cocuklar ve kopekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cocuklar ve kopekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2011 Cumartesi

Çocuklarımız ve Jessie'den Anlamlı Mesaj

Jessie ve çocuk arkadaşlarının bizlere bir mesajı var! 

Çocuklarımız diyorlar ki; 
"Biz küçüğüz, safız, masumuz ve savunmasızız. 
Aklımız her şeye ermese de duygularımız var; seviniriz, üzülürüz ve kırılırız... 
Ve biz hayvanların hepsini çok seviyoruz, 
Çünkü onlar bize çok benziyorlar. 
Bizi yaramazlık yaptığımız için sokağa atmıyorsunuz, 
Açken doyuruyorsunuz, 
Yolda karşınıza çıkınca zevk için öldürmüyorsunuz. 
Lütfen bizim çok çok sevdiğimiz hayvanlara da aynı şekilde davranın! 
Onları da çocuklarınız gibi görün, sevin, kollayın..."
jessie çocuklar ve bebekler den anlamlı mesaj | izlesene.com

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Jessie ve Arkadaşlarının Müzikli Videosu

2-3 haftadır çektiğim resimlerle yaptığım müzikli videomuzu izlerken keyifli zaman geçirirsiniz umarım..:) Sevgiler!

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Jessie ve Mirsu'nun Keyifli Anları

Mirsu her akşam Jessie'yle oynamaya gelen, sitemizin güzel mi güzel fıstıklarından biri. Sabahtan akşama kadar saat kaç diye soruyormuş ve akşam saat 6 oldu mu hemen oyun alanımıza koşuyormuş..:)

Gün içinde bazen havuzda karşılaşıyoruz ve ilk işi bana Jessie'yi sormak oluyor. Her seferinde Jessie'yi de havuza götürmemi istiyor, hatta yakında site yönetimine havuzda bir gün de köpek günü olsun diye giderse şaşmayacağım..:) İşte tatlışların ufacık bir videosu..:)


18 Kasım 2010 Perşembe

Jessie Diye Bir Ses Duymaktan Aldığımız Keyif

- "JESSIIEE"...
Jessie'nin kulaklar bir anda dikiliyor ve pür dikkat sağa sola bakmaya başlıyor. "Ne oldu" demeye kalmadan sağdan, soldan ya da arkadan el sallayan birilerini görüyoruz. Kimi zaman tanıdığımız arkadaşlarımız, kimi zamansa bloğumuzun takipçisi olan arkadaşlarımıza ait olan bu sesler bizi inanılmaz mutlu ediyor, keyfimize keyif katıyor.

Bu sabahki kısa gezintimizde de 3-4 kez "Jessiiiee" sesini duyduk ve sabahımız daha da güzelleşti. Eğer siz de yolda bizi görürseniz "Hey Jessie" diye seslenip (ben duymayabiliyorum ama Jessie kaçırmıyor :)) bir selamınızı vermeden geçmeyin, çok seviniriz..:)

Bu ve dün sabahtan birkaç resim.

 - Paşa ve Paşam, 2 aylık Rottweiler kardeşler..:) Şirinlikten yıkılmıyorlar mı, ne dersiniz?..:)

 - Sevgi bıldırcını Jessie ve çocuklar..:)

 - Maçka Parkı'ndan kareler


9 Kasım 2010 Salı

Evcil Hayvanlar ve Çocuklarla İlgili Mükemmel Bir Yazı

Harika bir yazı paylaşmak istiyorum sizlerle. Bebekleri veya çocukları olup da evcil hayvan beslemeye karşı olanlar, bunun sağlık açısından tehlikeli, bakteriyel ya da pis olacağını düşünenler lütfen okusun.

Bu şekilde düşünmeyenlerden de okumalarını rica ediyorum; zira hakikaten çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Yazıyı kaleme alan Doktor Anıl Yeşilda'nın ellerine sağlık demek ve kendisine teşekkür etmek istiyorum.

Evde Hayvan Beslemek
Evde hayvan beslemek deyince maalesef birçok ebeveynin tüyleri diken diken olur. Bunun düşüncesi bile onları acaip rahatsız eder. Bahaneleri hep hazırdır; pis, çocuğumun astım olmasına neden oluyor.

Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar, erken yaşta hayvanlarla temas eden çocuklarda ileride astım tarzı alerjik hastalıklara daha seyrek rastlandığını göstermiştir. O pis dediğimiz hayvanların, özellikle de köpeklerin salyalarında çok bol miktarda antimikrobiyal madde mevcuttur. Tıp Fakültesinde Mikrobiyolojiden bir hocamın sözünü hiç unutmam. Hocamız demişti ki “Çocuklar kuduz olmadığı sürece bir köpeğin ısırığından korkmayın, insan ısırığı çok daha tehlikeli sonuçlar doğurur. Çünkü insanın ağzı mikrobik açıdan köpeğe göre çok daha pistir”. Evet özellikle de insanın ağzı içindeki oksijeni sevmeyen anaerob bakterilerin yaptığı yaralar çok daha ağırdır, ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve zor iyileşir.

Sonuç olarak tuvalet alışkanlığı geliştirilmiş, aşıları tam, temizliğine ve tüy dökümüne dikkat edilen bir evcil hayvanın sağlık açısından hiçbir zararı yoktur ve olamaz. Geç yaşlarda hayvanla temas edip de direk bu hayvanlara alerjisi tespit edilen ve temas ettiğinde ciddi astım, rinit v.s belirtileri ortaya çıkan çocukları tabii ki bu gruba sokmuyoruz. Bu işin sağlık boyutu, bir de psikolojik yönden katkılarına bakalım.

Hayvan besleyen bir çocuk sevmeyi, paylaşmayı ve sorumluluk almayı erken yaşta öğrenir. Hayvan seven bir çocuk ileride insanlara da zarar verebilecek bir kişilik asla geliştiremez. Evde hayvan besleyen çocuklar yaşıtlarına göre çok daha kolay sosyalleşirler. Çünkü bu çocuklar hayvanlarla kurdukları sıcak ve sevecen iletişim sayesinde paylaşmayı, sevmeyi, kendilerine güvenmeyi, dostluğu ve yardım etmeyi öğrenirler. Ayrıca bu çocuklar besledikleri bu hayvana yiyecek ve içecek verdikleri için ve sağlığıyla yakından ilgilendiklerinden sorumluluk duyguları da çok daha çabuk gelişir.

Tüm bu faydaları göz önüne aldığımızda çocukların bu tür isteklerinin engellenmek yerine, aksine teşvik edilmesinin gerektiği yadsınamaz bir gerçektir.
Dr. Anıl Yeşilda

Milliyet Sizden Size ekinde yayınlanmıştır.

26 Eylül 2010 Pazar

Cesar Millan'dan: Köpekler ve Çocuklar İçin İpuçları

Cesar Millan'ın kitabını almıştım hatırlarsanız. Ara ara açıp farklı kısımlarını okumaya gayret ediyorum. Çocuklar ve köpekler için ipuçlarını bugün okudum ve aşağıda Türkçe'ye çevirdim. Her hakkı saklıdır..:) Kopyalanırken kaynak gösterilmesi emeğe saygı açısından rica olunur. 

  1. Çocuğunuz çok heyecanlı ise köpeğe yaklaşmasını engelleyin. Çocuklarınıza köpeklerin yanında sakin bir enerji yaymanın önemli olduğunu öğretin. 
  2. Çocuğunuza köpeklere nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğretin. Herkes için ana kural: köpeklerden yaklaşılmasını istediğini gösteren herhangi bir işaret almadan ona dokunmamak, onunla konuşmamak ve göz kontağı kurmamak gereklidir
  3. Yavru köpek ilk geldiğinde çocuklarınızdan birkaç gün boyunca sakin duracaklarının sözünü alın. 
  4. Çocuklarınızı köpeklere liderlik konusunda eğitin. Yavru köpek yaramazlık yapmaya başladığında onu nasıl yatıştırmak ve durdurmak gerektiğini ona öğretin. 
  5. Köpekleri kesinlikle kızdırmamaları ve heyecanlandırmamaları gerektiğini çocuklarınıza önemle vurgulayın. Bunu yapmalarına izin vermeyin.
  6. Güreş, boğuşma, kovalamaca, ısırmaca gibi sert oyunları kesinlikle yasaklayın. Onlara köpeklerle gidip getirme, saklayıp bulma oyunları oynamaları konusunda teşvik edin. Yahut yüzme, yürüyüş gibi aktiviteleri önerin. 
  7. Çocuklarınıza köpeklerle oyunların net birbaşlangıç ve bitiş anı olması gerektiğini öğretin

25 Eylül 2010 Cumartesi

Günah Çıkarıyorum

Bugün kötü bir şey yaptım ve bunu paylaşacağım ki en azından biraz rahatlayayım. Sabah yakındaki parkımıza gittiğimizde her zamanki gibi Jessie'yi çimlere attım ve birlikte top atmaca oynamaya başladık. O an normalde kedilerin olduğu çimlik alanda duran köpek giremez tabelasını yine köpeklerin alanına koyduklarını farkettim ama taşımak istemedim. Bunu oradaki mağazalar sık sık yapıyorlar. 

Parkta 4 çimlik yer var; 1 kediler, 1 kuşlar, 2 de köpekler için. Hatta park "köpek parkı" olarak geçiyor, eskiden köpekler için kocaman bir tuvalet alanı da vardı ama sonra çocuklar da parktan faydalansın diye salıncaklar yaptılar oraya. Bu yüzden 2 köpek alanına kaka poşeti kutuları koyuldu belediye tarafından . 

Jessie ile benim o an kimseye zararımız yok, kendi halimizde takılıyoruz. Havlama yok, başkasına gitme yok, hiçbir şeye zarar verme yok, vs; Jessie topa ve bana odaklı, ben de öyle. O sırada ilerideki bankta oturan adam ve kadın bana bakıp çocuklarına bir şey söyledi ve onu yanımıza yolladılar.Çocuk bana yaklaştı ve seslendi "pardon, burda köpek giremez tabelası var, siz neden burdasınız?" İlk başta duymazdan geldim ama ardımdan gelip gelip 4 kere sordu. 

Normalde oradaki çocuklara karşı inanılmaz sabırlıyımdır, ne sorsalar saatlerce cevap veririm ama bu sabah biraz huysuzcaydım ve çocuğa "sana ne?" dedim. Oysa ki o sadece çocuk ve kendine deneni yapıyordu, böyle bir şey yapmamam gerekirdi. Kendimi bundan dolayı kınıyorum. O an çocuğun annesi ve babası kalktı ve gelip bana demediklerini bırakmadılar, bir kısmını sayayım "medeniyetsiz, geri zekalı, salak, hayvan, yanındaki köpek bile senden daha medeniyetli, köpek beslemekle medeni mi olduğunu sandın, vs.." Hiç cevap vermeden top oynamaya devam ettim. Yaklaşmaya devam ettiklerinde ise yalnızca "medeni olduğumu söylemiyorum, zaten köpek beslemekle medeni olunmaz. Ama kendiniz gelmek yerine çocuğunuzu yollamanızdan ve şu an söylediklerinizden yola çıkarak medeniyet adına nutkunuzu dinleyecek değilim". Sonra da aldırmadan topa devam ettim. 

Evet ben çok hatalıyım, çocuğa neden kızıyorum ki, ne suçu var? Anne babasına kızıyorum, ama bana dedikleri laflara değil. Çünkü birincisi ben de olsam aynı şekilde olmasa da tepki verirdim muhtemelen. İkincisi ise ben onların demesiyle söyledikleri şeyler olmuyorum. Neye mi kızıyorum? Onun arkasına sığınıp çocuklarını bu şekilde kullanmalarına kızıyorum. Çocuğun karakterinin oluşmasına izin vermemelerine ve onu düzgün bir şekilde yönlendirmek yerine kendi yapamadıklarına yönlendirmelerine kızıyorum. 

Ve o çocuk bugün anne babasının tüm o laflarını dinledi, izledi. Üç gün sonra kendine en ufak bir şey söylenince böyle tepki veren bir insan olacak. Çok güzel bir şekilde evlat yetiştiren bu anne babayı -kendi suçumu kabul edip özür dileyerek- tebrik ediyorum.