklerin vücut dili olarak kullandıkları çok sık bir davranış şeklidir. Köpeğinizin size karşı kesinlikle bu davranışı sergilemesine izin vermemelisiniz ve bu davranışı sergilediği anda her ne yapıyorsanız (oyun oynama birlikte vakit geçirme) derhal birlikte yaptığınız eylemi sona erdirmelisiniz. Böylece köpeğiniz sizin bu durumdan hoşnut olmadığınızı anlayacak ve zamanla bu davranışından vazgeçecektir.
Köpeğinizin Üzerinize Atlamasını Nasıl Engelleyebilirsiniz?
Genel olarak pozitif eğitimdeki temel aşamaları uygulamalısınız;
Birinci Adım: Hangi davranışı istediğinizi seçin.
Adım İki: İstediğiniz davranışı gerçekleştirirse onu ödüllendirin.
Üçüncü Adım: İstediğiniz davranış gerçekleşmezse tepkisiz kalın
Uygulama Örneği:
Eve geldiniz ve köpeğiniz üzerinize atladı. Görmemezlikten gelin ve "HAYIR" deyin. Hemen ardından da bildiği bir komutu ("OTUR" olabilir) getirin. Eğer uygularsa "AFERİN" diyerek onu sevin ve ödüllendirin.
Uygulalamaz ve davranışını devam ettirirse sanki köpeğiniz yokmuş gibi davranın. Eğer sizden olumlu bir tepki alırsa davranışını devam ettirmesi için bu bir neden olacaktır. Köpeğiniz çok kısa bir süre sonra sıkılacak ve ayaklarını yere koyarak üzerinizeden inecektir. Şimdi yine ikinci adımı hatırlayalım. Ona ilgi gösterin ve ödüllendirin.
Peki acaba hemen öğrendi mi? Hayır çok aceleci olmayın. Bu davranışınızı bir süre sürdürmeniz gerekecek. Sonraki günlerde eve gelişinizde de hep aynı davranışı sergileyin ve asla taviz vermeyin. Yine eve geldiğiniz bir gün köpeğiniz artık üzerinize atlamak yerine gelip yanınızda oturunca çok mutlu olacağınıza emin olun.
Köpeğiniz patilerini sizin belinizden yukarıya yasladı ve size bakıyor. Acaba köpeğiniz ne demek istiyor?
A) Seni seviyorum.
B) Haydi benimle ilgilen.
C) Sana üstünlük kuruyorum.
D) Haydi dışarı çıkalım.
Eğer A B ve D yanıtlarını verdiyseniz birçok kişi gibi yanıldınız. Çünkü cevap C şıkkı. Köpeğiniz patilerini sizin üzerinize atarak sizi kontrol etmek ve sizi domine etmeye çalışmaktadır. Bu köpeklerin vücut dili olarak kullandıkları çok sık bir davranış şeklidir. Köpeğinizin size karşı kesinlikle bu davranışı sergilemesine izin vermemelisiniz ve bu davranışı sergilediği anda her ne yapıyorsanız (oyun oynama birlikte vakit geçirme) derhal birlikte yaptığınız eylemi sona erdirmelisiniz. Böylece köpeğiniz sizin bu durumdan hoşnut olmadığınızı anlayacak ve zamanla bu davranışından vazgeçecektir.
Köpeğinizin Üzerinize Atlamasını Nasıl Engelleyebilirsiniz?
Genel olarak pozitif eğitimdeki temel aşamaları uygulamalısınız;
Birinci Adım: Hangi davranışı istediğinizi seçin.
Adım İki: İstediğiniz davranışı gerçekleştirirse onu ödüllendirin.
Üçüncü Adım: İstediğiniz davranış gerçekleşmezse tepkisiz kalın
Uygulama Örneği:
Eve geldiniz ve köpeğiniz üzerinize atladı. Görmemezlikten gelin ve "HAYIR" deyin. Hemen ardından da bildiği bir komutu ("OTUR" olabilir) getirin. Eğer uygularsa "AFERİN" diyerek onu sevin ve ödüllendirin.
Uygulalamaz ve davranışını devam ettirirse sanki köpeğiniz yokmuş gibi davranın. Eğer sizden olumlu bir tepki alırsa davranışını devam ettirmesi için bu bir neden olacaktır. Köpeğiniz çok kısa bir süre sonra sıkılacak ve ayaklarını yere koyarak üzerinizeden inecektir. Şimdi yine ikinci adımı hatırlayalım. Ona ilgi gösterin ve ödüllendirin.
Peki acaba hemen öğrendi mi? Hayır çok aceleci olmayın. Bu davranışınızı bir süre sürdürmeniz gerekecek. Sonraki günlerde eve gelişinizde de hep aynı davranışı sergileyin ve asla taviz vermeyin. Yine eve geldiğiniz bir gün köpeğiniz artık üzerinize atlamak yerine gelip yanınızda oturunca çok mutlu olacağınıza emin olun.
29 Eylül 2010 Çarşamba
Cesar Millan'dan Çeviri: Saplantı ve Aşırı Sahiplenme Nasıl Engellenir?
Cesar Millan'ın kitabından köpeklerde sahiplenme ve saplantılarla ilgili kısmın çevirisine kaldığım yerden devam ediyorum. Daha önce takıntı ve saplantının ne olduğunu ve nasıl tespit edebileceğimizi yazmıştık.
Bu yazımızda ise bu hareketlerin nasıl durdurulması ve düzeltilmesi gerektiğini okuyabilirsiniz.
Köpeklerde Saplantı ve Takıntının Engellenmesi:
1. Köpeğinizin takıntılı hareketlerini engellemek için ilk adım oyununun yoğunluğunu gözlemlemek olmalıdır. Aynen çocukların oyunlarını gözlemler gibi; şöyle ki çocuklar arasında bir tanesi daha hızlı, bir diğeri fiziksel olarak kuvvetli ya da zayıf olabilir. Oyunlarının yoğunluk derecesi orta derecede tutulabildiği sürece birbirlerini fiziksel veya duygusal olarak incitemezler. Bununla birlikte hala eğlenebilirler.
Esas nokta şudur: Köpeğiniz her oyunun limitleri olduğunu bilmelidir. Bu en sevdiği oyuncağı, kedileri kovalamak, vs. olsun böyle olmalıdır. Bu limitler ise köpek sahibi tarafından belirlenmelidir, kesinlikle köpeğin kendisi tarafından değil.
Saplantı ve Sahiplenmenin Düzeltilmesi
1. Köpeğinizin düzenli ve düzgün bir egzersiz programı olmalı ve içinde bastırılmış enerjisi olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki takıntılar çoğu zaman köpeklerimizin atamadıkları enerji, sıkıntı ve asabiyetleri sonucu oluşur.
2. Sahiplenme ve savunma gösteren hareketler olay anında engellenmelidir. Bu noktada sizin köpeğinizi iyi tanıyor ve gözlemliyor olmanız çok önemlidir. Köpeğinizin sahiplenme ve saplantı hareketlerine başlayacağını belli eden fiziksel ipuçlarını ve işaretleri çok iyi bilmelisiniz. Bu sayede o birinci aşamadan onuncu aşamaya gelmeden siz onu engelleyebilir, dikkatini başka kanallara yönlendirebilirsiniz.
Bu yazımızda ise bu hareketlerin nasıl durdurulması ve düzeltilmesi gerektiğini okuyabilirsiniz.
1. Köpeğinizin takıntılı hareketlerini engellemek için ilk adım oyununun yoğunluğunu gözlemlemek olmalıdır. Aynen çocukların oyunlarını gözlemler gibi; şöyle ki çocuklar arasında bir tanesi daha hızlı, bir diğeri fiziksel olarak kuvvetli ya da zayıf olabilir. Oyunlarının yoğunluk derecesi orta derecede tutulabildiği sürece birbirlerini fiziksel veya duygusal olarak incitemezler. Bununla birlikte hala eğlenebilirler.
Esas nokta şudur: Köpeğiniz her oyunun limitleri olduğunu bilmelidir. Bu en sevdiği oyuncağı, kedileri kovalamak, vs. olsun böyle olmalıdır. Bu limitler ise köpek sahibi tarafından belirlenmelidir, kesinlikle köpeğin kendisi tarafından değil.
Saplantı ve Sahiplenmenin Düzeltilmesi
1. Köpeğinizin düzenli ve düzgün bir egzersiz programı olmalı ve içinde bastırılmış enerjisi olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki takıntılar çoğu zaman köpeklerimizin atamadıkları enerji, sıkıntı ve asabiyetleri sonucu oluşur.
2. Sahiplenme ve savunma gösteren hareketler olay anında engellenmelidir. Bu noktada sizin köpeğinizi iyi tanıyor ve gözlemliyor olmanız çok önemlidir. Köpeğinizin sahiplenme ve saplantı hareketlerine başlayacağını belli eden fiziksel ipuçlarını ve işaretleri çok iyi bilmelisiniz. Bu sayede o birinci aşamadan onuncu aşamaya gelmeden siz onu engelleyebilir, dikkatini başka kanallara yönlendirebilirsiniz.
En ideal itaat için; sahiplenme gösterdiği nesneden gönüllü olarak ayrılana dek o nesneyi yanında tutmalısınız. Çoğu köpek sahibi bu durumda oyuncağı bir kenara atar ve "hayır" der. Ancak bunu yaparsanız saplantısı bir üst aşamaya geçmekten başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü bu durumda hem söz konusu nesne daha erişilmez olacak, hem de köpeğiniz zamanla sizi kendine karşı görmeye başlayacaktır. Köpekler aile bireylerine zarar vermek istemezler; fakat saplantılı anlarının köpeğinizin kendini durduramadığı anlar olduğunu ve köpeklerin rasyonel bir mantığa sahip olmadığını unutmamalısınız.
Etiketler:
Cesar Millan,
davranis sorunlari,
egitim,
kopek psikolojisi,
kopeklerde saplanti,
kopeklerde takinti,
kopeklere fisildayan adam,
koruma,
nasil duzeltilir,
nasil engellenir,
sahiplenme,
savunma
Cesar Millan'dan Çeviri: Köpeklerde Saplantı Nedir, Ne Gibi Sonuçlar Doğurur?
Cesar Millan'ın kitabını okumaya devam ediyorum. Son facebook paylaşımlarımız üzerine köpeklerde savunma, koruma ve sahiplenme olarak nitelendirdiğimiz hareketlerle ilgili bir kısmı Türkçe'ye çevirdim. Bu hareketler daha genel bir tanımla aşırı bağlılık, saplantı ve takıntı olarak adlandırılıyor.
Bu yazıda saplantı ve aşırı bağlılık duygularının ne olduğuna, nasıl anlayabileceğimize ve ne gibi sonuçlar doğurabileceğine bakacağız. İkinci bir yazıda ise takıntıların nasıl engellenebileceğini çeviriyor olacağım.
Aşırı Bağlılık ve Saplantının Anlaşılması
1. Normal bir köpek sizinle, çocuklarla ve diğer köpeklerle güzel ve sorunsuz oynar. Dengeli köpekler bazı oyunları ya da oyuncakları diğerlerinden daha çok sevebilirler; ancak bu hiçbir zaman oyun olmaktan çıkıp, ölüm kalım meselesi haline gelmemelidir. Saplantılı bir köpek saplantılı olduğu oyun ve oyuncakları çok ciddiye alır ve oynama şekli farklı bir yoğunlukta gerçekleşmeye başlar.
Bu yazıda saplantı ve aşırı bağlılık duygularının ne olduğuna, nasıl anlayabileceğimize ve ne gibi sonuçlar doğurabileceğine bakacağız. İkinci bir yazıda ise takıntıların nasıl engellenebileceğini çeviriyor olacağım.
(Çevirim blog kaynak olarak gösterildiği sürece paylaşılabilir)
Köpeklerde tutkuyla bağlanma ve saplantılar insanların bağımlılıkları kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Bir oyuncağa, kemiklere, gidip getirme oyunlarına ya da kedilere tutkuyla bağlı olduğu için gülüp geçmek sokakta sarhoşluktan düşen birine gülmekle benzerlik gösterir.
Anlık olarak bu hareket komik görünmekle birlikte asıl gerçek köpeğinizin tutkusu söz konusu olduğunda kendi üzerinde fiziksel ve psikolojik kontrolünün olmadığıdır. Ve bir gün bundan dolayı kendini ya da etrafındakileri incitmesi gayet olasıdır; zira saplantı ve aşırı düşkünlük köpekler için bir çeşit bağımlılıktır. Köpeklerimizin davranışlarının aşırı bağlılığa dönüşmesine izin verdiğimiz takdirde onları mutsuzluk ve hayal kırıklığına itmiş oluruz.
Anlık olarak bu hareket komik görünmekle birlikte asıl gerçek köpeğinizin tutkusu söz konusu olduğunda kendi üzerinde fiziksel ve psikolojik kontrolünün olmadığıdır. Ve bir gün bundan dolayı kendini ya da etrafındakileri incitmesi gayet olasıdır; zira saplantı ve aşırı düşkünlük köpekler için bir çeşit bağımlılıktır. Köpeklerimizin davranışlarının aşırı bağlılığa dönüşmesine izin verdiğimiz takdirde onları mutsuzluk ve hayal kırıklığına itmiş oluruz.
Aşırı Bağlılık ve Saplantının Anlaşılması
1. Normal bir köpek sizinle, çocuklarla ve diğer köpeklerle güzel ve sorunsuz oynar. Dengeli köpekler bazı oyunları ya da oyuncakları diğerlerinden daha çok sevebilirler; ancak bu hiçbir zaman oyun olmaktan çıkıp, ölüm kalım meselesi haline gelmemelidir. Saplantılı bir köpek saplantılı olduğu oyun ve oyuncakları çok ciddiye alır ve oynama şekli farklı bir yoğunlukta gerçekleşmeye başlar.
2. Bir köpeğin takıntıları ortaya çıkmaya başladığında yüzü ve vücut dili anlaşılır bir şekilde değişir. Vücudu sabitleşir, gözlerini belli bir noktadan ayırmaksızın bakmaya başlar, öyle ki gözbebekleri sabitleşir ve bakışını oradan ayırmakta güçlük çekersiniz. Dışarıdan çoğu zaman transa geçmiş gibi görünebilir. Bu durumlarda köpeğiniz artık oyununda kaygısızlık, rahatlık ve eğlence olmayan bir bölgeye adım atmıştır. Bir kumar makinasının başında kilitlenmiş bir şekilde makinanın kolunu sürekli çekmekte olan birini düşünün; odaklanmış ve artık kesinlikle eğlenmeyen birini. Saplantı ve tutkular, içinde bulunulmaktan mutlu olunan sınırlar içinde yer almazlar; çünkü bu bölge etraftaki mutluluk verebilecek herşeye karşı körlüğün başladığı bölgedir.
22 Eylül 2010 Çarşamba
Cesar Millan'dan Aşırı Havlama Sorunu İçin Öneriler
Havlama çeşitleri ve nedenlerine baktıktan sonra yine Cesar Millan'ın aşırı havlama sorunu için önerilerini de yazmak istedim. Az havlamalı günler dilerim!
Aşırı havlama davranış sorunu olabilir. Bilimsel araştırmalara göre köpek sahiplerinin üçte biri, köpeklerinin aşırı havlaması ile ilgili sıkıntılar yaşıyor. Havlamak, normal şartlar altında köpeklerin doğal iletişim ve davranış yapılarının bir parçası. Ancak gereğinden fazla havlamaları genellikle davranış problemleri, yaşadıkları ortamla ilgili uyumsuzluklar veya başka sorunlarla ilgili olarak ortaya çıkabiliyor. Bunu kontrol edebilmek ve engellemek için öncelikle havlama çeşitlerine ve neden havladıklarına bir göz atmak gerekiyor.
Aşırı Havlamayı Önlemek İçin Neler Yapabilirsiniz?
Aşırı havlama davranış sorunu olabilir. Bilimsel araştırmalara göre köpek sahiplerinin üçte biri, köpeklerinin aşırı havlaması ile ilgili sıkıntılar yaşıyor. Havlamak, normal şartlar altında köpeklerin doğal iletişim ve davranış yapılarının bir parçası. Ancak gereğinden fazla havlamaları genellikle davranış problemleri, yaşadıkları ortamla ilgili uyumsuzluklar veya başka sorunlarla ilgili olarak ortaya çıkabiliyor. Bunu kontrol edebilmek ve engellemek için öncelikle havlama çeşitlerine ve neden havladıklarına bir göz atmak gerekiyor.
Aşırı Havlamayı Önlemek İçin Neler Yapabilirsiniz?
- Köpeğin havlamasını azaltmak istiyorsak öncelikle onun huzurlu olmasını ve sahibine itaat etmekten keyif almasını sağlamalıyız. Özellikle yavru köpekleri yanınıza çağırıp severek, yere yatırarak (köpekler yatarken daha az havlarlar!) yanınızda durmasını sağlarsanız havlama sorununu çözme konusunda doğru yoldasınız demektir.
- Köpeğiniz havladığında ona yüksek sesle “HAYIR!” diye bağırmanız, problemi çözmek yerine daha da şiddetlendirebilir. Çünkü köpeğiniz yüksek sesle bağırmanızı “yaşasın sahibim de havlayarak bana katılıyor” diye anlayacaktır.
- Evdeki herkesin ortak kullanacağı bir kelime seçip bunu sabit olarak normal ses tonuyla ona susması için komut olarak kullanabilirsiniz. Örneğin, “TAMAM” ya da “YETER” gibi.
- Davranış değişikliği zaman isteyen bir uygulama. Bu nedenle sabırlı olmalısınız. Köpeğinize sinirlendiğinizde, davranışını değiştirme şansını da yitirebilirsiniz.
- Onu pozitif yönde motive ederek havlama ile ilgili davranış değişikliğini hem daha hızlı hem de sağlıklı ve kalıcı bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Uygun davrandığı her sefer onu ödüllendirip, sevgi ve mükafat sözcükleri ile severek bunu kolaylaştırabilirsiniz.
- Köpeğinizin havlamasını oyun olarak kullanmak veya havladığında onu kucağa almak gibi gereksiz veya aşırı ilgili davranışlar, havlama sorununu çözmek yerine içinden çıkılmaz bir hale getirebilir.
- Havlama ile ilgili davranış düzenlemesi eğitimlerinizi 5-10 dakikayı aşmayacak sürelerle ve sık olarak uygulayın.
- Köpek eğitim uzmanları, köpek davranış bilimcileri ve veteriner hekiminizden yardım almaya çekinmeyin.
Cesar Millan'dan: Köpeklerde Normal ve Sorunsal Havlama Çeşitleri
Köpeklerde normal havlama çeşitleri ve nedenleri:
- Uyarı havlaması, genellikle herhangi bir tehlike karşısında veya yabancı biri geldiğinde sahibini uyarmak içindir. Bu davranış çoğu kez hayvan sahibinin bebeklikten itibaren köpeğe bu yönde cesaret vermesi ile gelişir. Uyarı havlamaları tehlikeye yol açan unsurun yaklaşması ile birlikte sıklaşır.
- Korku ve saldırı ile ilgili havlamalar, genellikle düşük perdede ve hırlama ile birlikte duyulur. Bu özellik, uyarı ile korkuya bağlı havlamaları ayırt etmek açısından önemli.
- İlgi çekmek için havlama, genellikle yavru köpeklerde görülür. Israrcıdır, kontrol edilmezse ileri yaşlarda bir davranış sorunu olarak rahatsız edebilir.
- Oyun ve heyecan esnasında havlamalar, genellikle kısa ve keskindir. Köpeğin oyunun heyecanı ile keyif almasından kaynaklanır.
- Köpeğin kendini tanıtmak için havlaması, genellikle sesini duyduğu diğer köpeklere verdiği “ben buradayım” anlamındaki yanıttır.
- Köpeğin sıkıldığı zaman havlaması, enerji harcamak istediğinde ve çevre ile daha interaktif bir ilişki yaşamak istediğinde görülür.
- Köpeğin yalnızlık ve kaygı ile havlaması, genellikle sahibinden uzak kaldığı zaman yaşadığı ayrılık kaygısı ile ilgilidir. Kaygı ile mücadele etmek ve güçlü hissetmek içindir. Oldukça yüksek tonda ve uzun süreli olabilir ve genellikle komşuları en rahatsız eden havlamalar da bunlardır.
- Ürkme ve şaşkınlıkla ilgili havlamalarsa genellikle köpeğin aşina olmadığı veya ani çıkan seslere karşı tepkisel bir durumdur.
PATALOJİK HAVLAMALAR
Yukarıda bahsettiğimiz havlamalar dışında, genellikle ayrılık kaygısının veya diğer davranış hatalarının kontrol edilememesi ve patolojik bir hal almasından kaynaklanan obsesif-kompulsif bozukluklar gibi davranış problemlerine bağlı havlamalardır. Bu durumdaki köpekler genellikle aşırı gergindir. Çevrelerinde hareket eden en ufak şeye bile şiddetli havlarlar ve kendilerine yaklaşan insan ve diğer canlılara aşırı heyecanlı ve yüksek sesle normal ötesi tepkiler verirler. Eğer havlamayla birlikte asabiyet de izleniyorsa, önce bu asabiyetin ve ardında yatan sorunların çözülmesi gerekir.
Davranış problemi ve patolojik havlaması olan köpeklerin mutlaka aile bireyleri, veteriner hekim, köpek eğitimi ve davranışı konusundaki profesyonellerden oluşan bir takım tarafından ele alınması gerekir.
5 Eylül 2010 Pazar
Davranış Problemlerini Giderici ve Eğitici Köpek Oyuncağı: Kong
Kong köpek oyuncaklarını duymuş muydunuz? %100 müşteri memnuniyeti garantisiyle satılan bu oyuncaklardan memnun kalmadığınızda 30 gün içerisinde iade edebiliyorsunuz.
Köpeğinizin sağlığının da düşünüldüğü bu oyuncaklar kanserojen madde içermiyor ve diş sağlığını koruyor. Ek olarak köpeklerin ay ve yaşına göre tasarlanmış, yaşa göre uygun oyuncağı almak gerekiyor.
Kong Oyuncakları Hakkında Bilgi:
Günümüzde ev köpekleri yemek için çalışmak zorunda değiller. Ancak doğada etlerini kazanmak için avlanmaları gerekmektedir. Aynı zamanda macera ve fiziksel aktivite demek olan avlanma güdüsü köpeklerin içgüleri arasında bulunmaya devam etmektedir. Kong'un amaçlarından biri de bu güdüyü tatmin etmektir. Bunun sonucu olarak ise aşırı havlama, ortama zarar verici çiğneme ve parçalama, aşırı yer kazma, sinirlilik gibi problemlerin üstesinden gelmektedir.
Kong Oyuncaklarının Faydaları:
Köpeğinizin sağlığının da düşünüldüğü bu oyuncaklar kanserojen madde içermiyor ve diş sağlığını koruyor. Ek olarak köpeklerin ay ve yaşına göre tasarlanmış, yaşa göre uygun oyuncağı almak gerekiyor.
Kong Oyuncakları Hakkında Bilgi:
Günümüzde ev köpekleri yemek için çalışmak zorunda değiller. Ancak doğada etlerini kazanmak için avlanmaları gerekmektedir. Aynı zamanda macera ve fiziksel aktivite demek olan avlanma güdüsü köpeklerin içgüleri arasında bulunmaya devam etmektedir. Kong'un amaçlarından biri de bu güdüyü tatmin etmektir. Bunun sonucu olarak ise aşırı havlama, ortama zarar verici çiğneme ve parçalama, aşırı yer kazma, sinirlilik gibi problemlerin üstesinden gelmektedir.
Kong Oyuncaklarının Faydaları:
- Kong köpek terapisi; sıkıntı giderme, sinirlilik ve çeşitli diğer davranış problemleri için kullanılmaktadır.
- Oyuncağın ani hareketleri en oyuncak sevmez köpekte bile oyun, kovalama ve çiğneme içgülerini harekete geçirmektedir.
- Sonunda elde edeceğini bildiği ödüller ise hem motivasyonunu hem de onları bulmaya çalışırken zekasını arttırır.
- Köpekler kendilerine iş verilmesinden hoşlanırlar ve boş durmayı sevmezler. Kong onların çalışma zamanını arttırıcı hem fiziksel hem de mental olarak yorucu bir aktivitedir.
Etiketler:
agiz sagligi,
asiri havlama,
bakim,
davranis sorunlari,
egitim,
hiperaktivite,
kazma,
kong,
kopek oyuncaklari,
kopek psikolojisi,
oyuncak,
parcalama,
saglik,
sinirlilik,
zarar verici parcalama
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)