Mutlu mesut bir şekilde işten eve geldim. Hem Jessie 2 gündür fazla gezemediğinden, hem de benim toprağa temas etmeye, hava almaya ve stres atmaya fazlasıyla ihtiyacım olduğundan Maçka Parkı'na doğru yola koyulduk. O da ne? Dakika bir gol bir!

Gerçekten de evden çıktığımızın ilk dakikasında hiç hoş olmayan bir olay yaşadık. Önümüzden yürüyen bayan o kadar yavaş yürüyordu ki Jessie onun yanından geçmeye çalıştı. O esnada bayana ufak bir temasta bulundu malesef. Temas o kadar küçüktü ki sadece kıyafetinin bir kenarına değdi diyebilirim. Ama bayan arkasını dönüp de Jessie'yi görünce hiddet, delalet ve hatta hıyanet içerisinde önce bana döndü. Sonrasında ise bir insan yüzünün alabileceği en nefret dolu, en korkutucu ve en hiddetli bir şekilde "ALLAH SİZİ KAHRETSİN!" dedi. Ufak çapta yaşadığım şoku atlat tıktan sonra sakin bir şekilde "NEDEN?" dedim, "NEDEN BELA OKUYORSUNUZ BİZE, BİZ SİZE NE YAPTIK?". Bağırarak şunu söyledi "BANA DEĞDİ". Ben de sakin bir şekilde "SİZE DOKUNMADI BİLE, NEDEN BİZE BELA OKUYORSUNUZ, LÜTFEN BİZE BELA OKUMAYIN, BUNU HAKETMEDİK" dedim. Bayan kendi verdiği aşırı tepkiye rağmen benim sakinliğim karşısında oldukça şaşırmış olsa gerek ki verecek bir yanıt bulamadı ve aynı sözlerini birkaç kez tekrarladı.

Benim çok aklıma takılan birkaç soruyu size de sormak isterim;
- Sizce bunu hak ettik mi gerçekten, ne düşünüyorsunuz?
- Peki bu kadar asabi, gergin ve her an Allah'ın adını anarak bela okumaya hazır bir insanın ibadeti geçerli midir?
- Abdest köpek değince bozuluyorsa bela okuyunca bozulmaz mı?

Biz yine de mutlu ve huzurlu gezimizi tamamladık. Herkese de mutlu akşamlar dileriz. Hem de en içten ve en samimi duygularımızla!
Mehtap & Jessie



Related Posts with Thumbnails