Üzerine çok yorum yapılabilecek bir yazı.
Bence her zaman aynı olmayıp, duruma göre değişebilecek bir konu.
Bekir Coşkun'un yazdıklarını da örnekler dahilinde değerlendirmeli, farklı anlamlar çıkarılmamalı diye düşünüyorum. Zira eminim bu yazı sonrası takdir edenler olduğu gibi, fazlasıyla eleştiri bombardımanına da maruz kalmıştır kendisi.

Önce İnsan mı, Hayvan mı?
Bekir Coşkun

Hayvanları sevmeyenler kimi zaman “İnsan dururken…” diye başlayıp soruyorlar bize:
“Önce insan mı, hayvan mı?..”
İşte yanıtım…

İki küçük sevimli midilli atı vardı Sakarya-Hendek hayvanat bahçesinde…
Normalde hayvanat bahçesine gidip o iki sevimli midilli atına bakan bir insanın içinden onu sevmek, okşamak gelmez mi?..
Demek ki bunlar gidip baktılar….
Ve içlerinden onları yemek geldi…

Midilli atları o sabah hayvanat bahçesindeki kafeslerinde yoktu…
Hayvanat bahçesinin görevlileri sağa-sola koştular… Yakındaki bir tarlada iki sevimli atın nakış süslemeli yularlarını ve ayaklarını buldular. Araştırdılar, onları “insanın” gece çalıp ilerideki korulukta kestiğini, etlerini alıp götürdüklerini öğrendiler…
Müdür, “Daha önce de iki tavşanımızı çalıp yediler” dedi…
Müdür muavini ekledi:
“İki tane de papağan…”

Anlaşılan “insan” gelip onlara baktı, aklından onları yemek geçti, gözünün önüne mangal geldi…
Belki bakarken ağzının suyu aktı…
Ve o gece herkes gidince bunu yaptı…

Hangisi sizce?..
O hayvan mı, o insan mı önce?..
Ormanı yaktıklarında, ben ormanı açanlardan değil, solucanlardan yana olurum…
Çöpünü denize döken insan, deniz anasından daha kıymetli değil…
Kuşlar kaçak avcılardan, yılanlar Kaz Dağları’nı bozanlardan, kurbağalar derelere kıyanlardan çok daha değerlidir…

Şu kin ve nefretle kendi soyuna acı çektiren, soyan, sömüren, süründüren, ezen, ağlatan, öldüren, yok eden insanlara bir bakın…
Siz karar verin…
Hangi insan, hangi hayvan?..



Related Posts with Thumbnails