Lütfen Köpeklerimizi Zamanında Sosyalleştirelim


Bugün çok da hoş olmayan bir olay yaşadık malesef. 

Jessie ile Maçka Parkı'nda gezerken 2-3 gün önce Teşvikiye'de karşılaştığımız 10 aylık French Buldog Rocky sahibi bayanla karşılaştık. Köpeği parkta da tasmalıydı ve köpeklerimiz yol üzeri koklaşır oynarken biraz tedirgindi. Benim Jes'i ilk dışarı çıkardığım zamanlar gibi diyelim. Köpekler nasıl oynar bilemediğimden en ufak zıplamada korkar dururdum.

Parkın sonlarına yakın biryerlerde karşılaştık. Ben  tanıdığımız ve Maçka'ya hegün giden arkadaşlarımızın olduğu alana doğru gidiyordum. O saatte birilerini bulmak gibi bir ümidim yoktu ama orası sakin olduğu için Jessie ile sakin sakin yatarız diyordum.

Bayan köpeğini açıp açmasa da düşündüğü için ben de ilk kez açıyorsa bulunduğumuz yerin biraz kalabalık olduğunu, daha sakin bir yerde açmasını önerdim. Beraber aşağı doğru yürümeye karar verdik. Gördüğüm kadarıyla çok tatlı bir bayandı; Rocky kızınınmış ve eğitimden henüz gelmekle beraber söz dinlemede sorun yaşıyormuş. Bayanın köpeğin gözünün içine bakar ve onu çok düşünür bir hali vardı ama köpekler konusunda anne içgüdüleri çok baskın gibiydi. Evhamlı ve tedirgin; bununla birlikte sevgi dolu.

Beraber yürüdük ve alanımıza geldik. Kaizer (Doberman) ve Melek (Golden) de sahipleri olan çiftten biri ile birlikte oradaydı. Rock orada ilk kez oynamak için serbest kaldı. 10 aylık olmasına rağmen libidosu inanılmaz yüksekti. Jessie erkek olmasına rağmen sürekli kafasına, bacağına atlıyor ve kesinlikle inmiyordu. Oynamaları pek mümkün değildi. Jessie ufak ufak kulaklarını çekiştirdi, sırtından hafif ısırıklar aldı ama Rocky'yi bir türlü durduramıyorduk. Sonrasında Rocky Jessie'nin kendini sallamamasına kızmış gibi boynuna atlamaya başladı şiddetli bir şekilde. O ara ne olduysa Rocky'yi hırlar ve ısırır gördük. Belki ilkn hafif ısırık Jes'den geldi, bilemiyorum. O andan sonrasını yarım yamalak hatırlıyorum, Jessie'yi Rocky'den ayıramadım, bayan da Rocky'yi Jessie'den. Kaizer'in sahibi boynundan yukarı çek diye bağırdığı ve ortalıkta kanlar olan an ayırabildim ben Jessie'yi. Jessie'nin burnu hafif kanlıydı ama Rocky'nin kulağı kan revan içerisindeydi. Jessie'nin kanı yaradan değildi, Rocky'den bulaşmıştı. Çok kormuş olmakla beraber korkumu belli etmemek zorundaydım, çünkü benden daha evhamlı bir anne vardı yanımda. Rocky'nin kulağının kenarı yırtılmıştı, basit bir kesik vardı ama yine de kan görmek hoş değildi. Kaizer'in sahibi sakin bir şekilde biraz oturmanın iyi olacağını söyledi, ben de kanları temizlemeye çalıştım peçetelerle ama ne kanlar silenebilecek kadar azdı, ne de Rocky'nin sahibi oturmaya niyetli. Çok özürler dileyerek, köpeğinin sakin durmadığını ve Jes'in bunu yapmasının normal olduğunu söyleyerek veterinere doğru yola koyuldu.

Bense şaşkın bir şekilde kalakaldım, Jessie böyle şeyler yapmaz, kaç köpekten dayak yediğini, kaçınınsa her tarafına çiftleşme hareketi yaptığını bilirim. Yavrum hırlamaz bile, hemen sırt üstü yatar ve sakinleştirmeye çalışır normalde. Biz görmezken Rocky farklı birşey mi yaptı bilemiyorum ya da şiddetli bir ısırık attı da Jessie de kendini mi korudu. Şoklar içerisindeyim hala, keşke bayanın telefonunu alsaydım da sonra arasaydım diye hayıflanıyorum.




*  Evcil hayvan sahiplerinin % 76'sı onların ağırlığının normal olduğunu düşünür; ama aslında kedi ve köpeklerin %50'si kilolu kategorisindedir.

    * Avrupa evcil hayvan sahiplerinin %67'si kendilerinin kilolu olduğunun farkındadır.

    * Avrupa hayvan sahiplerinin % 60'ı veterinerde hayvanlarını tarttırmaz
   
    * İngiliz ve Almanlar genel olarak pet obezitesi ve risklerinden bihaberdir. Fransız ve İtalyar bu konuda daha hassastır.

    * Hayvan sahiplerinin sadece % 15'i kalori kontrollü gıda ürünlerini satın alma eğilimi gösterirler.

    * Evcil hayvan sahiplerinin % 40'ı günde bir defadan fazla onları aperatiflerle besler, bekar dişi köpek sahiplerinin buradaki yüzdesi daha fazladır.

    * Pet sahiplerinin % 90'ı hayvanlarının yeterince egzersiz yapmadığını kabul etmektedir.

    * Dört köpek sahibinden biri kendi ya da köpeğinin egzersiz yapmadığını söylemektedir.

    * Köpeklerin  Sadece %30'u sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yeteri kadar egzersiz yapmaktadır.



Sağlıksız Atıştırmalıklara Dikkat!

Masa artıkları ve birçok ev yemeği köpeklerimiz (hatta genel olarak evcil hayvanlar) için uygun öğün değildir; öyle ki atıştırma olarak bile pek uygun oldukları söylenemez.

Özellikle de kilo kaybı programı takip eden köpekler hem bol kalorili hem de yeterince besin taşımayan bu atıştırmalardan kaçınmalıdırlar. Zira bu aperatifler köpeklerimizin enerjisinden tutun da tuvaletine kadar birçok konuda dengesini bozacaktır. 

Fikir vermesi açısından aşağıdaki ufak tabloya göz atalım. 
Köpeklerimizin yediği atıştırmalar insan için kaç hamburger veya çikolata bara karşılık geliyor? İnanılmaz değil mi? 1 küçük bisküvi 1 hamburger ile eşdeğer! Ödül bisküvilerini ne denli dikkatli kullanmamız gerektiğini çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.






 •  Köpekler, insanlar gibi dişsiz doğarlar. İlk dişlerini 2-3 haftalık olduklarında çıkarırlar. 8 Haftalık olduğunda yavru bir köpeğin ağzında 28 diş olmalıdır. Bu bazı ırklar için değişik olabilir. Bunlar küçük azı dişleri, kesici dişler ve köpek dişleridir. 

•  3 aylık olduklarında yavrular süt dişlerini değiştirmeye başlar. İlk farkedilenler genellikle köpek dişleridir. 

•  Süt diş düştükten sonra birkaç gün içinde yeni dişler çıkar, bu dönemde yavru köpek herşeyi kemirmek ister.
•  Yetişkin bir köpeğin ağzında alt çene kemiğinde 22 adet, üst çene kemiğinde ise 20 adet olmak üzere toplam 42 diş bulunur. (12 adet kesici diş, 4 tane köpek dişi, 16 adet küçük azı dişi ve üst çenede 4 adet, alt çenede 6 adet olamk üzere 10 adet azı dişi) 

 Temel Diş Bakımı 

Yöntem 1: Haftada bir kere veya daha sık dişlerin fırçalanması
Köpeklerle ilgili malzeme satış noktalarında köpekler için üretilmiş çeşitli diş macunları ve diş fırçaları bulunabilir.

Kullanması en kolay olanlarından biri parmağınıza takabileceğiniz parmak fırçasıdır. Köpeğiniz elinizi yenebilecek bir şey olmadığını ildiği için ırımayacaktır ve rahatça dişlerini temizleyebilirsiniz.

Yöntem 2: Kemikler ve Tartar oluşumunu engellemek için KEMİK
Köpeklerin de insanlar gibi dişlerinde tartar oluşur. Güzel, ilikli ve eklemli çiğ bir dana kemiği köpeğinizin tartar oluşumuna engel olur. Ayda bir ya da iki kere ona esas yiyeceği olan sağlıklı çiğ bir kemik verebilirsiniz... 

Ancak ASLA TAVUK KEMİĞİ VERMEYİN ! Tavuk kemikleri kırılınca sivri uçlar oluşturdukları için tehlikelidirler. Köpeğinizin gırtlağına, midesine veya barsaklarına batarak enfeksiyona ve ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. (Ayrıca onlara tavuk derisi de vermeniz sakıncalı olabilir. Beslenme ile ilgili olarak Köpeklerin Beslenmesi bölümünü inceleyebilirsiniz.) Onun iç parazit tabletlerini almayı aksatmadığınız sürece özellkile kış mevsiminde Çiğ DANA kemiği vermenizde bir sakınca yoktur. Kemik pişirildiği zaman sertleşir ve köpeğinizin diş minelerine zarar verebilir, zımpara etkisi gösterebilir veya dişlerinin kırılmasına sebep olabilir. Köpeğinize küçük yaşlarındayken kemik yemeyi öğretirseniz dişlerini daha doğru kullanmayı ve onları korumayı da öğrenecektir.



Zehirlere dikkat

Bebislerimiz mutlu olsun diye onlari parklara gotutuyor, gezdirip oynatiyoruz. Kendim adina; Jessie'nin serbest ve ozgurce cimlerde kosarkenki mutlulugunu ve o an gozlerindeki sevinc isiltisini bircok seye degismem.

Parklarimizin koselerindeki, cimlerimizin icindeki detaylari bilemeyiz, sadece sansimizi deneyip gozlem gucumuzun sinirlarini zorlayabiliriz.

Hepimizin basina gelebilecek ana kimsenin karsilasmamasini en icten diledigim "zehir" konusunda bugun mailbox'ima asagidaki mail dustu. Jessie'min isim babasini boyle kaybettik, bogazim dugumlendi, kaldim...

Dun talihsiz bir olay ogrendim ve hatirlatma olsun diye sizlere yazayim istedim.
Babasi cok iyi bir arkadasim, kendi de Viki'nin arkadasi; Alman Kurdu dun bahcelerdeki, calilarin
otlarin diplerinde ki SALYANGOZ.. vs icin konan zehirleri yedigi icin vefat etti.
Tahmin edersiniz, aile perisan :(
Dun de Tuzla ya gomduler.... .....
Hepimiz farkindayiz bu konunun ama genede dikkat, tam ilaclama donemi.
Gerek puskurtme, gerek tablet yada ufak taneli zehirler.
Bir sekilde otlara ayaklarini basip evde yaliyor olmasi dahi tehlike.
Aklinizda olsun..
Hepimize pet lerimizle cooook mutluluklar.
Ozan ve Viki



KÖPEKLERE FISILDAYAN ADAM

Öğrendim ki böyle bir tv show varmış National Geographic'te. İşte detaylar ve sonraki bölümün bilgileri; KÖPEKLERE FISILDAYAN ADAM. 

National Geographic Channel Türkiye, 18 Mayıs Salı 21:00
Web page:  http://natgeotv.com/tr/kopeklere-fisildayan-adam

we 
  










Cesar, köpekleri anlatıyor... Cesar Millan, Miami'den New York ve Los Angeles'a Amerika'daki köpek rehabilitasyon merkezlerini gezerek eğitmenlerle tanışıyor ve kendi ''disiplin, egzersiz, sevgi'' formüllerini paylaşıyor.

Cesar, köpek sahibi olanların evlerine, önceden haber vermeden gidiyor; sakin ve iddialı rehberliğiyle onlara yol göstererek olağanüstü dönüşümlere ön ayak oluyor.

Hiç bir köpek ya da problem ''Köpeklere Fısıldayan Adam'' için çok küçük ya da çok büyük değil!



Zıpırcan'lar Bebek'te!

Bugün Volkan bizi Bebek'e götürdü. Neler yapmadık ki, hangi birini anlatsam bilemedim..:)

Bebek parkı'nda National Geographic çekimine katıldık, yürüyüş yaptık, ayakkabılarımızı çıkarıp pozitif enerji yükledik, bir sürü süper resim çektik, hatta dönüşte midye dolma bile yedik. Jessie'nin ağzının suları aktı bize bakarken, yavrummm..:) 

Jessie şu an fosur fosur uyumakta, eve geldi geleli kafayı kaldırmadı, 10 dakika kadar önce bi kapı çalınca ona kalktı, o fırsattan istifade mama verdim ben de. Şimdi aynen kaldığı yerden devam horuldamaya..:) Bir köpeğin en mutlu anı en yorgun olduğu zamanmış. Çok doğru! Onu böyle mutlu gördükçe içimi inanılmaz bir mutluluk be huzur kaplıyor.. Ona karşı sorumluluğumu yerine getirmiş gibi hissediyorum kendimi, kaldı ki hayatım onun üzerine kurulu zaten.. 


Bebişim şanslı bir köpek, en içten dilerim ki güzellikler daha şanssız diğerlerini de bulsun, onların da yüzü gülsün..

Yolda..


Fenere nazır Volkan ve Zuzu'yla..

Çekimin bizim deklanşörümüzden bir karesi...

Haydut baksanaa..

Yaşasın Starbucks...

Güzeliz biz..

Hapur hupur...
,
Gülden ve Zuzu'yla kale önünde... Güzel İstanbul'um!

Dönüş yolu, ben haşat...



Zuzuuuu...



Jessie ile Cumartesi Günümüz

Sabah Jessie ile 8'de kalktik ve saat 10 gibi once Cities'in arkasindaki parka gittik. Orada Veteriner Erkut Bey'in tatli ve akilli kizi Lal ile karsilastik. Lal de 6 aylik bir Husky'yi cikarmisti. Gunde en az 1 kez gittigimiz bu park artik kopeklerle anilip minik parkimizda bulusma gunleri bile oluyor. Gectigimiz gunlerde Sisli Belediyesi bize bir guzellik yapip tuvalet icin kagit poset bile koydu mekanimiza. Ancak bunca zamandir kimseden isitmedigimiz azari bugun bir copcuden isittik. Kendisi bize burada kopeklerin olmasinin yasak oldugunu tam da kaka posetletinin yaninda soylemekteydi. Lal tam bir akil kupu oldugu icin cok guzel cevaplar verdi ama copcu sadece bir noktada saygi sinirini biraz asti. Allahtan farkedip soyleyecegi lafi tamamlamadi. Ama belediyeyi ararim gibisinden edalara girmesi hos degildi.  Bilemiyorum bu konuda birsey yapilabilir mi? Belediyeyle kontak kurup Nisantasi gibi cok fazla kopek olan bir semtte daha resmi bir calisma baslatilabilir belki. 

Sonrasinda ise Macka Parki'na gittik. Hafif yagmurlu ve puslu havada kosu yaptik, oynadik. Pek eglendik..:) 





Köpeklerde Renk Ayrımı

KÖPEKLER RENK KÖRÜ MÜ?
 
20 yıl öncesine kadar köpeklerin renk körü oldukları düşünülüyordu. Yalnız siyah, beyaz ve gri tonlarını ayırt edebildikleri sanılıyordu. California Üniversitesinden  Dr. Jay Neitz tarafından yürütülen araştırmalar sonucunda köpeklerin renk körü olmadığı, fakat renkleri insanlardan daha farklı algıladıkları anlaşıldı. 

Köpekler renkleri siyah, gri, sarı ve mavinin tonları şeklinde algılıyorlar. Bir köpek için sarı-yeşil ve turuncu tamamen sarı renk ve tonları olarak algılanmakta. Kırmızıyı bu 3 renkten ayırt ediyorlar  fakat insanların kırmızıyı gördükleri şekilde görmüyorlar. Köpekler kırmızı rengi kahverengimsi bir renk olarak algılıyorlar.
 

Köpeklerin 2. ayırt edebildiği renk ise mavi. Mavi-lacivert-mor renklerin hepsini mavi olarak algılıyorlar.

 



En çok satılan köpek oyuncaklarının kırmızı ve turuncu olduğunu düşününce insanın ister istemez gülesi geliyor….

Bu yazıyı okuduktan sonra köpeğinize oyuncak alırken mavi ve sarı renkli olanları seçmeyi unutmayın..:)



Hayvanların yapmış olduğu bir çok şey bize iğrenç ya da ters gelsede onlar için normal olabiliyor. Bazı köpekler kendi dışkılarını ya da başka köpeklerin dışkılarını yer. Hatta İnsan, at, inek ve kedi dışkısı yiyen köpekler bile vardır. 

Yapılan son araştırmalara göre dışkı yemeyle ilgili bazı ilginç bulgular;
* Geçmişte, dışkı yemenin yani “Coprophagia” nın sebebi olarak zayıf diyet ya da sağlıksızlık gösteriliyordu. Ama günümüzde yapılan araştırmalar bu teoriyi desteklemiyor.

* Illinois Veteriner fakültesinde görev yapan Dr. Jo Ann Eurell, “Davranışsal araştırmalar Dışkı yemenin diet eksikliği ya da pankreas enzimlerinin eksikliğinden kaynaklandığı fikrini çürütmüştür. Köpekler leşçi ve çöpçü hayvanlar olduğu için dışkı yemenin buradan geldiği düşünülebilir.” demektedir.

* Bilmiyorum kaç kişi bir köpeğin doğumunu, doğum sonrası annenin yavrularına bakımını izleme şansına sahip olmuştur. Yeni doğmuş yavrular yaklaşık ilk 10 gün boyunca çişlerini ve kakalarını yapabilmeleri için uyarılmaları gerekmektedir. Anne sırayla bütün yavruların çişini kakasını onları yalayarak yaptırır ve çişi yalar kakayı yer yani bunları yok eder. Anne köpeğin bunu yapmasının iki sebebi vardır; Ortamı temiz tutmak ve yavrularına zarar verecek vahşi hayvanların bu kokuyu almalarını engellemek. Bazı yavruların dışkı yeme davranışını annelerinden öğrendiği söylenir ki bu bana mantıklı geliyor. Hatta bazılarının kendi kendini uyardığı ve kakayı yediği görülmüş. 

Çoğu yavru sütten kesildiğinde bu davranışı bırakır. Zira biz köpek sahipleri olarak yavruları sürekli gözetlediğimiz için istenmeyen bu davranışı hemen engelliyoruz ve alışkanlık haline gelmesini önlüyoruz. Zira başlangıçta dışkı yeme eğilimi görülse de bunun alışkanlık haline gelmemesi sağlanmalı ve bir an önce önlenmelidir.

Yetişkin köpeklerin sağlıklı ve iyi diyetle beslendikleri halde niçin dışkı yediklerini anlamak zordur. Ve bazen buna çözüm bulunamıyor.

Sebeplerine gelince, bununla ilgili birkaç temel sebep yazabiliriz bunlar;
* Anneden ya da diğer köpeklerden öğrenilmiş bir davranış,
* Anksiyete ve sıkıntıdan,
* İlgi çekme isteğinden,
* Kötü bir şey yaptığını düşündüğü için kakayı yok etme isteği (Bunu düşünmemi sağlayacak bir şey yaşatmamak gerekir. Yani yavru köpek eve kakasını yaptığında O’na o kakayı yedirtecek kadar korku yaşatılmamalıdır)

Yukarıdaki sebeplerden dolayı dışkı yemenin ortaya çıkması mümkün olsa da bir çok durumda köpeklerde dışkı yeme isteğini doğuran güdünün tam olarak sebebi bilinmemektedir ya da sebepleri değişmektedir diyebiliriz.

Köpek sahipleri bunu iğrenç ve kabul edilemez bulur ama asıl büyük problem dışkı yiyen köpeğin bu yolla parazitlere ve diğer hastalıklara maruz kalabilir olmasıdır.

Köpek sahipleri ne yapmalı?
Dışkı yemeyi engellemek, tedavi etmekten çok daha kolaydır.
* Bunun ortaya çıkması için uygun ortam yaratmamak,
* Köpeği izlemek, gözetlemek ve engellemek.
* Köpeğin bulunduğu ortamı daima temiz tutmak,
* Kaka yapıldıktan sonra alanı derhal temizlemek,
* Temiz alanlarda dolaşmak, (Eğer köpeğin gezdiği alan temiz ise dışkı yemesi mümkün değildir. )
* Dışarıda köpeğini tasmada taşımak,
* Dışarıda tasmasızken muzzle (ağızlık) kullanmak.

Bunu tamamen ortadan kaldırmak için yapılması ve yapılmaması gereken bir kaç madde;
* Cezalandırma uygulanmamalıdır. Hem davranış alışkanlık olmuşsa işe yarama ihtimali düşüktür, hem de köpeğiniz sizin görmediğiniz anlarda kaka yemeyi devam ettirecektir.
* Kakanın tadını çok kötü yaptığı söylendiği için Monosodium Glutamate (Kimyasal tatlandırıcı, nerede bulunur bilmem) Sarımsak, Balkabağı yedirilir. Bu kakayı daha az çekici hale getirir.
* Aslında en iyi çözüm köpeği gözetlemek, izin vermemek ve bunun alışkanlık haline dönüşmesine izin vermemektir diye düşünüyorum.

Yazıyı derleyen: Erdinç Sarımusaoğlu 
Yazı yukarıdaki yazara ait ve ALINTI'dır. Ancak cezalandırma ile ilgili kısımda değişiklikler yaptım (Mehtap Arslan) ve yazıyı biraz düzenledim. 



Jessie'nin Arkadaşları

Hep kendimizi koymayalım, işte oğlumun arkadaşlarından birkaçı..

Panter

 
 

Soho











İlk Anneler Günümüz

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun, tabii benim de..:) 

Bugün tüm sabahımı Jes'e ayırdım. Onunla birlikte koşu, yürüyüş yaptık, oynadık ve hatta Nişantaşı'ndaki favori kafemiz Zamane Kahvesi'nde kahvaltı bile yaptık. Sabah 8:30'dan 12'ye dek gezdik tozduk.. Fıstığım eve çok yorgun, aynı oranda mutlu geldi. Biraz mama yedikten sonra da derin bir uykuya daldı. 

Huzur bu olsa gerek! 



Related Posts with Thumbnails