Köpeklerimizi ödül mamalarından farklı şekillerde ödüllendirebileceğimizi BURADA yazmış ve faydalarına değinmiştik. Şimdi de mama dışında ne gibi ödüller kullanabileceğimize bir göz atalım;

- Top veya benzeri oyuncaklarla yapılan atıp getirme oyunları
- Abartarak yapılan sevme ve okşama
- Sevgi sözcükleriyle övme ve şefkatli bir ses tonuyla konuşma
- Oyuncak saklayıp bulma oyunları
- İp çekiştirme oyunu

Dikkat edilmesi gereken bu ödüllendirmelerin çok uzun süre sürmemesi olmalıdır. 5-10 saniye sürecek ödül sonrasında çalışmaya geri dönülmesi gerekir ki köpeğimizin dikkati fazla dağılmasın ve çalışmadan kopmasın.



Köpeklerimizi eğitirken ve doğru bir hareket yaptıklarında yaptığımız ödüllendirme genel olarak ödül mamalarıyla oluyor. Ancak onları daha farklı ödüllere de alıştırmanın ve bu ödülleri sevdirmenin de faydalı olacağı inancındayım. Sebeplerini aşağıda maddeler halinde açıklamaya çalışacağım;
 

 > Ödül mamaları yüksek kalorili olabileceği için köpeğimizin beslenme ve diyetini negatif yönde etkileyebilir, ödül mamalarının üzerinde genel olarak günde verilmesi gereken miktarlar yazmaktadır. Etiketleri okuduğunuzda ödül mamalarınının çoğunun 4-5 taneden fazla verilmemesi gerektiğini görebilirsiniz.

> Sürekli ödül maması kullanımı köpeklerimizde mama olmadan istenen hareketi yapmama gibi bir alışkanlık ve mamaya bağımlılık yaratabilir. Bir yerde sonra da rüşvet ve ödül arasındaki denge bozulabilir.

> Mama dışında farklı ödüller kullanmak köpeğimizi heyecanlandıracak ve hareketi daha isteyerek yapmasına yardımcı olacaktır. Çünkü alacağı ödülün ne olduğu merakı ve heyecanıyla dikkati, odaklanması, motivasyonu ve dolayısıyla performansı artacaktır. Mama dışındaki ödüllendirmelerin de onları en az mama kadar mutlu edebileceğini unutmamamız gerekir.

Daha sonraki yazılarımda diğer ödüllendirmelerin neler olabileceği ile ilgili çeşitli öneriler de paylaşıyor olacağım, takipte kalın..:)



Köpeğinize kalsiyum desteği olması açısından light yoğurt veriyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise yoğurdun içerisine pratik ilaveler katarak bunu sağlıklı bir aperatif haline getirmek ister misiniz? İşte Jessie'nin bu akşam yemeğinden 1 saat önce yediği aperatifinin tarifi;

Malzemeler
Light Yoğurt
1 diş sarımsak
Keten tohumu
Omega yağları içeren bir ürün (Bizim şu an kullandığımız Aristopet Mega Coat veya daha önce kullandığımız Caniglo olabilir)

Yapılışı
Sarımsağı ezerek hepsini karıştırın, bu kadar kolay..:)

Faydaları
Yoğurdun kalsiyum desteği olmasının yanısıra, diğer tüm malzemeler sağlıklın tüy ve deri yapısını destekleyicidir.



Jessie'min Kuyruğundaki Yara..:(

Jessie son 3-4 gündür sürekli kuyruğunun etrafında dönerek rahatsız bir şekilde dolanıp duruyordu. Birkaç kez bakmıştım ama tüylerin arasında bir şey görememiştim. Acaba pire falan mı buldu bir yerlerden diye korkup veterinere götürdüm. Veterinerimiz yurt dışında seminerde olduğu için eşi ve stajerler ilgilendi. İyice inceleyince kuyruğundaki baya da uzunca yaraları bulduk. Şimdilik bir iğne olduk ve batikon kullanıyoruz. Pazartesi veterinerimiz gelene dek beklemedeyiz.

Bugün yarayı tekrar incelediğimde üzerinin beyazlaşıp enfeksiyon gibi bir hal aldığını farkettim. Batikonu yeniledim ama normalde batikona hiç tepki vermeyen yavrum inim inim inledi. Pazar akşamki ısırılma vakamızın sonuçlarından bir diğeri olan bu durum canımı sıktı, umarım ciddi bir şey çıkmaz ve bir an evvel geçer.



Günün İpucu: Köpeğiniz herhangi bir nedenden dolayı korkmuş ya da panik haldeyse onu okşamak, sevmek, yumuşak sesle konuşmak veya kucağınıza almaktan kaçının. Bu tip davranışlarınız köpeğin ürkek davranışını körüklemekten başka bir işe yaramaz ve onun gerçekten korkulacak bir şey olduğuna inanmasına sebep olur. Köpeğinize dokunmama yaklaşımınız ise köpeğe her şeyin yolunda olduğu ve korkacak bir şey olmadığı mesajını iletmenizi sağlar.



Köpeğinizi Egzersiz Sonrası Beslemek İle İlgili Yorumlarım

Cesar Millan'ın köpekleri besleme ritüeli ile ilgili bir yazısını çevirmiştim geçtiğimiz günlerde. Aynı günden beri bunu Jessie'de uyguluyorum ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

Başlangıçta sorun olabileceğini düşündüğüm şeyler; 
- Kaka yapma sıkıntısı olabilir diye düşünmüştüm. Zira köpeğimizi dışarı çıkarmamızın sebepleri arasında en temel iki temel ihtiyacını gidermek geliyor; egzersiz ve tuvalet. Ancak şimdiye dek bu konuda hiçbir sıkıntı yaşamadık. Her çıkışında Jessie en az 2 posta dışkı yaptı ve eskiye nazaran daha kısa sürede ve rahat yaptı kakasını.

Genel olarak yorumlarım;
- Enerjisinde bir azalma yok kesinlikle, gayet aktif ve enerjik.
- Daha odaklı görünüyor, ancak bunu kesin olarak söylemek için henüz erken, biraz daha gözlemlemem gerekli.
- Eve giderken daha bir istekli ve şevkli.
- Yerden yemek yerse buna göre mamasından kesmek gibi bir gaddarlık yapma planım var. O günden beri çok fazla yerden yediğini görmedim allahtan.



Jessie Yaramazlık Yapmıyor Sananlara Bugünden İnciler

Bizi bloğumuz aracılığıyla tanıyıp da Jessie hep çok akıllı uslu sanan çok sevgili arkadaşlarımız; bu yazımız öncelikle sizin için gelsin..:)

Jessie ve beni yakından tanıyanlar yukarıda yazdığım "Jessie" = "akıllı, uslu" tanımına baya bir gülmüşlerdir zaten..:) Zira Jessie hayatta görüp görebileceğiniz en hiperaktif köpeklerden bir tanesidir. Annesine çekmiş olma ihtimali yüksek oldugundan pek kızamıyorum bu hallerine..:) Bana sık sık "maşallah Jessie de 24 saat eğitimde" diye takılırlar. Buna rağmen zaman zaman hormonsal nedenlerden, bazen de etraftaki kokuların daha cazip gelmesinden dolayı disarida her zaman söz dinlemez oğlum. 

Evde ise komutlari uygulama konusunda genel olarak mükemmele yakın olduğunu söyleyebilirim; ama bu demek değil ki yaramazlık yapmıyor. Nitekim bu akşam yorgun argın bir sekilde eve geldigimde karşılastığım manzarayı şöyle özetleyeyim; en kalınlarından bir moda dergisi yerinden alinmiş ve Jessie'nin yatağı ile benim yatağım üzerinde paramparça edilmiş. Üstelik bununla da kalınmamış; mutfaktan yarım litrelik, dolu bir plastik su şişesi alınarak kapağı Jessie'nin yatağı üzerinde açılmış. Su da haliyle yatak ile parçalanan dergi üzerine boca olmuş!!!

Uzun zamandır ben evde yokken haşarılık yapmıyordu oğlum. Ama biliyorum ki bugünkü hadisede benim de kabahatim var. Birincisi dün akşam oyun bittikten sonra tüm oyuncakları kaldırdım ve bu sabah evden çıkarken aceleden oyuncak çıkarmayi unuttum. İkincisi sebep ise dün akşam şakır şakır yağan yağmur altında çok uzun süre gezip oynayamamış olmamız. 

Köpeklerdeki davranış sorunlarının çoğunun düzenli veya doğru egzersiz yapmamaktan kaynaklandığına inanıyorum. Bu yüzden enerjisini 1 gün bile doğru yere yönlendirememiş olan Jessie, aynı nedenle yaramazlık yapmış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü normalde yorgunluktan kafasınıi bile kaldırmadan uyuyordu muhtemelen. Ama bugün gayet enerjik bir şekilde ne yapacağını şaşırmış olmalı, üstelik oyalanmak için oyuncak bulamaması da üzerine tuz biber olmuştur. 

Uzun lafın kısası benim köpeğim de hepimizin köpekleri gibi zaman zaman gayet haşarı ve haylaz. Lütfen sadece akıllı uslu videolarina bakarak kendinizi ya da köpüşlerinizi suçlamayın ve bizim için hayat mükemmel sanmayın. Benzer evreleri ve olayları bir sekilde hepimiz yaşıyoruz. Önemli olan sorunların nedenini anlayıp çözümler yaratabilmek, demoralize olmadan, pozitif yaklaşabilmek.

Sevgiyle kalın...



Eğlencelik bir gönderiyle daha karşınızdayım..:) Hemen aşağıdaki linke tıklıyoruz ve karşımıza çıkan köpeğe uygulaması için komutlar yazıyoruz, hadi bakalım..:) Yalnız şimdilik sadece İngilizce komutları anlayabiliyor..:)

Ben biraz zorladım kendisini ve Jessie'min çok daha akıllı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim..:) Son komut olarak öp (kiss) komutunu verin lütfen, çok şirin..:)


Komutlarınızı Uygulayacak Köpek Burada! Tık tık!



Pekçok köpeğin gözlerinin altında oluşmuş göz yaşı akıntısı izlerini fark etmişsinizdir. Bunun ırksal ya da farklı sebepleri olabilir, sorunun kaynağı tesbit edilip buna göre önlem alınması gerekir. Gözdeki problemler hafife alınmayıp bir an önce veterinere danışılmalıdır; aksi takdirde kalıcı göz problemleri gibi ciddi boyutlara kadar gidebilir.

Önce aşırı göz akıntısının nelerden kaynaklanabileceğine bir bakalım, sonra da bu sebepleri kısaca özetleyelim.

Aşırı göz yaşının kaynaklanabileceği sebepler:
1. Irksal olarak göz akıntısı
2. Dış etkenlere bağlı göz akıntıları
3. Gözdeki bir soruna bağlı göz akıntıları

1. Irksal: Bazı ırklarda göz yaşı salgısının aşırı olması ırka has genetik bir özelliktir ve sürekli olarak görülür.
Örnek Irklar: Terrier cinsi köpekler, Persian ırkı kediler

2. Dış etkenlere bağlı göz akıntıları: Dış etkenler fiziksel, termik veya kimyasal olabilir.
 > Fiziksel sebeplerin başında rüzgar ve havadaki tozlar gelir. Özellikle rüzgar önce gözlerin kurumasına, sonrasında ise yangı(conjunktivitis) ve aşırı göz yaşı salgısına yol açabilmektedir. Yine bazı ırklar göz kapaklarındaki anatomik yapıdan dolayı fiziksel sebeplere karşı daha hassastır.
Fiziksel sebeplere karşı daha hassas olan ırklar: Chow Chow, St.Bernard, Cocker, Pekingese, Buldog ve Poodle ırkı köpekler
 > Termik ve kimyasal sebeplerin başında ise duman ve gazlar vardır. Bunun sonucunda da fiziksel sebeplerdeki gibi yangı, gözlerde kuruma ve göz akıntıları oluşabilir.

3. Gözdeki bir soruna bağlı göz akıntıları: Bu kapsama giren belli başlı durumlara bakacak olursak;
> göz yaşı bezinde ortaya çıkan enfeksiyon
> göz yaşı bezini etkileyen bir travma
> göz yaşı bezinden burun boşluğuna açılan kanalda daralma/tıkanma
> göz kapağı problemleri

Göz oldukça hassas ve hayati organlardan olduğu için Jessie'nin gözlerinde çapaklanma ya da kızarma gördüğümde bile panik oluyorum. Bu yüzden gözdeki her türlü problemin ciddiye alınıp sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Bu konudaki bilgiler aklımızın bir köşesinde olsun, ama teşhis ve tedavi için bir an önce veterinere danışılsın ki bebişlerimiz
sağlıklı ve mutlu kalsın derim..:) 

Sevgiler..



Sevgili arkadaşımız Aslı Cumartesi günü Maçka Parkı'nda Gülçin Hanım tarafından organize edilen buluşmayla ilgili bir yazı yazdı bizlere. Aslı'nın cümleleriyle bu güzel buluşmanın notlarını aşağıda okuyabilirsiniz. Resimler Gülçin Hanım ve Aslı tarafından sağlanmıştır; her ikisine de çok teşekkür ediyorum, ellerinize ve emeklerinize sağlık.

Aslı Doğan'ın Kaleminden Maçka Parkı Buluşması Notları;
Sonunda buluştuk. Bayramdaki uzun tatili fırsat bilip Maçka parkında golden sahipleri buluştuk.

Uzun zamandır bu aktivite için plan yapıyorduk ama bir türlü denk düşürememiştik. Sonunda Kasım ortasında, yazdan kalma bir günde çok keyifli bir ortamda biraraya geldik. Golden Maya, mayanın yavruları ve diğer arkadaşlarımızla biraraya geldik. Üstelik sadece goldenlar da değil, dogo, rott her türden arkadaşılarımızda geldiler, kocaman bir grup olduk. Hepsi birbirinden zıpır ve haylaz bu kadar maymun biraraya gelince tabi parkın altını üstüne getirdiler. Sahipler sürekli oradan oraya koşturuyordu, haylazlar birbirleri ile oynayıp, oraya buraya zıplamaktan bir süre sonra yerlere serildiler.

O kadar keyifli bir ortamdı ki, tesadüfen parkta olan hiç tanımadığımız başka köpecikler bile gelip gurubumuza katıldılar. Günün sonunda evimize yorgun ama bir o kadarda mutlu döndük. Biz herkesi tanımaktan dolayı çok mutlu olduk, en yakın zamanda (havalar kötüleşmeden) bu etkinliği bu kez Caddebostan sahilinde yapmayı düşünüyoruz. Umarız bu etkinliğe katılamayan arkadaşlarımızda Caddebostana gelirler.

Sevgiler,
Aslı & Ares


Aslı ve Ares'in Resimleri



Golden Retriever Buluşması Toplu Resimleri



Cesar Millan'ın Köpeklerini Besleme Rutini

Cesar Millan köpeklerini nasıl besliyor merak ediyor musunuz? Öncelikle bu yazı nelerle beslediğinden değil, besleme zamanından bahsediyor olacak, bilgilinize..:) Yazıyı Cesar Millan'ın web sayfasından Türkçe'ye çeviriyorum, muhtemelen Cesar'ın kitabında da yazıyordur benzer bilgiler.

*** Bu yazı Cesar Millan'ın resmi web sayfasından Mehtap Arslan tarafından çevrilmiştir. Başka bir site ya da sayfada kaynak verilmeksizin gördüyseniz bilin ki diğer diğer sayfadaki yazı buradan çalınmışdır.

Beslenme Ritüeli (Cesar Millan'ın Kendi Uygulama ve Tecrubeleri)
Her ne kadar günümüz hayatında evde köpek bakan insanların köpekleri yiyeceklerini avlanmadan elde etse de köpeklerin doğasında yemeğini elde etmek için çalışma içgüdüsü hala mevcuttur.

Ben köpeklerimi beslemeden önce onları yürüyüşe çıkarıyorum. Bu şekilde onlardan yiyecek ve su için çalışmalarını istemiş oluyorum. Bu bir çeşit bekleme egzersizi denebilir; köpeğin daha mutlu ve dengeli olması yolunda psikolojik bir beslenme egzersizi.

Sabah rutini kısaca şu şekilde olmalı:
- Köpeğinize ilginizi göstermeden önce sakin ve kendinize güvenli enerjinizi toplayın.
- Köpeğinizi egzersize çıkarın ve onun vcüdu ile dış dünyayı keşfetmesine izin verin.
- Eve dönünce yemeğini hazırlayın.
- Kabı doldurmadan önce köpeğinizi oturtun.
- Eğer sessizce oturur ve negatif hareketlerden uzak, sakin ve dengeli bir enerji yayarsa mama kabını önüne koyun.

Bazı müşterilerim bu rutinin fazla katı olduğunu düşünüyor, bununla birlikte köpek dünyasında oldukça normal ve içgüdüleri ile tutarlıdır. Zihni ve bedeni odaklamak köpeklerin daha doğal ve dengeli olmasına yardımcı olur.

Çeviri: Mehtap Arslan



Eğitim komutları konusunda pekçok yazı yazdım şimdiye dek. Bununla birlikte "Otur komutu" gibi en temel komutlardan birini atlamış olduğumu farketmemiştim. Bloğumuzun takipçilerinden sevgili Gözde, 3 aylık yavrusu Maya'ya bu komutu nasıl öğretebileceğini sorduğunda farkettiğim bu açığımı hemen kapatmak istiyorum..:) Maya ve Gözde'ye kolay gelsin diyor sevgilerimizi yolluyoruz..:)

Bekle Komutu
Köpeğiniz otur komutunundayken yerde oturur pozisyonda olmalıdır. 

Yavru Köpeklere Otur Komutu Nasıl Öğretilir?
  1. Köpeğinizin oturuyor olduğu veya oturmak üzere olduğu anları kollayın.
  2. Köpeğinizin oturuyor veya oturmak üzere olduğu anda OTUR komutunu verin
  3. Oturduğu anlarda bol bol sevin ve ödüllendirin.
  4. Bu teknik yavru köpeklerde oldukça işe yarar ve bir süre sonra yavru köpeğiniz oturma komutu ile oturma eylemi arasındaki bağlantıyı kavrar.
  5. Farklı mekanlarda ve zamanlarda bol bol tekrar yapmayı ihmal etmeyin.
Yavru ya da Yetişkin Köpeklere Bekle Komutu Nasıl Öğretilir?
  1. Elinize bir ödül maması alın. Köpeğiniz ise karşınızda ayakta duruyor olsun.
  2. Ödül mamasını kafasının üzerinde baş hizasında, burnuna yakın bir şekilde tutun; köpeğiniz mamaya odaklanacaktır.
  3. Burada köpeğinizin mamayı takip etme isteği ve içgüdüsünden faydalanacağız. Bu yüzden mamayı burnunun üzerinden kafası üzerine geri ve yukarı doğru yavaşça taşıyın. Gözleriyle mamayı takip etmek isteyecek ve kafasını geri ve yukarı doğru kaldıracaktır, aynı anda köpek mamayı kolayca izleyebilmek için oturma eğilimi de gösterecektir.
  4. Köpeğinizin oturacağını anladığınız an Otur Komutu'nu verin ve oturunca hemen aferin diyerek elinizdeki ödül mamasıyla köpeğinizi ödüllendirin.
  5. Dikkat: Köpeğiniz geri geri yürüme, mamaya atlama ya da yalnızca kafasını yukarı hareket ettirme eğilimi gösteriyorsa muhtemelen elinizdeki mamayı kafasından ya da burnundan çok uzakta tutuyorsunuzdur. Yanlış hareket ettiği zamanlarda hayır diyerek mamayı burnuna yaklaştırın ve tekrar deneyin. 
  6. Köpeğiniz oturma komutu ve eylemi arasındaki bağlantıyı kurduktan sonra yalnızca vücut hareketleriniz ve ellerinizi kullanarak egzersizin tekrarlarını yapın.
  7. Farklı yerlerde ve her an bu komutu uygulayarak pekiştirin.

kopeklere otur komutu nasil ogretilir | izlesene.com



Haydaaa demeden edemiyorum. Tüy dökülmesini önleme amacıyla, köpek temizleyen makina çıkmış..:) İngiliz girişimci James Dyson'ın icadı olan cihaz tüy soruna son vermek amacıyla tasarlanmış.

"Köpekseverler, elektrik süpürgesiyle yerdeki ve koltukların üzerindeki tüyleri temizlemek yerine, köpeklerini temizleyecek" gibi bir sloganla yola çıkan cihaz İngiltere'de 49 sterline (90 lira) satışa sunmuş. Dyson icadı hakkında şöyle diyor: "Normal süpürgelerle bu işi yapmaya çalıştığınızda ortaya bir tüy bulutu çıkar. Ama bu alet, köpeğin tüylerini hijyenik bir biçimde alıyor, böylece dökülmesine engel oluyor."

Siz ne düşünürsünüz bilemem ama ben herşey için doğal önlemler almak lazım diyenlerdenim..:)

Sabah Gazetesi



Vızır Vızır Temizlik Robotuyla Dökülen Tüylere Savaş

Bu aralar aklımda dökülen tüyleri daha kolay temizlemek için yeni bir şarjlı el süpürgesi almak vardı. Ben düzenli olarak vileda ya da paspas yapıyorum ama onlar da tüyler dahil herşeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmekten başka bir işe yaramıyor. Normal kablolu elektrik süpürgelerini ise pek pratik bulmuyorum; kablosunu tak, sürükleyip dur, vs. Hergün yapmak için zahmetli geliyor açıkçası. Bu sebeplerden dolayı ve evdeki şarjlı el süpürgemiz de bozulduğu için yeni bir tane alayım diyordum.

Bayramın ilk günü YKM'deydim ve modellere bir göz attım. Bana pratik gibi görünen şarjlı el süpürgelerinin güçlü ve kaliteli bir modelinin ne kadar ağır olduğunu görünce ufak çapta bir şok geçirdim. Hem de uçları minicik, işin yoksa saatlerce uğraş dur. Boynu bükük bir şekilde reyondan ayrılırken gözüme Arzum'un Vızır Vızır Elektrik Robotu çarptı ve aradığımın bu olduğunu anladım..:) Neden mi?

- Hem saplı hem de şarjlı, elektriğe takıp çıkarma derdi yok
- Çok hafif, kolayca heryere taşınabiliyor
- Torbasız ve temizlemesi pratik
- Ortalıkta dursa bile göze batmaz, şık ve modern görünümlü
- Gayet de ucuz olmasına rağmen oldukça yüksek çekiş gücüne sahip

Evet, bu model kalbimi çaldı ama ellerinde satış için kalmadığı için alamadım. Dönüşte yol üzerindeki diğer YKM'ye bile gittim ama orası da kapalıydı..:( Model özellikleri ve Arzum'un sayfasındaki linkini aşağıda görebilirsiniz. Alır almaz tecrübelerimi de paylaşacağım..:) 


http://www.arzum.com.tr/tr/products/?ID=126

Arzum Vızır Vızır Ultra AR438 Temizlik Robotu
4,8 V
Şarjlı, fırçalı, kablosuz kullanım
Elektronik kontrol
Toz torbasız / Şeffaf toz toplama haznesi
Max 40 dk kesintisiz kullanım
Her türlü zeminde kullanabilme özelliği
Dik ve yatık konumda saklama kolaylığı
Ergonomik tutma sapı
Renk: Şampanya, gümüş



Günün İpucu: Tasma Tutuşu

Köpeğimizle uyum içerisinde yürümenin en önemli sırlarından biri tasmayı tutuş şeklimizdir. Tasmayı gevşek bırakmamız köpeğimize ona güvendiğimizi ve diğer hayvanlara, insanlara zarar vermeyeceğini bildiğimiz mesajı verir. Çünkü tasmadaki gevşeklik ona etraftakilerin dost canlısı olup olmadığını anlayabilme ve yeri gelince kendini koruyabilme şansını tanır. 


Çok sıkı tututan veya sürekli çekilen köpeklerin sahipleriyle uyum içerisinde olmayı öğrenme ihtimalinin az olmasının yanısıra, çeşitli davranış problemleri görülme olasılığı da artmaktadır.



Jessie Diye Bir Ses Duymaktan Aldığımız Keyif

- "JESSIIEE"...
Jessie'nin kulaklar bir anda dikiliyor ve pür dikkat sağa sola bakmaya başlıyor. "Ne oldu" demeye kalmadan sağdan, soldan ya da arkadan el sallayan birilerini görüyoruz. Kimi zaman tanıdığımız arkadaşlarımız, kimi zamansa bloğumuzun takipçisi olan arkadaşlarımıza ait olan bu sesler bizi inanılmaz mutlu ediyor, keyfimize keyif katıyor.

Bu sabahki kısa gezintimizde de 3-4 kez "Jessiiiee" sesini duyduk ve sabahımız daha da güzelleşti. Eğer siz de yolda bizi görürseniz "Hey Jessie" diye seslenip (ben duymayabiliyorum ama Jessie kaçırmıyor :)) bir selamınızı vermeden geçmeyin, çok seviniriz..:)

Bu ve dün sabahtan birkaç resim.

 - Paşa ve Paşam, 2 aylık Rottweiler kardeşler..:) Şirinlikten yıkılmıyorlar mı, ne dersiniz?..:)


 - Sevgi bıldırcını Jessie ve çocuklar..:)

 - Maçka Parkı'ndan kareler




Stres; canlının normal yaşam şartlarına etki eden çeşitli iç ve dış faktörlere karşı göstermiş olduğu tepkidir.

Köpekler yaşamları içinde kendilerini olumsuz etkileyen çeşitli olaylar karşısında değişik tepkiler verirler. Bu tepkilerin şiddeti yaşanılan olumsuzluğa bağlı olarak farklılık gösterir.

Strese neden olan faktörler olarak;
 - Yaşam şartlarındaki değişiklikler (sahip değiştirme, ev değiştirme gibi)
 - Hormonal değişimler
 - Hastalıklar
 - Ani ısı değişimleri
 - Gebelik ve süt verme
 - Aşırı eğzersiz
 - Yetersiz ve dengesiz beslenme
 - Yemek veya dışarı çıkma saatlerindeki düzensizlikler
 - Rahat olmayan barınaklar
 - Bazı köpeklerde (özellikle küçük ırklarda) traş ve banyo
 - Ayrıca koşular, döğüşler ve güzellik yarışmaları da köpeklerde stres yaratan faktörler olarak sayılabilir.

Örnekler:

Bir çok köpeğin, kısa süreli de olsa tatil nedeniyle bırakıldığı otelden dönüşünde davranışlarında bazı olumsuz değişimlerin olduğu bilinen bir gerçektir. Rahatça gezinebildiği evinden uzak kapalı bir ortamda kalmak strese neden olabileceği gibi traş sonrası veya gıda değişikliği gibi nedenler de stres yaratabilir.

Stres Dereceleri:

Stres, stresi yaratan faktöre, köpeğin genetik yapısına, ortama bağlı olarak değişik derecelerde belirtiler görülür ve hafif dereceli stres ve ciddi dereceli stres olarak basitce sınıflandırılabilinir.

 - Hafif stres vakalarında itaatsizlik iştah kaybı, hırlama, dikkat dağılması gibi belirtiler görülebilir. Bu durumlarda şartların düzeltilmesi, stres kaynağının ortadan kaldırılması ile kısa sürede iyileşmeler gözlenir.

 - Ciddi stres vakalarında sessizlik, ilgisizlik ve tepkisizlik, depresif tavır, insanlardan kaçmak gibi belirtiler görülebilir. Böyle ciddi stres vakalarında dehidrasyon ve aşırı iştahsızlık, yoğun tüy dökümü ileri düzeydedir.

Fizyolojik Belirtiler:

Stresli bir köpekte, çeşitli davranış bozuklukları görülebileceği gibi bazı fizyolojik değişiklikleri de tespit etmek mümkündür. Stresin neden olduğu en önemli olumsuzluk immun sistemin baskılanması ve vücudun hastalıklara açık hale gelmesidir. Köpeklerin stresli dönemlerinde kanda eritrosit sayısında azalma olur ve buna bağlı olarak anemi (kansızlık) tespit edilebilir. Kısacası bu dönemde herhangi bir hastalığa yakalanması çok kolaydır ve tedaviler diğer zamanlara göre oldukça zordur.

Bu tür vakaları gözardı etmeyerek gerekli önlemleri almalı ve hemen veteriner hekiminizle görüşmelisiniz.



Clicker Hediyesi Kazanan Takipçimizi Açıklıyoruz!

Bayram akşamı yapacağımızı açıkladığım çekilişimizi az önce Jessie'nin noterliğinde gerçekleştirmiş bulunuyorum..:) Kırmızı clicker'ın sahibi Serkan Eser arkadaşımız. Kendisi bana iletişim bilgilerini yollarsa ben de bayram biter bitmez clicker'ını yolluyor olacağım. Serkan'dan clicker ile yaptığı uygulamaların videolarını bekliyor olacağımı da sözlerime eklemek istiyorum.:)

En kısa sürede ikinci hediyemizi de veriyor olacağız, bizi izlemeye devam edin..:)



Kurban Bayramınız Kutlu Olsun!

Jessie ve annesinden herkese kurban bayramı mesajı;

"Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu, huzurlu ve sağlıklı bayramlar diliyor, sevgilerimizi yolluyoruz."




Komik Köpek Resimleri..:)

Hadi biraz da gülelim bayram öncesi o zaman..:)



Bazı kişiler köpekleri haşin ve sert bir şekilde sevmeye bayılıyor..:) Benim arkadaşlarımdan da bir kaçının içinde olduğu bu ekibin bu hareketleri inanılmaz bir sevgi yoğunluğundan ve canlılıklarından geliyor. Jessie'yi görür görmez kafasını sağa sola sallamaya, "hadi hop, atla bakalım üstüme, aa bu neden atlamıyo?" deyip zıplatmaya ve peşinde koşturup yakaladıkça sarsmaya bayılıyorlar..:) Bu hareketlerin sevgi kaynaklı olduğunu bildiğim için pek birşey diyemiyorum ama o dakikadan itibaren Jessie'nin zaptedilmesi pek bir zor oluyor. Aman kimse alınmasın, sözüm dokundurma amaçlı değil kesinlikle; Biz onları böyle seviyoruz, olsun arada bir kudursun oğlum..:)

Köpek psikolojisi açısından bakarsak;
1. Köpeklere sakin bir enerji ile yaklaşmak onların sakin ve tutarlı olmasına yardımcı olur, hiperaktivite ve yaramazlıklarını azaltır.

2. Köpeklerimizi bir anda aşırı heyecanlı hareketlere yönlendirmek herkesin hoşlanmayacağı çeşitli davranış problemlerine yol açabilir.
Örnek: Üzerine atlama hareketi bir sevgi belirtisi olabilir; fakat bundan herkes hoşlanmayacaktır. Bununla birlikte köpek bu hareketi kime yapıp kime yapmayacağını ayırt edemeyeceği için sürekli bir davranış halini alabilir.

3. Köpeklerimiz bizim enerjimizle beslenirler ve bizim aynamızdırlar. Biz sinirli olunca "yaramaz ve hareketli", sakin olduğumuzda ise "dengeli ve tutarlı" olma eğilimi gösterirler. Cesar Millan'ın tüm yazılarını bitirdiği şekilde yazacak olursak;
"Sakin, tutarlı ve kendinizden emin olun."

4. Yolda birisi köpeğimizi sevmek istediğinde köpeğimize "otur komutu" vererek oturtmaya alıştırırsak sakin ve dengeli olma yolunda büyük adım atmış oluruz.
Örnek: Özellikle çocuklar köpeğimizi severken bu oldukça önemli, zira köpeğimizin heyecanı onları ürkütüp korkutabilir.



Ağrı Kesicinin Etkisiyle Mışıl Mışıl Uyuyan Minik Bıldırcınım..:(

Minik kuşumun arka ayaklarından birine bir şey oldu. Ne oldu bilemiyorum ama ben dünden beri iki kere basmıştım..:( Birinde bugün yoldan geçen arabadaki birinin "Jessieee, gel buraya" demesi ve Jessie'min o tarafa bir adım atmasıyla bastım. Diğeri ise dün yolda yürürken kalabalık içinde arada kalmamız sonucu bir kere benim, bir de yoldan birinin basmasıyla olmuştu. Dünkünde baya viyaklamış, canı yanmıştı yavrumun, bu yüzden o an olmuş olma ihtimali daha yüksek. Tabii benim farketmediğim oynarken ya da koşarken yaptığı dengesiz bir hareketi sonucu olmuş da olabilir, bilemiyorum...

Dün akşam parkta biri "ayağı sekiyor" dediğinde, "yoruldu biraz, ondandır" demiştim ama bugün park dönüşünde yolda birkaç kişi durdurup söyledi. Son olarak ise yine yolda biri yanındaki arkadaşına "aa, olum köpeğe bak, topallıyor" deyince tepem atıp iyice inceledim. İnsan yanında yürüyünce farketmiyor ama bırakıp biraz sağa sola yürütünce hafif bir aksama olduğunu farkedip hemen veterinerimizi aradım. Erkut Bey klinikteymiş ve sağolsun yoğunluğa rağmen hemen aldı bizi.

Veterinerimiz de benim gibi ciddi bir şey olduğunu düşünmüyor, yine de yurt dışından özel sipariş üzerine yeni getirttiği, Türkiye'de bulunmayan ve bu tip durumlarda kullanılan ağrı kesici bir iğne yaptı. Biraz mide bulantısı yapma dışında yan etkisi bulunmayan faydalı bir iğneymiş. Kortizon falan içerip içermediğini özellikle sordum ve öyle bir özelliği olmadığını da öğrendim. Mide bulantısını dengelemek için ise ikinci bir iğne daha olduk.

Şu an feci baygın hallerdeyiz gördüğünüz üzere. Ancak dışarı çıktığımızda yine zıp zıp zıplayacağımızı ümit etmekteyim.



Yüzümde Koca Bir Şaşkınlıkla Karşılaştığım Cümlelerim!

Hırsızlık, haksızlık ve emeğe saygısızlık en tahammül edemediğim şeylerin arasında gelir. Çok nadiren bir arkadaşımdan borç aldığımda (bazen cüzdanımı evde unutuyorum da) bile onu hemen o an internet üzerinden öderim. Arkadaşlarım bu huylarıma biraz kızar biraz da gülerler hatta. Kimsenin hakkını yemek şöyle dursun, en basit şeyini bile izinsiz kullanmam, beğensem de beğenmesem de emeğine saygı duyarım, vs. Peki bunları neden mi yazdım?

Birkaç kez arkadaşlarım internette yazılarımı gördüklerini söylemişlerdi. Ben de "Olsun, kaynak gösterildiği sürece paylaşım güzeldir, herkes bilgilenmiş olur, hem beğenmişler demek ki" demiştim. Ancak görmüş olduğum 1-2 internet sitesi beni hayretler içerisinde bıraktı. Belli bir emek harcayarak, kendi ağzımdan yazmış olduğum yazılar ve çevirilerim  hiçbir kaynak gösterilmeksizin aynen kopyalanıp en baştan internet sitesi yaratılmış! Cümlelerim oracıkta kalakalmışlar; kafamda şekillendiği gibi, ağzımdan çıktığı gibi!

Bu blogdaki herşey faydalı görüldüğü sürece tabii ki her zaman, herkesle paylaşılabilir. Ama bu belli sınırlarda ve belli başlı kurallar çerçevesinde olmalıdır. Aynısını alıp, kaynak gösterme gereği bile duymaksızın en baştan bir site yapmayı hiç doğru bulmuyorum. Bir iki tane olsa bu kadar içime oturmazdı ama tahmin edilemeyecek boyutlarda olduğu için gerçekten çok büyük şoka uğradım ve üzüldüm. 

Adresleri buradan yayınlayıp kimseyi rencide etmek istemem, ama bana soran herkese adres bilgisi vereceğim. Merak eden varsa mesaj atması yeterli, oldukça eğleneceğinizi garanti ederim!

Not 1: Jessie'nin sayfasında alıntı olan yazıların alında nereden alındığı bilgisi bulunmaktadır.

Not 2: Nasılsa takipçim olan bu kişiden şimdilik sadece bu kadar abartmamasını rica ediyorum!



Yüz Güldüren Güzellikler Taze Çıktı, Henüz Bu Sabahtan..:)

Bu sabah Maçka Parkı'ndaydık ve gayet keyifli bir sabah geçirdik. Neler yaptık, yaşadık derseniz kısa notlarımz bir göz atın..:)

- Geçen hafta onun koştuğu yolda yürüyoruz diye beni azarlayan adamı bu hafta gayet sevgi dolu ve sıcacık bakışlarla bize bakarken yakaladım bir kaç kez..:) Çok hoşuma gitti.:)

- Parka yaklaştığımız an dışında Jessie hiç çekiştirmedi. Tüm karşıdan karşıya geçmelerde hemen oturup bekledi. Bayadır çekiştirmiyor aslında ama nazar değmesin diye pek bahsetmiyorum. :)

- Annesi Starbucks'tan kahve alırken oğluşu kılını kıpırdatmaksızın kapıdan annesini izledi. Hatta görenler oğlumun hallerine İnanamayıp "gözünü sizden hiç ayırmaz mı hep böyle?" diye sordular..:)


- Dönüş yolunda bir teyze uzaktan sevgiyle bakıp yanımızdan geçerken "Allahım bu ne güzellik, dünyanın 8. harikası" dedi..:)

- Eve yaklaşırken bize hep laf atan tayfa bugün beni güldürmeyi başardı; "Vay beee, uyuma bak, köpeğin tasmasıyla kızın kıyafeti ve gözlüğü aynı renk, günün şıkları..". Yüzlerine gülmedim tabii, zira hergün bize neler çektiriyorlar.

- Yolda yürürken çok sert bakışlı olan birkaç insan Jessie'nin ağzındaki turuncu topa tebessüm edip bizi izledi. Sert ve çatık kaşları düzeltmek pek hoşumuza gitti..:)



Jessie'nin Sevgisine Taş ve Sopayla Karşılık!

İnsanlığımızdan utanıyorum bazen. Bugün de Maçka Parkı'nda kendi adıma değil ama bir başkası adına utandım. Jessie yakından geçen bir adama sevgi içerisinde topunu götürmüş henüz 3 metre gerisindeydi ki ben bağırmasaydım suratına bir taş, sonra da bir sopa yiyecekti. 

Oğlum topunu etraftan geçen insanlara götürüp yanlarına sokulmayı (kesinlikle atlamadan), onları kendi top oyununa çağırmayı pek sever. Bugün de yine parkta adamın birine topunu götürmüş ve biraz yaklaşmış benim gözüm çalan telefondayken. Kafamı kaldırdım ve Jessie'nin suratına çarpmak üzere olan taşı ve adamın diğer elindeki kocaman sopayı görür görmez yaygarayı kopardım; "Hey, ne yapıyorsun, hiçbir şey yapmaz, çabuk bırak o elindekileri!". Adam bırakmadı tabii ama en azından suratına atmadı. Sonra da beni ağzımı yırtıp, saçımdan sürüklemekle tehdit etti. Yoluna gitmesini, onunla uğraşarak kaybedecek vaktim ve negatif enerjim olmadığını söyledim kendisine ama kapasite seviyesi anlamaya yetti mi emin değilim.

Sevgiye karşılığın taş ve sopa olması ne garip. Bir insanın köpekten korkmasını anlayabilirim, ama 3 metre bile yaklaşmadan o koca taşın doğrultulmasını hiç anlamam. Üstelik de bu kadar sevgi merakıyla geldiği belli olan bir köpeğe! Anlayana tabii! Bence bazı insanlar kötülükle yaklaşılmasına alıştıkları için ya da kendileri hep öyle yaptığı için sevgiyi göremiyorlar! Başka bir açıklama bulamıyorum..



Hiperaktif yol maceralarını azaltmak için köpeğinize bir şey taşıtmanızı önermiştim daha önce. O yazımda Jessie'nin kemik taşıdığından bahsetmiştim. Zaman zaman farklı şeyler de taşıyoruz, nitekim bu sabah topumuzu taşıdık ve ağzımızdaki turuncu topla Nişantaşı yollarında cümle alemin neşesi olduk.:) Odaklanmanın doruklarındaki oğluşum dikkatini bir an olsun toptan ayırmaksızın yanımda yürüdü. Zaten artık çekiştirme sorunlarımız kalmadı çok şükür. Yakından köpek geçse bile öyle eskisi gibi deli danalar gibi sürüklemiyor beni. Allah nazarlardan saklasın aman eski haller geri gelmesin..:)

Jessie'yi ağzında bir şeyler taşırken yaptığım gözlemlere göre bunun faydalarını sıralayacak olursam;

1. Yerdeki yemeklere atlamıyor. Hatta bugün yerdeki koca kap içinde bulunan mamaların yanından sadece koklayarak geçti ve beni sevinçten deli etti bıdığım..:) Zira en büyük sorunumuz yerden yemek yeme bildiğiniz gibi.
2. Etraftaki tüm dikkat çekici kokular, köpekler, kişiler yok gibi. Görüyor ama bakmıyoruz; dikkat kesilip atlamıyoruz.
3. Adım başı durup tuvalet yapmıyoruz, yerlerdeki kokular üzerine çullanmıyoruz. Tempolu ve ritimli düzenli bir yürüyüş yapıyoruz. Çok keyifli..:)
4. Köpekler yemeklerini haketmeyi severler, içgüdüsel olarak mamalarını kazanmalarını gerektiğini düşünürler. Köpeğinize birşeyler taşıttıktan sonra onu ödüllendirdiğinizde kendisini işe yaramış ve mutlu hissedeceğine hiç şüphem yok. 
5. Özellikle Golden'lar için söyleyebileceğim bir özellik; herşeyi ilk önce ağızlarıyla algılamaya bayılıyorlar. Ee tabii bu durumda ağızda bir şey taşımak bizimkilere aynı zamanda en büyük ödüllerden biri.
6. Çekiştirme diye bir şey yok tabii tüm bu yazdıklarım kapsamında.

Hadi denemeyenler iş başına. Köpeğiniz çok da istekli olmazsa ilk olarak kocaman yapay kemiklerle başlayın, yola çıktıktan biraz sonra köpeğinize verin. Bir süre yürüyüş yapmış ve tuvalet ihtiyacını gidermiş olmasına dikkat edin. Son olarak bizimle yol maceralarınızı ve tecrübelerinizi paylaşmayı da unutmayın..:) Sevgilerimizle..
Jessie & Mehtap



Golden retriever eğitilmesi kolay bir köpek mi? Konulu Video

Golden retriever ırkının eğitiminin kolay olup olmadığı ile ilgili bir Uzman TV videosu.



Karikatürlerle Gülelim Eğlenelim!

Buyrunuz Cuma ve de daha güzeli uzun bir tatil öncesi neşesi..:)



Köpeklerde Kendine Zarar Verme
Bazı köpekler aşırı yalayarak, ısırarak vücutlarına (tüylerine, derilerine, deri altı dokularına vb.) zarar verirler. Bu yaralanmalar bazen hafif, bazen de çok ciddi olabilir.


Kendine Zarar Verme Sebepleri
Kendine zarar vermenin altında medikal veya psikolojik sebepler yatabilir:

1. Psikolojik sebepler: Altında medikal sebepler yatmayan, obsessive-compulsive davranış bozukluğundan kaynaklanan zarar verme şeklidir. Stres, korku bu davranışları tetikleyen etkenlerdir. Aile fertlerinden birinin uzaklaşması, eve yeni bir hayvanın gelmesi gibi dış faktörler de bu davranış sorununu tetikleyen etkenlerdendir.

2. Medikal sebepler: Kendine zarar vermenin altında medikal sebepler de yatabilir. Bunlar;
 * Alerjiler: Pire alerjisi, gıda alerjisi, kimyasallar (soluma yolu ile alınan)- kaşıntıya sebep olabilirler. Kaşıntı karşısında köpek bu bölgeleri aşırı yalayıp, ısırabilir.
 * Enfeksiyonlar: Bakterial enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları, parazitler- kaşıntı ve rahatsızlığa sebep olabilirler.
 * Ağrı & Acı: Köpek ağrıyan bölgesini yalayıp, ısırabilir. Travmalar, eklem ağrıları bu davranışları tetikleyebilir.

Kendine Zarar Verme Şekilleri
Kendine zarar verme eylemi genellikle 3 formda görülür;


1. Kuyruk kovalamak & Kuyruk ısırmak: Bazı köpekler kuyruklarını sanki kendi vücutlarının bir parçası değilmiş gibi yakalamaya çalışırlar. Kuyruk kovalayan her köpek kuyruğuna zarar vermez; fakat bazı durumlarda köpekler kuyruklarını yakaladıklarında sanki avlarını yakalamışçasına kuyruklarını ısırırlar. Bu ısırma öyle şiddetli olabilir ki, köpek kendi kuyruğunu koparabilir. Bull Terrier ve Doberman köpeklerinde bu davranış bozukluğu daha sık görülür.

2. Bacak bölgesini(lacral) yalamak: Bazı köpekler saatler boyunca bacaklarını (genellikle bacaklarındaki eklem yerlerini) yalarlar. Bu yalama öyle aşırı boyuttadır ki deride ülserleşmeye ve enfeksiyonlara sebep olur. Yalamaya bağlı olarak bacaklarda şekillenen bu hastalığa Acral Yalama Dermatiti denir. Doberman, Great Dane, Labrador ve Irish Setter ırkı köpeklerde bu davranış daha sık görülür.

3. Emerek zarar verme: Bazı hayvanlar gövdelerinin yanlarını, başlarının yetiştiği bölgeleri emerler. Bu davranış bozukluğu genellikle bebek yaşlarda başlar ve devam eder. Emme o kadar ısrarlı bir davranış haline gelir ki, emilen bölgedeki tüm tüyler dökülür ve ülseratif yaralar oluşur. Bu davranış bozukluğu Doberman ırkı köpeklerde sık görülür.

Tedavi: Hastalığın tedavisi sebeplerin medikal veya psikolojik olmasına göre değişir. Medikal sebeplerden kaynaklanan vakaların tedavisi daha kolaydır. Psikolojik sebepleri ortadan kaldırmak daha zordur.


Animallia



Köpeğiniz Kaç Kelimenin Anlamını Biliyor Anketinin Sonuçları

Köpeklerin kaç kelimenin anlamını bildiği ile ilgili olarak Amerika'da yapılmakta olan bir anketin sonuçları bugün bana da geldi. Anket sonuçlarını sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ne dersiniz, bizde durumlar nedir? 
 

Köpeğiniz Kaç Kelimenin Anlamını Anlayabiliyor?
1-5 kelime    25% 

6 - 10 kelime     25% 

10 - 20 kelime   20% 

20 - 25 kelime  10% 

25 - 40 kelime     8% 

40 - 80 kelime     6% 

 100'e kadar farklı kelime  7% 



Aşağıdaki değerler sağlıklı bir köpeğin fiziksel yapısı göz önüne alınarak verilmiştir.

VÜCUT ISISI 38-39 C'
SOLUNUM 10-40 / dakika
NABIZ 60-160 / dakika YETİŞKİN
200-220 / dakika YAVRU
DİŞ SAYISI 42 (YETİŞKİN)
İLK SÜT DİŞİ ÇIKIŞI 4-5 haftalık
DİŞ DEĞİŞİM YAŞI 4 AYLIK (Diş değişim yaşı ırklara göre değişim gösterebilir. Ortalama
4 aylıkken başlayan değişim 6 aylık olduklarında tamamlanır.)
KIZGINLIK SÜRESİ 6 ayda bir 21 gün
ERGENLİK YAŞI 7 - 12 AY
GEBE KALMA DÖNEMİ KIZGINLIĞIN 9-13 GÜNLERİ ARASI
UYGUN ÇİFTLEŞME YAŞI 18 AYLIK
GEBELİK SÜRESİ ORTALAMA 60 GÜN
DOĞUMDAKİ YAVRU SAYISI 1 - 14
GÖZLER PARLAK VE CANLI, CONJUKTİVALAR BEYAZ PEMBE RENKTE
AĞIZ VE DİL PEMBE RENKTE
BURUN NEMLİ
KALORİ İHTİYACI KÜÇÜK IRK (2 KG- 10 KG) ----200 kcal - 750 kcal / günlük
ORTA BOY IRK (11 KG - 25 KG)--800 kcal - 1500 kcal /günlük
BÜYÜK IRK (26 KG - 40 KG)--1600 kcal - 2100 kcal/günlük
TÜY DEĞİŞTİRME SENEDE 2 KEZ



10 Kasım'da Atamızı Sevgi ve Saygıyla Anıyoruz!

Yüreğindeki kocaman vatan ve millet sevgisinin yanında köpek sevgisini de kalbinin en derinlerinde taşıyan Atamızı 10 Kasım'da sevgi ve saygıyla anıyoruz. 
Atam yerinde rahat ve huzurlu uyu! 



Related Posts with Thumbnails